<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450</id><updated>2011-11-28T02:17:39.738+02:00</updated><category term='çorbalar'/><category term='börekler'/><category term='pilavlar'/><category term='zeytinyağlılar'/><category term='hayattan anektodlar'/><category term='köfteler'/><category term='kurabiyeler'/><category term='mezeler'/><category term='kompostolar'/><category term='kekler ve pastalar'/><category term='deniz ürünleri'/><category term='Kitaplar'/><category term='Misafir sanatçılar'/><category term='salatalar'/><category term='Tavuklu lezzetler'/><category term='FOTOĞRAFLAR'/><category term='şiirler'/><category term='ordövrler-'/><category term='etli yemekler'/><category term='yazılarım'/><category term='hamur işleri'/><category term='tatlılar'/><category term='Filmler'/><category term='zeytin.'/><category term='mangalda lezzetler'/><category term='tuzlular'/><category term='sebze yemekleri'/><category term='ekmekler'/><title type='text'>SICAK MUTFAKLAR</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>224</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8867515289422616954</id><published>2011-06-02T14:42:00.000+03:00</published><updated>2011-06-02T14:42:53.615+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>PANNA COTTA</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-sRyXm1wTrXM/Ted14vPPpYI/AAAAAAAABiI/jpRheyzNfa0/s1600/panna+cotta1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-sRyXm1wTrXM/Ted14vPPpYI/AAAAAAAABiI/jpRheyzNfa0/s320/panna+cotta1.jpg" t8="true" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ne kadar uzun bir ara verdim . Tariflerim var biriken ama bunları yazacak vakti nerdeyse bir senedir bulamadım. Bu da gittikçe rahata alışıp tembelleştiğimi gösteriyor sanırım. Bu kadar arayı uzatmamaya azami dikkat edeceğim artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tatlı için nefis bir lezzet derim de başka bir şey diyemem. Hem hafif hem sütlü hem soğuk ve meyveli. Muhallebi ve dondurmacılar kesin sever sevmesine ama yapımının bu kadar kolay sunumunun bu kadar şık olduğunu bilince de vazgeçemiyorsunuz. Üstelik yaz akşamlarında misafir ağırlarken serin serin yanında böğürtlenli ve çilekli yada hangi dondurmadan hoşlanıyorsanız onunla ikram edebilir yada klasik olarak meyve sosuyla sunabilirsiniz.Nasıl sunarsanız sunun ister fincanda ister krem karamel gibi kalıbından çıkarılmış halde sonuç mükemmel..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;u&gt;İçindekiler&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 200 ml süt kreması &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1/2 su bardağı süt (125 ml) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• ½ tatlı kaşığı lavanta –istenirse tatlandırıcı olarak 2 tane damla sakızı (sütü ilave etmeden önce tencerede havanla ezin) damla sakızı-2 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi ve 1 paket vanilya yada ½ çubuk taze vanilyada kullanılabilir. Ancak lavantanın aksine bunlar için bir gece önceden beklemenize gerek yok. Direkt tatlıyı kullanım aşamasında ilave edebilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1/2 su bardağı toz şeker (112.5 gr) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 2 tatlı kaşığı toz jelatin yada 1 adet yaprak jelatin.(Eğer yaprak jelatin kullanacaksanız tatlıyı pişirmeye başlamadan önce bir bardak suyun içine jelatini koyun. Jelatini ilave aşamasında suyunu sıkın ve tatlıya öyle ilave edin.İlk başta kullanımı zor olabilir bu nedenle toz jelatini deneyimi olmayanlara tavsiye ediyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 2 yemek kaşığı su &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 3/4 su bardağı süzme yoğurt (190 gr) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;u&gt;Sosu İçin&lt;/u&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 yemek kaşığı toz şeker &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 yemek kaşığı su &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1/2 su bardağı dondurulmuş böğürtlen (bu oranlara sadık kalmak kaydıyla ahududu, likapa, kara dut, çilek ,hurma mürdüm eriği de kullanılabilir.Ancak taze meyve ile yapacaksanız şekeri biraz daha fazla ilave edebilirsiniz.Değişik bir sunum isterseniz kuru erik, badem veya hurma karışımını karamelize ederek kullanabilirsiniz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Hazırlanması&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Oda sıcaklığındaki sütünüze bir tülbente sarıp bağladığınız lavantayı koyun ve bir gece buzdolabında bekletin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Küçük bir sos tenceresinin içine bir gece önceden hazırladığınız sütü ve kremayı koyun. Ateşe oturtmadan önce iyice çırpın ve homojenize olmasını sağlayın. Bu arada süt ve kremayı en az yarım saat önce buzdolabından alarak oda sıcaklığına getirmenizi tavsiye ederim. Ardından bu karışımı orta ateşte, tel çırpıcıyla karıştırarak ısınana kadar pişirin.Buharları yoğunlaşacak ama kaynamayacak.Yani kaynamak üzereyken ocaktan alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Sıcak karışıma toz şekeri ekleyin ve şeker eriyene kadar karıştırın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Küçük bir bardağın içine 2 yemek kaşığı suyu ve 2 tatlı kaşığı toz jelatini koyun. Jöle tamamen eriyene kadar karıştırın. Dikkat edin topaklanmasın. Eğer yaprak jelatin kullanıyorsanız su eklemeden fazla suyunu elinizle sıkarak direkt olarak karışıma ilave edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bu jöleli karışımı; süt, krema ve şekerden oluşan karışımın içine dökün. Yine karıştırın. Son olarak süzme yoğurdu ekleyin ve çırpmaya devam edin pürüzsüz ılık krema kıvamında bir karışım önünüzde hazır olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Ben krem karamel kalıplarını kullanıyorum ikram için.Böylece krem karamel kalıplarından bıçakla sıyırıp servis tabağına alıyorum ve bu şekilde ikram ediyorum.Ancak şık kadehler dondurmalıklar hatta renkli çay fincanlarını dahi kullanabilirsiniz.Tatlı ılıyıncaya kadar bekleyin ve bir tepsiye yerleştirerek buzdolabına kaldırın mümkünse bir gece bekletin.Böylece sıvı kıvamdaki tatlınız katılaşacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Sosun Hazırlanması&lt;/span&gt;&lt;/u&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Küçük bir sos tenceresinin içine 1 yemek kaşığı suyu ve 1 yemek kaşığı şekeri koyun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kısık ateşte şeker eriyene kadar fokurdatın. Böğürtlenleri koyarak. 2-3 dakika daha pişirin. Böğürtlenler çok yumuşayıp dağılmasın ki sunum güzel olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bir kenarda soğuması için bekletin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Ardından krem karamel kalıplarındaki tatlınızı bıçakla çevirip servis tabağına alın ve arzu ettiğiniz miktarda sosu tatlının üzerinde gezdirin ve nane yaprağı ile süsleyin.Gözleriniz ve ardından mideniz bayram edecektir.Eğer lavanta ile aromalandırılmış süt kullanacaksanız karadut veya böğürtlen sosunu kullanmanızı tavsiye ediyorum.Mükemmel bir uyum ve ferahlatıcı ,şaşkınlık uyandırıcı bir lezzet elde edeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet Olsun&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8867515289422616954?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8867515289422616954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2011/06/panna-cotta.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8867515289422616954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8867515289422616954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2011/06/panna-cotta.html' title='PANNA COTTA'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-sRyXm1wTrXM/Ted14vPPpYI/AAAAAAAABiI/jpRheyzNfa0/s72-c/panna+cotta1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-3938481635434013748</id><published>2011-01-05T12:11:00.000+02:00</published><updated>2011-01-05T12:11:38.177+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FOTOĞRAFLAR'/><title type='text'>SOBA</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/TSRC-pHWNJI/AAAAAAAABiA/Gmajyz5v3JQ/s1600/soba.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/TSRC-pHWNJI/AAAAAAAABiA/Gmajyz5v3JQ/s400/soba.jpg" width="372" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif; font-size: large;"&gt;Yapayanlızdı Kavurmacılar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif; font-size: large;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif; font-size: large;"&gt;Bir başına üşüyordu,buz kesmişti elleri&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif; font-size: large;"&gt;Sıcacık bir sobanın hayalini kuruyordu,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif; font-size: large;"&gt;ve sık sık burnunu çekiyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;, sans-serif; font-size: large;"&gt;Küçükçük bir odada,gürül gürül yanan odun kokusunda düşlere düşmenin hayali...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Trebuchet MS; font-size: large;"&gt;&lt;em&gt;&lt;u&gt;Yazı ve foto&amp;nbsp; :Tolga Özmen&lt;/u&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-3938481635434013748?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/3938481635434013748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2011/01/soba.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3938481635434013748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3938481635434013748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2011/01/soba.html' title='SOBA'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/TSRC-pHWNJI/AAAAAAAABiA/Gmajyz5v3JQ/s72-c/soba.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-4858872051477641159</id><published>2010-05-26T17:18:00.000+03:00</published><updated>2010-05-26T17:18:54.428+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etli yemekler'/><title type='text'>EKMEK DOLMASI</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/ST7xhjoZ-YI/AAAAAAAAA6U/hh_2stDQLl4/s1600-h/collage1.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5277921372127492482" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/ST7xhjoZ-YI/AAAAAAAAA6U/hh_2stDQLl4/s400/collage1.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;Malzemeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· 2 adet dolmalık ekmek&lt;br /&gt;· ½ az yağlı kıyma&lt;br /&gt;· 1 demet maydonoz&lt;br /&gt;· 1 çay fincanı dolmalık fıstık&lt;br /&gt;· 1 büyük kuru soğan&lt;br /&gt;· 1 kahve kaşığı karabiber&lt;br /&gt;· 1 kahve kaşığı tarçın&lt;br /&gt;· 3-4 adet domates&lt;br /&gt;· 150-200 gr kadar tereyağı&lt;br /&gt;· Yemek kaşığı salça&lt;br /&gt;· 4-5 bardak su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5277921850547181106" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/ST7x9Z4jFjI/AAAAAAAAA6c/KrrLdYY-8fw/s400/DSCN2806.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanması&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolmalık ekmeklerinizi bir beze sararak 3 gün kadar bayatlatın.İyice bayatlamış ve sertleşmiş ekmeklerin altından minik bir kapak açarak ekmeğin kabugunu zedelemeden içini çıkartın ve elinizle ovarak iyice inceltin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domatesleri rendeleyin ateşe koyarak öldürün.Üzerine salçayı suyu ve tereyağını ekleyerek kaynamaya bırakın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğan ve kıymayı kavurun.Dolmalık fıstıkları ilave ederek rengi sararana kadar çevirin. Fıstıklar altın rengini alınca ekmek içini ince kıyılmış maydonozu ekleyin.Biraz çevirdikten sonra kıymaya karabiber , tuz ve tarçını ekleyin.Karıştırıp ocağın altını kapatın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçini boşaltmış olduğunuz ekmeklere bu karışımı sıkı sıkı doldurun.Ekmeklerin altına bolca tereyağı sürüp yanmaz tencereye oturun.Ocağın altını hafife alarak kaynamakta olan sudan 1 kepçe alarak dolmanın üzerinde gezdirin tencerenin ağzını kapatıp suyunu çekmesini bekleyin.Bu işleme ekmek hazır sosun tamamını çekip yumuşayıncaya kadar devam edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekmek dolmasını servis tabağına alıp sıcak olarak dilimleyerek servis yapın.Yanında bir klasik olarak serin hoşaf tavsiye olunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-4858872051477641159?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/4858872051477641159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/05/ekmek-dolmasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4858872051477641159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4858872051477641159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/05/ekmek-dolmasi.html' title='EKMEK DOLMASI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/ST7xhjoZ-YI/AAAAAAAAA6U/hh_2stDQLl4/s72-c/collage1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-7827091328120064712</id><published>2010-04-27T16:04:00.001+03:00</published><updated>2010-04-28T14:21:42.963+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>Hızır ve İlyas=HIDRELLEZ (hıdır , hızır benim yapacagım budur)</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SgBl0LhibHI/AAAAAAAABZ8/luIWDjyY1DU/s1600-h/Cute_Baby.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-8edf07da098825e6" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v8.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D8edf07da098825e6%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330132609%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7B4AFBDFF21311E6EB788FDEA42E40CB6C86AAEC.6D242256C0786B63ABF9B5D5C222AD2412DAD7D4%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D8edf07da098825e6%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DKbCo8ncVma92NMtnjUZsARJsOOY&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v8.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D8edf07da098825e6%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330132609%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7B4AFBDFF21311E6EB788FDEA42E40CB6C86AAEC.6D242256C0786B63ABF9B5D5C222AD2412DAD7D4%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D8edf07da098825e6%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DKbCo8ncVma92NMtnjUZsARJsOOY&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Doyasıya aşk, ev, araba ,yazlık, yat, kat,&amp;nbsp; çantalar, bebişler, evlilik ,para, en son çıkan parfümler,ayakkabılar, fitness &amp;nbsp;ne dilerseniz hızır görsün duysun inşallah:)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;*****&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Malum Hıdrellez yaklaşıyor, cok isimiz var...Gul agacı bulunacak , altına dilekler konacak ,dalına kırmızı kurdelerle paralar asılacak&amp;nbsp; ertesi gun o dilekler gidilip denize atılacak filan filann.. .Zaten yoğun ve de yorgunuz aman atlanacak dilek olmasın diyee, size yılın dev hizmetini sunmak isterim&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yukarıda hazırladığım istekleri cd ye çekin (umarım Hızır Peygamber teknolojiye uyum göstermiştir.) ve gul agacına asın. Begenmediklerinizi silebilir gonlunuzden gecen baska resimler varsa ekleyebilirsiniz. . Ehh ne diyelim herkesin gonlundeki elinde olsun.. (aminn ve yaz yarabbim) &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ayrıca&amp;nbsp;o gün &amp;nbsp;; mumkunse yeni bir parca giysi giymeyi , bol bol yemek yapıp evdeki herkesin yemesini saglamayı "Agiz tadi bozulmasin" dilegiyle tatli,"bütün yil boyunca sevenlerin sarilmasi" dilegiyle sarma, "ambarlarin dolmasi" dilegi ile de dolma yapmayı unutmayın:) "S" harfiyle baslayan yiyeceklerin bolluk ve bereket getirecegine inanilir. Süt, sogan, sarimsak, salep, sarma, simit, sütlaç, sakıızlı muhallebi olmak üzere en az yedi çesit yiyecek eksik edilmez. Yesil sebzelerden de kirk çesit toplanip yendiginde sifa getirecegine inanilir (nerden bulacaksak kırk çeşidi) Yesil sebze ve bitkilerin yenilmesi tabiatin yeniden canlanisiyla paralellik göstermektedir. Geçenlerde bir arkadaş anlattı hatta onlar Tekirdag da 40 cesit yaprak toplarlarmıs. .Seneye ksmetse:) Ama düşünüyorumda vallahide billahide kırk çeşit yaprağı bulamam gibi geliyor şu bizim ikametgah civarında.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şimdiii neler yapacaksınız bakalım hıdrellezde tekrar üzerinden geçelim.Bir kere mümkünse illaki piknik yapıp salıncakda sallanılacak.Bunu saymıyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Bereket - Bolluk isteyenlere&lt;/strong&gt; ; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Evdeki yiyecek çuvallarinin agzi açilir. (Cuval eskilerdendi siz tupperwarelerinizin veya kiler dolaplarınızın kavanozların ağzını açın)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Evlere yesil dallar asilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Kapi, pencere, yiyecek kaplarinin agzi açik birakilir. Bunu da gece degil gunduz yapın bence ki milli hırsızlık gunu ilan edilmesin. Ya da olmadı cüzdanın ağzını açık bırakın balkona koyun. İçini boşaltmayı unutmayın önceden. Hem belki hızır acır, hemde olan sadece cüzdana olur.Ağlamazınız gitti kredi kartlarım diye.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Sifa - Saglik isteyene&lt;/strong&gt; ;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Çocuk sahibi olmak isteyenler gül dalina bez besik yapip içine oyuncak bebek birakirlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- 5 Mayis gecesinin en yaygin uygulamalarindan birisi de atesin üzerinden atlamadir. Atesten atlama yaz mevsimine çikilmasini kolaylastirdigi gibi insanlarin günahlarindan arinarak hafiflik kazanmasini saglamaktadir. Bu uygulama arinmadir. Canliligi, tehlikeye düsürecek kötülüklerden temizleyip kurtarmak. Tabii aslında bu ateşten atlamak özellikle çocuklar için büyük eğlence.Şu sokak aralarında yada parklarda yakılan ateşlerin başında genelde çocukta olsa mutlaka büyüklerde ateşten atlamyı ihmal etmez.Deniz kıyıları dolarda taşar.İmkanı olan sandalına atlayıp şöyle bir açılır yanında bir kaç şişe yakut ve sonrada patlatır bir tane &lt;strong&gt;biz heybelide her gecceeeee...&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aslında Hıdrellez bahane eğlence şahane Hıdrellez i İzmir de eğlenerek geçirmek ise vazgeçilmez bir paradoks. Hem akın akın gelen kalabalıktan çekinir hemde içine dalmak için pır pır eder yüreğiniz.Ben şimdiden heyecanlanmaya başladım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Kismet - Sans isteyene&lt;/strong&gt; ;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- 5 Mayis gecesi dilegi olanlar için taze soganin iki yapragini uçlarindan esit olarak kesilir. Uçlardan birisine iplik baglanip dilek tutulur. Ertesi gün iplik baglanan yaprak uzamissa tutulan dilegin gerçeklesecegine inanilir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- "Niyet Çömlegi" hazirlanir. 5 Mayis günü bir çömlegin içine bekar kizlardan toplanan yüzük, kolye, boncuklar vb. konur. Çömlegin içerisi su ile doldurulur. Çömlegin agzina yesillik konur, üzeri kirmizi yemeni ile örtülüp, bir kilit ile kilitlenir ve bir gül agacinin dibine saklanir. Ertesi sabah kizlar toplanirlar. Çömlegin basina genç bir kiz oturtulur. Kismetinin açilmasi dilegi ile kilit kizin basinda açildiktan sonra sira ile maniler söylenerek çömlekten esyalar çikarilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Balkona kırmızı bir bez parçası asılır.Çok uzun olmasın.Ne kadar kısa olursa dileğiniz o kadar çabuk olur.Dilek gerçekleşene kadar balkonda asılı tutulur.Tanıdığım bir kaç kişinin bu yöntemi denediğini ve sonucun başarılı olduğunu söylediğini biliyorum.Ancak hepside aman bezi uzun tutma diye tembih etti bilgilerinize. (Bez uzadıkça dileğin gerçekleşmeside uzuyormuş)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Kısmeti açılması istenen bekar kızın başında gün doğarken 3 defa kilit açılır.Kilit kapatılmadan dilek gerçekleşene kadar saklanır.Sonra denize atılır.Bunu deneyeni biliyorum ama sonunda kilidi denize attılarmı bilemiyorum.Şimdi iyilik yao denize at oldu Hızır peygamberin işi. Bu da anında sonuç vermeyenlerden ama mutlu nihayete ulaştıran yöntemlerden:)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Mal - Mülk isteyene ;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;-&lt;/strong&gt; Ev sahibi olmak isteyenler gül dalinin altina ev maketi yaparlar. Resmini çizerler.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Parasahibi olmak isteyenler gül dalina para baglarlar. Araba isteyenler araba resmi yaparlar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Evi çizerken küçük çizmeyin yeminle kaç odalı çizerseniz öyle veriyor valla billa.Sonra ev küçüktü sığamıyoruz demeyin.Ne kadar isterseniz o kadar verir.Siz yüzsüzlük yapın. Olmazsa kalan sağlar bizimdir ama ya tutarsa!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Hidrellez günü halk tarafindan Hidrellez gününe özgü bazi davranis kaliplari ve uygulamalar da bulunmaktadir&lt;/strong&gt;,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Hidrellez sabahi gün dogmadan kalkilmasi gerekir. Geç kalkanlarin kismetlerinin o sene boyunca kapali olacagina inanilir. Sokak kapilarina pasli teneke asilarak geç kalkanlar kinanir. Hiç bana göre değil yemişn ederim.Hele ki 5 mayısı 6 mayısa bağlayan gece bol bol eğlenip ateşlerden atladıysanız.Bırakın uyuyayım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Bugün is yapilmaz. Bence 6 Mayıs da resmi tatil olsun:) Bunu da dileklerime ekledim.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Sabah erkenden çimenlerin üzerinden yuvarlanilir, böylece saglikli olunacagina inanilir. Hangi çimen nerde yuvarlanacağız.Hayır çimeni bulduk köpek pisliği olmayanı nerden bulacağız.Allah korusun nasıl işe gidilir sonra misler gibi koka koka.Bu da olmadı geçiniz efendim.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Bugün salincakta sallanilirsa hastaliklardan arinildigina, günahlarin döküldügüne inanilir. Hah buda bahanem oldu.Geçerken parka uğrar şöyle bir silkinirim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tabii bu arada hıdrellez ile ilgili hazırlıklarınızı yaparken aman adresini verdiğim bu siteyi atlamayın. &lt;a href="http://www.hidrellez.org/"&gt;http://www.hidrellez.org/&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;A.Kavadarlı&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-7827091328120064712?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=8edf07da098825e6&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/7827091328120064712/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/05/hzr-ve-ilyashidrellez.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7827091328120064712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7827091328120064712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/05/hzr-ve-ilyashidrellez.html' title='Hızır ve İlyas=HIDRELLEZ (hıdır , hızır benim yapacagım budur)'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-7289306804392227258</id><published>2010-04-19T11:32:00.002+03:00</published><updated>2010-04-19T12:21:35.556+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='salatalar'/><title type='text'>ISIRGAN OTU SALATASI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8Qt1cCQBxI/AAAAAAAABhc/7v3nfUd-aK8/s1600/resim+045.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="273" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8Qt1cCQBxI/AAAAAAAABhc/7v3nfUd-aK8/s400/resim+045.jpg" width="400" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Isırgan otu veya diğer adıyla dalagan otunun faydalarını saymakla bitmez. Isırgan otlu şampuanlardan &amp;nbsp;tohumunu bal ile karıştırarak tüketmelerden çayını yapıp içmeye kadar çok şey tavsiye edilir.&amp;nbsp; Boğaz ile ilgili kısmında&amp;nbsp; biz ne yaparız zeytinyağında taze soğan ile kavurur üzerine yumurta kırarız yada böreğini yaparız ki uffff nefis olur. Mutlaka tadılması gerekir. Çorbası da mısır unuyla yapılabilir ama salatasıda mevsiminde hem şık hem de besleyici bir öğün önerisidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Malzemeler&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;2-demet ısırgan otu&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;2-3 demet tere&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Bolca tulum peniri rendesi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;2-3 adet domates&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;1 demet maydonoz&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Limon suyu ve zeytinyağı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Tane mısır&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Hazırlanması&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;1-Öncelikle elinize plastik eldivenleri geçirin bakalım hanımlar. Kendiniz toplayamamış olsanız dahi pazardan demeti 50 kuruşa aldığınız ısırgan otlarını güzelce yıkadıktan sonra yapraklarını ve taze dallarını ayıklayın. Dalları minik minik parçalamayı unutmayın. Ama bıçak kullanmıyoruz. Elimiz tazeliği hisseder ve nerede durulması gerektiğini bilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;2-Isırgan otlarını yıkadıktan sonra biraz tuz ile ovalım. Bu aşamadan sonra ısırgan otu yıkanmayacak bu nedenle eklediğiniz tuza dikkat edin. Tuz ile ovulunca ısırganın yakan özelliği de kaybolacaktır. Öte yandan yıkayıp kuruttuğumuz tere ( çok önemli çünkü ısırgan otunun keskin ve metalik tadını dengeleyip nefis bir aroma veriyor) ve maydonozlarıda incecik kıyarak ısırgan otu ile karıştaralım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;3-Salata kasesine aktardığımız malzememizin üzerine sırasıyla tatlı mısır (istenirse) bolca rendelenmiş tulum peyniri (tercihen İzmir teneke tulumu ) kabuğu alınıp küp küp kesilmiş domates yerleştirdikten sonra istediğiniz , sevdiğiniz miktarda zeytinyağı ve limonu gezdirip servis edebilirsiniz. Tuz eklemiyoruz unutmayınız zaten ısırgan otları tuzlu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Afiyet olsun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-7289306804392227258?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/7289306804392227258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/04/isirgan-otu-salatasi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7289306804392227258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7289306804392227258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/04/isirgan-otu-salatasi.html' title='ISIRGAN OTU SALATASI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8Qt1cCQBxI/AAAAAAAABhc/7v3nfUd-aK8/s72-c/resim+045.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-5929836931732783220</id><published>2010-04-14T10:41:00.002+03:00</published><updated>2010-04-14T10:45:38.328+03:00</updated><title type='text'>RÜZGAR BİZİ SÜRÜKLEYECEK</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;object height="385" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/hIkXK6rxt4c&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/hIkXK6rxt4c&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Zamanında defalarca dinlemekten bıkmadığım hala içimde kelebekleri uçuşturan&amp;nbsp;melodisi nefis bir şarkı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;korkmuyorum yoldan&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;görmek lazım, tadına varmak &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;dalgalar belimizin oyuklarında&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;güzel olacak her şey burda&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;taşıyacak bizi rüzgâr&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;mesajın büyük ayıya&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;ve yarışın güzergâhı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;kadife bir an&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;hiçbir işe yaramasa da&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;alıp götürecek rüzgâr &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;yok olacak her şey ama&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;taşıyacak bizi rüzgâr&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;sarılmalar ve kurşunlamalar&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;ve bizi delik deşik eden şu yara&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;sarayı başka günlerin&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;dünün ve yarının&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;taşıyacak onları da rüzgâr &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;genetik omuzlarda&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;kromozomlar atmosferde&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;galaksilere giden taksiler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;ve uçan halımı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;alıp götürecek rüzgâr &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;yok olacak her şey ama&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;taşıyacak bizi rüzgâr&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;ölü yıllarımızın şu hoş kokusu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;şu kapını çalabilecek olan&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;sonsuz kaderler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;birini tutuyoruz ve elimizde ne kalıyor?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;alıp götürecek rüzgâr &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;deniz yine yükselirken&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;ve herkes hesaplarını yeniden yaparken&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;ben senin tozlarını götürüyorum&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;gölgemin kuytularına&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;taşıyacak onları da rüzgâr &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;yok olacak her şey ama&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;taşıyacak bizi rüzgâr&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-5929836931732783220?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/5929836931732783220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/04/ruzgar-bizi-surukleyecek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5929836931732783220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5929836931732783220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/04/ruzgar-bizi-surukleyecek.html' title='RÜZGAR BİZİ SÜRÜKLEYECEK'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8674630529671859208</id><published>2010-04-13T10:56:00.015+03:00</published><updated>2010-04-14T10:55:01.784+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>ALAÇATI OT FESTİVALİ</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8QhoekWwVI/AAAAAAAABg0/ZVYGreD5mIM/s1600/tolga1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8QhoekWwVI/AAAAAAAABg0/ZVYGreD5mIM/s400/tolga1.jpg" width="400" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Bu Pazar günü yani 11.04.2010 da Alaçatı ot festivali eski camii meydanında yapıldı. Arada orta şiddette serin rüzgarın estiği ama güneşe geçince bu defa terlediğiniz tipik bir ilkbahar günüydü. Bence bir dahaki festivali leylek fırtınasının ortasına getirmemeye dikkat etmek gerekiyor. Cami restarasyonunun devam etmesinin yanısıra&amp;nbsp; ilk festival düzenlemesi olduğundan ufak tefek acemilikler görülmesine rağmen orijinal ve devamının gelmesini istediğim bir olay. Mutlaka meraklısının gidip görmesi gerekiyordu. Alaçatı belediyesini ve festivalin destekçilerini gerçekten gönülden tebrik ediyorum özgün ve güzel düşüncelerinden dolayı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia;"&gt;Ayrıca&amp;nbsp;belirtmek gerekir ki &amp;nbsp;camii restarasyonu gayet başarılı olmuş.Taş ustaları tek tek her taşı ayarlayıp yerlerine yerleştirmişler ve şimdi Alaçatı'ya yakışır bir hale gelmiş Pazaryeri Camii.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Etkinlikler arasında en çok ot çesidini toplayabilme ve yöresel otlardan yapılmış yemek yarışmasıda vardı. Pazar yeri Camii alanında kurulan masalarda ise şarap tadımı (eyvah eyvah nasıl olur gavur İzmir'li gene yaptı yapacağını kimseninde umurunda değildi ) limonata ve butik kurabiye satışları organik ürünler bence en dikkat çekicilerindendi.Bizler dolanırken güzelim Ege Türküleri eşlik ediyordu ki&amp;nbsp; olayı yakalamanızı sağlayan taşı gediğine koyan türkülerdi onlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Limonata satan ablamız&amp;nbsp; ise süperdi. İzlemek de diyalog kurmakda çok eğlenceliydi. Oğlum 3. bardağı satın almayı kalkınca o kendine özgü tavrıyla "n'aapalım abla ben çok güzel yapıyorum ondan çocuklar doyamıyor" deyip&amp;nbsp;son noktayı koydu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Ama konu itibarı ile en çok ilgilendiğim yemek yarışmasıydı elbette. Juri adaylarının arasında Yunanistan’dan Elena Mavridi&amp;nbsp;, Süreyya Üzmez, Hakkı Akbaykal, Ayhan Sicimoğlu ve Gökçen Adar'ın yaptığı yarışmada katılımcılar, şevketibostan, etli enginar, otlu bakla, Boşnak börekleri, zeytinyağlı sarmalar pırasa dolması &amp;nbsp;gibi tam 46 çeşit&amp;nbsp;yemek ile &amp;nbsp;puan alabilmek için yarıştı. Sakız adasından festivali izlemek için gelen Danimarkalı Conny Traekaer ise dikkati çeken isimlerden biriydi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8QiLxbNF9I/AAAAAAAABhM/FH5fdd3-KOw/s1600/resim+161.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8QiLxbNF9I/AAAAAAAABhM/FH5fdd3-KOw/s400/resim+161.jpg" width="400" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Yemekler Jüri tarafından değerlendirilmesinin ardından halkın tadımına da sunuldu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Ot Festivali'nde; Binbir Ot ' kategorisinde birinciliği 101 çeşit ot toplayan Semra Aktaş Erden , ikinciliği Azimez Naz , üçüncülüğü ise Recep Subaşı kazandı . ' Ot Aşı ' kategorisinde birinciliği Aysen Kadıbeşegil ' in hazırladığı " Kırk ot Salatası " , İkinciliği Şehnaz Uludağ ' ın " Güveçte Kuzu Etli Şevketibostan " yemeği , Üçüncülüğü ise Özlem Koç ' un " Enginar Çanağında Turpotu Salatası " elde etti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8QiRMB992I/AAAAAAAABhU/8Y574ZvJ6Bw/s1600/resim+165-2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8QiRMB992I/AAAAAAAABhU/8Y574ZvJ6Bw/s640/resim+165-2.jpg" width="426" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Yemek yarışmasına katılan hanımlarda&amp;nbsp; bir heyecan bir heyecan yerlerinde duramıyorlar yıllardır evlerinde yemek yapa yapa ustalaşmış olan bu kadınlar yarışma heyecanı ile titriyorlardı. Biz yarışmacılardan Vesile hanım ve Yıldız hanım’la muhabbet etmeye doyamadık. Yıldız hanım’ ın nar ekşili ve çiprikalı (&lt;strong&gt;&lt;em&gt;ege ve marmara yöresinde bulunan ve kekikgiller familyasından olan muhteşem kokulu bir bitkidir.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;) taze asma yaprağı ile yaptığı &amp;nbsp;zeytinyağlı sarmalar parmaklarınızı yedirtmekle kalmayıp offf daha yok mu dedirten türdendi. Vesile hanım ise ebegümeci sarması yapmıştı. Bildiğiniz ebe gümecinin iri yapraklarına yabani pırasa ve gelincik otu kullanarak yaptığı zeytinyağlı sarmada çok farklı bir lezzetti. Elimizde olsa yarışmadan sonra onu hiç tadım masasına göndermeyecektik. Hakikaten yemekler çok ilginçti. Bir çoğu aslında Egeli olanların öyle veya böyle tadıp duyduklarıydı ama kişisel deneyimlerden ve damak tadından kaynaklanan farkların yarışması çok özeldir her zaman. Bir müjde vereyim ilgilenenlere yarışmaya katılan tüm yemekler tarifleri ile birlikte kitap olarak kısa sprede yayınlacakmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Yemek tadımından sonra (tadımı biraz yanlış oldu çünkü biz yemekleri mideye indirdik) Camii meydanında oturup sakızlı kahvelerimiz yudumladık.Güzel ve çok keyifli bir gündü. Gelecek festivalde ben gene buradayım ve imkanı olan herkese kaçırmamalarını tavsiye ediyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8674630529671859208?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8674630529671859208/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/04/alacati-ot-festivali.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8674630529671859208'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8674630529671859208'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/04/alacati-ot-festivali.html' title='ALAÇATI OT FESTİVALİ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S8QhoekWwVI/AAAAAAAABg0/ZVYGreD5mIM/s72-c/tolga1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-5568813766816998067</id><published>2010-04-07T11:15:00.006+03:00</published><updated>2010-04-07T11:55:13.159+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>LEBLEBİ TOZU HELVASI</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çocukken bakkallarda leblebi tozu satılırdı.Leblebi tozu yerken yusufff yusuf diye seslenerek arkadaşınızın yüzüne tozları uçurmak çok eğlenceliydi. Oğluma leblebileri öğütüp leblebi tozu yapmış olsamda onun için bir anlam ifade etmedi maalesef. Daha sonra&amp;nbsp;"Uzak Köşe" de &amp;nbsp;bu tarifi buldum ve denedim.Aslında un helvasının daha az kavrulanı olarak da tanımlayabiliriz. Gördüğünüz gibi oranlar klasik helva oranları ile aynı. Ben sevdim ancak ben helvayı zaten her durumda severim.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Leblebi ise ayrı bir hikaye. Kuru üzümle ne güzel olur ya leblebi şekerleri. Şu çerezciler bildiklerinden kapı önlerinde leblebiyi kavurup dumanını savurup insanları tavlamıyor mu zaten. Gene aynı şey oldu. O güzelim taze kavrulmuş leblebi kokusuna tavlandım ki hemde nasıl. Yiyebileceğimden fazla leblebi aldım. Güzelim sıcacıık tazelerin bayatlamasına gönlüm razı olmayınca imdadıma "&lt;span style="color: red;"&gt;Uzak Köşe&lt;/span&gt;" yetişti.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;em&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Uzun lafın kısası denemenizi tavsiye ederim&lt;/em&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Georgia;"&gt;Malzemeler&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;*1 su bardağı Leblebi tozu&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;*1 su bardağı şeker (Esmer şekerde kullanabilirsiniz)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;*1 su bardağı su ben süt tercih ediyorum&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;*1 yemek kaşığı sıvıyağ yada tereyağı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanışı&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;* Ayrı bir kapta bir bardak suyun içine sekeri ekleyip, şeker eriyene kadar kaynatın. Çok fazla değil sadece şeker erimesi yeterli.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;* Leblebiyi kahve öğütücüsünde iyice toz haline gelene kadar öğütün.Ya da benim gibi mutfak robotu kullanarak veya havanda havan eliyle eşinizin kol gücünü övdükten sonra ona dövdürerek de yapabilirsiniz.Ayrıca bazı aktarlarda hazır leblebi tozuda satıyorlar.Ancak ne kadar güvenilirdir bilemiyorum.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; * Teflon tavaya sıvıyağ koyup, leblebi tozunu aktarın ve hafifçe karıştırın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: small;"&gt;Şekerli suyu yavaş yavaş leblebi karışımına ilave edip karıştırın ve helva kıvamına gelene pişirin. Demlendirin ve un helvası gibi kaşıkla şekil verin..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://uzakkose.blogspot.com/2006/03/leblebi-helvas.html"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;http://uzakkose.blogspot.com/2006/03/leblebi-helvas.html&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S7xGOuPAnTI/AAAAAAAABgc/nOJyCY_dpjI/s1600/leblebi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" nt="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S7xGOuPAnTI/AAAAAAAABgc/nOJyCY_dpjI/s320/leblebi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;em&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Durun durun daha bitmedi..Evde leblebide yapabilirsiniz..Deneme yanılma yöntemi ile geliştirip değiştirebileceğiniz aşağıdaki yöntem le sonuca ulaşmanız gayet mümkün.Aldığım organik nohutları tüketemeyince ben leblebi yapmayı denedim ve başarılı oldumç. Size iki farklı tarif&lt;/em&gt; sunuyorum.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: large;"&gt;Tarif 1&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;* 1/2 kg. nohut&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;* 1 tatlı kaşığı kadar tuz &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Yapılışı&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;1. Nohutu ayıklayın ve 1 gece önceden ıslatın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;2. Ertesi gün bir tencerede üzerine tuz ilave edildikten sonra nohutun suyunu çekene kadar kaynaması beklenir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;3. Sonra teflon tencerede (sacda yapılırsa daha iyi olur), haşlanmış nohutları yıkamadan kavurun&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;4. Sonra leblebiler ovulur ve kabukları ayrılır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; font-size: large;"&gt;Tarif 2&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu tarif daha zor ve eziyetli. Ama orijinal leblebi yapma yöntemine daha yakın. Tamam itiraf ediyorum her ikisini de denedim ama daha kolay olduğu için birinci tarifi kullanıyorum artık.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;*Nohut ayıklanarak sacda veya teflon tencerede kavrulur.Bu işleme tavlama denir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;*Tavlama naylon olmayan bez torbalara konularak iki gün dinlendirilir.Burada eskimiş pamuklu yastık kılıfı kullandım ben. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;*İkinci kavurma yapılarak yine çuvallarda iki gün daha bekletildikten sonra kuru bir yere serilerek 15-20 gün dinlendirmeye bırakılır. Bu dinlendirme süresi az olursa, nohut leblebi olunca lezzetsiz olur.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;*Birinci tavlamada yeterli şekilde kavrulmayan nohut son kavrulmada bölünerek kırığı çok olur. Bu kırık nohut tekrar kavrularak kırık leblebi yapılır.Yada leblebi helvası yapılır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;*Son tavlamadan sonra, su serpilerek tekrar bez torbalara konulur. Nemlendirilmiş nohut çuvalda bir gün bekletilir ve üçüncü kez kavrulur. Bu kavurmada nohudun kabukları soyulur.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;*Bir veya iki gün sonra isteğe göre bu leblebi yeniden kavrularak tam leblebi olur ve yenilecek kıvama gelir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Afiyet olsun&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-5568813766816998067?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/5568813766816998067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/04/leblebi-tozu-helvasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5568813766816998067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5568813766816998067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/04/leblebi-tozu-helvasi.html' title='LEBLEBİ TOZU HELVASI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S7xGOuPAnTI/AAAAAAAABgc/nOJyCY_dpjI/s72-c/leblebi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-2446259635360741892</id><published>2010-02-18T11:55:00.001+02:00</published><updated>2010-02-18T12:05:24.475+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Alıntıdır (Tüm İnsanlar Aynı Dili Konuşur)</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sd2_fxxXI7I/AAAAAAAABWk/igGZhz_Deek/s1600-h/brave_idf_soldier.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322620887279018930" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sd2_fxxXI7I/AAAAAAAABWk/igGZhz_Deek/s400/brave_idf_soldier.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 371px;" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Savaşa neden mi karşıyız?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir kere çocuklar ölmesin diye en başta.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kefene sarılı minicik bedenler hiç çıkmayan izler bırakır rüyalarda.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Savaşa neden mi karşıyız?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vurulmasın gençler sorgusuz sualsiz yol ortasında,dur ihtarına uymadı yalanıyla.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Savaşa neden mi karşıyız?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Erkekler iktidarlarını spermleriyle saldırarak göstermesinler diye,barışta asla ulaşamayacakları kadınlara.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Savaşa neden mi karşıyız?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her birimizin içindeki katil dehşet saçmasın diye,karanlık, çıkmaz sokaklarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S30Q0StZ8WI/AAAAAAAABgM/b39mc0H86qw/s1600-h/%C4%B1rak.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ct="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S30Q0StZ8WI/AAAAAAAABgM/b39mc0H86qw/s320/%C4%B1rak.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;CHE&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-2446259635360741892?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/2446259635360741892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/02/alntdr-tum-insanlar-ayn-dili-konusur.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2446259635360741892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2446259635360741892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/02/alntdr-tum-insanlar-ayn-dili-konusur.html' title='Alıntıdır (Tüm İnsanlar Aynı Dili Konuşur)'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sd2_fxxXI7I/AAAAAAAABWk/igGZhz_Deek/s72-c/brave_idf_soldier.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8505453402780583152</id><published>2010-02-10T17:29:00.003+02:00</published><updated>2010-02-10T17:47:22.064+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>UN (KAŞIK) HELVASI</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;İrmik helvasından daha çok sevdiğim ancak, şimdi nadiren yapma cesareti bulduğum çok sevdiğim bir helvadır. Özellikle buzdolabında soğuduktan sonra o kaşık şeklinden dolayı kaşık helvası diye adlandırdığımız bu nefis lezzeti çocuklarınıza bol bol yedirin. Nasıl olsa büyüdükçe nadiren yenebilecek lezzetler arasına girecekler arasında &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;Şimdiden afiyet olsun&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S3LQeQvLpZI/AAAAAAAABgE/o6BzlDogNH4/s1600-h/Kolajlar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;img border="0" height="396" kt="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S3LQeQvLpZI/AAAAAAAABgE/o6BzlDogNH4/s400/Kolajlar.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;MALZEMELER&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;2 bardak un&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;2 bardak şeker&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;2 bardak süt&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;1 paket tereyağı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;1 paket çam fıstığı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;YAPIMI&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;Hazırlanması oldukça basit.Öncelikle şekeri sütün içinde eritin.Dibi kalın bir tencerede un,yağ, fıstığı unun kokusu çıkıncaya dek harlı ateşte tahta bir kaşıkla kavurun.Rengi döndükçe ocağın altını kısın.Unun rengi koyulaşıp fıstıklar altın rengini alıncaya dek kavurmaya devam edin.Un helvasında unun kavrulması çok önemlidir.İyi kavrulmuş bir helva nefis olur.Rengini tutturamamak konusunda çok endişe etmeyin.Eğer tecrübeli değilseniz ilk aşamada hazırladığınız sütlü şerbete 1 yemek kaşığı kakao eklerseniz&amp;nbsp; ekstra bir bonusla servis edebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;Unun kavrulması tamamlandıktan sonra şerbetini yavaş yavaş ekleyin.Bu aşamada kaşık yerine tel çırpıcı kullanırsanız unun topaklanmasının önüne geçerseniz. Şerbetin tamamını ekleyince hızla karıştırmaya devam edin. Bu aşamada&amp;nbsp;&amp;nbsp;helva kendini toplamaya başlayacak ve rengi parlaklaşacaktır.Hemen ateşten alın ağzını kapatarak dinlenmeye bırakın.Ilıyınca iki metal kaşık yardımıyla kaşık şekli vererek servis tabağına aktararak servis edin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #d9ead3;"&gt;Afiyet olsun&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8505453402780583152?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8505453402780583152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/02/un-kasik-helvasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8505453402780583152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8505453402780583152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/02/un-kasik-helvasi.html' title='UN (KAŞIK) HELVASI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S3LQeQvLpZI/AAAAAAAABgE/o6BzlDogNH4/s72-c/Kolajlar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8463247676975074700</id><published>2010-01-05T17:14:00.003+02:00</published><updated>2010-01-05T17:18:53.865+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Filmler'/><title type='text'>AVATAR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S0NWd_ZAkbI/AAAAAAAABfk/_JccOQ3Jpns/s1600-h/Avatar___2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S0NWd_ZAkbI/AAAAAAAABfk/_JccOQ3Jpns/s320/Avatar___2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Avatar görsel bir şölen ama bir o kadar da maço ve &amp;nbsp;Amerikan vari klişelerle dolu. Avatar için söyleyeceklerim yerlere göklere konulamayan Mel Gibson un yönetmenliğini yaptığı APOCALYPTO filmi için söyleyeceklerimden çok farklı değil…Bu Amerikalıların çok zeki olmadıklarını biliyoruz ama şunu hissettim ki Amerikan filmlerinden epey sıkılmışım. Dünyayı daha düzeyli bir bakış açısı ile yakalayan anti kahraman ve sıradan insanları içeren farklılığı kabullenen ve içselleştiren Avrupa filmlerini daha çok seviyorum..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Özetle filmimizde Amerikalı asker gerçeği fark ediyor ve eski klişelerde olduğu gibi ama bu defa farklı olarak ailesini yada bir ulusu kurtarmak yerine bir gezegeni kurtarıyor.Ama düzeni eleştirmiyor,bunun için savaşmıyor ötekine dönüşmeyi tercih ediyor. Kendin gibi kalabilmek ve doğru olan için savaşmakdır esas olan..Bir Hıristiyan olmak ve insanlık adına yapılan yanlış anlaşılmaları engellemek için Müslümanlar adına konuşabilmek. Azınlık olmamak ama azınlık haklarını savunmak. Erkek olmak ama kadınlaşmadan kadın haklarını savunabilmek çok zor değil.İnsan olabilmenin gereği budur. Medeniyet ve gelişmişlik bunu gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;Afganistan ve Irak a barış ve özgürlük götürdükleri yetmezmiş gibi şimdi dış uzayda diğer gezegen ve farklı yaratılanlarıda (Müslümanlar ve asyalılarda uzaylı gibi değil mi onların bakış açısında) özgürleştirip refaha erdiriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Children of Man da şu İslam korkusunu zaten kemiklerinizde hissediyor idik. Şu melanet hiristiyan olmayanlar hep başa bela değil mi?(özellikle Hıristiyan olmayan deyimini kullandım)Tabii bu sadece halka yansıttıkları bir paranoya.Elbette biliyoruz ki haçlı seferleri de dahil dünya üzerindeki yapıla gelmiş hiçbir savaş din kan davası vs. yüzünden olmamıştır.Tek bir sebep geçerlidir kazanç…Savaşın tek nedeni paradır. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Afganistan’ı özgürleştirdiler.Böylece Taliban yüzünden düşen yıllık eroin üretimi şu anda rekor seviyede.Irak a barış geldi ve şu anda Petrol fiyatları Saddam ın uygulamasının aksine yükseldi. Amerika İspanyollar tarafından işgal edildi ve binlerce yerli katledildi kötü olmaları değildi sebep kaynaklarıydı ve altındı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S0NWa8-BnSI/AAAAAAAABfc/woVT-nu7waY/s1600-h/avatar1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S0NWa8-BnSI/AAAAAAAABfc/woVT-nu7waY/s320/avatar1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Avatar daha önce belirttiğim gibi aksi iddia edilemeyecek bir şekilde görsel olarak çok etkileyici…Tamamının bir stüdyoda boş bir perdede çekildiğini ve bilgisayar efektleri ile dolu olduğunu bilmenize&amp;nbsp; rağmen güzel. Ama maalesef ben zevk alırken düşünmeden edemiyorum.Boş boş ekrana bakıp ahhh ne güzel demek isterdim ama beyin hücrelerim çalıştığı zaman daha çok keyif alıyorum.Elbette seyredilmesi gerek ama lütfen göz ardı etmeyin mesajları ve altında yatanları.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gezegenin adı da enterasan Pandora.(mitolojideki “Pandora” yı düşünmemek imkansız)Yönetmenimiz kendince pandoranın kutusunu açıyor ama gişe endişesini düşünmemezlik etmemiş fazlada suya sabuna dokunmuş diyemeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Apocalypto için yazdığım eleştiri aşağıdaki linkte merak edenler okuyabilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2007/03/apocalypto.html"&gt;http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2007/03/apocalypto.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Son olarak benim gibi düşünen birini bulmak bana keyif verdi.Buda Hürriyet Gazetesi'nden alınmış köşe yazısı:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Emre Kızılkaya/DIŞ AÇI &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;Kimisi yere göğe sığdıramıyor, kimisi “klişelerle dolu” diye eleştiriyor... Avatar’ın, en azından üç boyutlu görselliği ve müthiş gişe başarısıyla şimdiden sinema tarihine geçtiği bir gerçek. Bense filmin ticari veya estetik başarılarından çok, içeriğiyle ilgiliyim. Acaba hakikaten, mesela Taha Akyol’un dediği gibi, “Sömürgeciliğe yöneltilmiş muhteşem bir insani eleştiri” mi bu film? Yoksa tam aksine, Batı merkezli, tüketimci, kapitalist, militarist, erkek egemen, beyaz ideolojinin yeniden üretimine “şık” bir katkı mı?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;ekizilkaya@hurriyet.com.tr &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;James Cameron’ın yönettiği Avatar, gösterime girmesinden 17 gün sonra dünya çapında 1 milyar dolar gişe geliri elde ederek şimdiden tarihe geçti. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gişedeki başarısı ve günümüz sinemasında yarattığı etki düşünülürse, Avatar’ın En İyi Film dalında Oscar da kazanıp, yüzde 60’ı bilgisayar animasyonlarına dayanan bir eser olarak bir ilke daha imza atacağı öngörülebilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yaklaşık 300 milyon dolara malolan ve pazarlaması için de 150 milyon dolar harcanan bir Hollywood yapımının, sadece sanatsal veya ekonomik saiklerle üretildiğini düşünmek “saflık” olur.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tamam; Avrupa veya Uzakdoğu toplumlarını esas alan ve zımnen de olsa siyasi mesajlar veren popüler filmler de yapılıyor. Geçmişte analiz etmeye çalıştığım “Ratatouille” (bkz. http://tinyurl.com/ybbdm8o ) ve “Ruhların Kaçışı” (http://tinyurl.com/ycd3u9m ) bunlardan ikisiydi... Ama işin içine ABD girince durum biraz değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Avatar, yönetmeninin de kabul ettiği gibi, bazı siyasal ve toplumsal mesajlar taşıyor. Bunlar, milyonlarca izleyicinin hem bilincine sunuluyor, hem de bilinçaltına taşınıyor. Ne yazık ki bu mesajlar, Cameron’ın savunduğu türden, insanı “özüne dönmeye” davet eden, “kendisiyle ve ekolojik çevreyle barışık olmasını” savunan iyi niyetli mesajlar değil bence.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Peki nasıl mesajlar bunlar?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gelin, Avatar’a bir de bu açıdan, yâni “ideolojisini” göz önüne alarak bakalım.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Öncelikle filmi özetleyelim:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İnsanoğlu, 2129 yılında ilk kez Dünya dışında akıllı varlıklar keşfeder. Dünya’ya beş ışık yılı uzaklıktaki Polifemus adlı gezegenin 14 uydusundan biri olan Pandora’da, kendilerine Na’vi adını veren, insandan daha büyük ve güçlü, mavi derili zeki canlılar yaşamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu insansıların Dünya’daki “yerlileri” andıran bir kabile hayatı sürdüğü Pandora’da, insanoğlunun daha önce bilmediği ve kilosu milyonlarca dolar eden bir maden de keşfedilir. Kısa süre sonra insanoğlu Pandora’yı “sömürgeleştirmeye” başlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Pandora’da RDA adlı özel bir şirket tarafından kurulan insan kolonisinde sivil bir yönetim hâkimdir. Bu yönetim, diplomatik çözümler öneren bilimadamları ile güç kullanılmasında ısrarcı olan askerlerin sürekli baskısı altındadır. Teknolojik katkılarıyla koloninin devamını sağlayan bilim ekibi ile insanları dış saldırılardan koruyan askeri ekip arasında bir denge gözetilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu arada insanoğlunun nefes alamadığı zehirli Pandora atmosferinde özel bir maske kullanılması şarttır. Hem bu nedenle, hem de Na’vilerle arabuluculuk gerektiği için yeni bir teknoloji uygulamaya konur. İnsan DNA’sı ile Na’vi DNA’sı eşleştirilip, laboratuar ortamında melez canlılar yaratılır. Bu “bilinçsiz” bedenler, sadece kendi DNA’larına sahip olan insanlar tarafından “uzaktan kumanda” edilebilmektedir. Bu bedenlere, Hinduizme atıfla “Avatar” denir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Filmin kahramanı Jake Sully, bacakları felçli eski bir asker olarak 2154 yılında Pandora’ya getirilir ve aslında bilimadamı olan ölmüş ikiz kardeşinin DNA’sından üretilmiş bir avatarın kontrolünü alır. Özel bir cihaz içinde uykuya dalarak uzaktan kumanda ettiği Avatar bedeninde bir tesadüf eseri Na’vilerle tanışmasını, Na’vi prensesine aşık olmasını ve Na’vi yaşamını her yönüyle öğrenmesini film boyunca izleriz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonunda, Pandora’daki madencilik operasyonlarını yürüten RDA, Sully’nin aralarında olduğu, “diplomasiden” yana olan bilim kesminin amaca ulaşmakta yetersiz kaldığına hükmeder. Askeri yöntemin tezlerini kabul eden RDA, tüm zengin maden yataklarını zorla ele geçirmeye karar verir. Na’vilerin yaşadığı bölgeler bombalanır. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Na’vilerin umudunun tükendiği bir anda, artık kendisini onlardan biri olarak kabul ettirmiş bulunan Jake Sully sahneye çıkar. Kabileleri tek başına örgütler, insana ait üstün silah teknolojilerini öğretir ve Na’vilerin Tanrı bildiği “doğa ananın” da desteğiyle sömürgecileri Dünya’ya püskürtür.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yönetmen Cameron, Avatar’ın “Irak savaşını ve mekanize savaşın insanlıkdışı doğasını eleştirdiğini” savunup ekliyor: “Belki de doğanın ve diğer canlıların üzerinde keyfimizi sürerken, biraz da düşünmeliyiz.”&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Filmin temel konusunun “sömürgecilik” ve “biyoçeşitlilik” olduğu doğru. Ancak ben, ortalama bir sinema izleyicisinin, Cameron’ın verdiğini iddia ettiği mesajları almadığını düşünüyorum. Zira Avatar, ABD’nin bugün Obama Yönetimi ile birlikte yeniden estetize edilen “resmi söyleminin” dışında hiçbir şey söylemiyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Benzeri görülmemiş özel efektlere dayanan üç boyutlu muazzam görselliği bir kenara, defalarca yazıldığı gibi, Son Mohikan’dan Kurtlarla Dans’a dek uzanan onca eski filmin klişelerini tekrarlayan bir film Avatar. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ama bu klişeler bilinçli olarak tekrarlanıyor, zira egemen ideolojiye ait söylem son 50 yıldır yalnızca biçimsel olarak değişti. Amerikan kültür endüstrisi, içeriğinin özünde aynı kalan bu söylemi yeniden üretip duruyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Avatar, milyarlarca insana aynı fantaziyi dayatıyor: Batılı, Beyaz, Hristiyan, orta sınıf erkeğin fantazisi... &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İster “gizli ırkçı” deyin, ister açıkça “maço,” bu çarpık fantaziye dayanan ve filmin kasten zayıf bırakılmış senaryosundan çıkan siyasi mesajlar bence şunlar:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Temel fantazi, Batılı beyazların tarihi suçluluk duygusuyla ilgili. Örneğin Kızılderililerin nasıl soykırıma uğratıldığı, Amerika’nın el değmemiş doğasının sanayileşmeyle mahvedildiği, vs... &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Pandora’daki “paralı askerler” acımasız. Özellikle de filmin kötü adamı, Albay Quaritch. İnsan gerçek dünyadaki Blackwater’ı düşünmeden edemiyor…&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Ama filmi, paralı askerlerin değil, Amerikalı bir “gazinin” bakış açısından izliyoruz. Üstelik Amerikan ordusu içinde, Michelle Rodriguez’in oynadığı kadın pilot karakteri gibi başka “iyilerin” de olduğunu ve sonunda bunların isteklerinin gerçekleştiği mesajı beynimize kazınıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Fakat iyi olmak bile, topluma içeriden muhalefet etmeye yetmiyor. Yâni Jake kendi içinde bulunduğu düzeni zorlamak yerine, çareyi ondan kaçmakta, “ötekine” sığınmakta ve sonunda “ötekini” dönüştürmekte buluyor. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Kim mi öteki? Kızılderili, Amazon, Doğu Afrika ve Güneydoğu Asya yerlilerini andıran çeşitli motiflerden esinlenerek yaratılmış Na’viler. Zaten Na’vi karakterlerinin bilgisayar animasyonlarına aktarılması için kullanılan “gerçek” aktörlerin büyük bölümü siyah. Kızılderili kökenli bir aktör olarak Wes Studi de dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Yerli Na’vilere kendisini kabul ettiren beyaz, herhalde onlardan daha akıllı, daha tecrübeli ve daha cesur olduğu için liderliği eline alıp onları zafere taşıyor. Jake sonunda Na’vilerin tarihine ait bir hikâyeyi, kendi hikâyesi, daha doğrusu beyaz Amerikalıların hikâyesi haline getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Ama “kötü” beyazları kesin olarak bozguna uğratmak için bu da yeterli değil. Öyle ya, yerliler asla, hatta “iyi” bir beyazın liderliğinde bile yalnız başlarına “üstün” beyazları yenemezler. Bizzat Tanrı’nın kendileri lehine devreye girmesi, “ebabilleri” düşman üstüne salması şarttır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Yerliler, son teknoloji ürünü makineli tüfeklere karşı yay ve ok kullanmakta ve böyle böyle soykırıma uğramakta inatçı. Cameron’un sözde, sanayileşmeye karşı verdiği mesaj da işte bu. Hiç kimsenin inandırıcı bulmayacağı, ikiyüzlü bir mesaj: “Kendimizi savunamayacak duruma gelsek de doğaya dönmeliyiz.” &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Peki filme göre yerlilerin, insan ve doğaya dair “büyük” mesajı nedir? “Tüm canlılar arasında doğal bir enerji ağı var. Ağacı hisset.” Allahaşkına, bu nasıl bir yüzeysellik böyle? Bırakın birini doğal yaşama özendirmeyi, en hakiki New Age’cileri, ekolojistleri bile kendinden soğutur...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* Üstelik avcı-toplayıcı bu yerliler, eşitliğe dayalı “doğal” bir toplum düzeni de kurmamıştır. Bir kabile hiyerarşisi mevcuttur. Vezir konumundaki şaman bir kadın olsa da, başroldeki karakterin yaşadıklarından da anladığımız gibi bu da bir “erkek toplumudur.” &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonuca bağlayalım:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dolar milyarderi Cameron, mevcut düzene (tüketimci-kapitalist) karşı neredeyse “ideolojik eleştiri” içeren bir film yaptığı iddiasında. Oysa bu tür bir eleştirinin olmazsa olmaz şartı, mevcut düzendeki “tahakküm ilişkisini” ortaya koyması, dolayısıyla alternatif bir çözüm sunmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hâlbuki Avatar, ırkçılıktan erkek egemenliğine dek Batı kapitalizminin tüm sorunlarını “eleştirir gibi” yapıp meşrulaştırıyor. Dolayısıyla el altından yaptığı şey bir “ideoloji eleştirisi” değil, “ideolojik mistifikasyon.”&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Üstelik içerikle verilen bu “çarpık bilinç”, biçimle de destekleniyor. Çünkü film, sözde eleştirdiği sanayi toplumu sayesinde elde edilen teknolojik imkânlardan güç alıyor. Bu haliyle, Amerikan “askeri eğlence kompleksinin” nadide bir parçası haline geliveriyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Film, bütün dünya kamuoyuna 150 yıl sonra bile ABD’nin gezegenleri sömürgeleştirecek kadar güçlü kalacağı gibi gayet emperyalist bir bilinçaltı mesaj verirken, kendi halkını da “siyasi gerçeklikten” uzaklaştırmayı başarıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Filmdeki iki askerin, daha önce Nijerya ve Venezüela’da savaştıklarını söylediklerini, yani belki de Beyaz Saray’ın halkını gerçek dünyadaki yeni işgallere hazırlamaya sinemada başladığını belirtelim. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ve Avatar’ı ABD’de izleyen Ekşi Sözlük’ten guru’nun şu gözlemiyle bitirelim:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;“Hıncahınç dolu bir salonda, film başlamadan evvel reklam arasında, National Guard’ın (ABD ordusunun yedek birlikleri) eleman almak için yayınladığı ve “Our nation” (Ulusumuz), “I am not gonna fail” (Başarısızlığa uğramayacağım), “I will never accept defeat” (Yenilgiyi asla kabul etmeyeceğim), “God bless America” (Tanrı Amerika’yı kutsasın) gibi cümlelerle dolu tanıtım filmi gösterildi. Bu tanıtım filmi ile gaza gelen insanlar gördüm. Film, ABD’nin Irak serüvenine belki de en güzel göndermelerden birini yapıyordu. Bu parallellikleri kuramamak için ciddi anlamda gerizekalı ya da cahil olmak lazım. Aynı kişiler, filmin bitiminde, ‘insanlar’ gezegenden sürülüp Dünya’ya geri gönderilirken alkışlıyordu. Bu Amerikalılar aptal mı, cahil mi, bilemiyorum. Ama çocuk ruhlu oldukları ve çok kolay manipule edilebildikleri kesin.”&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S0NWd_ZAkbI/AAAAAAAABfk/_JccOQ3Jpns/s1600-h/Avatar___2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8463247676975074700?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8463247676975074700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/01/avatar.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8463247676975074700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8463247676975074700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2010/01/avatar.html' title='AVATAR'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/S0NWd_ZAkbI/AAAAAAAABfk/_JccOQ3Jpns/s72-c/Avatar___2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-3599758991320359874</id><published>2009-12-15T12:01:00.000+02:00</published><updated>2009-12-15T12:01:47.445+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitaplar'/><title type='text'>KAYIP SEMBOL</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SydeQLHnX_I/AAAAAAAABfU/Xn12ZtIi-mE/s1600-h/kay%25C4%25B1p%2520sembol_widec.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SydeQLHnX_I/AAAAAAAABfU/Xn12ZtIi-mE/s320/kay%25C4%25B1p%2520sembol_widec.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Aslında keşke “best seller” kitapların dışında diğer okuduğum kitapları da yazsam ne iyi olur. Belki beni ukala bir entelektüel olarak da yargılayabilirsiniz ki aslında bu beni çok da rahatsız etmez. Zaten ukala olduğumu bir çok arkadaşım söyler. Ama sizi temin ederim ukalalık dışında öyle pazarlama tekniklerim yoktur. Genelde sahneye çıkmadan şov yapanları izleyip hallerine bıyık altından gülmeyi çok severim. Sessiz kalmak ve izlemek insanların hallerini çok iyi anlamanıza yardımcı oluyor. Ayrıca herkesin kendi egosunu okşama şekli farklıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Neyse tüm bunların yanı sıra yoğun çalışma temposu içinde bu tür kitaplar benim gibi straight forward bir okuyucu için bir kurtarıcı oluyor. Özümde tembellik var nede olsa. Üstelik yüzyılımızın temel rahatsızlığından bende nasibimi aldım elbette - bilmeden anlamadan kabullenilen yeni kavramlar tartılmadan alınan yeni değerler- Neyse kafaları karıştırmaya niyetim yok. Bende bugünlerde hem buraya yazdığım hem de son okuduğum kitapların popüler kültüre olan bağımlılığından rahatsızlık hissediyorum o kadar. Laf arasında belirtmiş oldum böylece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Aslında kitabımız yeni olan ve bilinmeyen hiçbir şeyden bahsetmiyor. Birazcık mitoloji biraz felsefe ve tarih okuduysanız (ama resmi tarih değil elbette) okuduğunuz hiçbir şey size yeni gelmeyecek. Vaaavvvv dedirtmeyecek. Her şey var yine kitabımızda. Teoloji ve teolojik tarih, mitoloji, felsefe, masonluk, polisiye ve tabii heyecan. Bir sonraki kitabında idealar mağarası kavramına da dalar yazarımız herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu demek değildir ki kitabımız kötü. Çok akıcı çok güzel yazılmış. Ancak belirtmeden geçemeyeceğim şu ünlü Jay Leno Show programında Tom Hanks çektikleri filmin reklamını yapıp filmden parçalar gösterilmişti. Bu demektir ki bu kitaba 30 tl. vermeden önce biraz bekleyip filmini de izleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu kitapların tek sorunu yazıldığı kadar iyi sinemaya aktarılamıyor. Da Vinci Kodu gibi fantastik bir kitabın beyaz perdeye aktarımını çok başarılı bulmamıştım. Melekler ve şeytanlar çok daha iyiydi. Böyle düşününce de bu üçüncü Langdon macerasına ait filmin daha iyi olacağı yönünde şevkim ve umutlarım artıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kitapta biraz farklıda olsa da belirtilen bazı kavramlar ve deyişler var. Dan Brown sempatik Robert Langdon aracılığıyla her zamanki gibi tatlı tatlı çok bilmişlik yapıyor .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Son olarak diyorum ki önyargılar cahillerin belirgin ayraçlarından biridir ve prensipler dünyayı anlayamayanların savunmasıdır hayata karşı. Bende kitapta beğendiğim ve günümüzde etrafımdaki hissederek çok rahatsızlığını hissettiğim bir şeyi tekrarlayacağım. “ARKADAŞLAR ZİHNİNİZİ AÇIN ANLAMADIĞIMIZ ŞEYLERDEN KORKARIZ”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Özetle kitabı okuyun seveceksiniz &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-3599758991320359874?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/3599758991320359874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/12/kayip-sembol.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3599758991320359874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3599758991320359874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/12/kayip-sembol.html' title='KAYIP SEMBOL'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SydeQLHnX_I/AAAAAAAABfU/Xn12ZtIi-mE/s72-c/kay%25C4%25B1p%2520sembol_widec.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-5916842884340985585</id><published>2009-11-18T16:28:00.004+02:00</published><updated>2009-11-19T14:36:01.666+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deniz ürünleri'/><title type='text'>AHTOPOT SALATASI</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311199921752131794" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUsMFseSNI/AAAAAAAABVo/O4aRs-yKnbg/s400/100_0941-1.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;MALZEMELER&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;-&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; 1. Adet ahtapot (asla ahtopotun tamamını kullanmak zorunda değilsiniz.Derin dondurucuya atmadan önce tüketebileceğiniz porsiyonlara ayırabilirsiniz.)&lt;br /&gt;-2 .1-2 adet yeşil biber&lt;br /&gt;-3. limon suyu (dilediğiniz kadar)&lt;br /&gt;-4. 1-2 adet taze soğan&lt;br /&gt;-5. kişniş yada maydonoz (dilediğiniz kadar)&lt;br /&gt;-6. Taze roka&amp;nbsp; (istenirse)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dövülmüş ahtapot dövülüp temizlenir 15-20 gün derin donducuda bekletilir ve kısık ateşte suyunu çekene kadar haşlanır. Haşlandıktan sonra derisi temizlenir . Ahtopot pembe beyaz bir hale gelir..1-2 parmak kalınlığında doğranarak servis tabağına aktarılır..Üzerine sızma zeytinyağı gezdirilir tuz karabiber serpilir. Kişniş veya maydonoz yaprakları ilave edilir limon sıkılır yanında taze soğan ve taze biberle servis edilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUo51eGcYI/AAAAAAAABVY/Lr4NobKr_-0/s1600/100_0944-1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311196309624353154" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUo51eGcYI/AAAAAAAABVY/Lr4NobKr_-0/s400/100_0944-1.jpg" style="display: block; height: 273px; margin-top: 0px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUseb4HqyI/AAAAAAAABVw/NlH5OrKaarg/s1600-h/100_0935-1.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Kaynak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Sayın E.Acurol’un “Kydonia Ayvalık Mutfağı” isimli kitabı&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-5916842884340985585?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/5916842884340985585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/11/ahtopot-salatasi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5916842884340985585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5916842884340985585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/11/ahtopot-salatasi.html' title='AHTOPOT SALATASI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUsMFseSNI/AAAAAAAABVo/O4aRs-yKnbg/s72-c/100_0941-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-477157157673803618</id><published>2009-11-18T16:14:00.001+02:00</published><updated>2009-11-18T16:14:00.290+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deniz ürünleri'/><title type='text'>KAĞITTA AHTOPOT</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUnNUwL0gI/AAAAAAAABUw/GNhkTj-YtKg/s1600-h/100_0948-1.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311194445415961090" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUnNUwL0gI/AAAAAAAABUw/GNhkTj-YtKg/s400/100_0948-1.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 398px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ahtapot en lezzetli deniz canlılarından biridir. Ancak Hazırlanması epeyce zordur.Ahtopot yıkandıktan sonra iyice köpürtülmeli her defasında denizde yada tuzlu suda yıkanmalıdır. Ardından derin dondurucuda 15-20 gün dondurulduktan sonra çıkartılıp beklemeden haşlamanız gerekiyor. Yukarıdaki işlemi yaptığınız takdirde lezzetinden endişe etmenize gerek yok. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;em&gt;Malzemesi &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;1- Doğal olarak 1 adet ahtopot&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;2- 1 adet defne yaprağı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;3- 3-4 adet defne yaprağı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;4- Birkaç adet karabiber tanesi &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;5- Zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;6- Soya sosu&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;7- 3-4 Adet sarımsak&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;8- 2-3 sap maydanoz&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;9- Sızma zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;em&gt;Yapımı&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;1- Derin dondurucudan çıkardığınız ahtapotu bekletmeden defne yaprakları ve karabiber taneleri ile birlikte suyunu çekene kadar haşlayın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;2- Ahtapotu içine alacak büyüklükte alüminyum folyonun parlak kısmını güzelce yağlayın. Soya sosunu ahtapotun düğmelerini çıkarmamaya dikkat ederek güzelce üzerine elinizle iyice yayın.Folyonun bir köşesine soyduğunuz sarımsak ve maydonozları koyun ve hava kaçırmayacak şekilde folyoyu kapatın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;3- 200 derecelik önceden ısıtılmış fırında ½ saat pişirin ve sıcak olarak servis edin..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;strong&gt;Not&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Ahtopotu haşladıktan sonra morumsu derisini ve düğmelerini asla soymaya kalkmıyorsunuz.Püf noktası budur aman dikkat.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUnD5UyDOI/AAAAAAAABUg/-2rjYz5vOhQ/s1600-h/100_0946.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311194283434446050" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUnD5UyDOI/AAAAAAAABUg/-2rjYz5vOhQ/s400/100_0946.jpg" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;strong&gt;Kaynak&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;Sayın E.Acurol’un “Kydonia Ayvalık Mutfağı” isimli kitabı (tarif birebir tutmasada ben deneye yanıla kendi damak zevkime uygun olan yöntemi sonunda buldum ve bu son halinden de epeyce memnunum&lt;/em&gt;)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-477157157673803618?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/477157157673803618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/03/kagitta-ahtopot.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/477157157673803618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/477157157673803618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/03/kagitta-ahtopot.html' title='KAĞITTA AHTOPOT'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUnNUwL0gI/AAAAAAAABUw/GNhkTj-YtKg/s72-c/100_0948-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-5224853735498541979</id><published>2009-11-13T12:41:00.001+02:00</published><updated>2009-11-13T12:42:33.925+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ordövrler-'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sebze yemekleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mezeler'/><title type='text'>ÇINTAR YAHNİSİ</title><content type='html'>&lt;div style="width: 300px;"&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/pV61jXUQKf/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/pV61jXUQKf/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #e6e6e6; padding-bottom: 1px; padding-left: 1px; padding-right: 1px; padding-top: 1px;"&gt;&lt;div style="float: left; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 4px; padding-top: 4px;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;form action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post" style="margin: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox" /&gt;&lt;input style="font-size: 12px;" type="submit" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="padding-top: 3px;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=pV61jXUQKf" rel="nofollow"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=pV61jXUQKf" rel="nofollow"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=pV61jXUQKf" rel="nofollow"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=pV61jXUQKf" rel="nofollow"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/pV61jXUQKf/" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/QEsVp1E9/tony-bennett-kd-lang-what-a-wonderful-world/"&gt;What A Wonderful World - Tony Bennett &amp;amp; K.D. Lang&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sv03DHxP5-I/AAAAAAAABes/leJej9FOApY/s1600-h/Resim+005.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" sr="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sv03DHxP5-I/AAAAAAAABes/leJej9FOApY/s320/Resim+005.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sonunda Çıntar mevsimi geldi..Çıntar yada çam mantarı…Kasım ayının ilk günlerinde yağmurla birlikte çıkmaya başlar.Bu günlerde en güzel olduğu zaman.Eşim tek tek elde seçilmiş daha sabahın sekiz buçuğunda pazardan taze alınmış bir torba dolusu çıntarla çıka geldiğinde nasıl yapacağımı düşünmeye başladım.Çünkü, bu defa farklı bir şey yapmak istiyordum.Çok az yağ ile stir fried tarzında baharatla birlikte kavurabilirdim yada una bulayıp kızgın yağda kızarttıktan sonra limonla birlikte yenmek üzere servis edilebilirdim. Özünde çok lezzetli bir mantar olduğundan nasıl pişirirseniz pişirin nefis olur. Çıntar renk olarak yeşilli ve turuncu olduğundan hemen pazarlarda fark edilir. Mevsimi kısa olan kuzu göbeği gibi lezzetli enfes doğal ürünlerden biridir. Korkmayın kendine çok özgü bir yapısı olduğundan beyaz şapkalı mantarlar gibi zehirlisi ile karıştırılmasına imkan yoktur.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;En sonunda etin yahnisi oluyor da neden mantarında yahnisi olmasın dedim ve yaptım. Aman çok da iyi yapmışım çok nefis oldu doğrusu…Kesinlikle tavsiye ederim. Bence mutlaka deneyin…&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun tarifimiz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;1-1 kilo çıntar mantarı-temizlenmiş yahnilik olacak şekilde kesilmiş.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;2-2-3 adet domates kabuğunu ve çekirdeklerini ayırıp küp küp kesin&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;3-6 adet taze soğan.Taze soğanın yeşil yapraklarını mümkün olduğunca uzun tutarak temizleyin.Soğanın beyaz kısımlarını yemeklik olacak şekilde incecik çentin.Yeşil yapraklı kısmını ise eni bir parmak kalınlığından az olmayacak şekilde kalınca doğrayın ve ayrı bir yere koyun&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;4-6 diş sarımsak&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;5-1 kaşık tereyağı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;6-2 kaşık naturel zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;7-1 bardak sek kırmızı şarap&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;8-1 tatlı kaşığı mısır nişastası&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;9-tuz ,karabiber,kekik&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sv02tuTnV1I/AAAAAAAABek/WW8lrSFbhPw/s1600-h/Resim+004.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" sr="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sv02tuTnV1I/AAAAAAAABek/WW8lrSFbhPw/s400/Resim+004.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;Yapımı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;1-Önce şarabınızı açın ve havalandırın. Aslında mantar yıkanmaz ama çıntardan çıkan toprağa her seferinde şaşırdığımdan ben yıkıyorum. Çıntarları yıkadıktan sonra keserken içini dikkatlice kontrol edin. Henüz bu mevsimde olmaz ama 1-2 ay sonra bazı çıntarlarda minik kurtçuklar görebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;2-Yıkama ve kesme işlemini bitirdikten sonra şarabınızın bir bardağını yemeklik olarak ayırın. Kalanı ise bir kadehe koyun ve yemek yapmayı mümkün olduğunca keyifli hale getirin. Ben şarap olarak yemekte Cabarnet Sauvignon kullandım. Yemeğiniz pişerken sizde kadehinizden keyifle minik yudumlar alabilirsiniz. Hatta güzel bir Ella Fitzgerald da dinledim ben yaparken.Tercihen kalın dipli geniş bir tavada (yada teflon tavada) kabukları soyulmuş sarımsakları tereyağı ve zeytinyağı karışımında çevirin. Sarımsaklar altın rengini alınca yağdan alın ve atın.Atmayabilirsinizde bir kenara koyun sonra yahniniz pişerken ekmek ve şarapla birlikte atıştırabilirsiniz..Sarımsakların kavrulurken çıkan o nefis kokuya duyarsız kalmak epey zor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;3-Kızgın yağa mantar, şarap , domates, taze soğanın beyaz kısımlarını , tuz ve karabiber ekleyin. Mantar yumuşayıncaya ve biraz suyunu çekinceye dek pişirin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;4-Bir tatlı kaşığı mısır nişastasını suda ezin ve mantarın üzerinde gezdirin. Hemen kekik ve taze soğanın irice kesilmiş yeşil yapraklarını ekleyin ve birkaç dakika daha pişirin.Bu arada aklınızda olsun tahta kaşık kullanın ve karıştırma işlemini çok nazikçe yapın ki bu gevrek mantar parçalanıp yahninin görüntüsünü bozmasın. Hatta daha iyisi kaşık kullanmak yerine tavayı sallayarak karıştırmayı tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;5-Yahninizi çukur ve mümkünse toprak bir kaba aktarıp sıcak olarak servis edin.İster ana yemek olarak ister ızgara et yanında veya en kötüsü makarna ile birlikte her şekilde nefis oluyor.adına doyamayacaksınız. Üstelik bu yahniyi kültür mantarıyla da yapabilirsiniz. Ancak çıntarla bambaşka oluyor emin olun.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sv02brQCn4I/AAAAAAAABec/4luucTlT500/s1600-h/%C3%87INTAR+YAHN%C4%B0S%C4%B0+012.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" sr="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sv02brQCn4I/AAAAAAAABec/4luucTlT500/s400/%C3%87INTAR+YAHN%C4%B0S%C4%B0+012.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-5224853735498541979?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/5224853735498541979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/11/cintar-yahnisi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5224853735498541979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5224853735498541979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/11/cintar-yahnisi.html' title='ÇINTAR YAHNİSİ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sv03DHxP5-I/AAAAAAAABes/leJej9FOApY/s72-c/Resim+005.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-5170386488887059704</id><published>2009-10-12T15:00:00.000+03:00</published><updated>2009-10-12T15:00:53.668+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitaplar'/><title type='text'>VAMPİR GÜNLÜKLERİ-Uyanış ve Savaş</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/StMZorrJRCI/AAAAAAAABeQ/FHSdgBc_4uQ/s1600-h/awakeningstruggle1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img $r="true" border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/StMZorrJRCI/AAAAAAAABeQ/FHSdgBc_4uQ/s320/awakeningstruggle1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Al bir twilight serisi daha.Okulun en güzel ama öksüz ve yetim sarışın kızı yakışıklı italyan asıllı yeşil gözlü bir vampire aşık olur.Vampirde ona.Bir fark var iyi vampirimizin kötü ağabeyside&amp;nbsp; aşıktır kızımıza.15-17 yaş grubu için değişik bir romantizim türü..O yaşda olanlar sevebilir..Pazar günü evde tembel tembel yayılıp yarı kitap okuyup yarı uyuklayarak okunabilecek bir kitap..Mutlaka bir arkadaşınızdan ödünç yada ikinci el almayı tercih edin..Hiç olmadı sabredin dizisi yakında ekranlarda.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-5170386488887059704?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/5170386488887059704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/vampir-gunlukleri-uyans-ve-savas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5170386488887059704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5170386488887059704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/vampir-gunlukleri-uyans-ve-savas.html' title='VAMPİR GÜNLÜKLERİ-Uyanış ve Savaş'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/StMZorrJRCI/AAAAAAAABeQ/FHSdgBc_4uQ/s72-c/awakeningstruggle1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-3018736454477099388</id><published>2009-10-09T16:23:00.000+03:00</published><updated>2009-10-09T16:23:42.677+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitaplar'/><title type='text'>SÜRÜ</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss85Ef0p7bI/AAAAAAAABeI/bknFN1BshA4/s1600-h/dunyanintumsorunubirsur0d0183b40ccc1ee5by.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img $r="true" border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss85Ef0p7bI/AAAAAAAABeI/bknFN1BshA4/s320/dunyanintumsorunubirsur0d0183b40ccc1ee5by.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;TOPLAM 21 DİLDE YAYIMLANAN VE TÜM DÜNYA'DA 3 MİLYONDAN FAZLA SATAN FENOMEN!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Peru sahilinde bir balıkçı kaybolur. Norveçli petrol arama uzmanları deniz tabanında yüzlerce kilometrekarelik alanın garip organizmalar tarafından işgal edildiğini keşfeder. Bu sırada İngiliz Kolombiyası sahili boyunca balinalar korkutucu bir değişim geçirir. Olayların birbirleriyle hiçbir alakası yok gibi görünmektedir. Ama tesadüflere inanmayan iki bilim adamı, bu durumun kaynağını araştırırken en korkunç kâbuslarıyla yüz yüze gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Sürü'yü okurken dünya yıkılsa fark etmeyeceksiniz." Die Welt&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Satış rekorları kıran bir kitap... Tatil güneşi ne kadar sıcak olursa olsun tüyleriniz ürperecek... İyi eğlenceler. " Evening Standard&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Bu 800 nefes kesici sayfadan sonra denizlere çok farklı bir gözle bakacaksınız&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;*****&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Kitabı soluksuz okuyamadım maalesef.Bir kere&amp;nbsp;uzanarak veya şehir içi seyahatlerde okumak için çok ağır...Konu çok ağır ilerliyor ..Ben çok sevmedim.Hatta daha kitabın başlarında okuması için arkadaşıma verdim...Bitirebilmek için de çaba harcamam gerekti. Gerçi gazetelerdeki bazı haberleri okuyunca acaba diye sormadan da edemedim...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-3018736454477099388?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/3018736454477099388/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/suru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3018736454477099388'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3018736454477099388'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/suru.html' title='SÜRÜ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss85Ef0p7bI/AAAAAAAABeI/bknFN1BshA4/s72-c/dunyanintumsorunubirsur0d0183b40ccc1ee5by.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-4374163080970128471</id><published>2009-10-09T16:16:00.004+03:00</published><updated>2009-10-09T16:24:12.429+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitaplar'/><title type='text'>FLORANSA BÜYÜCÜSÜ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss84HweO3QI/AAAAAAAABeA/8NlWAWm_QGA/s1600-h/can9789750710834_tn.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img $r="true" border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss84HweO3QI/AAAAAAAABeA/8NlWAWm_QGA/s320/can9789750710834_tn.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Salman Rushdie’nin “Bu kitabı yazmak için yıllarca okuyup araştırma yapmam gerekti,” dediği roman, türlü türlü anlatıcılar, gezginler, serüvenciler tarafından aktarılan, Babur İmparatorluğu ve Osmanlılar, Moğollar ve Rönesans Floransa’sının tarihine ve kültürlerine göndermeler yapan, bölgenin tarihini masallarla kaynaştıran büyüleyici bir yapıt. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaptaki cinsellik ve erotizmin odağı olan güzeller güzeli Floransa Büyücüsü, aslında erkekler dünyasında kendi yazgısına kendisi egemen olmak isteyen bir kadın. Ama kendi kaderine hükmederken, hükümdarların yazgısını bile değiştiriyor ve en parlak dönemlerini yaşayan Mugal payitahtı ile Floransa’nın toplumsal yaşamlarında bir dönüm noktası oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Floransa Büyücüsü, kader, güzellik, savaşlar, tılsımlar ve sadakatle örülmüş bir yolda Rönesans İtalya’sının saraylarından Hindistan’ın uzak kıyılarına bir solukta uzanacağınız bir başyapıt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar: Salman Rushdie&lt;br /&gt;Yayınevi: Can Yayınları&lt;br /&gt;Çevirmen: Begüm Kovulmaz&lt;br /&gt;Sayfa sayısı: 390&lt;br /&gt;Basım tarihi: Ağustos 2009&lt;br /&gt;Kategori: Dünya Edebiyatı / Klasikler&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;*** &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bu kitap büyülü bir dünya…Salman Rushdie ‘nin usta kaleminden kitap okumak büyük bir zevk…Ben beş üzerinden beş veriyoruım tam yedi yıldız aldı benden kesinlikle tavsiye ederim…Mutlaka okuyun…Kitabın ilk sayfasından itibaren kendinizi kaptıracak ve kopamayacaksınız.Ben okumaya başladığım da Simyacı’ ya benzettim ve aynı keyifle yalayıp yuttum. Okumamak büyük bir kayıp. Müptelaların mutlaka tadına bakması lazım.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-4374163080970128471?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/4374163080970128471/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/salman-rushdienin-bu-kitab-yazmak-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4374163080970128471'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4374163080970128471'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/salman-rushdienin-bu-kitab-yazmak-icin.html' title='FLORANSA BÜYÜCÜSÜ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss84HweO3QI/AAAAAAAABeA/8NlWAWm_QGA/s72-c/can9789750710834_tn.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-4315456214284707073</id><published>2009-10-09T16:15:00.000+03:00</published><updated>2009-10-09T16:15:30.373+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitaplar'/><title type='text'>ATEŞİ YAKALAMAK</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss83aErioyI/AAAAAAAABdw/XUCGaGjVL-E/s1600-h/79903720.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img $r="true" border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss83aErioyI/AAAAAAAABdw/XUCGaGjVL-E/s320/79903720.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Açlık oyunlarının ikinci kitabı olan ateşi yakalamak da bir başkaldırının nasıl başladığını bir insanın nasıl sembolleşebileceğini göreceksiniz . İlki kadar heyecanla okunan bir kitap umarım 3.serisi de gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben çıkar çıkmaz alarak zevkle okuduğum bu kitaba 4 yıldız veriyorum. Bu türün meraklılarına tavsiye ederim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KERMİT&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-4315456214284707073?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/4315456214284707073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/atesi-yakalamak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4315456214284707073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4315456214284707073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/atesi-yakalamak.html' title='ATEŞİ YAKALAMAK'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss83aErioyI/AAAAAAAABdw/XUCGaGjVL-E/s72-c/79903720.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-4026165422608900670</id><published>2009-10-09T16:13:00.001+03:00</published><updated>2009-10-09T16:25:00.517+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitaplar'/><title type='text'>AÇLIK OYUNLARI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss8208mPr5I/AAAAAAAABdo/a5u5SFPzOL0/s1600-h/aclik-oyunlari_suzanne-collins%5B1%5D.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img $r="true" border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss8208mPr5I/AAAAAAAABdo/a5u5SFPzOL0/s320/aclik-oyunlari_suzanne-collins%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Sevgili okuyucu,&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;İnsanlar uzunca bir süredir, yeni genç yetişkin üçlememin ilk kitabı olan Açlık Oyunları’m yazmaya nasıl başladığımı merak ediyorlar. Sanırım bunun en önemli nedeni, bu kitabın, orta öğretim seviyesindeki okuyucular için kaleme aldığım Gregor tlıe Overlander serisinden çok farklı olması.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Açlık Oyunları’na ilham veren asıl öğeyi tayin etmek ger­çekten çok güç. Sanırım ilk tohumlar, sekiz yaşında mitoloji saplantılı bir çocuk olarak, Theseus’un hikayesini okuduğum günlerde atılmıştı. Mitolojiye göre, Atina halkı, geçmiş eylem­lerinin cezası olarak, belli aralıklarla, yedi genç kız ve yedi delikanlıyı, Labirent’e kapatılacakları ve canavar Minotor’a yem olacakları Girit’e göndermek zorundaydılar. Sadece bir üçüncü sınıf öğrencisi olmama rağmen, verilen mesajın mer­hametsizliğini takdir edebilmiş olmalıyım. “Bizimle uğraşırsa­nız, sizi öldürmekten beter eder; çocuklarınızı öldürürüz.”&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bunun dışında, çokça seyrettiğim, Romalıların idamları sosyal bir eğlenceye dönüştürme kabiliyetlerini dramatize eden gladyatör filmleri; askeri uzman olan babamın bizi ta­tillerde götürdüğü savaş alanları ve lise yıllarımda bir kılıç dövüşü kumpanyasıyla birlikte çıktığım turne bende erken dönemde iz bırakmış birkaç olay olarak sıralanabilir. Ancak Katniss’in hikayesinin zihnimde canlanması, yakın zamanda reality TV programlarıyla gerçek savaş görüntüleri arasında, kanal kanal gezdiğim döneme rastlıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Belki de birinci teki! şahısla yazdığım için, Katniss kalbi­me çok ama çok yakın bir karakter oldu. Onun sizin kalpleri­nize giden yolu da keşfedeceğini umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;En iyi dileklerimle,&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Suzanne Collins.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;***&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Ben bu kitaba 3 yıldız verdim arkadaşlar okumanızı tavsiye ediyorum. Öncelikle okunması oldukça kolay tüm best seller kitaplarının olduğu gibi ancak bu karamsar dünya oldukça iyi yaratılmış. Terör ve genç çocukların birbirini öldürülmesinin bir gösteriye dönüştürülmesini bugünkü realite şovlarından çok farklı bulmuyorum.Bizler her gün izlediğimiz yarışmalarda gazetelerin 3.sayfa haberleriyle beslenip kanıksamadık mı acıyı..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Katniss küçük kardeşinin yerine aday olduğunda aklında sadece onu korumak vardı.Ama içine adım attığı şov dünyası ve çevresindeki korkunç tüketim kendi açlığıyla karşılaştırıldığında inanılmaz boyutlardaydı.Aynı ülkede açlık sınırında yaşayan kendi mıntıkası ve lüksün bolluğuna doymuş kişiler.Onların oyunlara gönderdikleri çocuklarda daha iyi eğitimli ve güçlülerdi ve üstelik açlık oyunlarını sadece bir kişi kazanabilirdi. Katniss yaşayacak mıydı ailesinin ona ihtiyacı vardı ve dahası bu uğurda kaç kişiyi öldürmesi gerekiyordu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-4026165422608900670?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/4026165422608900670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/sevgili-okuyucu-insanlar-uzunca-bir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4026165422608900670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4026165422608900670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/10/sevgili-okuyucu-insanlar-uzunca-bir.html' title='AÇLIK OYUNLARI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Ss8208mPr5I/AAAAAAAABdo/a5u5SFPzOL0/s72-c/aclik-oyunlari_suzanne-collins%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-2866764573349116573</id><published>2009-09-25T11:56:00.007+03:00</published><updated>2009-09-25T12:22:14.847+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>DATÇA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SryJXQwGUeI/AAAAAAAABc0/XBu1ZPK0mjM/s1600-h/datca_II.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5385330287154975202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SryJXQwGUeI/AAAAAAAABc0/XBu1ZPK0mjM/s400/datca_II.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Nerden başlamalı anlatmaya bilmem ki Datça’yı. Nereye baksan deniz, kekik , badem. Bir yandan göz alabildiğine Ege öte yandan ufka kadar Akdeniz. Dünyanın en güzel yerlerinden bir olmalı bu incecik asi başlı yarım ada. Bu kadar dik yamaçlar bu kadar baş döndürücü manzaralar sadece filmlerde değilmiş . Datça’ya aşık olmamak mümkün mü? Şu güzelim ülkemin her suyunda denize girdim. Ben ki Datça’yı görmemiştim. Ne gaflet. Suyun ısısı bu kadar mükemmel mi olur. Eğer ilahi bir ses gelse ve deseki eyy ölümlü nerde yaşamak istersin. Datça derim. Datça da yaşamak isterim tenim tuzlu tuzlu.Ve Datça’da ölmek şairin dediği gibi.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Beni kuzum Datça’ya gömün &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Geçin Ankara’yı İstanbul’u! &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Oralar ağzına kadar dolu &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Alabildiğine de pahalı,&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Örneğin Zincirlikuyu’da &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Bir mezar 750 milyona &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Burası nispeten ucuzluk &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Ortada kalma tehlikesi de yok &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Hayır dua da istemez, &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Dediğim gibi beni Datça’ya gömün &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Şu deniz gören mezarlığın orda, &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Gömü sanıp deşerlerse karışmam ama!&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Can YÜCEL&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Datça’da çok sakin bir otel olan &lt;a href="http://www.gabaklar.com.tr/"&gt;Gabaklar&lt;/a&gt;’da kaldık. İlk defa bir otelden ayrılırken içim sızladı. Daha gezilecek yerler var ama gitmesek gezmesek kalsak mı bu bungolavda. Sevmemeye imkan yok. Deniz harika. Mekan huzur dolu. Çocuğunuz varsa bırakın kendi haline siz takılın. Bir şey olmaz merak etmeyin çalışanların çocuklarıyla oynar o da. Akşam yemeğinde Pamuk en güvenli yer olarak yanınızdaki sota sandalyede kımıldamadan uykuya yatabilir. Kahvaltıda ise minik bir tarla kuşu arsızca masanıza gelip tereyağınızı didiklerse hiç şaşırmayın. Çok mütevazi ama kanmayın epey ünlü konukları var laf aramızda. Hani şu ortalarda çok gezinmeyen ama çok sevdiklerimiz vardır ya onlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Datça’da mutlaka tekne turuna katılmalısınız. Biz Knidos’a gitmeyi tercih ettik özellikle. Hayıt bükünden binerek katıldığımız tekne turuna çıkmadan önce aklımdaki tek düşünce “offf akşama kadar eller havaya muhabbetine nasıl katlanacağım” idi. Ama o da ne. Bizi Mozart karşılıyor. Knidosa doğru yol alırken teknenin burnunda uçarcasına yol aldığınızı hayal edin. Evet uçuyoruz. Dalgaların üzerinden havalanıyor ve tekrar aşağıya iniyoruz. Oğlum un dediği gibi “tekne sekiyor denizin üstünde kayrak taş gibi”. Deniz lacivertin en güzeli en yoğunu. Kayalar yamaçlar o kadar ihtişamlı ki esen rüzgara rağmen kımıldayamıyoruz yerimizden. Bu mekana eşlik eden Beethoven içimde fırtınalar koparırken zevkten sarhoş olmamak mümkün değil. Issız koylarda ise Vivaldi, Edith Piaf, Yve Montand ve daha niceleri bize eşlik ediyor. Manzarayla gözümüz müzikle ruhumuz enginleşti derken teknenin burnunda yakılıyor mangal ve çipuralar atılıyor ateşe. Kokuyu alır almaz turkuvaz sulardan sıyrılıp oturuyoruz sofraya. Kaptanımızın güzeller güzeli minik kızı miçoluk yapıyor. Yorgun ama keyifli bir günden dönüyoruz otelimize. Akşamı da güne uygun bir şekilde “&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=vQVeaIHWWck"&gt;moonlight&lt;/a&gt;” sonatı ile kapatıyorum mehtabı seyrederken. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Sonra ertesi gece bir mucize oluyor Mesudiye’li bir delikanlı ile Alman kız arkadaşının düğünü var otelde. Gelin başında çiçeklerle denizden geliyor yine Moon light sonatı ile birlikte . Tanımam etmem ama gözlerim doluyor. İki sevgili sahilde buluşuyorlar. Film gibi. Romantik, kutsal. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın. Beni beklemişler bu güzel nikah için. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Knidos ise tarih severler için bir hazine yolu düşenin görmemesi ayıp olur. Binlerce yıl önce yapılan Akdeniz yönündeki büyük liman Ve Ege de ki küçük liman hala iş görüyor. Oldukça büyük bir şehir tam bir kültür mozaiği ve dünyanın en büyük ticaret merkezlerinden biri imiş. Gittiğimizde ilginçtir geniş bir Alman arkeoloji öğrencisi yazıları çözüyor, aralarında tartışıyor ve planlarını çıkartıyorlardı şehrin. Sonradan teknik gezi yapmak için Türkiye’yi tercih ettiklerini öğreniyoruz. Ardından aklıma buradaki eserlerin nasıl yağmalandığı kaybolduğuna ilişkin haberler geliyor ve kahroluyorum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Datça denince ilk akla gelen bal ve bademi satan kişiler dolu yollarda ama biz Sındı köyü kooperatifinden almak için çıkıyoruz yola. Yükseldikçe yükseliyoruz ve varıyoruz kooperatife. Alışverişimizi yaptıktan sonra başlıyoruz sohbete Ömer amca ile. Bize nasıl kurduğunu nelerle uğraşmak zorunda kaldığını bahçede tahta sandalyelerde güzelim kahvelerimizi yudumlarken uzun uzun anlatıyor. Sonra dayanamayıp Köyün hanımlarının yaptığı bir el oyası yemeni ve allı güllü bir şal daha alıyorum. Biraz daha nurlu badem alsak mı bal ve polen yetecek mi derken geri dönüyoruz. Ancak bir ayrıntı vereyim kekik balı enfes mutlaka deneyin. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Datça’ya gittiğiniz zaman mutlaka deniz kıyısında Romalılardan kalma havuza gidin. Ilık ve tatlı kaplıca suyunun denizden sadece beş metre kadar olan yerde havuzlandığı bu yer çocuklar için nefis bir eğlence yeri olmuş. Ardından olmazsa olmaz Eski Datça’ya gidiyoruz. Evler nefis, mekan harika özgün ürünler satan sanatçıların dükkanları harika. Çocukların oyun oynadığı park bile kalbimi çalıyor. Burda çocuk olmak ne kadar büyük bir şans. Elbette Can Yücel’i anmamak imkansız. Evinin önünden geçiyoruz ama o öğlen sıcağında dingin duran ev halkını ve eşini rahatsız etmekten çekiniyor ve sadece iç geçirerek oturuyoruz bir kafeye. Üzgünüm, çok güzel bir mekanda yediğim çiğ mantı verdiğim yüksek ücretle mideme oturuyor. Olsun acemilik işte bir daha sefere bilerek gelir ve yemeğimizi yeriz. Ancak palamut bükündeki Adamik restaurantı önerebilirim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Datça harika artık uğrak mekanlarımdan biri mutlaka olacak.Şeker bayramına yer bulamadık ama kurban bayramında umarım yolumuz Datça’ya düşer.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-2866764573349116573?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/2866764573349116573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/09/datca.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2866764573349116573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2866764573349116573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/09/datca.html' title='DATÇA'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SryJXQwGUeI/AAAAAAAABc0/XBu1ZPK0mjM/s72-c/datca_II.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8688459074615782314</id><published>2009-09-24T15:26:00.010+03:00</published><updated>2009-09-24T16:26:12.302+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>Mimlendim</title><content type='html'>&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/AzWxEH_V5_/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/AzWxEH_V5_/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=AzWxEH_V5_" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=AzWxEH_V5_" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=AzWxEH_V5_" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=AzWxEH_V5_" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/AzWxEH_V5_/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/rkuEMjpu/ka-pipina-ti-se-meli-esenane/"&gt;Ti se meli esenane - Ka Pipina&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhaba,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Datça ,Bozcaada, Ayvalık, Çeşme ve Burhaniye Ören civarlarında fink atarken ve öte yandan yaşasın oğluşum okullu oldu hadi kayıt yaptıralım, giysilerini ve kitap defterlerini hazırlayalım derken bir baktım &lt;a href="http://mutlulukmutfaktagizlidir.blogspot.com/"&gt;Burçak&lt;/a&gt; tarafından mimlenmişim. Ay bir telaş bende şu izinde bilgisayar açılmayacak diye neden diretmişim ki bak mimlenmişim işte ne olacak şimdi diye dertlenirken en iyisi sormak dedim ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;“Burçak canım arkadaşım soruyorum sana bu mimlenmek nasıl bir şey ne işe yarar söylesene!”.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağolsun hemen cevapladı. Neyse canım, merak etmeme gerek yokmuş. Sorulara cevap verecekmişim o kadar.Evet cevaplıyorum madem, buyrunuz :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5385021898865700946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 396px; CURSOR: hand; HEIGHT: 420px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Srtw4s2W8FI/AAAAAAAABcs/kxHb86hRhL8/s400/redwindow.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1-Bloguna neden bu adı verdin?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evi ev yapan temel taşlarından biri olarak ben mutfağı görüyorum.Hayalimdeki mutfak aslında son derece modern her türlü aleti olan Kitchen Aidlerin baş köşeye yerleştiği hemen yanında ekmek makinasının durduğu bir mutfak değil. Oldum olası mutfakta oturmayı. ders çalışmayı muhabbet etmeyi sevmişimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayalimdeki mutfak elbette büyük olacak. O mutfağa yakışan görkemli bir pencere hayal ediyorum, İşte o pencereninin önündeki girintide sardunya ve begonya çiçekleri olmalı. Dik dursunlar diye incecik bir sopayla desteklenmiş ve nazar değmesin diyerek belki sopa ucuna yumurta kabuğu bile takılmıştır. O güzelim geniş pencerenin önünde minderleriyle eski usul bir divan yerleştirmeli .Bazı minderlerini anneciğimin orlondan ördüğü kılıflarla kaplamalıyım ve sabah kahvemi orada almalıyım. Çocuklar için reçel yapılmalı ,bayramlarda kadayıf ve börekler fırına atılmalı , akşamları ise dolma pişirerek ocaktan indirmeli aile efradına.Öğleden sonrası dost muhabbetlerine çay demlenmeli. Neler yapılacak, nerelere gidilecek o mutfağın masasının kalp ve çiçek desenli örtüsünün üzerinde konuşulmalı.Hadiii anne lütfen falıma bak n’oolur demeliyim o köşedeki mutfak sobasının yanında…Mutfaklar sıcak olmalı, çünkü ailenin kalbi orada atar. Mutfaklar sıcak olmalı, çünkü ister çalışsın ister ev hanımı olsun bayanların en çok zamanı orada geçer. Mutfaklar sıcak olmalı çünkü bendeniz Ege çocuğuyum sıcağı çok severim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2-Blog yazarken star tribiyle istediğin olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Star tribimi bilmem triplere pek girmem ama ben gibi olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3-En son aldığın garip şey?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Eveeet güzel bir soru ne olduğunu gerçekten bilmiyorum.&lt;br /&gt;Sanırım asla kullanmayacağım ama kooperatife destek olsun diye aldığım allı güllü şal olmalı…&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yoksa ağzıma bile koymadığım deniz kestanelerinden bir şişe dolusu almam mı? Ya da evde iki tane varken bu daha iyi diyerek üçüncü bir fotoğraf makinası almaya kalkmam mı? (Ama bulamıyorum eskilerini nereye koyduysam) Hiç kullanmadığım ve unuttuğum hint cevizi rendeleme makinası mı? Elektrikçimize yaptırdığımız ve kullanmadığımız termostatlı çikolata eritme makinası veya alıp da tüketemediğim 6 kilo ham çikolata olabilir mi? Yoksa güya oğluma aldığım hamster mı? Üstelik sınıfını geçerse söz verdim isterse yavru kedi alacağım.Kan gövdeyi götürmez inşallah. Yada alıp da 2 gün içinde iade ettiğim Kaniş mi? Sizce ben karar veremiyorum Siz seçin desem yardımcı olabilir miydiniz acaba:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4-Şeker gibi olduğun anlar?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet bende bende Burçak la aynı fikirdeyim banyodan çıktığım zamanlar…Ohh yumuşacık sıcacık ne güselll&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;5-Arkadaşım artık sormayın şunu dediğin şeyler?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yaaa ne güzel incecik idin ne oldu sana da bu kadar kilo aldın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;6-Aynaya bakınca gördüğün?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bennnnn…Siz ne görüyorsunuz allasen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;7-Kendini okutan blog dediğin?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sıcacık,içten anlatıma sahip olan, özeleştiri yapabilen,öğrendiklerini paylaşabilen, yaşamdan keyif almayı bilen, içinden geldiği gibi yazabilen kişilerin blogları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;8-Bu blog sahibi / sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yerde karşılaşılabilir.Bir kitapçıda da veya gurme bir restaurantta bir tur gezisinde olabilir bu karşılaşma! Çeşme ; Ayvalık olabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mimimi tamamladım. Şimdi ben de &lt;a href="http://chaoticgonderiler.blogspot.com/"&gt;Chaotic Gönderiler’ &lt;/a&gt;i ve &lt;a href="http://www.mordeniz.blogspot.com/"&gt;Mor Deniz’i &lt;/a&gt;mimliyorum..&lt;br /&gt;Hepinize sevgiler…Tekrar görüşüene kadar byeee anacım &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8688459074615782314?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8688459074615782314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/09/mimlendim.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8688459074615782314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8688459074615782314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/09/mimlendim.html' title='Mimlendim'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Srtw4s2W8FI/AAAAAAAABcs/kxHb86hRhL8/s72-c/redwindow.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-2145353900962452007</id><published>2009-08-04T11:24:00.005+03:00</published><updated>2009-08-05T09:44:06.816+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ordövrler-'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mangalda lezzetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sebze yemekleri'/><title type='text'>İLAHİ MISIR</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SnfxepVyzEI/AAAAAAAABcU/77FcDjbhjng/s1600-h/corn1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366022989830868034" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 194px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SnfxepVyzEI/AAAAAAAABcU/77FcDjbhjng/s400/corn1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bence Amerika’dan gelmiş en güzel en nefis sebzelerden biride Mısır. Her türlüsünü çok seviyorum. Turşusunu, tanelenmiş konservesini, salatanın üstünde pilavın içinde rus salatasında nerede olursa olsun. Salata için alıp da artan konserve tanelere kaşıkla saldırdığım çok olmuştur. Patlamış mısır olmayan bir sinema düşünemiyorum bile. Sinema dediğin içeriye adım attığında patlamış mısır ve gazoz kokmalı. Yani hangi kılığa girerse girsin tadı güzel ve aranan bir gıda…İşte bu nedenle yazımın adı "ilahi mısır". Eğer olimpos tanrıları bu sebzeyi bilselerdi onuda ambrosa gibi tanrılaştırırlardı:)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şimdi çok da uygun fiyata pazarlarda bulmak mümkün. 6-7 tanesini pazarda 1 tl.ye satın alabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Haşlamak problem değil. Kabuklarını çıkarın püsküllerini ayıklayıp güzelce yıkayıp uzun kalan saplarını koparıp attıktan sonra ister tencerede ister düdüklüde yapmak mümkün. Düdüklüde ben ½ saat tutuyorum. Ancak ister düdüklü tencerede ister sıradan tencerede yapılsın öncelikle mutlaka suyun kaynamasını bekleyin. Sonra mısırları ilave edin. Tencerede yapacaksanız; kaynayan suya mısır koçanlarını koyduktan üzerlerini başakların yaprakları ile kapatıp tencerenin kapağını yerleştirmenizi tavsiye ederim..&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Fakat eğer bana en çok hangisini seviyorsanız diye sorarsanız ben közlenmiş kebap mısıra bayılırım. Şimdi tam mevsimi sağda solda mısır satıcıları turluyor. İş dönüşü evden dönerken müşteri çekmek için yaptıkları hilebazlık her seferinde başımı döndürüyor ve nefsimle mücadele etmemi gerektiriyor. Kilo mu bu mücadeleyi gerektiren asla değil. Közde mısırı çok sevmeme ve kokusunun beni fena halde baştan çıkarmasına rağmen yemeğe çalışmak bende her seferinde hayal kırıklığına neden olur.Taneler ya kömürleşmiştir yada çiğ kalmıştır; Kurumuştur ve dişlere yapışır. Bütün o güzelim aroması dumanıyla birlikte uçup gitmiştir. Ancak geçenlerde üye olduğum yabancı sitelerden birinden aldığım bir mail beni öyle mutlu etti ki…Sanırım bu dertten muzdarip olan bir tek ben değilmişim…Hemen denedim ve sonuç mükemmeldi…Yapımı çok basit ama temelde çok büyük bir farklılık var. Bu yöntemle taneler kurumuyor kavrulmuyor yanmıyor ve buram buram mis gibi kokan tüm tadı üzerinde nefis bir közlenmiş mısır yiyebiliyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366023081620782034" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 334px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Snfxj_SNu9I/AAAAAAAABcc/zQUQYEkcFkE/s400/smokedbrisket024.jpg" border="0" /&gt; &lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Nasıl mı yapılıyor?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;1-Mısır koçanlarını aldıktan sonra dış yapraklarını kesinlikle ayıklamayın.&lt;br /&gt;2-İster elektrikli ister kömürlü isterseniz gaz ocağında ama mutlaka kapalı halde açılmamış koçanları yaprakları üzerinde iken yerleştirin. Tüm yaprakları kömürleşip kararana dek sık sık çevirerek 15-20 dakika kadar pişirin. (Eğer evde alüminyum folyonuz varsa alüminyum folyoyada sarabilirsiniz ama gene yapraklar üzerinde kalacak.)&lt;br /&gt;3-Kararan koçanlarınızı ateşten alın ve 5-6 dakika kadar bekletip elinize sardığınız bir mutfak havlusuyla yapraklarını ve püsküllerini ayıklayın. Dikkat edin çok sıcak oluyor.&lt;br /&gt;4-İster tereyağıyla ister sadece tuzla kendi buharında pişmiş nefis mısırlar ile tanışın. İnanın tadına doyamayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-2145353900962452007?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/2145353900962452007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/08/ilahi-misir.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2145353900962452007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2145353900962452007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/08/ilahi-misir.html' title='İLAHİ MISIR'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SnfxepVyzEI/AAAAAAAABcU/77FcDjbhjng/s72-c/corn1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6543414858838930674</id><published>2009-07-07T13:58:00.000+03:00</published><updated>2009-07-08T11:38:07.239+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Misafir sanatçılar'/><title type='text'>KİM ONLAR ? (ALINTIDIR)</title><content type='html'>&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/iAEsGD968N/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/iAEsGD968N/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=iAEsGD968N"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=iAEsGD968N"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=iAEsGD968N"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=iAEsGD968N"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/155/10/iAEsGD968N/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/r9eFEBy9/6_mijn_held_liesbeth_listmp3/"&gt;6. Mijn Held - Liesbeth List.mp3 - &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/R-JRwQZtSwI/AAAAAAAAAy4/NlCKG2nR-KQ/s1600-h/yaln%C4%B1z.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5179792410907855618" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/R-JRwQZtSwI/AAAAAAAAAy4/NlCKG2nR-KQ/s400/yaln%C4%B1z.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Canını acıta acıta acıtmayı öğretiyorlar.Dişlerini kenetlemeyi, avuçlarını sıkmayı. Gülümsemeyi öğretiyorlar, aslında ağlıyorken. Dimdik duruyorsun ruhun iki büklümken. Birini incitmenin yükünün hafif olduğunu öğretiyorlar aslında taşıyamazken. Gözü kara olmayı öğretiyorlar, cesaret koyuyorlar ceplerine. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Zamanların bedelsiz, bedava olduğunu söylüyorlar hesapsız harca diye. Ruhu esir alırken dili serbest bırakıyorlar, silahın belletiyorlar dilini. Düşlerini alıyorlar, masa sandalye veriyorlar yerine.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Seni kaybediyorlar kendi şehrinin sokaklarında. Bütün kapıları aynı renge boyuyorlar, çaldığında açmıyorlar. Arkandan taşlar atıyorlar, saklanıyorlar dönünce. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Gölgen bırakıyor peşini. Bütün aynaları kaldırıyorlar. Sana seni tarif ediyorlar, olman gereken. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kim onlar? Seni nerden tanıyorlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leyla&lt;br /&gt;08.06.2007&lt;br /&gt;00:47&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6543414858838930674?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6543414858838930674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/07/kim-onlar-alintidir.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6543414858838930674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6543414858838930674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/07/kim-onlar-alintidir.html' title='KİM ONLAR ? (ALINTIDIR)'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/R-JRwQZtSwI/AAAAAAAAAy4/NlCKG2nR-KQ/s72-c/yaln%C4%B1z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-7108395868452943127</id><published>2009-06-28T10:45:00.001+03:00</published><updated>2009-06-29T16:33:53.020+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>KÖR OLASIN DEMİYORUM KÖR OLMADA GÖR BENİ</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/yMgmr6UuLe4&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/yMgmr6UuLe4&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;div style="width:300px;"&gt;&lt;object width="300" height="110"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/ipwDoC7VoP/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/ipwDoC7VoP/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="background-color:#E6E6E6;padding:1px;"&gt;&lt;div style="float:left;padding:4px 4px 0 0;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form method="post" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" style="margin:0;padding:0;"&gt;&lt;input type="text" name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input type="submit" value="Search" style="font-size:12px;"&gt;&lt;div style="padding-top:3px;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=ipwDoC7VoP" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=ipwDoC7VoP" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=ipwDoC7VoP" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=ipwDoC7VoP" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/ipwDoC7VoP/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br/&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/rsVNtPzY/beigula-milvaaranjuezcarina-cuannaya/"&gt;//Milva//Aranjuez(Carina Cuannaya) - Beçigula&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;· &lt;a title="Muhibe Akarsu" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Muhibe_Akarsu"&gt;Muhibe Akarsu&lt;/a&gt; - 35 yaşında, Muhlis Akarsu'nun eşi&lt;br /&gt;· &lt;a href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Muhlis_Akarsu"&gt;Muhlis Akarsu&lt;/a&gt; - 45 yaşında, sanatçı&lt;br /&gt;· &lt;a title="Gülender Akça" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Gülender_Akça"&gt;Gülender Akça&lt;/a&gt; - 25 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Metin_Altıok"&gt;Metin Altıok&lt;/a&gt; - 52 yaşında, şair, yazar&lt;br /&gt;· &lt;a title="Ahmet Alan" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Ahmet_Alan"&gt;Ahmet Alan&lt;/a&gt; - 22 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Mehmet_Atay"&gt;Mehmet Atay&lt;/a&gt; - 25 yaşında, gazeteci&lt;br /&gt;· &lt;a title="Sehergül Ateş" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Sehergül_Ateş"&gt;Sehergül Ateş&lt;/a&gt; - 30 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Behçet_Aysan"&gt;Behçet Aysan&lt;/a&gt; - 44 yaşında, şair&lt;br /&gt;· &lt;a title="Erdal Ayrancı" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Erdal_Ayrancı"&gt;Erdal Ayrancı&lt;/a&gt; - 35 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Asım_Bezirci"&gt;Asım Bezirci&lt;/a&gt; - 66 yaşında araştırmacı, yazar&lt;br /&gt;· &lt;a title="Belkıs Çakır" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Belkıs_Çakır"&gt;Belkıs Çakır&lt;/a&gt;- 18 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Serpil Canik" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Serpil_Canik"&gt;Serpil Canik&lt;/a&gt; - 19 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Muammer Çiçek" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Muammer_Çiçek"&gt;Muammer Çiçek&lt;/a&gt; - 26 yaşında, aktör&lt;br /&gt;· &lt;a href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Nesimi_Çimen"&gt;Nesimi Çimen&lt;/a&gt; - 67 yaşında, şair, sanatçı, üç telli curanın son ustası&lt;br /&gt;·&lt;a title="Carina Cuanna" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Carina_Cuanna"&gt;Carina Cuanna&lt;/a&gt; - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci&lt;br /&gt;· &lt;a title="Serkan Doğan" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Serkan_Doğan"&gt;Serkan Doğan&lt;/a&gt; - 19 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Hasret_Gültekin"&gt;Hasret Gültekin&lt;/a&gt; - 23 yaşında şair, sanatçı, şelpe tekniğinin önderi&lt;br /&gt;· &lt;a title="Murat Güneş" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Murat_Güneş"&gt;Murat Güneş&lt;/a&gt;, &lt;a title="Murat Gündüz" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Murat_Gündüz"&gt;Murat Gündüz&lt;/a&gt; - 22 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Gülsüm Karababa" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Gülsüm_Karababa"&gt;Gülsüm Karababa&lt;/a&gt; -22 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Uğur Kaynar" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Uğur_Kaynar"&gt;Uğur Kaynar&lt;/a&gt; - 37 yaşında, şair&lt;br /&gt;· &lt;a title="Asaf Koçak" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Asaf_Koçak"&gt;Asaf Koçak&lt;/a&gt; - 35 yaşında, karikatürist&lt;br /&gt;· &lt;a title="Koray Kaya" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Koray_Kaya"&gt;Koray Kaya&lt;/a&gt; - 12 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Menekşe Kaya" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Menekşe_Kaya"&gt;Menekşe Kaya&lt;/a&gt; - 17 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Handan Metin" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Handan_Metin"&gt;Handan Metin&lt;/a&gt; - 20 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Sait Metin" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Sait_Metin"&gt;Sait Metin&lt;/a&gt; - 23 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Huriye Özkan" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Huriye_Özkan"&gt;Huriye Özkan&lt;/a&gt; - 22 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Yeşim Özkan" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Yeşim_Özkan"&gt;Yeşim Özkan&lt;/a&gt; - 20 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Ahmet Öztürk" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Ahmet_Öztürk"&gt;Ahmet Öztürk&lt;/a&gt; - 21 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Ahmet Özyurt hakkında bilgi" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Ahmet_Özyurt"&gt;Ahmet Özyurt&lt;/a&gt; - 21 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Nurcan Şahin" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Nurcan_Şahin"&gt;Nurcan Şahin&lt;/a&gt; - 18 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Özlem Şahin" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Özlem_Şahin"&gt;Özlem Şahin&lt;/a&gt; - 17 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Asuman Sivri" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Asuman_Sivri"&gt;Asuman Sivri&lt;/a&gt; - 16 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Yasemin Sivri" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Yasemin_Sivri"&gt;Yasemin Sivri&lt;/a&gt; - 19 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Edibe Sulari" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Edibe_Sulari"&gt;Edibe Sulari&lt;/a&gt; - 40 yaşında, sanatçı&lt;br /&gt;· &lt;a title="İnci Türk" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/İnci_Türk"&gt;İnci Türk&lt;/a&gt; - 22 yaşında&lt;br /&gt;· &lt;a title="Kenan Yılmaz hakkında bilgi" href="http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Kenan_Yılmaz"&gt;Kenan Yılmaz&lt;/a&gt; - 21 yaşında,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-7108395868452943127?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/7108395868452943127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/06/kor-olasin-demiyorum-kor-olmada-gor.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7108395868452943127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7108395868452943127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/06/kor-olasin-demiyorum-kor-olmada-gor.html' title='KÖR OLASIN DEMİYORUM KÖR OLMADA GÖR BENİ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-1226673192244890173</id><published>2009-06-24T15:04:00.002+03:00</published><updated>2009-06-25T11:24:14.579+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kekler ve pastalar'/><title type='text'>ÜZÜMLÜ KEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpqvMkPb4I/AAAAAAAABO0/l8keuPZDrbU/s1600-h/collage15.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5281150872104955778" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpqvMkPb4I/AAAAAAAABO0/l8keuPZDrbU/s400/collage15.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;½ paket oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı veya margarin&lt;br /&gt;3 kahve fincanı şeker&lt;br /&gt;1 paket vanilya&lt;br /&gt;1/2 su bardağı kuru üzüm&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;4 yumurta&lt;br /&gt;1 kahve fincanı süt&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı kakao&lt;br /&gt;3 fincan un&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Üzümleri ılık suya ıslatın. İyice kabarmasını bekleyip suyunu süzün ve kağıt havlu üzerine alın.&lt;br /&gt;2- Margarin şeker ve vanilyayı krema haline gelene kadar çırpın. Her bir yumurtayı karışıma iyice yedirerek teker teker kırın.&lt;br /&gt;3- Bir kahve fincanı sütü ekleyin.&lt;br /&gt;5-Kabartma tozu ve unu eleyerek karışıma ilave edin.&lt;br /&gt;6-Un, kakao ve kabartma tozunu ekleyerek çırpmaya devam edin.&lt;br /&gt;7-Hamurun birkaç kaşığını çırpma kabında bırakın ve kalanını yağlanmış unlanmış kalıbınıza aktarın.&lt;br /&gt;8- Ayırdığınız hamur ve üzümleri bir kaşıkla karıştırarak kalıptaki hamurun üzerine eşit şekilde dökün.&lt;br /&gt;9-175 derecelik fırında pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet Olsun. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-1226673192244890173?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/1226673192244890173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/uzumlu-kek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1226673192244890173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1226673192244890173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/uzumlu-kek.html' title='ÜZÜMLÜ KEK'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpqvMkPb4I/AAAAAAAABO0/l8keuPZDrbU/s72-c/collage15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-3211218954373064498</id><published>2009-06-08T12:05:00.016+03:00</published><updated>2009-06-12T10:15:37.775+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='salatalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mezeler'/><title type='text'>DENİZ FASULYESİ VE KAYA KORUĞU</title><content type='html'>&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/AzWxEH_V5_/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/AzWxEH_V5_/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt; &lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=AzWxEH_V5_" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=AzWxEH_V5_" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=AzWxEH_V5_" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=AzWxEH_V5_" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/AzWxEH_V5_/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/rkuEMjpu/ka-pipina-ti-se-meli-esenane/"&gt;Ti se meli esenane - Ka Pipina&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SizUn5yuInI/AAAAAAAABbs/8wx8t4zkNZo/s1600-h/DSCN2940.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5344880639775482482" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 348px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SizUn5yuInI/AAAAAAAABbs/8wx8t4zkNZo/s400/DSCN2940.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ege kıyılarında denize yakın tuzlu suyla yakın temasta olan yerlerde yetişen aromatik bitkilerden biri de deniz fasulyesidir. Genellikle deniz börülcesi ile yakın alanlarda görülürler. Bilmeyenler için çalı diye geçilecek bu bitkiyi iyi tanımazı tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz börülcesi ve kaya koruğundan daha farklıdır. Deniz börülcesi özellikle balık yanında meze; kaya koruğu ise özellikle turşu halinde ve yoğun aromasından dolayı salatalarda aroma artırıcı veya rakı mezesi olmak için bire bir biçilmiş kaftandırlar. Oysa deniz fasulyesi daha diri yapısı, hafif ve farklı aroması ile yemeklerin yanında salata olarak tüketilmek için süper bir bitki. İster makarna isterseniz de et yanında zevkle tüketebilirsiniz. Kaynar suya atarak haşlayın ve sarımsak limon ve zeytinyağı ile sosunuzu üzerinde gezdirerek servis yapın. Renklendirmek için üzerine domates ekleyebilirsiniz.Ama sadece klasik soslada zevkle tüketilebilir.Bu lezzeti tanımadan geçmemenizi tavsiye ederim.Turşusunuda hazırlayabilirsiniz ancak bu bitkide içerisinde tuz içerdiğinden salamurasını tuz ya hiçkullanmadan yada çok az ilave ederek  sirke limon tuzu ve sarımsak ile hazırlamanızı tavsiye ederim turşunuzu.Böylece bu lezzetten kışında mahrum kalmazsınız.Ayrıca Cunda’da haşlanmış deniz fasulyesi ile yapılan mücverleride fırsat bulursanız tatmadan geçmeyiniz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5346327771390113154" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 352px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SjH4yDKDdYI/AAAAAAAABb0/mX4zO0q-pmg/s400/DSCN2990-1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kaya koruğu ise denize bakan kayalıklarda yetişen bir bitki. Gene deniz suyu ile içli dışlı topraklardan geldiği için tuza fazla ihtiyaç duyulmuyor yapılırken.Bence kaya koruğu klasik ege usulü ot salatası yapılmaya uygun değil. Turşusunu tavsiye ederim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;O kadar farklı ve yoğun bir aroması var ki hayalgücünüzü istediğiniz kadar zorlayabilir ve yeni denemeler yapabilirsiniz. Bence  yemeklerin yanında tüketilebilir  ancak, özellikle salatalarda bir kaç yaprağı  ile  aroma artırıcı veya  içki ve balık mezesi olarak tüketilmesi daha uygun geliyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-3211218954373064498?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/3211218954373064498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/06/deniz-fasulyesi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3211218954373064498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3211218954373064498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/06/deniz-fasulyesi.html' title='DENİZ FASULYESİ VE KAYA KORUĞU'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SizUn5yuInI/AAAAAAAABbs/8wx8t4zkNZo/s72-c/DSCN2940.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-4591071116799168398</id><published>2009-06-08T11:20:00.004+03:00</published><updated>2009-06-08T11:28:21.721+03:00</updated><title type='text'>KAHVE KİTAP VE ÇİKOLATA ETKİNLİĞİ</title><content type='html'>&lt;div style="width:300px;"&gt;&lt;object width="300" height="110"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/2bAGH1HVOf/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/2bAGH1HVOf/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="background-color:#E6E6E6;padding:1px;"&gt;&lt;div style="float:left;padding:4px 4px 0 0;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form method="post" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" style="margin:0;padding:0;"&gt;&lt;input type="text" name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input type="submit" value="Search" style="font-size:12px;"&gt;&lt;div style="padding-top:3px;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=2bAGH1HVOf" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=2bAGH1HVOf" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=2bAGH1HVOf" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=2bAGH1HVOf" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/2bAGH1HVOf/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br/&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/33kxzRx_/bob-marley-the-wailers-satisfy-my-soul/"&gt;Satisfy My Soul - Bob Marley &amp;amp; the Wailers&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SizKqQ7k6iI/AAAAAAAABbc/1CoEK7sJjSg/s1600-h/3410181072_87383bfbfd_o.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5344869685230103074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 262px; CURSOR: hand; HEIGHT: 319px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SizKqQ7k6iI/AAAAAAAABbc/1CoEK7sJjSg/s400/3410181072_87383bfbfd_o.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Biraz meşakketli oldu bana ulaşması ama son hediyelerim sevgili Yaren den geldi.Çikolataların tadına önce tadına oğlum baktı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sevgili Yaren incelikli mektubuna ve güzel hediyelerine çok teşekkür ederim.Kitabını okumaya başladım bile.Nice arzu ettiğin hediyeler senin olsun.Yeni bir etkinlikte buluşmak ümidiyle.Etkinliği düzenleyen canım arkadaşım Burçak umarım yılmaz etkinliklerine devam edersin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5344869739639812834" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 399px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SizKtbn3MuI/AAAAAAAABbk/Q542-HhDVWY/s400/DSCN2952.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-4591071116799168398?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/4591071116799168398/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/06/kahve-kitap-ve-cikolata-etkinligi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4591071116799168398'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4591071116799168398'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/06/kahve-kitap-ve-cikolata-etkinligi.html' title='KAHVE KİTAP VE ÇİKOLATA ETKİNLİĞİ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SizKqQ7k6iI/AAAAAAAABbc/1CoEK7sJjSg/s72-c/3410181072_87383bfbfd_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-1720013116751736532</id><published>2009-05-28T15:17:00.011+03:00</published><updated>2009-06-05T11:10:17.844+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>PRİENNE</title><content type='html'>&lt;div style="width:300px;"&gt;&lt;object width="300" height="110"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/ZDp9p8MzLX/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/ZDp9p8MzLX/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="background-color:#E6E6E6;padding:1px;"&gt;&lt;div style="float:left;padding:4px 4px 0 0;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form method="post" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" style="margin:0;padding:0;"&gt;&lt;input type="text" name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input type="submit" value="Search" style="font-size:12px;"&gt;&lt;div style="padding-top:3px;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=ZDp9p8MzLX" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=ZDp9p8MzLX" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=ZDp9p8MzLX" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=ZDp9p8MzLX" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/ZDp9p8MzLX/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br/&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/jaWho71i/01-para-1wma/"&gt;01 Parça 1.wma - &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sh_HlVymsiI/AAAAAAAABbM/w5LxYZGXzAE/s1600-h/son.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5341207127403180578" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sh_HlVymsiI/AAAAAAAABbM/w5LxYZGXzAE/s400/son.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Güzel bir mayıs sabahı İzmir’den Söke yoluna çıkarak Prienne vardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prienne meraklısı için batı Anadolu'daki yerleşim yerlerinden en ilgi çekisi. Kalıntılar çok iyi korunmuş ve gezilmesi oldukça rahat bir şehir. Tüm dünyadan meraklılarını çeken bir mimarlık harikası. Athena tapınağının tiyatrosunun güzelliğini anlatılamaz. Efes’e yaklaşık uzaklığı 100 km ve Menderes nehrinin 10 km kadar yakınında yer almasına rağmen nehrin alüvyonu nedeniyle şimdi kilometrelerce kara içerisinde yer almaktadır. Athena ya adanmış bir şehir burası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehrin kapısında sizi uzun bir tırmanış bekler.Merdivenleri aşmak kolay değildir. Ama bu savaşı kazandığınız zaman ödülünüz hiç de küçümsenecek gibi değil. Muhteşem Athena tapınağında nehrin menderesler çizerek ufka doğru ilerlediği harika panoramayı doya doya seyredebilirsiniz. Öyle bir duygu yakalar ki sizi oracığa çöküp Güneş'in batışını izleyerek günü yatırıp şehre öyle veda etmek istersiniz. Athena tapınağının ihtişamından ise fanilerin etkilenmemesine imkan yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu muhteşem tapınak, dünyanın yedi harikasından biri olan Mauseleum'un da mimarı olan Karialı Pytheos'un eseridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehri bu kadar özle kılan şeylerden biride döneminin büyük düşünürlerinden Bias ı yetiştirmiş olmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca modern mimarinin baş tacıdır.Şehrin genişlikleri aynı olan altı anayolu ve bunları dik açıyla kesen 15 tali yolu vardır.Şehirdeki tüm kavşakları arasındaki mesafe aynı.Şehir tam 80 eşit alanlı bloga ayrılmış.Her blokta sekiz ev yer almakta.Ayrıca şehri gezerken temiz su ve kanalizasyon yapıları ve her yerdeki özenli işçilik fark edilmeyecek gibi değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlattıkça anlatası gelen iyon şehirlerinin en güzel örneklerinden olan Manhattan ın binlerce yıl önce tasarlandığı bu şehri mutlaka görmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5342250174790017490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 304px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SiN8OsGgodI/AAAAAAAABbU/EZFhQRRZ_Lk/s400/DSCN2877.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Şehirden çıkınca sizleri tatlı bir yorgunluk saracak elbette. Biraz dinlenip üşenmeden Karina’ya giderek kendinizi balıkla ödüllendirin. Denizin kıyısında yolun bittiği yerde bu minik koy. Bir tanecik lokantası ve balıkçılarının ağlarını ördüğü sakin huzurlu bir plajı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ilginç yerin en önemli özelliği Çipuraların yumurta bıraktığı alan olması.Yer altı kaynak suları denize karıştığı mekanda palmiyeler, tembel kayıklar, çocukların oyun arkadaşı ördekler ve tatlı bir imbat sizi bekliyor olacak. Deniz sığ ve mavinin tüm tonları süprizlerini sunacak.Üstelik size yolculukta arkadaşlık edecek olan sazlıklar ve panorama hiçde küçümsenecek gibi değil. Mevsiminde giderseniz kaya oyuklarında toplanmayı bekleyen deniz börülcesi ve kaya koruğu demetleri de ekstra bonus olarak yanınıza kar kalacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlaka gidin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5341206912207710754" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sh_HY0IAaiI/AAAAAAAABbE/DDSxOqN6T5w/s400/son1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-1720013116751736532?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/1720013116751736532/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/05/prienne.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1720013116751736532'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1720013116751736532'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/05/prienne.html' title='PRİENNE'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sh_HlVymsiI/AAAAAAAABbM/w5LxYZGXzAE/s72-c/son.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8871306297552629912</id><published>2009-05-20T14:22:00.000+03:00</published><updated>2009-05-20T13:44:20.774+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tuzlular'/><title type='text'>ÇATAL ÇÖREK</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpnhXrPSDI/AAAAAAAABOk/3DzkJM5A3Jk/s1600-h/100_0605-1.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpnZ5pnDfI/AAAAAAAABOc/z5ahNR20VK0/s1600-h/100_0605.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5281147207715065330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 215px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpnZ5pnDfI/AAAAAAAABOc/z5ahNR20VK0/s400/100_0605.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1 su bardağı süt&lt;br /&gt;1 su bardağı zeytinyağı,1 su bardağı erimiş margarin&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı şeker&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;Aldığı kadar un (yaklaşık 1 kg kadar)&lt;br /&gt;1 çay bardağı susam&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı çörek otu &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Aldığı kadar unla kulak memesi kıvamında bir hamur yoğurun. Çatal şeklini verip önce 1 yumurta akına ardından susam ve çörek otu karışımına batırın. Çok koyulaştırmadan orta hararetli fırında pişirin.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8871306297552629912?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8871306297552629912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/05/catal-corek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8871306297552629912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8871306297552629912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/05/catal-corek.html' title='ÇATAL ÇÖREK'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpnZ5pnDfI/AAAAAAAABOc/z5ahNR20VK0/s72-c/100_0605.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-2169865432574434756</id><published>2009-05-06T17:23:00.016+03:00</published><updated>2009-05-07T11:53:08.623+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>MARE NOSTRUM</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SgKZDqTeWBI/AAAAAAAABa8/Zb43QMR6wxQ/s1600-h/DEN%C4%B0Z.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332993196934715410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 269px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SgKZDqTeWBI/AAAAAAAABa8/Zb43QMR6wxQ/s400/DEN%C4%B0Z.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SgGe9ZHtLNI/AAAAAAAABa0/o66Bb06pnN4/s1600-h/DEN%C4%B0Z.jpg"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;En uzun koşuysa elbet&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Türkiye'de de Devrim &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;O, onun en güzel yüz metresini koştu &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;En sekmez luverin namlusundan fırlayarak... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;En hızlısıydı hepimizin, &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;En önce göğüsledi ipi... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Acıyorsam sana anam avradım olsun &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ama aşk olsun sana çocuk, Aşk olsun&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;CAN YÜCEL&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/xqBpKUSCor0&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/xqBpKUSCor0&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-2169865432574434756?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/2169865432574434756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/05/mare-nostrum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2169865432574434756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2169865432574434756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/05/mare-nostrum.html' title='MARE NOSTRUM'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SgKZDqTeWBI/AAAAAAAABa8/Zb43QMR6wxQ/s72-c/DEN%C4%B0Z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-4226065588612647725</id><published>2009-04-23T00:33:00.000+03:00</published><updated>2009-04-22T17:10:33.710+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tavuklu lezzetler'/><title type='text'>MAKEDONYA PAÇASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUMY1A4oDQI/AAAAAAAAA6k/ORgtlW20dlk/s1600-h/collage.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279090487257992450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 250px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUMY1A4oDQI/AAAAAAAAA6k/ORgtlW20dlk/s400/collage.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;· 3 kaşık un&lt;br /&gt;· 2 kaşık sirke&lt;br /&gt;· 4-5 diş sarımsak iyice dövülmüş&lt;br /&gt;· 1 adet yumurta&lt;br /&gt;· 2 bardak kadar et suyu yada sade su kullanılacak ise 1 adet tavuk bulyon&lt;br /&gt;&lt;div&gt;.tavuk göğsü yada herhangi bir parçası haşlanıp iri parçalara ayrılmış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanması&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bütün malzemeleri güzelce çırpıp ocağa koyun.Devamlı karıştırın.Boza kıvamına gelene kadar karıştırarak pişirmeye devam edin.Paçanız koyulaştıça su ilave edebilirsiniz.&lt;br /&gt;· Servis yaparken ( kızarmış sucuk misket köfte) didiklenmiş tavuk eti üzerine döktükten sonra kızdırlmış yağ ve biber gezdirerek sıcak olarak servis yapın. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Afiyet Olsun&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-4226065588612647725?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/4226065588612647725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/makedonya-pacasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4226065588612647725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4226065588612647725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/makedonya-pacasi.html' title='MAKEDONYA PAÇASI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUMY1A4oDQI/AAAAAAAAA6k/ORgtlW20dlk/s72-c/collage.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-3044973718111876710</id><published>2009-04-09T11:06:00.000+03:00</published><updated>2009-04-09T11:43:08.627+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>RÜZGARIN YIRTIK YERİ</title><content type='html'>&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/9KWqCiT0hw/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/9KWqCiT0hw/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt; &lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=9KWqCiT0hw" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=9KWqCiT0hw" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=9KWqCiT0hw" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=9KWqCiT0hw" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/9KWqCiT0hw/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/_FfU-TdQ/beigula-sezen-aksukavaklarmetin-altoka/"&gt;//Sezen Aksu//Kavaklar(Metin Altýoka) - Beçigula&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı,&lt;br /&gt;Sen kimin yetimisin,&lt;br /&gt;Kimi bekliyorsun durduğun yerde?&lt;br /&gt;Sağır bir günün sonunda dilsiz bir gece&lt;br /&gt;Sarıp sarmalıyor seni,&lt;br /&gt;Gökyüzü gıcırtıyla kapanıyor üstüne.&lt;br /&gt;Bak ömrün yarılandı,&lt;br /&gt;Karanlığı kullanmayı öğrenmelisin.&lt;br /&gt;Yazısı akmış ıslak bir sayfa elinde,&lt;br /&gt;Yara bere içinde morarıyor şiirlerin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık tutunacak kimsen kalmadı,&lt;br /&gt;Nasıl biliyorsan öyle düğümle zamanı.&lt;br /&gt;Bütün ölümleri gör,&lt;br /&gt;Birini evlat edin kendine.&lt;br /&gt;Oysa sen, boş bir kabın taş darası.&lt;br /&gt;Yine de denkleştirip gidiyorsun hayatı.&lt;br /&gt;Tuzağa yem, hançere bağ oluyorsun.&lt;br /&gt;Zehire katıyorlar seni, şair ne duruyorsun&lt;br /&gt;Gemilere bin, trenlere atla.&lt;br /&gt;Kimsenin umursamadığı, hiçbir işe yaramayan&lt;br /&gt;Kaldır şu gereksiz tanıklığı ortadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar tıkasan kulaklarını,&lt;br /&gt;Duymamaya çalışsan&lt;br /&gt;Göğsünde bir titreşimdir konuşmaları.&lt;br /&gt;Görmesen seslerden anlıyorsun.&lt;br /&gt;Kazdıkları çukuru, ördükleri duvarı.&lt;br /&gt;Çakılısın buzdan çivilerle&lt;br /&gt;Boynu bükük bir haçın üstünde.&lt;br /&gt;Yerde buluyorsun kendini her sabah,&lt;br /&gt;Yeniden gerilmek üzere,&lt;br /&gt;Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı&lt;br /&gt;Daha ne bekliyorsun durduğun yerde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katmerli yalanı gördün, yalınkat gerçeği,&lt;br /&gt;Bilicinin ürpererek söylediği&lt;br /&gt;Sevgi gereksinimlerini gördün kimilerinin,&lt;br /&gt;Tırnaklarını denemek için&lt;br /&gt;Yılanın deri değiştirmesini,&lt;br /&gt;Gülüşün kurdunu, sineğini gözün;&lt;br /&gt;Yüreğinde bir ağaç gürültüyle devrilirken,&lt;br /&gt;Aksayarak yürüyen umudun arkasından&lt;br /&gt;Gülün kanayan hüznünü gördün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tanıksın ölümün pazarlık ettiğine&lt;br /&gt;Toptan ve perakende,&lt;br /&gt;Pantolon ütüsünün keskinliğine,&lt;br /&gt;Bozulup bütünlenmesine paranın,&lt;br /&gt;Mevsimsiz bir çocuğun kekre yüzüne,&lt;br /&gt;Yabancı işçiliğine martının&lt;br /&gt;Deniz olmayan bir uzak ülkede,&lt;br /&gt;Daha binlerce, binlerce şeye.&lt;br /&gt;Yaz bunları ve imzala sana yetecekse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana delik deşik bir yürekle&lt;br /&gt;Pası küflü, çürümeyi söyle.&lt;br /&gt;Yangın yerlerinin katran gözyaşlarını,&lt;br /&gt;Bana göçüğün kırık kemiklerini,&lt;br /&gt;Sancısını suyun, rüzgarın yırtık yerini&lt;br /&gt;Ve bunlardan payına düşeni söyle.&lt;br /&gt;Ne kadarı kaldı babandan,&lt;br /&gt;Sen ne ekledin üstüne,&lt;br /&gt;Acının sana getirdiği ürem ne?&lt;br /&gt;Şair bana mutluluktan söz etme,&lt;br /&gt;Beyaz baston kullanan bir dille.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tanıksın daha nelere?&lt;br /&gt;Testi gömüyorlar göğsüne eskisin diye,&lt;br /&gt;Keçe gibi kimi zaman, parlatmak için&lt;br /&gt;Bakır kaplara sürüyorlar seni&lt;br /&gt;Şair hiçbir tansık bekleme,&lt;br /&gt;Dolaş yıkıntılar, çöplükler içinde,&lt;br /&gt;Sen ey gülünç ve deli mesih;&lt;br /&gt;Ölmeyi bilmediğine göre,&lt;br /&gt;Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı&lt;br /&gt;Pelteleşmiş yapışkan haçını&lt;br /&gt;Islık çalarak sokaklarda sürükle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Metin Altıok&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322606225670098242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sd2yKXBZTUI/AAAAAAAABWc/PabxFT7quD4/s400/Death_and_Desolation.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-3044973718111876710?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/3044973718111876710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/04/ruzgarin-yirtik-yeri.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3044973718111876710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3044973718111876710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/04/ruzgarin-yirtik-yeri.html' title='RÜZGARIN YIRTIK YERİ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/Sd2yKXBZTUI/AAAAAAAABWc/PabxFT7quD4/s72-c/Death_and_Desolation.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-7016717656133250655</id><published>2009-03-29T14:32:00.000+03:00</published><updated>2009-03-30T12:05:02.182+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>ŞEKERPARE</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpn3PD6pNI/AAAAAAAABOs/SzM7VuEmb18/s1600-h/100_0609.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5281147711678751954" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 413px; CURSOR: hand; HEIGHT: 278px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpn3PD6pNI/AAAAAAAABOs/SzM7VuEmb18/s320/100_0609.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;br /&gt;28- 30 adet için&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;½ paket sana&lt;br /&gt;2 su bardağı un&lt;br /&gt;3 çorba kaşığı irmik&lt;br /&gt;1 yumurta&lt;br /&gt;1 çay bardağı pudra şekeri&lt;br /&gt;1 limon kabuğu rendesi&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;1 su bardağı kadar fındık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;ŞERBETİ İÇİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2,5 su bardağı şeker&lt;br /&gt;3,5 su bardağı su&lt;br /&gt;½ limonun suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce şerbeti hazırlayın ve soğuması için bir kenara bırakın. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Şekerpare hamurunu hazırlayın. Hamuru biraz dinlendirdikten sonra kalınca bir rulo hazırlayın ve tam ortadan ikiye bölün. Bir yarısını alın , ruloyu elinizle yuvarlayarak daha da inceltin ve bıçakla yaklaşık olarak iki parmak kalınlığında parçalara ayırın. Yuvarlayın ve şekerpare şeklini verin.Böylece tüm hazırladığınız şekerpareler aynı boy ve şekilde olacaktır. Ardından her bir fındığı önce yumurta akına batırın ardından şekerparelerin ortasına yerleştirin. Bu yöntemle fındıklarınız hamura yapışacak ve yerinden çıkmayacaktır. Orta hararetli fırında pişirin.Kızgın halde iken soğuk şerbeti tepsiye dökün ve soğumaya bırakın&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Afiyet olsun&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-7016717656133250655?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/7016717656133250655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/03/sekerpare.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7016717656133250655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7016717656133250655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/03/sekerpare.html' title='ŞEKERPARE'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpn3PD6pNI/AAAAAAAABOs/SzM7VuEmb18/s72-c/100_0609.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-353346709873359385</id><published>2009-03-16T15:31:00.000+02:00</published><updated>2009-03-17T11:47:12.636+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zeytinyağlılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sebze yemekleri'/><title type='text'>ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR DOLMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUb3b8j5uI/AAAAAAAABUY/9hKOO5WYVJI/s1600-h/100_0980-2.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/k-yZjYuKAr/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/k-yZjYuKAr/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt; &lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=k-yZjYuKAr" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=k-yZjYuKAr" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=k-yZjYuKAr" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=k-yZjYuKAr" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/k-yZjYuKAr/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/Da3Of6y-/3-to-tragoudi-tou-kavalari-maria-farandourimp3/"&gt;3. To Tragoudi Tou Kavalari - Maria Farandouri.mp3 - &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUbAw3nYiI/AAAAAAAABUI/qbmmH9xY-m4/s1600-h/100_0986-1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311181035485487650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUbAw3nYiI/AAAAAAAABUI/qbmmH9xY-m4/s400/100_0986-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;- 6 tane enginar,&lt;br /&gt;-5 kahve fincanı pirinç&lt;br /&gt;-1 çay bardağı sızma zeytinyağı,&lt;br /&gt;-1/2 tatlı kaşığı tuz,&lt;br /&gt;-2 çay kaşığı şeker,&lt;br /&gt;-1 adet limon&lt;br /&gt;-½ su bardağı un&lt;br /&gt;-5-6 bardak su&lt;br /&gt;-4-5 adet taze soğan (yoksa kuru soğan)&lt;br /&gt;-½ demet dereotu&lt;br /&gt;-½ demet maydonoz&lt;br /&gt;-½ demet nane &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanması:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;1-Bir sebze yıkama leğenine su doldurun ve un ekleyip bir limonun yarısını sıkın ve unu suyun içine güzelce homojenize edin. Diğer yarım limonu enginarda kullanacağız bir kenara ayırın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;2-Enginarların yapraklarının uç kısmını kesin limonlayın. Dış yapraklarının ilk sırasını veya kart olanları kopartın, arkasını düzgünce kesin ve tekrar limonlayın.İç kısmını elinizle esneterek açın ve bir kaşık yardımıyla tüylü kısmını iyice alın. Enginar derince bir çanak halini alacaktır.Enginarı hazırlamış olduğunuz unlu limonlu suya atın. Bu aşamada isterseniz saplarını atmayıp dış kabuklarını alıp, bir parmak boyutunda kesip unlu limonlu suya da atabilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;3-Tüm enginarları bu şekilde hazırladıktan sonra, pirinç, tuz, şeker, ince kıyılmış yeşillikler soğan ve zeytinyağı ile hazırladığınız dolma içini enginarlara teker teker doldurun. Arada açılan yapraklarada bir miktar bu içten koyabilirsiniz. Doldurulan enginarları ağzı yukarı bakacak şekilde tencereye düzgünce yerleştirin..Ayıkladığınız enginar saplarınıda tencereye koyduktan sonra enginarların yarı boyuna kadar unlu limonlu sudan .ilave edin ve üzerlerini yağlı kağıtla kapatın.Yağlı kağıdın üzerinede porselen bir tabak yerleştirin ve çok hafif ateşte pişmeye bırakın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;4-Pirincini ve yaprağını kontrol ederek ateşten alın. Bu aşamada gerekirse ılık su ilave edebilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;5-Piştikten sonra demlenmeye bırakın ve soğuk olarak ikram edin. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Afiyet Olsun &lt;/div&gt;OYLUM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ffff66;"&gt;Not:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Dolmalık enginar alırken geniş çanaklı olanlarını seçin.Sapından tutup salladığınız zaman enginarın gevrekçe sallanması renginin parlak olması gerekir.Elinizle başını yokladığınızda o tazeliğide hissetmelisiniz ama içi biraz boş olursa doldurması kolay olur. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;Ben genellikle dolma hazırlarken enginar sayısından 1 fincan eksik pirinç kullanırım ancak elbette enginarın boyutlarıyla ilgili ufak tefek farklılıklar olabilir. Aslında zeytinyağlı dolmalara tarçın çok büyük lezzet verir ama enginarı kararttığı için ben tercih etmiyorum.Ama ne olursa olsun illa lezzet derseniz ½ kahve kaşığı ilave edebilirsiniz harcınıza. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-353346709873359385?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/353346709873359385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/03/zeytinyagli-enginar-dolmasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/353346709873359385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/353346709873359385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/03/zeytinyagli-enginar-dolmasi.html' title='ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR DOLMASI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUbAw3nYiI/AAAAAAAABUI/qbmmH9xY-m4/s72-c/100_0986-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-1141494826605207794</id><published>2009-03-09T13:12:00.000+02:00</published><updated>2009-03-09T14:35:44.657+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sebze yemekleri'/><title type='text'>SİNKONTA</title><content type='html'>&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/4Dpf-KfrTE/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/4Dpf-KfrTE/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=4Dpf-KfrTE" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=4Dpf-KfrTE" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=4Dpf-KfrTE" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=4Dpf-KfrTE" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/4Dpf-KfrTE/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/lcom1lwH/ezginin-gnl-levent-yksel-selluka/"&gt;Levent Yüksel (((-_-))) Selluka - Ezginin Günlüðü (((-_-)))&lt;/a&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311165646936123410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUNBCDiqBI/AAAAAAAABUA/vPPFBtBrRrU/s400/100_0989.jpg" border="0" /&gt; &lt;p&gt;Bu yemeğin etli tarifini bir süre önce sevgili Zeynep vermişti. Evde bahsettiğimde ise babam çok sevinmiş “annem yapardı tarifini bulduysan pişir ama etsiz yap” demişti. Bizimkiler İzmir’ de etsiz yerlermiş bu zamanında çok meşhur ama bugün unutulmuş lezzetler arasına girmiş kaybolmak üzere olan yemeği. Yaptığım araştırmalarda özellikle Manisa ve Ödemiş de çok sevilerek yapıldığını öğrendim.Genellikle etsiz olarak pişirildiğini de gördüm. Bir rivayete göre de yemeğin esas kaynağı olarak Arnavut göçmenleri gösterilmiş. Ne olursa olsun oldukça değişik bir lezzet yenmesi ve tadılması gerekir.Ben özellikle Gri kabağı tercih ettim ama yaz aylarında koyu yeşil kabakla ile yapılabiliyor bu yemek.Ancak aslen balkabağından yapılır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu şarkıda özellikle "Selluka" yı seçtim.Çünkü İzmir'liler için selluka sadece bir zincir market adı. İzmir'e özgü bu güzelim çiçeği de hatırlayan yok maalesef.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;1 kilo balkabağı&lt;br /&gt;3 adet soğan&lt;br /&gt;3-4 adet domates&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı domates salçası&lt;br /&gt;½ yemek kaşığı tatlı biber salçası&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı un&lt;br /&gt;1 kahve kaşığı nane&lt;br /&gt;1 çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;Tuz, karabiber&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanması&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;1-Kabağın ince uzun dilimleyin.&lt;br /&gt;2-Soğanları yuvarlak yada hilal şeklinde doğrayın fırın tepsisine koyup ovalayın&lt;br /&gt;3-Domateslerin kabuklarını alıp küp küp kesin. Tepside soğanlarla birlikte ovun. Domateslerin suyu çıktıktan sonra eşit şekilde tepsiye soğan ve domates karışımını yayın.Bu karışımın üzerine kabakları sıralayın.&lt;br /&gt;4-salça,un zeytinyağı bir bardak su ve karabiberi homojen bir hale gelene kadar ezip.Kabakların üzerinde gezdirin..Tepsideki sıvı yüksekliği kabaklarla aynı hizada olsun gerekirse su ilave edin.Ardından naneyi serpeleyin ve orta hararetli fırında pişirin.&lt;br /&gt;5-Ilık yada soğuk olarak istenirse sarımsaklı yoğurt ile servis yapabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AFİYET OLSUN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-1141494826605207794?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/1141494826605207794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/03/sinkonta.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1141494826605207794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1141494826605207794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/03/sinkonta.html' title='SİNKONTA'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SbUNBCDiqBI/AAAAAAAABUA/vPPFBtBrRrU/s72-c/100_0989.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-1006826332471463417</id><published>2009-02-20T10:07:00.000+02:00</published><updated>2009-02-20T17:07:57.141+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etli yemekler'/><title type='text'>MANTARLI BONFİLE</title><content type='html'>&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/JRMG3fumxW/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/JRMG3fumxW/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt; &lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=JRMG3fumxW" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=JRMG3fumxW" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=JRMG3fumxW" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=JRMG3fumxW" rel="nofollow"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/ads/bannerad/155/10/JRMG3fumxW/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/yCS0tD7H/teoman_air_kapi/"&gt;AÐIR KAPI - TEOMAN&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWsFME3NiZI/AAAAAAAABQE/oFaXtIbA7DA/s1600-h/Resim+008.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290327892298664338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWsFME3NiZI/AAAAAAAABQE/oFaXtIbA7DA/s400/Resim+008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Nasıl olduysa derin dondurucuya hazırlattığım bonfileleri ayırmadan atmışım.Çözdürmek zorunda kalınca hepsini çıkartmam gerekti. Nasıl tüketeceğimde bende sıkıntı yarattı. Bir yemekli misafiri fırsat kabul edip bu yemeği pişirdim. Tarifi &lt;strong&gt;yemek ve biz&lt;/strong&gt; grubunda bir arkadaşımdan aldım. Ufak tefek değişikliklerle de size sunuyorum. Sağolsun o kadar çok sevildi ki tarifimi aldığımdan beri bir kaç defa pişirdim .&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MALZEMELER&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12-13 Adet bonfile dövülmeden olduğu gibi bırakılmış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 diş sarımsak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı domates salçası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-4 adet taze yeşil sivri biber&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 adet kuru soğan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tereyağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sıvıyağ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250-300 gr kadar mantar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tuz, karabiber,kekik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;HAZIRLANMASI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Mantarları yıkayın ince kıyın ve limonlu suya alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Tavanızı iyice kızdırın.Tereyağında bonfileleri rengi dönünceye kadar tutarak mühürleyin (1 dakika kadar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Sıvı yağda ince yemeklik kıyılmış soğanı kavurun salçayı çevirip bonfileleri ekleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Sivri biberleri önce boydan ikiye ardından enden ikiye yada üçe bölerek bonfilenin üzerine ekleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Tuz ,karabiber,kekik ve 2 su bardağı kadar suyunuzu ekleyip bonfileleri pişirin.Bu aşamada düdüklü tencereyide tercih edebilirsiniz.Düdüklü tencerede daha az su kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-Bir tavada 1 fincan sıvı yağda ince dilimlediğiniz 2 diş sarımsağı altın rengi alana kadar çevirin ve sonra çıkartıp atın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-Limonlu suda beklemekte olan mantarları suyunu fazla süzdürmeden elinizle tavaya aktarın.Yumuşayana kadar pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8-Etlerinizi fırına dayanıklı bir kaba sıralayın. Mantarları etlerin üzerine yayın ve etin salçalı suyundan et hizasını geçmeyecek şekilde gezdirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9-Dilediğiniz bir zamanda yemek vaktinden biraz önce fırına vererek ısıtın.Bu aşamada isterseniz çok az miktarda rendelenmiş kaşar peyniri serpebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet Olsun&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-1006826332471463417?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/1006826332471463417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/01/mantarli-bonfile.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1006826332471463417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1006826332471463417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/01/mantarli-bonfile.html' title='MANTARLI BONFİLE'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWsFME3NiZI/AAAAAAAABQE/oFaXtIbA7DA/s72-c/Resim+008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6301439078422483947</id><published>2009-02-12T09:06:00.000+02:00</published><updated>2009-04-14T12:17:06.452+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/Iq8kxlY6vU/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/Iq8kxlY6vU/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=Iq8kxlY6vU"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=Iq8kxlY6vU"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=Iq8kxlY6vU"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=Iq8kxlY6vU"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/155/10/Iq8kxlY6vU/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/QRZx2UDG/2_san_ton_metanasti_george_dalaras_the_israil_philarmon/"&gt;2. San Ton Metanasti - George Dalaras &amp;amp; The Israil Philarmonic Orchestra.mp3 - &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şairin dediği gibi anlatamamak kendini ulaşamamak karşı yakaya çok acı. Avazını çıktığı kadar haykırsanız da hop hoplasanız da yok, anlaşılmadı mı anlaşılmıyor. Herkes kendi penceresinden bakarken hayata algılamalar o kadar farklı ki. Kaç yaşına gelirsem geleyim insanoğlunu anlayamayacağımı çoktan kabullendim. Milyarlarca insanın her biri ayrı bir ruh dünyasında. Hal böyle olunca az buçuk ortak noktalara sahip dostlara el vermek lazım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ama dostum dediğiniz kişinin hayal dünyası hayatı öyle farklı olabiliyor ki. Ve o hayaller o düşünceler insanlara ne kötü tuzaklar kurabiliyor. Bu kendiliğinden oluşa gelsede işin doğasında olsa da üzebiliyor insanı. Hani demiş ya bağırsam duyar mısınız sesi mi? İşte avaz avaz bağırsanda ağlasanda duyuramamak sesini çok ama çok zor...Sinirinden ortadan çatlamak denen amiyane bir tabir vardır ya işte cuk oturur buraya. Hele birde hafızanız zayıf ve yaptıklarından ders almıyorsanız bir türlü vay halinize yandı gülüm keten helva. Kişisel çıkarlar işin içine girerse birde haset ve pişmanlıklar...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Çocukken hep merak ederdim ben nasıl ben oldum niye ben Ayşe değilim acaba, bir başkasının hissettiklerini hissetsem nasıl olurdu bütün temaslar aynı mı algılanıyor diye saatlerce kafa yorardım.. Herkes aynı mı görüyor, nasıl düşünüyor acaba veya hiç merak ettiniz mi karşınızdakinin aklından geçenleri. Beyninin kıvrımlarının nelerle dolu olduğunu. Gözlerin ardındaki ışıkların ne demek istediğini.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Aslında hala daha çok merak ediyorum. Olaylar karşısında insan tepkilerini gözlemledikçe hakikaten temasların da duyguların hayallerin çok farklı olduğunu görüyorum. Kimi çok düşünüyor kimi hayal kuruyor. Kiminde ise hiç empati veya hayal gücü yok. Beyin denen yaramaz neler yaptırıyor neler düşündürüyor insanlara sevişirken mesela. Nasıl affedemez insan yada neden affeder ? Değer mi acaba ayrılmaya? Yitirmek bir insanı kararını kim nasıl ne düşünerek verir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bazen hiç sebepsiz kalbiniz pır pır atar, her an bir şey olacakmış gibi hissederiz ya işte bende bugünlerde öyleyim. Kendimi sorgulamaktan acaba nerde hata yaptım diye düşünmekten öyle yoruldum ki. İletişim çağında iletişimsizlik ne kadar korkunç bir şey. Her an içli dışlı bir arada görünüp aslında karşındakini tanıyamadığını anlamak. Kırılmanın ötesinde bir şey. Kalp her zaman kendini tamir eder.Kim ne derse desin hafiflemeyen acı unutulmayan hüzün yoktur. Ama ne kadar tamir olursa olsun yeni kırgınlıklar zaten kapı eşiğinde hazır bekleye durmakta aslında. Anlayamadıkça ve anlatamadıkça bitecek gibi de değil...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Oylum Özmen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284450839667569106" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 309px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SVYkCltmcdI/AAAAAAAABPU/BKHL9f9_878/s400/Loneliness-42188.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“En uzak mesafe ne Afrika'dır,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne Çin, Ne Hindistan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne seyyareler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birbirini anlamayan…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CAN YÜCEL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6301439078422483947?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6301439078422483947/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6301439078422483947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6301439078422483947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/2.html' title=''/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SVYkCltmcdI/AAAAAAAABPU/BKHL9f9_878/s72-c/Loneliness-42188.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-7054825413676289393</id><published>2009-01-21T19:23:00.001+02:00</published><updated>2010-01-18T11:26:35.651+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çorbalar'/><title type='text'>MANTARLI SEBZE ÇORBASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWsD_XbxNkI/AAAAAAAABP0/4V52x2uTq_A/s1600-h/Resim+022.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290326574433908290" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWsD_XbxNkI/AAAAAAAABP0/4V52x2uTq_A/s400/Resim+022.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MALZEMELER&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(4-6 kişi için)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250-300 gr mantar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-3 adet patates&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 adet havuç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 adet kabak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 adet kuru soğan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 bardak et suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı un&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı tereyağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı salça&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290326101848580546" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWsDj26pYcI/AAAAAAAABPs/dUyjfAUT7fk/s400/Resim+017.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 300px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;HAZIRLANMASI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm sebzeleri yıkayın soyun ve küp küp keserek düdüklünüze atın.Et suyu ve tuzuda ilave ederek düdüklünün&amp;nbsp;kapağını kapatın ve sebzeler iyice yumuşayıp helmelene kadar yaklaşık 1/2 saat pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrı bir tencerede un ve tereyağının birlikte kavurun.Salçayı da ilave ettikten sonra iyice haşlanıp ve blenderdan geçirilmiş sebzeleri yavaş yavaş tencereye aktararak kaynayana kadar devamlı karıştırırak pişirin. Bu aşamada çorbanız çok koyulaşırsa üzerine ılık su yada et suyu koyabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çorbanızı bir taşım kaynatım sıcak olarak karışık tahıllı alman ekmeği eşliğinde servis edebilrsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet Olsun&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-7054825413676289393?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/7054825413676289393/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/01/mantarli-sebze-orbasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7054825413676289393'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7054825413676289393'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/01/mantarli-sebze-orbasi.html' title='MANTARLI SEBZE ÇORBASI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWsD_XbxNkI/AAAAAAAABP0/4V52x2uTq_A/s72-c/Resim+022.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-3072092107528037219</id><published>2009-01-02T22:37:00.000+02:00</published><updated>2009-01-09T12:52:51.978+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>İŞE GİDERKEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWceiqfWLZI/AAAAAAAABPk/chH39LM3mUw/s1600-h/Resim+0221-1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289229868240088466" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWceiqfWLZI/AAAAAAAABPk/chH39LM3mUw/s400/Resim+0221-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/1D0Q0g7WBy/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/1D0Q0g7WBy/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt; &lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=1D0Q0g7WBy"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=1D0Q0g7WBy"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=1D0Q0g7WBy"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=1D0Q0g7WBy"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/155/10/1D0Q0g7WBy/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/woofthis/music/lIT7zhuq/sam_phillips_these_boots_are_made_for_walkin/"&gt;These Boots Are Made for Walkin - Sam Phillips&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Oturduğum yerde, rüzgarın fısıltısını hissediyorum. Tenimi yalayıp geçiyor. Tuz ve yosun kokuyor rüzgar bu şehirde. Bir zamanlar gittiğim ve yaşamak zorunda kaldığım o yerde ise toz kokar yakıp kavururdu. Seviyorum bu şehri iliklerimde hissediyorum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Karşımda oturan adam oldukça rahatsız bir pozisyonda güneş gözlüklerini çıkarmadan kitap okumaya çalışıyor. Ben okurken mümkün olduğunca rahatlamaya çalışırım oysa. Genellikle bir saatin altına inmediğinden mümkün olan en uygun en rahat pozisyona geçmek tercih edilir şu naciz vücudum tarafından.Elbette serde ehli keyiflikte var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elini küpeştenin kenarına attı bu defa. Kitap oldukça ilginç olmalı. Orta kalınlıkta yeşil bir kitap “ALAMUT”. Gözlüklerinin arkasında koyu renk gözleri dikkatle satırların üzerinde dolaşıyor. Ucuz gözlüklerini ve eskimiş boyasız ayakkabılarını seyrediyorum bir süre . &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;-----------------------------------------------------------------------------------------------&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;Düşündükçe aklıma geliyor alamutla ile ilgili okuduğum başka bir kitap. Hasan El Sabah ve terrörizm konuluydu. Ne kadar yakınız bugün bu düşünceye. Hayatın her anında terör yanı başımızda. Bu da ayrı bir yazı konusu olabilir aslında.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Alamut adı nedense geçenlerde bindiğim otobüste arkadaşımın uyarısına kaba saba çıkışan ve kulak dibimde söylenen adamı da aklıma getiriverdi. -&lt;em&gt;adam?? aslında kullanmak istediğim kelime bu olmasa da&lt;/em&gt; - arkadaşımı koruma içgüdüsüyle olaya karışmamla tüm nefreti üzerime çekivermem hiddetin odak noktası oluvermem aklıma geldi. Olayı başlatan ve terslenen ben değildim. Ama bir şekilde haksızlığa karşı müdahil olmam nefretle, inanılmayacak bir yüz ifadesiyle ve hakaretle karşılanmıştı. Çünkü için için ulan ne güzel benzetiyordum hatunu diye düşünürken işi bozulduydu. Nefret duymasının sebebi buydu. Egosunun cilalarken aniden durmak zorunda kaldı. Üstelik müdahil olup destek olmaya çalışırken yalnız da bırakılıvermiştim. Yapılan tüm hakaretlere maruz kalırken bir çocuk gibi arkasından bağırabilmiştim ancak adamın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Toplumsal duyarlılığın bu kadar az olduğu kabalığın ve şiddetin bu kadar yaygın olduğu bir ülkede bireysel olarak basit bir arada yaşama koşullarını bile yerine getiremiyorsak elbette ne demokrasiden ne de huzurdan bahsetmek uygun olur.Terörizmin amacı korkutmaktır. Bizler gerçekten korkuyoruz.Üstelik ezilenin yanında olandanda nefret ediyoruz esasen.Yoksa yok olan kimlik duygularımızı insan olabilme şerefini bir dahakine kadar nasıl yapıştırırız üstümüze eğretiden.&lt;br /&gt;--------------------------------------------------------------------------------------------&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yanımda oturan gencin ayakkabıları ayna gibi parlak. Aklıma hemen askerlik yaparken ayakkabıları yeterince parlak olmadığından ceza alan arkadaşım geliyor. Belli ki delikanlıya ayakkabı cilasını yapmayı iyi öğretmişler askerde. Belli ki işe yeni girmiş delikanlı. Kendini kabul ettirme, saygı uyandırma endişesi içinde gençlere haiz hırs duygusuyla dolu kaşları çatılmış gözleri ufka dalmış.Kendini daha farklı daha iyi de hissediyor olabilir zamanla törpüleneceğini bilmeden.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Diğer yanda oturan adam şortu parmak arası terliği ,kolsuz atleti ve kıllı koltuk altlarıyla oldukça rahat kollarını açmış oturuyor.Yanında büyük olasılıkla karısı olduğunu düşündüğüm kişi ise uzun kollu uzun etekli kapalı ayakkabılı ve uzun hotoz şekilli bir başörtüsüyle pek keyifle gururla oturuyor özgür erkeğinin yanında. Belli ki sadece kadınların islama uygun hareket etmesi işine geliyor. Belli ki hükmedilmekten hoşlanıyor. Ben diyor özel hayatımda kocamın genelde de tüm erkeklerin üstünlüğünü kabul ediyorum. Gönüllü köle olmak bana zevk veriyor. Sado-mazo bir ilişki bizimkisi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sorgulanmadan hart hurt edilmek nasıl bir zihniyet tarafından kabul edilir de karşılığında isyan bulmaz anlaması mümkün olmayan genellikle beynimi kızgınlık tümceleriyle dolduran bir monolog halinde kalıyor kafamda&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Yolcuların kimi gülümsüyor, kimi müzik dinliyor. Bir kaç kişi uyukluyor iki kişi ise yüksek sesle konuşup gülüşüyorlar. Sabah bu enerji ve keyifle güne başlamak çok zevkli olsa gerek. Bu iki kişi dışında kimse birbirine bakmıyor. İzlendiklerinin farkında bile değiller. Bu kalabalık içinde dahi yalnız olmayı, içe kapanmayı, kimseye dikkat etmemeyi başarıyorlar. Bakışlar asla birbiri üzerinde durmuyor kayıp gidiyor insanların üzerinde Korkunç bir yalnızlık var burada.Tüm şehir böyle mi. Otobüsler, yollar , sinemalar ve evler.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Artık sigara içmek yasak olduğundan kimsenin elinde sigara yok. Sigara içilemediğinden beri çay içenlerin sayısı epeyce azalmış. Bu çaycının canını oldukça sıkıyor olsa gerek. Sıraların arasında var mı sıcak çay isteyen diye umutla dolanıp herkese teker teker bakarken ben diyorum bir tane alayım. En azından yukarı boşuna çıkmamış olsun. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sabah rüzgarla yol alırken günün ilk çayının ve sigarasının tadı da bir başka oluyor.Ben yorulduğumdan mıdır nedir artık konuşmak yerine izlemekten daha çok keyif almaya başladım .İzlemek ve kulak misafiri olmaktan.Başkalarının hayatlarına açtığım bu gizli pencereler bana çok ilginç geliyor. Bazı konuşmalar çok sıradan olurken bazen yeni tanışmış bir çiftin dikkatli biraz abartılı kendini anlatma çabaları da beni güldürüyor. Uykudan uyanır uyanmaz kavga etmeye başlamış çiftler yada henüz uyanamamış uff akşam olsa da eve gitsek diyen yüzler. Karakteristik çeneler,ilginç alınlar komik burunlar.En çok tercih edilen gazeteler, bıkkın ifadeler. Spor haberleri, olimpiyatlar, bombalar.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sabah işe giden yorgun ve mahmur bakışlar gün biterken yine bu sırada sizi tekrar izleyeceğim. Merakla bekliyorum bu defa nasıl öyküler anlatacağınızı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oylum Özmen&lt;br /&gt;10.08.2008&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-3072092107528037219?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/3072092107528037219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/01/ie-giderken.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3072092107528037219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3072092107528037219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/01/ie-giderken.html' title='İŞE GİDERKEN'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SWceiqfWLZI/AAAAAAAABPk/chH39LM3mUw/s72-c/Resim+0221-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8334467802007187672</id><published>2009-01-01T19:08:00.000+02:00</published><updated>2009-01-02T12:39:49.020+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='börekler'/><title type='text'>DONDURULMUŞ ÇITIR BÖREK</title><content type='html'>&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/pLOT4IAzNu/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/pLOT4IAzNu/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;div style="PADDING-RIGHT: 4px; PADDING-LEFT: 0px; FLOAT: left; PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-TOP: 4px"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; PADDING-TOP: 0px" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" method="post"&gt;&lt;input name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input style="FONT-SIZE: 12px" type="submit" value="Search"&gt; &lt;div style="PADDING-TOP: 3px"&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=pLOT4IAzNu"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=pLOT4IAzNu"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=pLOT4IAzNu"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=pLOT4IAzNu"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/155/10/pLOT4IAzNu/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/Xr3q8xJw/tracy_chapman_talkin_bout_a_revolution/"&gt;Talkin Bout a Revolution - Tracy Chapman&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yıl hazırlıkları bitti. Sersemliğini hala üzerimizden atamadım. Son iki yazımda tariflerden çok uzaklaştık denemelere biraz ara verip arşivden çıkardığım yeni bir tarifle 2009 sezonunu açalım bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada umarım yeni yılı geceniz güzel geçmiştir.Ben başımı kaldıramayacak kadar hastaydım.Bakalım her sene ağlenceyle kutluyorum bir faydasını göremedim.Bu sefer nasıl bir yıl geçireceğim.Her şeye rağmen ümitlenmekten vaz geçmiyorum.Ekonomik kriz derken soğuk ve karanlık kış sert geçerken ve hayat gitgide zorlaşırken en azından pozitif düşüncelere sıkıca sarılmak lazım ki depresyon köşe başında beklemeye başlamasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışan çalışmayan tüm hanımlar için güzel bir tarif çünkü bu böreği hazırlayıp derin dondurucuya atıyorsunuz ve canınız istediği zaman çıkartıp üzerine yumurta sarısını sürüp fırına atıyorsunuz.Puf puf kabaran bu lezzetli ve kolay böreğin tarifi Neslihan Üze'ye ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5277911979256990034" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/ST7o-0dkSVI/AAAAAAAAA6M/pClr5aszDCw/s400/DSCN2841.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/ST7orH25QHI/AAAAAAAAA6E/n_JMLMg13AQ/s1600-h/DSCN2840.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5277911640866111602" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/ST7orH25QHI/AAAAAAAAA6E/n_JMLMg13AQ/s400/DSCN2840.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler&lt;/strong&gt; (24 parça için)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· 6 adet yufka&lt;br /&gt;· 1 paket margarin&lt;br /&gt;· 1 bardak su&lt;br /&gt;· 350 gr kıyma&lt;br /&gt;· 2 adet haşlanmış patates&lt;br /&gt;· Karabiber&lt;br /&gt;· Tuz&lt;br /&gt;· soğan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanması&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Kıymayı soğanla kavurun.İçine haşlanmış patatesleri rendeleyin tuz ve biberini koyarak börek içini hazırlayın.&lt;br /&gt;· Margarini eritin.Bir bardak ılık suyu ekleyin.&lt;br /&gt;· Yufkayı açın.Hazırladığınız margarinli karışımı üzerine yayın. Zarf şeklinde katlayarak bir kare şekli oluşturun· Her bir yufkayı dörde bölün.Her bir parçayı hazırladığınız içten pay edin ve zarf şeklinde kapatın. Burada dikkat edilmesi gereken katlama esnasında her aşamada yağlı harçtan bolca sürmeyi ihmal etmemek.&lt;br /&gt;· Hazırladığınız börekleri derin dondurucuya kaldırarak dondurun.&lt;br /&gt;· Pişireceğiniz zaman buzluktan börekleri alarak tepsiye dizin.Üzerlerine yumurta sarısı sürüp arzuya göre çörek otu veya susam serpip ermisini beklemeden 180 dercelik fırına verip kızarana kadar pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8334467802007187672?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8334467802007187672/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/01/dondurulmu-itir-brek.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8334467802007187672'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8334467802007187672'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2009/01/dondurulmu-itir-brek.html' title='DONDURULMUŞ ÇITIR BÖREK'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/ST7o-0dkSVI/AAAAAAAAA6M/pClr5aszDCw/s72-c/DSCN2841.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-3497832144104077966</id><published>2008-12-27T14:10:00.000+02:00</published><updated>2008-12-31T11:58:47.446+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>ŞAFAK (DENEME)</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;div style="width:300px;"&gt;&lt;object width="300" height="110"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/q2lz6dwtFV/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/q2lz6dwtFV/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div style="background-color:#E6E6E6;padding:1px;"&gt;&lt;div style="float:left;padding:4px 4px 0 0;"&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/"&gt;&lt;img src="http://www.imeem.com/embedsearch/E6E6E6/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;form method="post" action="http://www.imeem.com/embedsearch/" style="margin:0;padding:0;"&gt;&lt;input type="text" name="EmbedSearchBox"&gt;&lt;input type="submit" value="Search" style="font-size:12px;"&gt;&lt;div style="padding-top:3px;"&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=0&amp;amp;ek=q2lz6dwtFV"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/152/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=1&amp;amp;ek=q2lz6dwtFV"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/153/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=2&amp;amp;ek=q2lz6dwtFV"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/154/10/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=q2lz6dwtFV"&gt;&lt;img src="http://ads.imeem.com/ads/bannerad/155/10/q2lz6dwtFV/" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br/&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/9zNNHi/music/UgSq-oi7/sebnem_ferah_sil_bastan/"&gt;sil bastan - sebnem ferah&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SVYbfN3w-bI/AAAAAAAABPM/ztqO7O8tW-4/s1600-h/dark_sun_dawn.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284441435879307698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 207px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SVYbfN3w-bI/AAAAAAAABPM/ztqO7O8tW-4/s400/dark_sun_dawn.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini çok yalnız hissettiğin oldu mu? Dostlarının, ailenin yanında. Seni sevdiklerini söyleyen ama anlamamakta dinlememekte inat eden dostların ortasında. Kanadı kırılmış ve yalnız. Kocakarı fırtınasında kalmış gibi soğuk tatsız. Dumanlı ve rüzgarlı hissettin mi hiç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer kafana takmıyor ve fazla derin düşüncelere sahip değilsen fazlaca titremiyorsa için yalnız değilsindir görünürde. Olsan da anlamazsın zaten. Anlamadığın anlayamadığın şeyler üzemez ki seni. Hele de zaten farkında değilsen bildiklerinin . Üç beş şakayla günün neşeyle dolup yatağına kıvrıldığında yetiyorsa basit anılar ve geyikli sohbetler gerçekten çok şanslısın. Hep derim cehalet ve yanında bencillik ne güzel bir tariftir bu. Dibi tutmaz. Basit günlük kaygılar yeter gününü geçirmeye ömrünü doldurmaya. Ama gerçekten paylaşmak istiyorsan kendini sevdiğinle. Gerçekten paylaşmak istiyorsan hayatı onunla ne yapman gerekiyor. Arada bir belki fark eder yangına tutulmuş gibi saldırır belki küser sonra hadi devam dersin. Yakasını silkelesen de tutup sarsanda sağır yürekler duyar mı çığlıklarını yalnızlığın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeniden başlayabilecek misin? Hatta yeniden aşık olabilecek misin ona? İlk günkü gibi titretebilecek mi bildik teni yeni keşfediyormuş gibi. Deneyebilir misin? Yüreğin var mı? Olmazsa bozduğun ezber geri teper diye korkmaz mısın? Katlandığının ve aslında aşkın çoktan gömüldüğünün farkındalığına ermek de var sonuçta. Ölü mezardan çıkıp yeniden şarkılar söyletir mi acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mudur insanları aldatmaya yeni heyecanlar aramaya iten. Geçici hayalet bedenler, ruhlar yeter mi mutluluğa? ..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ben sınavdan geçtim. Kurtardım yüreğimi ve benliğimi. Kelimeler dizilmiyor artık boğazımda. Karanlık aydınlığa yelken açtı. Ufukta güneşim yeniden doğuyor. Ölümü gördüm ve artık hoş geldim hayata.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Foto buradan: &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.silverblades-suitcase.com/mojo/dark_sun_dawn.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;http://www.silverblades-suitcase.com/mojo/dark_sun_dawn.jpg&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-3497832144104077966?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/3497832144104077966/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/afak-deneme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3497832144104077966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3497832144104077966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/afak-deneme.html' title='ŞAFAK (DENEME)'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SVYbfN3w-bI/AAAAAAAABPM/ztqO7O8tW-4/s72-c/dark_sun_dawn.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-2568317790846372039</id><published>2008-12-22T10:48:00.000+02:00</published><updated>2008-12-27T14:55:34.358+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>Arkadaş-ALINTIDIR</title><content type='html'>&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/VNHfqUjVbp/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/VNHfqUjVbp/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/tLL6wbbP/06melike_demira_arkadamp3/"&gt;06-Melike&lt;br /&gt;Demirağ - Arkadaş.mp3 - &lt;/a&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284451391086873234" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 301px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SVYkir6NSpI/AAAAAAAABPc/LP1g8NW2HHQ/s400/friendship.gif" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Arkadaş güzeldir, önemlidir, olmazsa olmazdır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;Her an elini tutacağını bildiğindir, yeri gelir dövüştüğün, yeri gelir sarıldığındır. Sırtını dayadığın, omzunda ağladığındır… &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;Kocanla konuşamadığını paylaştığındır. Gönlünü açıp rahatça konuştuğundur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;Dedikodu yaptığın, kıkırdadığındır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;Aynı fikri paylaşamasan da, aynı eğitimi ve terbiyeyi almasan da, Dünya'ya aynı yerden bakmasan da kendini anlatabileceğin ve seni anlayacağına emin olduğundur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;İşte bütün bunları yaşabildiğin insandır arkadaş. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;İşte o yüzden önemlidir &lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sevgili Arkadaşlarım&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; :)) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;em&gt;Özlem Yalçınkaya&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-2568317790846372039?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/2568317790846372039/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/arkada-alintidir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2568317790846372039'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2568317790846372039'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/arkada-alintidir.html' title='Arkadaş-ALINTIDIR'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SVYkir6NSpI/AAAAAAAABPc/LP1g8NW2HHQ/s72-c/friendship.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-2820836106951688519</id><published>2008-12-18T17:37:00.000+02:00</published><updated>2008-12-19T15:55:49.906+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>METRODAKİ KEMANCI-ALINTI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bu yazı aslında bana gelen bir e.posta.Benim çok ilgimi çekti:) Çünkü  bana her gün vapura bindiğim iskelede tambur çalan adamı hatırlattı. Hele havanın güzel olduğu o güzelim akşamlarda uzaktan gelen sesle mest olurum. Ama ne dinlemeye ne zevk almaya hiç vaktim yoktur. Sadece hoş bir ayrıntı olarak takılıp kalır aklıma. Nedense para vermekten de utanırım. Ne olursa olsun müzik aleti çalan ve benim hiç sahip olamadığım bu yeteneğin  önüne para atıp tıngırdatmaktan, vereceğim bedelin az olacağını düşündüğümden, aklımdan geçeni veremeyişimden daha bir sürü nedenden dolayı başımı çevirmeden önünden geçer giderim. Nedense sokak sanatçısını izleyen o grubun içine katılamam. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ama şu bir gerçek ki farkındalık önemli bir kavram.Neyi neden yaptığımızın farkında olmamız hem kendimizle daha barışık olmamızı hemde birilerinin peşinde  kürek çekerken durup kendimizi dinlememize neden oluyor. Görmek ve bakmak gibi bir şey. Bakmak görmek değildir.Yürüdüğün yolda kafalarımızda tilkiler dolanıp dururken neleri görebiliyoruz acaba önümüzden geçip giden.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Daha özgür ve farkında gündelere.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;------------------------------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5281155938558285026" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpvWGk2FOI/AAAAAAAABO8/q4nALwZUpfo/s400/Scott-%26-Guan-Viola-STA-850.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır. Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz? İdi... &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Bu deneyden çıkarılacak kıssadan hisse ise, dünyanın en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup, dinleyecek bir dakikamız dahi yoksa, başka neleri kaçırıyoruz acaba? &lt;/p&gt;&lt;p&gt;aşağıdaki adres izleyebilirsiniz &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2007/04/04/AR2007040401721.html" target="_blank"&gt;http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2007/04/04/AR2007040401721.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;strong&gt;FOTO:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.aaviolins.com.au/images/Scott-&amp;amp;-Guan-Viola-STA-850.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;strong&gt;http://www.aaviolins.com.au/images/Scott-&amp;amp;-Guan-Viola-STA-850.jpg&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-2820836106951688519?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/2820836106951688519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/metrodaki-kemanci-alinti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2820836106951688519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2820836106951688519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/metrodaki-kemanci-alinti.html' title='METRODAKİ KEMANCI-ALINTI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUpvWGk2FOI/AAAAAAAABO8/q4nALwZUpfo/s72-c/Scott-%26-Guan-Viola-STA-850.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6989072677302222467</id><published>2008-12-13T15:22:00.000+02:00</published><updated>2008-12-13T15:38:28.159+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='börekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tuzlular'/><title type='text'>PIRASALI BÖREK</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUO6V3LD9ZI/AAAAAAAABOU/v1SMDHoPxLM/s1600-h/leek.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279268072958719378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 275px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUO6V3LD9ZI/AAAAAAAABOU/v1SMDHoPxLM/s400/leek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; 5 adet yufka&lt;br /&gt;1 kg pırasa&lt;br /&gt;250 gr beyaz peynir&lt;br /&gt;1 demet maydanoz&lt;br /&gt;Tuz, karabiber&lt;br /&gt;----&lt;br /&gt;1 yumurta&lt;br /&gt;1 su bardağı süt&lt;br /&gt;1 su bardağı sıvı yağ&lt;br /&gt;1 su bardağı su. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;1- Süt, su, yumurta yağı güzelce çırpın.&lt;br /&gt;2- Pırasaların beyaz kısımlarını ayıklayıp ince kıyın ve az yağda kavurun.İyice piştikten sonra ufaladığınız beyaz peyniri ince kıyılmış maydanozu tuz ve karabiberi ekleyerek soğumaya bırakın.&lt;br /&gt;3- İlk yufkanızı dikdörtgen borcama kenarları dışarı çıkacak şekilde serin.&lt;br /&gt;4- İkinciyi yufkayı olduğu gibi harca batırın. Tepsinize karışık şekilde serin.Üçüncü yufkaya da aynı işlemi uygulayın.Hazırladığınız pırasalı harcı yufkaların üzerine eşit şekilde yayın.Dördüncü ve beşinci yufkayı da diğer yufkalar gibi karışıma batırın ve tepsiye pırasaların üzerine dökün.&lt;br /&gt;5- Dışarı taşan yufkayı tepsiye kapatın ve bir bıçakla böreği kareler halinde kesin. Kalan karışımı böreğin üzerine döküp üzerine çörek otu serpin.&lt;br /&gt;6- Biraz dinlendirdikten sonra (½ saat kadar) fırına verin.Altı ve üstü iyice kızardıktan sonra fırından alın.Soğuk yada ılık servis edebilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6989072677302222467?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6989072677302222467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/pirasali-brek.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6989072677302222467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6989072677302222467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/12/pirasali-brek.html' title='PIRASALI BÖREK'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SUO6V3LD9ZI/AAAAAAAABOU/v1SMDHoPxLM/s72-c/leek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-1523135292318873676</id><published>2008-12-01T13:59:00.000+02:00</published><updated>2008-12-02T09:27:24.163+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kekler ve pastalar'/><title type='text'>BİTTER ÇİKOLATALI KEK</title><content type='html'>&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/uncQcAuW3C/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/uncQcAuW3C/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/riZksjeW/shirley_bassey_kiss_me_honey_honey_kiss_me/"&gt;Kiss Me, Honey Honey, Kiss Me - Shirley Bassey&lt;/a&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271079671942654178" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SSajCMTsqOI/AAAAAAAAA50/DAJDeZD8f5U/s400/Resim+014.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Birçok bayan gibi bende çikolatayı çok severim. Kokusuna ve tadına dayanamam. Bayılırım desek doğru olur. Bir reklamda dediği gibi tatlı krizine girip ufaklığın çikolatalarına yürütürüm.Evde ki çikolata tüketimin en büyük sorumlusu benimdir hatta. İşte bu kekte çikolata krizine deva olacaklardan birisi. Mis gibi çikolata aroması ve kokusuyla harika. Ben çok severek heyecanla yaptım ve zevkle tükettim. Patenti bendenize ait olan bu keki çikolata tutkunları sevecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Malzemeleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yumurta&lt;br /&gt;1½ bardak şeker&lt;br /&gt;1 bardak yoğurt&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;1 paket bitter çikolatalı puding&lt;br /&gt;3 bardak un&lt;br /&gt;1/2paket margarin (oda sıcaklığında)&lt;br /&gt;½ çay bardağı sıvı yağ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hazırlanması&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1-Kalıbınızı margarinin birkısmıyla yağlayın ve unlayın.Kalan kısmını keke ilave edeceğiz.&lt;br /&gt;2-yumurta ve şekeri çırpın.&lt;br /&gt;3-Pudingi ilave ederek homojenize olana kadar çırpın.Un ve kabartma tozunu ekleyin.&lt;br /&gt;4-Margarini ve sıvı yağı ekleyip pişirin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Eğer bitter çikolatalı puding kullanmıyorsanız şekerini daha az koymanız gerekebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-1523135292318873676?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/1523135292318873676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/bitter-ikolatali-kek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1523135292318873676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1523135292318873676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/bitter-ikolatali-kek.html' title='BİTTER ÇİKOLATALI KEK'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SSajCMTsqOI/AAAAAAAAA50/DAJDeZD8f5U/s72-c/Resim+014.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-3612677814094685010</id><published>2008-11-27T09:13:00.000+02:00</published><updated>2008-11-26T17:49:50.569+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirler'/><title type='text'>AYDINLIK</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/XumSd7wIQS/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/XumSd7wIQS/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/cSl2jWKh/mercan_dede_gne_doudan_doar/"&gt;Güneþ Doðudan Doðar - Mercan Dede&lt;/a&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SRPtHYEpZKI/AAAAAAAAA40/TxdBxQie1ys/s1600-h/Island_at_Night_by_gucken.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5265813100303049890" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SRPtHYEpZKI/AAAAAAAAA40/TxdBxQie1ys/s400/Island_at_Night_by_gucken.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir vakit tam karanlik degil gece &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kendimde denemisim ben&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulak ver dinle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her acinin sonunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açik bir pencere vardir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydinlik bir pencere&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayal edilecek bir sey vardir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerine getirilecek istek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doyurulacak açlik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cömert bir yürek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzanmis açik bir el&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canli canli bakan gözler vardir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yasam vardir yasam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölüsülmeye hazir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Paul Eluard &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;foto &lt;/span&gt;: &lt;/span&gt;&lt;a href="http://fc01.deviantart.com/fs11/i/2006/196/2/8/Island_at_Night_by_gucken.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;http://fc01.deviantart.com/fs11/i/2006/196/2/8/Island_at_Night_by_gucken.jpg&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-3612677814094685010?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/3612677814094685010/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/aydinlik.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3612677814094685010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3612677814094685010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/aydinlik.html' title='AYDINLIK'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SRPtHYEpZKI/AAAAAAAAA40/TxdBxQie1ys/s72-c/Island_at_Night_by_gucken.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-1540720471013348303</id><published>2008-11-19T10:14:00.000+02:00</published><updated>2008-11-19T12:03:00.195+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>MEYVE AROMALI PUDİNG PASTASI</title><content type='html'>&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/kZXBuqYHBk/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/kZXBuqYHBk/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/rEwEGoLI/rita_hayvard_01_put_the_blame_on_mamemp3/"&gt;01 Put the blame on mame.mp3 - rita hayvard&lt;/a&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SSFmK6bninI/AAAAAAAAA5c/oq4FM_V_-8M/s1600-h/Resim+027.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269605376670009970" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SSFmK6bninI/AAAAAAAAA5c/oq4FM_V_-8M/s400/Resim+027.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Bazı günler ne yapacağınızı bilemezsiniz. Aniden misafir gelir.Ufaklık tatlı diye tutturur . İşte geçen Pazar benim için öyle bir gündü. Uyunmadan geçen bir cumartesi akşamından sonra yorgunluğumuzu  atmak ve biraz kendimize gelebilmemiz gerekiyordu. Sabah geç kalkmış kahvaltıya diyerek çıkıp akşama kadar gezmiştik. Akşam yemeğinden sonra çayı demleyip keyif anı için canımız tatlı çekti çekmesine ama ben ne yapacağımı bilemezken ve erzak dolabını talan ederken bulduğum malzemelerle anında uydurduğum bir tarif.Ancak tüm uydurma yapılan yemekler ve tatlılar gibi oldukça başarılı.Canıniz hafif ve sütlü ama değişik aromalı bir şeyler yemek istediğinizde kolaylıkla yapılacak bir puding pastası.Bence yazında uzun akşamüstü keyiflerinde oldukça sevilecek bir tatlı.Ayrıca, Bu tatlıyı bir bir çırpıda yapabileceğiniz için de beğeneceğini umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bereket versin savoyer bisküvileri artık marketlerde paketle satılıyor. Önceden alıp dolaba kaldırmak gibi bir şansımız var. Hatırlarımda annem savoyer bisküvi bulamadığından hazırlayacağı tatlıdan vazgeçtiği çok olmuştu.Biz şanslıyız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269605475310461186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SSFmQp5VYQI/AAAAAAAAA5k/fVeqiUKdBBc/s400/Resim+028.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;MALZEMELER&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;2 Paket Vanilyalı Puding&lt;br /&gt;3 Bardak Şeftali Suyu&lt;br /&gt;4 Bardak Süt&lt;br /&gt;1 Paket frambuazlı meyveli sSos&lt;br /&gt;25-30 Adet Savoyer Bisküvisi (Tepsi Büyüklüğüne Göre Değişir)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;HAZIRLANMASI&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;1-Savoyer bisküvilerini tepsiye dizin. Üzerlerine 1 bardak şeftali suyuyla ıslatın.&lt;br /&gt;2- Vanilyalı pudinginizi tarifine göre hazırlayın. Ancak 2 bardağında süt yerine su kullanın.&lt;br /&gt;3-Tepsideki savoyer bisküvilerin üzerine dökün.&lt;br /&gt;4-Diğer yanda frambuazlı meyve sosunuzu hazırlayın ve soğutup pudingin üzerine yayın.&lt;br /&gt;5-İyice soğutup servis yapın..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Afiyet Olsun&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-1540720471013348303?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/1540720471013348303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/meyve-aromali-puding-pastasi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1540720471013348303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1540720471013348303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/meyve-aromali-puding-pastasi.html' title='MEYVE AROMALI PUDİNG PASTASI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SSFmK6bninI/AAAAAAAAA5c/oq4FM_V_-8M/s72-c/Resim+027.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8821562380474363851</id><published>2008-11-13T01:32:00.000+02:00</published><updated>2008-11-19T11:45:32.132+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='börekler'/><title type='text'>HAZIR YUFKADAN KOLAY SU BÖREĞİ</title><content type='html'>&lt;object height="110" width="300"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/AhpK37QgqS/aus=false/"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/AhpK37QgqS/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/SqteMAl/music/JItG0Mxf/muammer_ketencolu_medilimin_ucuna_sakz_baladm_sakz_i/"&gt;Medilimin Ucuna Sakýz Baðladým Sakýz / I Tied Mastic To My Handkerchief - Muammer Ketencoðlu&lt;/a&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve her akşam koşturarak gelirsin. Aslında canın sağda solda dolanmak ister ama damarlarında ılık ılık akan gezinme arzusunu biraz ağır yürüyerek atmaya çalışırsın. Yufkacıya uğranır yufka alınır. Hımm kaşar loru güzelmiş ondan da yarım kilo tartıver bana. 10 adet yumurta lütfen irilerinden olsun. Çıkıp kasaba girersin yanda börekçiden hazır mantı ve taze pişmiş nohut mayalı peksimeti unutmayalım. Akşam çayıyla nefis olur. Sonrada nedense eve girince hele de iki lokma yedikten sonra halin kalmaz canın yufka börek tepsi falan görmek istemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben tam bu havadayım işte şu son günlerde. Uykularım pek tatlı. Mevsim dönümünden sanırım. Her akşam eve yapacağım şeyleri planlayarak gidiyorum. Çorba yapalım yanına güzel bir salata sebzeli pilav birde etli sebze yemeği. Oğlanla biraz oynayalım. Yatırdıktan sonra şu yeni çıkan filmi seyredelim derken, kapıdan giriyorum. Havasından mıdır suyundan mıdır nedir o kapıdan geçince tek derdim bir an önce salondaki kanapeye kıvrılmak oluyor. , Ne yemek yemek ne yapmak ne de film izlemek. Ben uyuklarken siz isterseniz televizyonu açın, beni ellemeyin de ne yaparsanız yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse bu dönemim geçer gene evin içinde koşturmaya başlarım. Yemekler yaplır çaylar demlenirken börek pişer kestaneler közlenir. Aslında ben tam bir ev kuşuyum. İşimi bitirip kenara köşeme çekilip nakışımla baş başa kalıp arada film izlemek çay yudumlamak kadar keyiflisi yok bence. Bu nedenle misafir gitmektense ağırlamayı tercih ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtiraf ediyorum, belki bana kızacaksınız ama ben şöyle bol yağmurlu ve soğuk bir kışı özledim. Gerçi yanında kedisiyle gürül gürül yanan bir kömür sobası da olmalı üzerinde portakal kabuklarıyla birlikte. Köşesinde hafiften çay fokurdamalı. Bu klimalar güzelde ruh yok onlarda. Gerçek ateşin verdiği sıcaklığı vermiyor bana nedense.İşte bu yüzden çocukken kış gecelerinin tadı bir başka olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmurlu bir öğleden sonra eski usul bir divanın üzerinde bol tüylü bir Bitlis battaniyesinin altında elinde hafif bir romanı okurken uyuya kalmalı insan. Yanında seninle birlikte keyfinden gırıldayan bir kediyle birlikte. Sıcacık olmalı oda ve yanakları pembeleşmiş uyanmalı çocuklar, koklamaya doyamamalısın. Sonra yanında çay demlenip taze bir su böreği ile akşama hafif geçiş yapmaya ne dersiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi buyurun sofraya hanımlar. Çay demlenmiştir artık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SRFNbS-lpaI/AAAAAAAAA4s/zltkWHNKzjU/s1600-h/Resim+051.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269603044855366386" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 250px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SSFkDLvrwvI/AAAAAAAAA5U/bIFrIrOA7UU/s400/Resim+051.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MALZEMELERİ &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;2 yumurta&lt;br /&gt;2 su bardağı süt&lt;br /&gt;2 su bardağı su&lt;br /&gt;1 su bardağı sıvı yağ&lt;br /&gt;7 adet yufka&lt;br /&gt;½ kg tulum loru&lt;br /&gt;1 demet maydonoz&lt;br /&gt;Karabiber&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hazırlanması&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu börek hem çok lezzetli hem kolay oluyor. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, tepsinizin büyüklüğü. Bu malzemeleri bir büyük dikdörtgen borcam tepsi için yeterli oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-2 adet yumurtayı çırpın ve üzerine süt su ve yağı ilave ederek böreğinizin ara harcını hazırlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Lor veya tercih ettiğiniz başka bir peynire ince kıyılmış maydonozu ve dilediğiniz kadar tuz ile karabiberi ilave ederek karıştırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Tepsinizi yağlayın. Bir yufkayı ikiye bölerek yarısını tepsiye serin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Bir yufkayı ikiye bölün elinizle yuvarlayın ama çok sıkıştırmayın. Yarım yufkanın boyu borcam tepsiye uygun geliyor. Bu yufkayı hazırladığını sütlü tamamen batırarak diklemesine tepsiye koyun.3 yufkayı bu şekilde dizdikten sonra üzerine peynirli karışımı dökün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Diğer 3 yufkayı yukarıda anlattığım şekilde tepsiye peynirin üzerine dizin. Kalan yarım yufkayı en üste serin ve kalan karışımı böreği kesmeden tepsiye dökün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- 1/2 -1 saat kadar bekleyin. Yufkalar karışımı iyice emsin.Ardından 150 derecelik fırında altı ve üstü iyice kızarana kadar pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilık ya da soğuk servis edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Afiyet olsun.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8821562380474363851?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8821562380474363851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/hazir-yufkadan-kolay-su-brei.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8821562380474363851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8821562380474363851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/11/hazir-yufkadan-kolay-su-brei.html' title='HAZIR YUFKADAN KOLAY SU BÖREĞİ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SSFkDLvrwvI/AAAAAAAAA5U/bIFrIrOA7UU/s72-c/Resim+051.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-116298722209274104</id><published>2008-11-05T14:00:00.000+02:00</published><updated>2008-11-05T09:52:23.970+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/R9qGj4MhzgI/AAAAAAAAAyA/-ILgPGv0mXU/s1600-h/54fef911-e131-4389-9edd-a0760a979eef.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177598672554282498" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/R9qGj4MhzgI/AAAAAAAAAyA/-ILgPGv0mXU/s400/54fef911-e131-4389-9edd-a0760a979eef.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;"..........Karanlıkta, kendi içine kıvrılıp, beni yanında yalnız&lt;br /&gt;bıraktığında, onu hiç tanımadığımı kabullenmek zorunda kaldım. Seviştiğimiz&lt;br /&gt;kadınların vajinalarını aralamakla vucutlarının her noktasını&lt;br /&gt;görebildiğimizi ve içlerine girdiğimizde, derinlerine ulaşabildiğimizi&lt;br /&gt;sanmak ne bağışlanmaz saflık............." &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;Elif Şafak "Bit Palas" adlı kitabından&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-116298722209274104?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/116298722209274104/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2006/11/blog-post.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/116298722209274104'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/116298722209274104'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2006/11/blog-post.html' title=''/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/R9qGj4MhzgI/AAAAAAAAAyA/-ILgPGv0mXU/s72-c/54fef911-e131-4389-9edd-a0760a979eef.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-2311044046959272502</id><published>2008-10-30T21:59:00.000+02:00</published><updated>2008-10-30T14:58:46.771+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>KOKULAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SMrLsbmc8XI/AAAAAAAAA24/P0aP78Bbr5s/s1600-h/whats%2520that%2520smell%25201.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245228680210084210" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SMrLsbmc8XI/AAAAAAAAA24/P0aP78Bbr5s/s400/whats%2520that%2520smell%25201.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onları biliriz ancak çoğunun farkında değilizdir. Girdiğimiz odadan hoşlanıp hoşlanmamaya tanıştığımız kişiyi sempatik veya itici bulmaya kadar etkiler bizi. Çoğumuz otobüslerin sıkışıklığında yanımızda dikilen adamın ter kokusundan rahatsız oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğimizi sandığımız ama aslında farkında olmadığımız o uçucu moleküller hakkında neler biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeği anne ilk kucağına aldığında öpmeden önce içine çeker. Bıngıldağı başka gıdısı başka kokar. Huzur verir. Cennet kokar derler ama aslında anne rahminin kokusudur. Sonra bebecik gözlerini zorla açar bakar. Yirmi kişinin içinde olsa da henüz göremediğini bildiğimiz o yeni doğmuş bir damlacık şey tanır anneciğini. Yanınızda uyuyan eşinizin nefes sesiyle birlikte kokusu da rahatlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyin kokusu vardır. Sinema salonlarının, kitapların, sınıfın, oturulan sıranın, yeni giysilerin yanı sıra acının ve yalnızlığın da. Hepsini sınıflandırır ve gerektiğinde kullanmak üzere beynimizin arşivine yerleştiririveririz. Bakmadan hissederiz ya odaya gireni, arkamızda duranı. Belki altıncı his denen şey kokuyla birlikte oynaşıyordur etrafımızda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin ölümün kokusu var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölümün olduğu, ölünün çıktığı evlerin farklı bir kokusu vardır. Hayır, aklınıza gelen o şeyden bahsetmiyorum. Anlatmak istediğim şey daha farklı ve daha derin. Bu ağır bir hüznün, yıkıcı bir acının ve gözyaşının kokusudur. Beklenmeyen bir ölümde veya çok sevilen birinin kaybında daha da ağırlaşır. Ölümün beklendiği evlerde, ilaç kokusunun altında hissedilir. Bu yoğun ve tatlımsı koku tene, giysilere yapışır yıkanmadan arıtamazsın. Oysa mutluluk yağmur ; huzur zeytinyağı, süt veya karamel kokuludur. Yaşlılık ise lavanta ile birlikte birazda ekşi yapıdadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SMrL_JNkIcI/AAAAAAAAA3A/5t2zN-g2QVU/s1600-h/Hump_nose.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245229001691374018" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SMrL_JNkIcI/AAAAAAAAA3A/5t2zN-g2QVU/s400/Hump_nose.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babaannemi kaybettiğimde, rutin işlemlerden biri olarak evini boşaltmaya gittiğimizde evin içinde dolaşmaya başladım. Eşyalar bile daha farklıydı bu defa. Yatak odasına girip de elbise dolabını açtığım zaman giysilerinden yükselen sabun ve babaannemin kendine özgü yaşlılık kokusu tokat gibi yüzüme çarpmıştı. Elbiselerine sarılıp bağırarak ağladığımda annem ve yengem beni sakinleştirmeye çalıştılar. Beni anladıklarını sanmıyorum. Çünkü ölümü anlayacak ve doğal kabul edecek kadar büyüktüm. Beni asıl yaralayan onun gittiğini bilmeme rağmen sanki yanı başımda salınıyormuşcasına hissettiğim kokusuydu. O ölmüştü ama kokusu o dolapta giysilerinin üzerinde asılı kalmıştı. Hazır olmadığım buydu. Kim hazır olabilir ki kaybettiği sevdiğinin yanında dikiliyormuşcasına kokusuyla irkilmeye. Bu tıpkı giden sevgilinin eşyalarından daha önce hiç almadığınız gibi kokusunu almaya benzer. Avaz avaz bağırır koltuk, minder ve gömlek “ben ona aitim”. Oğlunuzun boş odası hala o kokuyordur. Aslında hep bildiğiniz ama farkında olmadığınız kişiliklerinin gerçek giysileri salınır durur etrafta görüntüleri yok olduğunda dahi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oylum Özmen&lt;br /&gt;15.08.2008-İzmir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-2311044046959272502?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/2311044046959272502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/09/kokular.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2311044046959272502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/2311044046959272502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/09/kokular.html' title='KOKULAR'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SMrLsbmc8XI/AAAAAAAAA24/P0aP78Bbr5s/s72-c/whats%2520that%2520smell%25201.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6724774303067501856</id><published>2008-10-20T09:59:00.000+03:00</published><updated>2008-10-20T10:56:08.975+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>BİR ÇINAR DEVRİLDİ</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Kuruluş döneminin en son şairini kaybettik.Başımız sağ olsun&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5259130418185775346" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SPwvQFNqKPI/AAAAAAAAA34/iPo1uFuaLb4/s400/fazil_husnu_daglarca.jpg" border="0" /&gt; &lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;HASRET&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye: Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri, &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;***&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;AGIR HASTA&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Üfleme bana annecigim korkuyorum,&lt;br /&gt;Dua edip edip, geceleri.&lt;br /&gt;Hastayim ama ne kadar güzel&lt;br /&gt;Gidiyor yüzer gibi vücudumun bir yeri.&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;Niçin böyle örtmüsler üstümü&lt;br /&gt;Çok muntazam, ki bana hüzün verir.&lt;br /&gt;Agarırken uzak rüzgarlar içinde&lt;br /&gt;Oyuncaklar gibi sehir.&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorum&lt;br /&gt;Agliyorsun, nur gibi.&lt;br /&gt;Beraber duyuyoruz yavas ve tenha&lt;br /&gt;Duvardaki resimlerle, nasibi.&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;Annecigim, büyüyorum ben simdi,&lt;br /&gt;Büyüyor göllerde kamis.&lt;br /&gt;Fakat degnekten atim nerde&lt;br /&gt;Kardesim su versin ona, susamis. .&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; SULAR BİZDEN AKILLIDIR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sular bizden akıllıdır,&lt;br /&gt;Daha evvel görür akşamı,&lt;br /&gt;İner havadan önce,karanlığa,&lt;br /&gt;Büyük bir balık gibi ortadan silinir&lt;br /&gt;Kaçışırken hayvanlar dağa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;Sular bizden akıllıdır,memnun olur,&lt;br /&gt;Sadece ağaçlardan&lt;br /&gt;Başka insanlardan değil,&lt;br /&gt;Bizi yalnız bırakan.&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;Sular bizden akıllıdır,uyumaz,&lt;br /&gt;Açar maviliğe, iri gözlerini.&lt;br /&gt;Ve bekler bir ölüm sırrı içinde,&lt;br /&gt;Dağlarca Kendi hayatının yerini.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;Fazıl Hüsnü Dağlarca&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6724774303067501856?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6724774303067501856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/10/fazil-hsn-dalarca.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6724774303067501856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6724774303067501856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/10/fazil-hsn-dalarca.html' title='BİR ÇINAR DEVRİLDİ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SPwvQFNqKPI/AAAAAAAAA34/iPo1uFuaLb4/s72-c/fazil_husnu_daglarca.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6898827350044838809</id><published>2008-10-15T22:30:00.001+03:00</published><updated>2009-06-15T14:21:06.507+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><title type='text'>SÜPRİZ POĞAÇA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SPZGRe3I7sI/AAAAAAAAA3Q/rfNBX7pk-DQ/s1600-h/DSCN2793.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257466881157689026" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SPZGRe3I7sI/AAAAAAAAA3Q/rfNBX7pk-DQ/s400/DSCN2793.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· 1 paket tereyağı (yumuşamış)&lt;br /&gt;· 1 su bardağı yoğurt&lt;br /&gt;· 1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;· 1 paket vanilya&lt;br /&gt;· 1 yumurta&lt;br /&gt;· 2 bardak şeker&lt;br /&gt;· Aldığı kadar un&lt;br /&gt;· 1 çay fincanı hazır kurutulmuş meyve&lt;br /&gt;· 1 çay fincanı damla çikolata&lt;br /&gt;· 1 kahve kaşığı tarçın&lt;br /&gt;· 1 paket vanilyalı dekor şekeri &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257467493714707202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SPZG1I0HQwI/AAAAAAAAA3Y/9uPAe6Blptk/s400/FSCN2811.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1· Yumuşamış tereyağı ve yoğurdu homojen bir hale gelene kadar yoğurun.Yumuşamış tereyağı,şeker,vanilya ve yoğurdu homojen bir hale gelene kadar yoğurun.Yumurtayı ekleyip yoğurmaya devam edin.Karışım krema kıvamına gelince kabartma tozu ve aldığı kadar unu ekleyerek kulak memesi kıvamına geitrip hamurunuzu buzdolabında 15 dakika dinlendirin.&lt;br /&gt;2· Hamuru oklava yardımı ile 1-1.5 cm kalınlığında açarak su bardağı ile kesin. Hamurunuzu hazırlamadan önce ılık suya ıslatıp 15 dakika bekledikten sonra iyice süzdürüp ve kuruttuğunuz kurutulmuş meyveleri damla çikolata ile harman edip poğacalarınıza harç yaparak hazırlayın..&lt;br /&gt;3· Tarçın ve dekor şekerini karıştırın.&lt;br /&gt;4· Yağlanmış fırın tepsisine dizerek hazırladığınız tarçınlı karışımı çay süzgeçi yardımıyla poğacaların üzerine serpin.&lt;br /&gt;5·150 dereceye önceden ısıtılmış fırında poğacaların üzerleri hafif pembeleşinceye kadar pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6898827350044838809?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6898827350044838809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/10/spriz-poaa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6898827350044838809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6898827350044838809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/10/spriz-poaa.html' title='SÜPRİZ POĞAÇA'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SPZGRe3I7sI/AAAAAAAAA3Q/rfNBX7pk-DQ/s72-c/DSCN2793.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-4891797154583452173</id><published>2008-09-26T16:38:00.000+03:00</published><updated>2008-09-26T16:44:12.969+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SNzmFwoLoTI/AAAAAAAAA3I/w3cLj7zi4U8/s1600-h/Tulips_Nates%2520Flowers.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5250324252234326322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SNzmFwoLoTI/AAAAAAAAA3I/w3cLj7zi4U8/s400/Tulips_Nates%2520Flowers.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;BAYRAMINIZ KUTLU &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;TATİLİNİZ DOYUMSUZ &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;KEYFİNİZ BAL &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;MUTLULUĞUNUZ ÇIĞ OLSUN&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-4891797154583452173?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/4891797154583452173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/09/bayraminiz-kutlu-tatiliniz-doyumsuz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4891797154583452173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/4891797154583452173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/09/bayraminiz-kutlu-tatiliniz-doyumsuz.html' title=''/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SNzmFwoLoTI/AAAAAAAAA3I/w3cLj7zi4U8/s72-c/Tulips_Nates%2520Flowers.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6377343254007157689</id><published>2008-09-23T11:07:00.000+03:00</published><updated>2008-09-23T12:04:53.851+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/R6HsCIy3WaI/AAAAAAAAAwQ/c-NCyRuYQYQ/s1600-h/dad_baby.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5161666169408018850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/R6HsCIy3WaI/AAAAAAAAAwQ/c-NCyRuYQYQ/s400/dad_baby.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;1. gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Böylesi kötü bir başlangıç beklemiyordum.&lt;br /&gt;Aaaaa hortumumu bile kesmişler!&lt;br /&gt;Meme diye, süt diye birşey varmış.&lt;br /&gt;Nerden nasıl bulunur bu ya? Hayattan daha 1. günden soğutacaklar beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2. gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Meme buldum ama bundan süt gelmiyor, emiyorum allah emiyorum,&lt;br /&gt;tık yok, süt başka yerde mi? Neyse biraz daha emdim geldi, fazla abanınca meme sahibi kişilik bağırdı, ne bağrıyosun açım ben!&lt;br /&gt;çok yalnızım be.&lt;br /&gt;Hayır bişi değil içerdeyken de yalnızdım ama yediğim önümde yemediğim arkamdaydı&lt;br /&gt;en azından, bak yine aklıma geldi, hortumu bile kestiler yaa!&lt;br /&gt;Uykum geldi yine. Zzzzz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3. gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Memeyi sevdim, bu dünyadaki tek dostlarım bu iki meme. İyi ki&lt;br /&gt;varsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4. gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bugün bir sürü olaylar oldu, gürültü yaptılar, başka biryerlere gittik galiba. Memeden ayrılınca bağrıyorum geri geliyor, sonra uyuyorum, uyanıyorum bir bakıyorum meme yok, neyse ama tekrar bağrınca geri geliyor nasılsa. Sıçmak da zevkliymiş be, eskiden yapamıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;5. gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bugün 15 kez kaka yaptım, rekorumu geliştirmeliyim. Dikkat ettim de her yaptığımda temizliyorlar, bunu sevdim. Dikkatimi çeken bir noktada şu ki, amma koca kafalıyım be arkadaş, ağır mı ağır tutamıyorum şerefsizim, pat o yana, pat bu yana, dikkat etseler bari de çatlatmasak daha ilk günden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;6. gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Avucuma ne verseler hemen tutuyorum, tik gibi birşey, maalesef farkettiler, herkes parmağını veriyor avucuma, mecburen tutuyorum, alemin maymunu oldum iyi mi?&lt;br /&gt;Bu arada ne çok uyuyorum ya arkadaş, atamadım şu yorgunluğu,&lt;br /&gt;daha çok süt içeyim en iyisi. Hayır içtikçe de yoruluyorum o da ayrı, nerde o eski günler, hortumdan geliyordu ne güzel, şimdi em allah em,&lt;br /&gt;bak yine aklıma geldi, şerefsizler kesti hortumu yaa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;7. gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bugün solaryuma girdim, sarılık mı ne ondanmış. yine uykum geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;8. gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Biraz daha iyi hissetim kendimi, daha çok süt içiyorum artık.&lt;br /&gt;Kaka yapma işini de tam alt açma anına denk getiriyorum ki etraf pislensin, eziyet olsun. Naapayım ama alt açıkken daha rahat roketleyebiliyorum. Kaka yaparken başka birşey daha yapıyorum galiba, anlamaya çalışacağım bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;9. gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Çok fena hıçkırık tutuyor, geçsin diye nefesimi tutayım dedim onu da beceremedim, neyse ki süt içince geçiyor. Bu süt her derde devaymış, bugün bunu gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;10. gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Sütten başka birşeyler verdiler, var ya, yeter artık be, tam alışıyordum yine dayadılar başka birşey, hayret bişi ya, vitaminmiyiş neymiş. Bu arada memelerin arasından dün gördüğüm lavuk gündüzleri piyasada yok akşamları geliyor sadece, hadi bakalım hayırlısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;11.gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Al işte, başladı yine bir arıza. Sütten sonra çok feci karnım ağrıyor, böyle gaz gibi bişi, eğilip bükülüyorum, binbir şekile giriyorum çıkaracağım diye. Sırtımı falan sıvazlayın bari be kardeşim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;12. gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bütün gün gazdan kıvrandım arkadaş ya, bela oldu başıma, yaygarayı bastım ben de. uyutmadım, diktim bunları da hazır asker. Sonra bir saldım ki evlere şenlik, akabinde uyudum hemen gerisini hatırlamıyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;13. gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Annemin suratına sıçtım. Tamam utandım biraz da insan bebeği kıçından öper mi yaa. Ayıp oldu di mi? Naapıyım abi, neyse fazla kızmadı herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;14. gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Anneme kırmızı renkli birşeyler içiriyorlar, o zaman süt daha bi randımanlı oluyor sanki, böyle tadı da hoşuma gidiyor, şu memelere bir rating aleti taksalar da hangisini sevip hangisini&lt;br /&gt;sevmediğimi söyleyebilsem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;15. gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Topuktan kan alıp duruyorlar, metin olayım çok ağlamayayım diyorum ama canım yandı be arkadaş, hayır ondan sonra da hemen süt verince sakinliyorum, kızgınlığım geçiyor, ağız tadıyla asabiyet yaptırmıyorlar, şu memelere karşı biraz daha dikbaşlı durabilsem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;16. gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Şu memeleri çok sevdiğimi bir kez daha anladım, çok seviyorum onları, onlardan ayrılınca içimi bir huzursuzluk kaplıyor, en iyisi onlardan uzaklaştığım anda yaygarayı basayım ben. Bugün&lt;br /&gt;benden biraz büyük biri geldi yanıma, sevme amaçlı olsa gerek bir geçirdi başım dönüyo hala. sonradan öğrendim kuzenmiş, neyse yazdım kenara intikam alınacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;17. gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Etrafı daha net seçer oldum, ama el ve ayak koordinasyonu hala zayıf, memeyi kavrayabiliyorum ancak. Bir de bu eller ve ayaklar bana mı ait tam olarak emin değilim, sallıyorum öyle, zevkli birşey.yüze ve gözlere dikkat etmem lazım ama, tırnaklar tehlikeli. Diğer yandan annem bugün onları kesmeye çalıştı ama huysuzluk ettim, etmeseydim daha iyi olacaktı galiba, bak çizdik tam gözün altını yine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;18. gün&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Elime torbalar taktılar, kafaya çarpınca artık acıtmıyor, yara bere de yapmıyor. Sanırım onlar da beni seviyor, iyiliğimi düşünüyorlar. aslında hala çıktığım yeri özlüyorum, geri girme&lt;br /&gt;imkanım olmaz mı acaba? Gene aklıma geldi hortumumu bile kestiler ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;19.gun&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Nihayet o adamin neden eve sadece akşamlari geldigini anladim megerse bana ve anneme bakmak icin gunduz çalışıyormuş..Aferin gozume girdi şimdi bak!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;20. gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tabii ya, annemin karnındayken de duyuyordum o adamın sesini sık sık.ona da ilgi alaka gösterdim, bağırdığımda bazen o alıyor beni kucağına, meme vardır diye saldırdım ama vermedi. Bir ara meme açıkken kıstırdım ama emme olayından bir randıman alabilmiş değilim,&lt;br /&gt;meme yüzeyi bayağı bir farklı.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6377343254007157689?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6377343254007157689/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2007/01/1.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6377343254007157689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6377343254007157689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2007/01/1.html' title=''/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/R6HsCIy3WaI/AAAAAAAAAwQ/c-NCyRuYQYQ/s72-c/dad_baby.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-1739161366791091474</id><published>2008-09-12T14:45:00.000+03:00</published><updated>2008-09-12T15:19:47.016+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>KIZARMIŞ MUZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SMpZZ81Pd9I/AAAAAAAAA2w/gj13MsINgBk/s1600-h/Banana1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SMpZZ81Pd9I/AAAAAAAAA2w/gj13MsINgBk/s400/Banana1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245103018387404754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Muz Sevmeyen var mıdır? Hele çocuklar bayılır. Benim de çocukken en sevdiğim meyveler arasındaydı. Muzlu dondurma, kek, süt her zaman oğlumun severek tükettiği gıdalar arasında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok zorda kaldığım zamanlarda oğlumu mutlu etmek için çikolata fondü hazırlayıp muzla servis yaparım. Sadece oğlumun değil benimde başımı döndürür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çikolata fondüleri bir çok yerde satılıyor üstelik yapımı çok kolay. YKM den tam takım olarak çok uygun bir fiyata satın alabilirsiniz. En basit yöntem olarak şöyle hazırlayabilirsiniz. Kek süslemek için kullanılan damla çikolataların (damla çikolata bulamazsanız normal sütlü çikolata) tüketebileceğiniz kadarını fondüye yerleştirin. Üzerine bir miktar seviyorsanız şekerli vanilin (siz tüketecekseniz meyveli likör)  ilave edip fondünün altındaki mumu yakın. Bu arada muzlarını dilim dilim kesip buzdolabında biraz serinletin. Çikolata erirken arada sırada karıştırın. Sonra fondünüzü sofraya alın ve ufaklıkları davet edin. Çocuklar eğlenirken siz onları seyredin. Fondü çatalları çocuklar için biraz zorlayıcı olursa ellerine normal tatlı çatalı verebilirsiniz ama muzu çatalın tutabileceği şekilde daha kalınca dilimleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim asıl tarifimize kızarmış muzda doğal olarak egzotik bir tatlı. Çin ve Tayvan mutfağına ait ama yapımı bir o kadar da kolay. Şık bir şekilde servis edildiğinde alkış alırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Malzemeleri:&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;• 6-8 yemek kaşığı un&lt;br /&gt;• 2 yemek kaşığı pudra şekeri veya toz şeker (şeker miktarını sevdiğiniz    ölçüde ayarlayabilirsiniz)&lt;br /&gt;• 1 iyi çırpılmış yumurta&lt;br /&gt;• ½ cup süt (1 bardağa yakın)&lt;br /&gt;• 1 çimdik tuz&lt;br /&gt;• 4 orta boy muz-ne kadar sağlam olursa o kadar iyi.&lt;br /&gt;• Kızartmak için sıvı yağ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Yapımı&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Un, şeker, tuz ,yumurta ve sütü pürüzsüz bir hamur elde edinceye kadar çırparak hazırlayın.Bu aşamada sütü azar azar ilave etmeniz işinizi kolaylaştıracaktır. Hazırladığınız hamur biraz koyuca krep kıvamında muzu kaplayacak koyulukta olmalıdır. Çok akışkan olursa meyvenin üzerinden akar gider. Hamurunuzu 40-45 dakika kadar dinlenmeye bırakın.&lt;br /&gt;2. Muzlar boyuna ikiye bölün. Eğer çok irilerse enden de ikiye bölebilirsiniz.&lt;br /&gt;3. Muzları hızla önce hamura ardından kızgın yağa atarak altın sarısı renge dönene kadar birkaç dakika kızartın.&lt;br /&gt;4. Kızaran meyveleri hemen kağıt havlunun üzerine alarak fazla yağını aldıktan sonra servis tabağına alarak  çikolata sosu ve vanilyalı dondurma ile birlikte ya da sadece toz tarçın ve vanilyalı süsleme şekeri serperek ama mutlaka ılık  ikram edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer kalorisi biraz daha az olsun isterseniz muzu ikiye bölün ve kızgın yağda kızartın.Yanında çikolata sos ile birlikte veya üzerine şeker serperek ikram edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet Olsun&lt;br /&gt;Oylum Özmen&lt;br /&gt;NOT: Hamur hazırlamak zor geliyorsa hazır satılan krep hamurlarını da kıvamını ayarlayarak kullanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-1739161366791091474?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/1739161366791091474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/09/kizarmi-muz.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1739161366791091474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/1739161366791091474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/09/kizarmi-muz.html' title='KIZARMIŞ MUZ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SMpZZ81Pd9I/AAAAAAAAA2w/gj13MsINgBk/s72-c/Banana1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6949737384627680350</id><published>2008-07-29T10:51:00.000+03:00</published><updated>2008-07-29T17:40:04.393+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>KAHVE ,KİTAP  VE ÇİKOLATA KEYFİ</title><content type='html'>&lt;div style='text-align:center;margin:0px auto 10px;'&gt;&lt;a href='http://bp3.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/SI7MEeiy9JI/AAAAAAAAA2o/eYbVH6XRXFM/s1600-h/DSCN2780.JPG'&gt;&lt;img src='http://bp3.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/SI7MEeiy9JI/AAAAAAAAA2o/eYbVH6XRXFM/s400/DSCN2780.JPG' border='0' alt='' /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oldu işte en sonunda oldu bim bam bom..Benim de hediyem geldi yaşasın bim bam bom..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün izinden döndüm. 3 haftalık uzun bir tatilden sonra canım sıkkın  şekilde işe başlıyordumki , aa!! o da ne masamda sarı bir zarf üzerinde pul koleksiyonum için nefis pullar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoook uzaklardan gelmiş, çok yorulmuş ama pek de güzelmiş. Hanife'ciğim zahmet edip Kanada'dan buraya nefis bir çikolata, harika bir süzme kahve ve vapurda gelirken hatmettiğim güzel bir kitap yollamış bana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşım yalnız nedir o çikolata yavrum. Ne kadar nefis bir şey öyle. Yerken ağzıma gelen  nefis acı kakao tadı harika bir zevk verdi.Hatta şunu diyebilirim ki bir çikolata delisi olarak (kahveye saldıramadım çünkü burada bodum veya kahve makinası yok büyük bir şans eseri olarak) hemen paketi açıp kenarından tırtıkladım aman allahım o neydi öyle. Kimse görmeden de acilen yok ettim. Açık ofis çalışıyoruz kimseyle paylaşmak istemedim. Kesinlikle benimdi ve öyle kalmalıydı. Tabii eve varır varmaz hemen kahveyide denemesem ayıp olurdu.Kahve ve çikolata keyfi. Mmmmhhh ağızları sulandıracak bu gurme keyfi çok hoş bir yemek kitabıyla tamamlamışsın. Beni fethettin dostum seni seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar duyuruyorum bundan sonra bir kaç tane yemek geliyor "What's for Dinner ?" dan ya da türkçesiyle "akşama ne var?"&lt;div style='clear:both; text-align:CENTER'&gt;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6949737384627680350?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6949737384627680350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/07/kahve-ve-kitap-keyfi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6949737384627680350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6949737384627680350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/07/kahve-ve-kitap-keyfi.html' title='KAHVE ,KİTAP  VE ÇİKOLATA KEYFİ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/SI7MEeiy9JI/AAAAAAAAA2o/eYbVH6XRXFM/s72-c/DSCN2780.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-453311635718854435</id><published>2008-07-28T15:37:00.000+03:00</published><updated>2008-07-29T11:56:13.672+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>ÖZLEM</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/SI29zZdjhcI/AAAAAAAAA14/PcY8EBVSHaA/s1600-h/moonlight_230.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/SI29zZdjhcI/AAAAAAAAA14/PcY8EBVSHaA/s400/moonlight_230.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228043433152841154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay ışığı dans ederken denizin üstünde çapkın dalgaların kıyısına kurdum masamı. Yalayıp geçerken tuzlu su parmaklarımı ve dikilirken tüylerim hafiften, inadına buz atıp rakıma tepsi gibi sapsarı ayın şerefine içtim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaktan geliyordu gençlerin kahkahaları. Konuşmaya gerek yoktu. Gözlerin, ay ışığı ve rakı. Gecenin şiiri ılık ve yavaş aktı içime. İyot ve yosun kokularını takıp saçıma kaşımın  tuzunu  yıkamadan daldım geceye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kokular ,renkler ve seslerin dansında şanslıydık bu gece. Huzur yoldaşımızdı.  Panar panar doldu içimize yıldızlı gece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşama dokundum,  tadı kaldı dilimde; kopamadım. Şimdi özgürlüğe hasret yatıp deniz ve kum kokusuyla uyanıyorum rüyalarımdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alesta bekleyen bir kaptan gibi çarpıyor kalbim. Hani bazen aniden bir şeyler olacakmış gibi hissedersin de güm gümlerinden içindeki saatin bedenin sarsılır ya; işte öyle. Durmasın sarsıntı bitmesin heyecan, bu hayata duyulan özlem yaşama arzusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rhetoricheart.blogspot.com/2007/03/moonlight.html"&gt;foto buradan alıntıdır&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-453311635718854435?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/453311635718854435/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/07/zlem.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/453311635718854435'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/453311635718854435'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/07/zlem.html' title='ÖZLEM'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1D6MIAeQUWM/SI29zZdjhcI/AAAAAAAAA14/PcY8EBVSHaA/s72-c/moonlight_230.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-7789581254613529265</id><published>2008-06-16T10:07:00.000+03:00</published><updated>2008-06-16T10:16:48.980+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Misafir sanatçılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Filmler'/><title type='text'>5 VAKİT (ALINTIDIR)</title><content type='html'>(Halime Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Vakfı, Sinema ve Psikanaliz etkinliği kapsamında Dr.Nur Engindeniz’in konuşmasıdır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SFYSE7qCSOI/AAAAAAAAA1o/L9UAUIzfGuU/s1600-h/dvdvideo33vcd.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212373494670706914" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SFYSE7qCSOI/AAAAAAAAA1o/L9UAUIzfGuU/s400/dvdvideo33vcd.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yönetmen: Reha Erdem&lt;br /&gt;Senaryo: Reha Erdem&lt;br /&gt;Oyuncular: Özkan Özen, Elit İşcan, Nihan Aslı Elmas, Bülent Emin Yarar, Ali Bey&lt;br /&gt;Kayalı&lt;br /&gt;2006 / Türkiye / Türkçe / 100 dakika&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yatsı ezanı okundu ama şehrin ve köyün zamanı birbirinden farklı gördüğünüz gibi. Ama merak etmeyin, yatsıdan sonra başlayan konuşmam sabah ezanına kadar sürmeyecek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212373576169804722" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SFYSJrQ707I/AAAAAAAAA1w/RySuTzrWTIA/s400/s5.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Reha Erdem, “Beş Vakit”i şu sözlerle anlatıyor: “ Bu bir zaman filmi. Zamanın ritmi, filmin ritmi. Toprakla deniz, kayayla gök arasına asılı bir köyde büyümeye çalışan iki çocuğun zamanın akışında yuvarlanmalarının filmi. Orada zamanın tek sarkacı, kimi zaman gümüşi bir bıçak gibi parlayan minare ve o minarenin, güneş saatiyle dönen beş vakti... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Günde beş kez okunan ezan, insanın beş vaktini yani beş halini, korkusunu ve arzusunu, sevgisini ve kinini, inancını ve acısını, çığlığını ve hıçkırığını, tutkusunu ve nefretini mevsimler gibi, güneş gibi, ay gibi döndürüp karşısına getiriyor. Her karşılaşma yeni bir acıya, büyüme, olgunlaşma, yaşlanma acısına yol açıyor. Trajedi bu. Film bu trajediyi, bu özel mekanda, mekanın bütün saflığı ve tazeliğiyle, yüzleri ve vücutları, sözleri ve sesleri, kendi oluşturacağı sinematografik zaman içinde akıtmayı hedefliyor. İsteği bu acıya şahitlik.” &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Reha Erdem’in zaman filmi olarak tanımladığı bu filmde, insan zamanının belki de en sancılı evresi olan ergenliğe tanıklık ettik. Ergenlik; kaybedilen çocukluğun yasıdır, ergenlik birey olabilmek için, var olabilmek için ebeveynlerle yaşanan savaştır, ergenlik değişimdir, dönüşümdür, ikinci bir doğumdur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Film boyunca erken ergenliklerini yaşayan çocukların büyüme sancılarını izledik. Filmde çocukların okudukları şiir de bu sancıyı çok güzel anlatıyor:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Uyan çocuk uyan artık&lt;br /&gt;Çekeceksin elbet zorluk&lt;br /&gt;Kaç aydır evde kaldın&lt;br /&gt;Sazdan düdük yapıp çaldın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212373387496374546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SFYR-sZrwRI/AAAAAAAAA1g/H8oaoHmG_lk/s400/55kd4.png" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;br /&gt;Anne kucağının, çocukluğun o güzel günleri artık geride kalmış, zorlu günler başlamıştır. Ayrıca ergenlik için halk arasında “uyanmaya başlamak” deyiminin kullanıldığını da belirteyim.&lt;br /&gt;Ergenlikte ödipal çatışmalar alevlenir. Ödipal çatışma ya da ödipus kompleksi psikanalizin çok temel bir konusu ama kısaca bilmeyenler için belirteyim. Çocuğun karşı cinsten ebeveynine olan aşkı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ödipus trajedisi filmin temel yapı taşlarından olarak tüm çıplaklığı ile karşımıza çıktı. Ömer, babasını öldürmek için planlar yaptı film boyunca. Psikanaliz de bir erkeğin ölümü ile, Freud’un babasının ölümü ile doğmuştur(1896). Babasının ölümü Freud’un oto analizine ve düşlerini yorumlamasına özgül bir değer kazandırmıştır. İlk kavmin babasının öldürülmesi söylencesini hatırlayalım bir yandan da. Söylenceye göre ilk kavimin erkek çocukları toplanıp babayı öldürmüşler ve babanın kadınları ile beraber olmuşlardır. Ancak bundan sonra babanın öldürülmesi ve babanın kadınları ile olmak yasaklanmıştır. Tüm uygarlıklar boyunca süregelen ensest yasağının doğuşu, yani “yasa”nın doğuşu böyle başlar. Yasa babadır, babanın buyruğudur. Hemen filmden bir sahneyi hatırlayalım. Camide geçen sahne, vaiz diyor ki:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;“Ey oğullar baba talimini dinleyin ve bilgiyi anlamak için dikkat edin&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Çünkü size iyi ders veriyorum&lt;br /&gt;Benim öğrettiğimi bırakmayın&lt;br /&gt;Çünkü ben de babamın oğlu idim&lt;br /&gt;Annemin gözünde nazik ve bir tanecik idim&lt;br /&gt;Ve bana öğretti, bana dedi&lt;br /&gt;Sözlerime dikkat et, dediklerime kula ey&lt;br /&gt;Onlar gözlerinin önünden ayrılmasın&lt;br /&gt;Onları yüreğinin içinde sakla”&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Filmi Yunan mitolojisinden okuduğumuzda babasını öldürüp annesi ile evlenen Oidipus olan Ömer, İslam mitolojisinden okursak da Hz. Ömerdir. Hz. Muhammed’e başlangıçta düşman olan, onu yani babayı ve/ veya temsilcisini öldürmek için planlar yapan ve tam öldürmeye gidecekken Müslüman olan Hz. Ömer. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İslam mitolojisinden söz açmışken filmdeki çocukların ismine dikkatinizi çekmek isterim. Ömer, Davut, Yakup, İsmail, Ali. Hepsi de peygamber isimleri. Ömer’i az önce söyledim, “baba”yı öldürmeye çalışan…&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212373318917562370" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SFYR6s7OIAI/AAAAAAAAA1Y/6ApZQmjxgeI/s400/02.jpg" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ali, yani Ömer’in sevimli, akıllı, parlak kardeşi. Muhammedin amca oğlu ve damadı, ailesinin biricik sevgilisi, birincisi Hz. Ali.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İsmail, sanırım çoğunuzun bildiği gibi babası tarafından Allah’a kurban edilmek üzereyken koç yollanan Hz. İsmail. Hatırlarsanız İsmail düştükten sonra sağ sağlim kurtulunca ona kurban kesiliyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yakup, üstün ahlaklı, samimi, sabırlı, akıllı&lt;br /&gt;Davut, koyun güden, sapan atan, cesur, kahraman. Bir gün oruç tutup, ertesi gün yiyen bir peygamber. Fıstık ağacının altında hatırlayın onu, birinde fıstık yerken diğer sahnede fıstıklara yalnızca bakarken…&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ömer’in öldürmek istediği baba katı, cezalandırıcı, empatik olmayan, sınır koyucu, çocuklarına adaletli davranmayan bir babayken, bir yandan da babanın şefkatli, öğretici, verici yanlarını görürüz. Ödipal baba tanım olarak kısıtlayan, cezalandıran, yasaklayandır. Saldığı korkuyla onunla rekabet içindeki erkek çocuğun ensest ve öldürme arzularından vazgeçmesini sağlar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oysa baba çocuk ilişkisi ödipus döneminden önce de vardır. Çocuğun babaya öykünmesi, tüm tavır ve davranışlarında onun gibi yapmaya çalışması hem çocuğun onunla özdeşleşmesinin bir göstergesidir, hem de baba için bir gurur kaynağıdır. Bu durumun örneklerini baba ve Ali arasındaki sahnelerde görürüz. Ömer’in ezan okuma sahnesi de bu özdeşimin kurulduğunun kanıtıdır adeta. Öldürülmek istenen ama bir yandan da onun gibi olunan baba. Yaşlı ninenin erkeklerle ilgili söylediklerini de hatırlayalım: “Bunun bubası da böyleydi, bubasının bubası da. Oğlancıkken iyi olurlar, büyüdükçe babalarına çekerler”.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Öğretmene aşık Yakup ise babasının öğretmene olan ilgisini görünce Ömer’in saflarına katılır. Yakup’un babası ve amcası arasındaki ilişki adeta Ömer ve Ali arasındaki ilişki gibidir. Baba iki çocuk arasındaki rekabeti kışkırtıcıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödipal çatışmanın kızlar cephesinde ise Yıldız’ı görürüz. Babasına aşık Yıldız. Babası ile tarlada dolaştıkları, hele de dizine yattığı sahnede adeta iki sevgili gibidirler. Anne ve babasının cinselliklerine tanık olduğu sahnede ise hayal kırıklığının gözyaşları vardır.&lt;br /&gt;Yıldız’ın kardeşini düşürdüğü sahne ödipal çatışmanın ebeveyn yanına ayna tutan bir sahne. Anne “oğlum”, baba “kızım” diye koşar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yıldız için iki özdeşim modeli vardır, annesi ve öğretmen. Öğretmen ona kitap verir, Çalıkuşu. Giderken iğde ağacının, öğretmenin saçlarıdır Erdem’e göre , yapraklarına yüzünü sürer.&lt;br /&gt;Filmdeki bir diğer baba-ata da Atatürk. Biliyorsunuz her sabah ataya-babaya verilen sözlerle başlar güne çocuklar. Çocuklar Andımızı söylerken, küçüklerimizi korumak, büyüklerimizi saymak diye, çobanın dövülüşüne tanıklık ederiz. Çobanın babasının olmadığı bir ortamda ona babalık eden biri tarafından.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Baba karakterinde olduğu gibi film boyunca karakterlerin hem iyi hem de kötü yanlarına tanıklık ederiz. Babasının hastalığının artması için camı açmaya giderken kardeşinin üstünü örter Ömer. Babasını nasıl öldüreceğini konuşurken ufacık kuşun öldürülmesine hayıflanır.&lt;br /&gt;Filmin ana temalarından bir diğeri de kardeş kıskançlığı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Temel söylencelerden biri ilk kavimde babanın öldürülmesi ise bir diğeri de iki kardeşin, Kabil ile Habil’in söylencesidir. Kabil’in Habil’i kıskançlık yüzünden öldürdüğü söylence.&lt;br /&gt;Kardeş rekabetinin, kardeş kıskançlığının ve bu rekabetin ve kıskançlık ateşinin ebeveynler tarafından nasıl körüklendiğinin birçok örneğini görürüz film boyunca... Özellikle Yıldız ve Yakup’un babalarının, babaları tarafından azarlandıkları sahneler…&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ama aynı zamanda kardeşlere yönelik olumlu duygular, koruyuculuk da vardır. Adem ile Havva’nın çocukları arasında hem aşk, hem de kıskançlık ve nefret vardı. Bir deyiş vardır, kardeş kardeşin ne olduğunu ne öldüğünü ister. Film boyunca da çocukların kardeşlerine yönelik ambivalanslarına tanık oluruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Kardeşlikle ilgili bir diğer konu da ,bir kardeşin varlığı aynı zamanda anne-baba arasındaki cinsel ilişkinin de kanıtıdır. Ergenliğin temel özelliklerinden biri olan cinsel uğraşlar zaman zaman hayvanlar üzerinden, zaman zaman da anne-babanın cinselliğine tanıklık olarak karşımıza çıkar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ergenlik döneminin en temel özelliklerinden biri de arkadaşlık ilişkileridir. Kardeşliğe öykünen kan kardeşliği, sütkardeşliği, ahiret kardeşliği, yol kardeşliği gibi kardeşlik eşdeğeri ilişki biçimlerini hatırlayalım. Bütün bu kardeşlik öykünmelerinin ortak özelliği dayanışma, yardımlaşma, paylaşma gibi özelliklerin altını çizmesidir. Ergenlikte arkadaşlık, içsel gerginliği azaltıcı, gelişim süreçlerini kolaylaştırıcı bir işlev görür. Pregenital ve genital sorunların etkisinde, ensest çatışmaları nedeniyle aşırı suçlanan, ayrımlaşmak için ebeveynlerini şiddetle eleştirmek zorunda kalan ergen, arkadaşları ile, sorunlarını aile dışı bir ortamda işleme olanağı bulur. Ömer ve Yakup’un birbirlerine rüyalarını anlattıkları sahneyi hatırlayalım.&lt;br /&gt;Birbirlerini kan kardeşi ilan eden çocuklar bir anlamda ödipal karmaşanın yarattığı sıkıntıya yanıt bulmaya çalışmaktadırlar. Kardeşlerini anne-babaları değil kendi kanlarıyla yapmaktadırlar. Öte yandan beden sıvılarının birbirine karıştırılmasının cinsel ilişki sırasında beden sıvılarının karışımını çağrıştırdığı açıktır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ergenlik döneminin bir diğer özelliği de kimlik arayışıdır. Yıldızın öğrenci önlüğünü çıkarıp küçük anneliğe soyunduğu sahneleri hatırlayalım. Arada kalmış bir genç. Çocukluk ve kadınlık arasında.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yakup ve Ömer’in sigara içme sahneleri. Hem isyanın hem de adeta erkek olmanın sahneleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm ve doğum, yaşamın ve varolmanın vazgeçilmez iki kavramı tüm film boyunca eşlik eder bize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece ile başlayan film, suçluluk duyguları içinde ağlayan Ömer’in sabahtaki görüntüsünde son bulur. Umudun sabahıyla…&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;A.NUR ENGİNDENİZ&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-7789581254613529265?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/7789581254613529265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/06/5-vakit-alintidir.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7789581254613529265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7789581254613529265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/06/5-vakit-alintidir.html' title='5 VAKİT (ALINTIDIR)'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SFYSE7qCSOI/AAAAAAAAA1o/L9UAUIzfGuU/s72-c/dvdvideo33vcd.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-467892567990291291</id><published>2008-06-09T15:48:00.000+03:00</published><updated>2008-06-09T16:30:58.219+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>GEZELİM TADALIM GÖRELİM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bu hafta sonunda Burhaniye ve Ayvalık civarındaydık. Asıl amacımız Burhaniye sahilinde veya Ören’de bir ev tutmaktı. Ancak, maalesef gönlüme göre bir ev bulmam mümkün olamadı. Tek beğendiğim evin nefis bir taraçası olmasına rağmen balkon kenarları çok alçak olduğundan kabus görmektense uyanık yatmak evladır deyip bu işten vazgeçtim. Ancak hayallerim henüz bitmedi. Umut dünyası işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209866473938359922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0p9HpQFnI/AAAAAAAAA1Q/JxoKGMszAJw/s400/DSCN2712.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Yonca pansiyondaki odamızdan manzara&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu koşuşturma arasında ise biraz gezindik. Cunda’da patrica plajlarını ve ayışığı manastırını ziyaret ettik. İsmi çok romantik olduğundan kısada olsa mutlaka görmem gerekiyordu.Şöyle bir bakıp geri döndüm. Ayrıntılarıyla ilgilenemedim.Etüd çalışmasını daha sonra en kısa zamanda yapacağım.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209864043313256322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0nvo3EV4I/AAAAAAAAA0A/vH0-zwR9fCw/s400/DSCN2716-1.JPG" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Ayna ve bekçisi&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Cumartesi akşamı Ayvalık ve Cunda adasında turladık. Yemek yemek için eşimin daha önce gidip denediği ve ballandıra ballandıra anlattığı Ayna Restaurantı tercih ettik. Restaurant dediğime bakmayın aslında kendilerini kartvizitte “Ayna yeme içme oturma yeri” olarak tarif etmişler ve çok da iyi etmişler aslında. Burası Nihal ve Ezgi hanımların birlikte işlettikleri bir mekan. Yemekler Nihal hanım’ın tatlılar ise Ezgi Hanımın marifetli parmaklarından çıkma olup burası aslında bir aile (anne-kız) işletmesi Belki sıcaklığı da oradan kaynaklanıyordur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209865199019049330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0oy6MzQXI/AAAAAAAAA0o/U1MQqrjBZ7U/s400/DSCN2726.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Butik şekilde döşenmiş bu sevimli mekan da çok şık döşenmiş masa ve koltuklar bizi karşıladı. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş bu lokantada servisimize bakan Ezgi hanımdan seçtikleri müziklere kadar her şey beni çok rahatlattı. Bize çok huzurlu bir akşam yaşatmalarının yanı sıra hazırlayıp ikram ettikleri yemeklerle hem karnımızı hem gözümüzü doyurdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209863355513560658" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0nHmm13lI/AAAAAAAAAzo/LaIR1KoroKs/s400/DSCN2732.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlangıç olarak kaşarlı domates çorbası tercih ettik. Çorbalarımızdan önce hafifçe kızartılmış köy ekmeği ile birlikte nar ekşili sızma zeytinyağı ikramı nefisti. Benim gibi hem egeli hemde zeytinci kökenleri olunca insanın zeytinyağına hayır demesi çok zor oluyor doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209864380216765314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0oDP7H64I/AAAAAAAAA0I/Lxpec0DR7s4/s400/DSCN2715.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluma getirilen limonata harikaydı. Kontrolden geçirilip Ok işareti verilmiştir küçük bey tarafından . Şekeri az, nane ve limon kokulu bu içeceği mutlaka tavsiye ederim. Hatta bu fotoğraf oğlumun marifeti olup en ufak bir değişiklik yapılmadan gönderilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209864601151431794" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0oQG-DZHI/AAAAAAAAA0Y/ntwjSShtPPo/s400/DSCN2721.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Ben yemek olarak cevizli tereyağlı ev eriştesini tercih ederken eşimde fener ve akya balıklarından yapılmış Balık Sahanaki yi tercih etti. Yemeklerin her ikisinide tattım ve nefistiler.&lt;br /&gt;Ana öğün yanına balzamik sirkeli keçi peynirli salata da çok iyi gitti doğrusu. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;keçi peynirli ve balzamik sirkeli Ege salatası&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209864485625272962" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0oJYmeGoI/AAAAAAAAA0Q/gwRh_13Bam0/s400/DSCN2718.JPG" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Akya ve fener balığından mükellef bir yemek Balık Sahanaki&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209864786431557138" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0oa5MRvhI/AAAAAAAAA0g/XpTIfAKxjUU/s400/DSCN2725.JPG" border="0" /&gt; &lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;Tatlı olarak aldığımız sakızlı muhallebi ve şeftalili cheesecake ise inanılmaz lezzetliydi. Ben her ne kadar cheesecake tercih etmiş olsamda tadına baktığım dondurma eşliğinde ikram edilen sakızlı muhallebide çok lezzetliydi. İkinci gidişte tekrar tadına bakılmak üzere bir yere not edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;şeftalili cheese cake&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209865469786999106" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0pCq46SUI/AAAAAAAAA04/lCKurFfqP-c/s400/DSCN2729.JPG" border="0" /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;sakızlı muhallebi&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209865896835793442" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0pbhxRwiI/AAAAAAAAA1A/yMur4IWFzH8/s400/DSCN2730.JPG" border="0" /&gt; &lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Özellikle yemeğimizin üzerine içtiğimiz ev yapımı mürver agacı çiçeğinden yapılmış olan likör ise uffff. Nasıl desem bundan sonra Ayna’ya sadece mürver çiçeği likörü içmek için bile uğrayabilirim. Kokusu ve tadı muhteşemdi. Mutlaka gidin. Pişman olmayacaksınız. Benden beş yıldız bu mekana.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209866358360636818" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" height="300" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0p2ZFX_ZI/AAAAAAAAA1I/YfPZEcoGknk/s400/DSCN2736.JPG" width="399" border="0" /&gt; &lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Son olarak da her ne kadar resimlemeyi becerememişde olsam aslında bu jelatin içinde görümüş olduğunuz şey porselen bir buzdolabı süsü olmayıp yemeye kıyamayacağınız kadar güzel görünen bir bisküvidir efendim.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Oylum Özmen &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-467892567990291291?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/467892567990291291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/06/gezelim-tadalim-grelim.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/467892567990291291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/467892567990291291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/06/gezelim-tadalim-grelim.html' title='GEZELİM TADALIM GÖRELİM'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SE0p9HpQFnI/AAAAAAAAA1Q/JxoKGMszAJw/s72-c/DSCN2712.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-7390633102794580758</id><published>2008-05-21T14:49:00.000+03:00</published><updated>2008-05-21T11:50:19.875+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Misafir sanatçılar'/><title type='text'>İSİMSİZ BİR HİKAYE(alıntıdır)</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sevgili Leyla'dan yayımlanmasını istediği kısa bir yazı daha.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R-JRZAZtSvI/AAAAAAAAAyw/E0k53Ixvs8U/s1600-h/%C4%B1ss%C4%B1z.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5179792011475897074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R-JRZAZtSvI/AAAAAAAAAyw/E0k53Ixvs8U/s400/%C4%B1ss%C4%B1z.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gözlerimi açtığımda, geniş pencerenin, uçları dantelli keten perdesinin arasından sızan güneş odayı aydınlatmaya başlamıştı, çok erken uyandığımı biliyordum onca yaşananın ardından çok erken. Doğruldum, her bir düğümünde göz yaşı saklı kilimin üzerine basarak gidip pencereyi açtım, deniz tuzu kokan rüzgarı içme çektim. Bu, her duvarı beyaza boyalı odada her şey pek bir sakindi. Bir zamanlar burun kıvırdığım, sakin bir sahil kasabasındaki bu taş evin, bu odasında bu kadar dingin uyanacağım aklıma gelmemişti. Kapının arkasında valizlerimi gördüm, demek daha boşaltmaya vaktim olmamış. Tanrım kaç gündür uyuyorum ben? Dışarıda neler oluyor bakmalıyım. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Gençliğimin, bana çok kısa gelen birkaç yılını geçirdiğim bu kasabada pek çok şey değişmiş. Şimdilik sadece bir yabancı olduğum bu yerdeki meraklı gözlere aldırmadan yürüyorum sokaklarda. Akşama kadar yürümek istiyorum sıcağa aldırmadan. Tekrar ezberlemeliyim bütün sokakları zira bu kez uzun kalacağım belli. Merakını yenemeyen bir teyze soruyor bana yavrum kimlerdensin? Kaçaklardanım teyze kaçaklardan. Bildin mi? Bilemezsin. Çok şeyden kaçıp geldim çünkü, herkesten, her şeyden, işimden, ailemden, var olduklarını sandığım arkadaşlarımdan, dost sandıklarımdan, yaşadığımı sandığım aşklardan, aşklaşmalardan, yaralardan, berelerden, incinmelerden her şeyden. Son umudum burası, bir şeylerin varlığına inanmam için son umudum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Balıkçı teknelerinin motor sesleriyle irkiliyorum, nasılda dalmışım bu küçük tepeden muhteşem görünen gün batımına. Taze balık kokuları içinde eve dönüyorum. Bir poşet balık elimde. Tek başına verilen bir ziyafetten sonra artık eşyalarımı yerleştirmeliyim. Siyah kalın hırkamı da almışım, iyi. Geceleri serin oluyordu diye hatırlıyordum doğruymuş. Bütün giysilerimi almışım. Boyalarımı fırçalarımı da. Olması gereken ne varsa hepsi burada, sessizliğim, yalnızlığım onlarda tamam. Yerleştik.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah güzel bir kahveden sonra artık arka bahçemde ki küçük toprak parçasıyla ilgilenme vakti geldi. Toprağı çapalayarak havalandırmak ve biraz su yetti güllerimi bağrına basması için. En kırmızılarından diktim, en solmazlarından. Dikenleri yaşadıklarım kadar acıtmadı canımı. Parmaklarımdaki çizikler önemli mi kalbimde daha derinleri varken. Havada yine o deniz tuzu kokusu, biraz daha dikkat kesilsem duyabilirim dalgaların seslerini. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Sokakları keşfetmeye devam ediyorum yeniden. Eski bir han vardı hatırımda kalan acaba hala yerinde midir, merak ediyorum. Beni buraya çeken neydi tam olarak hatırlayamıyorum. Birilerine sarılacakmış gibi koştum buraya, birilerine sığınacakmış gibi koştum çünkü. Sokaklarını gezerken bir çift çocuk gözü takılıyor gözüme hayli tanıdık. Hatırlayamıyorum bana neyi hatırlattığını. Burnumda hep deniz kokusu. Bu akşam evin terasından izlemek istedim gün batımını, dağlara sırtım dönük. Kasabaya biraz kuşbakışı.Bu kadar yüksek miydi burası? Yine tüm gölgeler teslim oldu karanlığa. Günlerdir, gecelerdir; Kimseden haber almadım. Vermedim kimseye haber. Arayamazlar çünkü bulamazlar. Çünkü bilemezler burada olduğumu. Onun için geldim. Yaralarım o kadar yeni ki. Bir o kadar da derin. Ama iyileştirecek bu kasaba hepsini, inanıyorum, inanmak istiyorum. Bana inanılmaz bir huzur ve anlaşılmaz bir heyecan veren o çocuk gözlerini bulmak için çıkacağım sokaklara bu sefer, görürsem durmasını söyleyeceğim, durmazsa peşinden koşacağım. Nasılsa hep koştum bunca zaman. Uyumayacağım bu gece. Ay ışığı misafir odamda. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Her gün geçtiğim sokaklardan geçiyorum tekrar, bu deniz meltemiyle uğuldayan, tuz kokan sokaklardan. İşte ! Yine o çocuk. hey bekle, dur. Koşuyorum peşinden, uzun uzun koşuyorum. Deniz fenerine gidiyor. Tanrım sanki bir şeyler hatırlıyorum. İşte deniz fenerindeyim, nerede bulamıyorum. İçimi kaplayan bu buruklukla karışık huzura anlam veremiyorum. Oturuyorum deniz fenerinin dibine sırtım ıslak duvarına dayalı. Sanki ilk oturuşum değil bu evet hatırlıyorum! Buradan gideceğim günlerdi. Her gün aynı köşe başında karşılaştıktan çok uzun zaman sonra o fenerin dibinde birlikte günbatımını seyretme cesareti bulduğum o gözleri arıyordum aslında. Başım omzunun sıcaklığında. O omuz bana acılarımı unutturabilir miydi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yaralarımı sarabilir miydi? Bana acılar, hüzünler yaşatanlardan hesap sorabilir miydi, beraber sorabilir miydik? Hala bu kasaba da mıydı? Bütün ömrüm boyunca aradığım aslında o muydu?. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Artık her sokağa çıkışımda fenere uğramadan eve dönmüyordum, kim bilir belki oda buralardaydı belki oda bir çift göz hatırlıyordu o zamanlardan kalan. Belki oda arıyordu? Belki uğruyordu oda bu fenere? Belki de unutmuştu? Son umudum o muydu? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Eve vardığımda beni karşılayan güllerimin kokusuydu. Mutluydum orda olmalarından. Yorulduğum zaman burada alıyordum soluğu. Bir gün yine yerlerine yenilerini dikerken; Sıcacık bir ses duydum bahçe kapısının önünde. Hoş geldin! Döndüm, işte ordaydı birkaç adım ötemde. Gözlerimden yılların yaşları boşaldı. Hoş bulduk dedim. Hoş bulduk! Oturduk bahçede yan yana. Her şeyi anlattım ona, herkesi. Ne kadar üzgün olduğumu, ne kadar acı çektiğimi, nasıl incindiğimi, incittiklerini, gerçek sandıklarımı, yalan olanları, sırtımdaki hançerlerini, zehir dillerini. Her şeyi. Sadece sarıldı bana. Sıkı sıkı sarıldı. Öylesine huzurluydum ki. Hiç konuşmadı. Kelimeler anlamsızdı zaten artık sadece gözler vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leyla…&lt;br /&gt;26.08.2007&lt;br /&gt;15:20&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-7390633102794580758?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/7390633102794580758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/isimsiz-bir-hikayealntdr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7390633102794580758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7390633102794580758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/isimsiz-bir-hikayealntdr.html' title='İSİMSİZ BİR HİKAYE(alıntıdır)'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R-JRZAZtSvI/AAAAAAAAAyw/E0k53Ixvs8U/s72-c/%C4%B1ss%C4%B1z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8949165999455126897</id><published>2008-05-12T15:34:00.000+03:00</published><updated>2008-05-12T16:43:10.629+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>AY IŞIĞINDA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SCRJWJizUuI/AAAAAAAAAzY/Pol1U1gUeP0/s1600-h/Boris_Vallejo_vampirepower.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198360514760233698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SCRJWJizUuI/AAAAAAAAAzY/Pol1U1gUeP0/s400/Boris_Vallejo_vampirepower.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Diskonun gürültüsünün boğuklaştığı yerde olan tuvalete giriyorum. Tuvalet iğrenç bir halde. Duvarda yeşil küf lekelerinin  arasında grafitiler seçiliyor. Boyaları sıyrılmış duvarların ve yerlerde pislikten geçilmiyor. Kadınlarda var içeride erkeklerde. Tipik modernizm ya da sıradan boş vermişlik. Biri tuvaletin üzerinde oturuyor yüzü sapsarı ağzı açık tavana doğru bakıyor gözleri kaymış. Uluyan bir köpek gibi görünüyor sivri burnu ve ağzında salyalarıyla. Bir şeyler söylüyor ama duyulmuyor. Yanına gidiyorum. Anlayamıyorum ne dediğini kulağımı biraz daha ağzına doğru yaklaştırıyorum nefes verir gibi fısıltısını duyuyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_&lt;em&gt;kaçın -ne?&lt;br /&gt;-hepiniz gidin…&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt; -… &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;-…hemen kaçın&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt; -hepsi…ahhhh &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;- ..hepsi ne?&lt;br /&gt;-…değil,…insan…&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt; -anlamıyorum&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt; -insan değil ..uprler ..kaçın.. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;-çok çektin galiba -dinle lütf..kaç..mez…an&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Yukarı çıkıyorum.Ruhuma işleyen bir müzik çalıyor tempoyu yakalayıp dans etmeye başlıyorum.Biraz önceki konuşmanın da etkisiyle kalbim daha hızlı atıyor kulaklarımda hissediyorum vuruşlarını güm güm  güm..&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Onu görüyorum. Çok yakışıklı. Benim dans ettiğim adam gibi değil. Farklı bir ifade var yüzünde. Gözleri ah o gözleri. Ne kadar güzel..Bakışıyoruz sırıtıyor beni görünce öyle seksi bir gülümsemesi var ki..Farkında olmadan ona doğru gidiyor ve gözlerinin içine bakıyorum..&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-Daha önce bu kadar güzel gözlü bir erkekle tanışmamıştım&lt;/em&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Gülümsemesi daha da yayılıyor yüzüne;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-Hala daha geçerli bu sanırım..&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt; -Nasıl ?&lt;br /&gt;-Henüz tanışmadık &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;-Ha ha ha ha evet haklısın tanışmadık.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt; _Dans ediyoruz. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;-Buraya bu şehre ilk defa geliyorum öğrenciyim. Aslında İzmirli’yim. Güzelyalı’dan. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;-Ben de İzmir’denim. Ama uzun zamandır gidemedim. Seyahat etmek pek kolay değil benim için.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;O kadar hoş ki dayanamıyorum öpüyorum onu. Erkeksi kokusunu içime çekiyorum. Farklı anlayamadığım bir güzelliği, ilkel bir çekiciliği var. Belime daha sıkıca sarılıyor. Eski dans arkadaşım arkamda beliriyor aniden. Yeni dostumun gözlerinin içine bakarak&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-önce ben buldum ,o benim &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;-kendi geldi. Ben çağırmadım.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt; -Sıranı bekle..&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Araya karışma gereği duyuyorum. Beyler bir dakika durun dememe kalmadan çelik gibi bir kol beni yakalayıp duvara yapıştırıyor. Onun bu kadar kuvvetli olduğunu tahmin edememiştim. Dişlerinin üzerinde dudakları geriliyor ateş gibi nefesiyle bana eğilerek&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;- en eski terbiye kuralıdır bayan geceye kiminle katıldıysan onunla bitirirsin.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Konuşamıyorum. Beklemediğim bir tepki aldım. Bu kadar korkacağımı tahmin etmemiştim. Tıpkı bir çakala benziyor. Yakışıklı dostum ise başıyla selam verip arkasını dönüp gidiyor. Hayal kırıklığına uğradım. Evet, kapışmalarını istemiyordum ama en azından iki çift laf etseydi daha iyi olurdu. Arkasından bakıyorum beynimin bir köşesinde tehlike sirenleri ötüp duruyor. Anlam veremediğim tanımadığım bir duygum ayaklandı. "Kaç git, uzaklaş, durma" diyor bir yandan ilkel yanım, modern olan yanım ise "saçmalama, komik olma" diyor ama pek cılız sesi. Kendide pek inanamamış gibi söylediğine.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;-Müzik daha da hızlandı.  Ama, canım artık dans etmek istemiyor. Bara yaklaşıyorum. Arkamdan bir el uzanıyor ve gergin bir sesle çok kesin olarak;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-fazla uzaklaşma daha işimiz var&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diyor çakal sırıtarak. Kanım donuyor sanki damarlarımda, sırtımda buz gibi bir el geziniyormuşcasına titriyorum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Cevap veremiyorum ama başımla tamam diyorum. Bir kadeh şarap istiyorum. Elimin içinde dönüp duruyor kadeh. Birden burası bana çok iç karartıcı sıkıcı geldi dışarı çıkmalıyım. Temiz havaya ihtiyacım var. Burası normal bir yer değil. Acayip bir kokusu var. Tüm hislerim altıncısıyla birlikte diken üstünde. Barın üzerinde duran elimi çekiyorum. Temasından hoşlanmadım. Yapış yapış bir hava var içeride. Kulaklarım zonkluyor neredeyse kafesteki vahşi bir hayvan gibi nefes alıyorum. Tuvaletteki adam aklıma geliyor ve daha da canım sıkılıyor. Kapıyı arıyorum gözlerimle ve yanı başımda aniden onu görüyorum. O güzel yakışıklı flörtümü. Arkasını dönüp gittiği gibi sessizce beliriverdi yanımda. Daha çok atmaya başladı kalbim. O kadar çok adrenalin akıyor ki bedenime, görür görmez bütün tüylerim diken diken sıçrıyorum olduğum yerde ürkek bir ceylan gibi. Şimdi gözüme daha farklı görünüyor. Korkutuyor o da beni. Çakala benzemiyor daha çok  bir kaplan gibi . Yırtıcı oda. Yalnız kalmak istemeyeceğiniz karşılaşmayı asla tercih etmeyeceğiniz bir yırtıcı. Çakaldan daha güçlü daha tehlikeli ve daha zeki. Panik ve korku hissinin nereden geldiğini anlamaya çalışıyorum muhtemelen tuvaletteki keşten. Ne aldı bilmiyorum ama kötü durumdaydı ambulans çağırsam mı diye düşünürken cep telefonumu otelde unuttuğu hatırlıyorum. Kahretsin, her zamanki ters şansım. İhtiyacım olduğunda elimin altında bir şey bulamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakışıklı dostum kulağıma eğilerek;  &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;_Bana kalırsa hemen çıkmalısın buradan vakit epey ilerledi, benimle gel.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilemiyorum.&lt;br /&gt;Titriyorum.&lt;br /&gt;Kararsızım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ormanın içinde kaybolup da  kaplana güvenmek gibi bir şey bu. Sırtını dönmeye cesaret edemediğim; güzelliğinden kendimi alamadığım bu adamla gitmeli miyim. Çakal sevgilim ortalarda görünmüyor ama her ne kadar da itici olsa dahi onunla  baş edebilecekmişim gibi geliyor şimdi bana. Oysa bu daha tehlikeli daha çekici. Duygularım ondan ölesiye korkmakla hayran olmak arasında gidip  geliyor. Elimi yakalıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-     &lt;em&gt;    Hadi yürü artık oyalanmaya vakit yok.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Neden oyalanmaya vaktim yok? Geç olmasının ne gibi bir sakıncası var? Neden gitmek zorundayım? Burası neresi? Sen kimsin?"  Sorular kafamda bombardıman gibi yağmakta ama hiçbirini sormaya cesaret edemiyorum. Bir robot gibi izliyorum. Barın arkasındaki mahzene giriyoruz. Dar koridorda ilerleyip zincirli kapıyı buluyoruz. Yolun sonuna geldik. Ama dostum kalın zincirleri kağıttan yapılmış gibi koparıyor ince uzun zarif parmaklarıyla. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Avaz avaz bağırıyor ilkel ben artık göz ardı etmeme imkan yok&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;" dikkkaaaatttttt ,dikkaaaatttttt,tehlikeeeeee….."&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-Piyano çalarken parmaklarımı incitmekten çok korkardım, eskidendi o&lt;/em&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden tuvaletteki keşin ne dediğini anlıyorum “-…insan değiller kaçın. Hepsi vampir”.. Arkamı dönüp kaçmam gerektiğini biliyorum. Ama ayaklarım sanki birer buz parçası kıpırdayamıyorum. Korkudan ölmek üzereyim. Aniden salondan çığlıklar ve kahkahalar yükselmeye başladı. Evet gerçekten korkudan ölmek üzereyim. Bayılmamalıyım, bayılma diye düşünüyorum. Ne yapabileceğimi bulmaya çalışırken bilgisayar gibi yanıtlıyorum kendi sorularımı. Burada yalnız olduğum yaratığın bir zamanlar muhtemelen müslüman olduğu için haçdan etkilenmeyeceğini düşünürken öte yandan bu akşam yemekte sarımsaklı linguiniyi red ettiğim aklıma geliyor. Yine ters şansıma lanet okuyorum. Etrafta tahta parçası yok. Üstelik kullanacak durumda da  değilim derin dondurucudan çıkmış tavuk gibi kaskatıyım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Aniden vampir bana dönüyor ve gözlerinin parladığını fark ediyorum karanlıkta. Başım dönüyor artık.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-ahh, yapma şimdi sırası değil dışarı çıkman lazım. Burası en sevdiğimiz beslenme yerlerinden biridir. Kısaca mezbaha deriz..&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;-&lt;em&gt;Bunu şaka sanmıştım. Yani mezbaha ya gidelim mi diye sorduğunda.&lt;br /&gt;-Şaka değildi. En azından senin açından. Şimdi seni çıkartacağım. Bir an önce buradan uzaklaşmanı tavsiye ederim.Güneş doğana kadar kendine bir sığınak bul. Şanslısın efendi şu sıralar burada değil dinlenmeye çekildi. Doğuluları yemeyi çok sever. Benim de karnım tok bu gece. Korkmana gerek yok şimdilik. Tatlı almayacağım bu akşam&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi yaptığı espriden çok hoşlandığı belli muzurca kıkırdıyor. Gülmesi yüreğimi durduruyor korkudan. Kardeşlerimi ve annemi düşünüyorum. Buraya gelmeme ne kadar kızdıklarını işten ayrılmamı onaylamadıklarını düşünüyorum. “Keşke sağduyunun sesini dinleseydim. Maceranın ağa babasını bulup pişti oldun işte hatun. Keşke sigarayı bırakmasaydım ve keşke Hakan’la evlenseydim.Hiç olmazsa bir vampirin yanında  nereye gittiğimi bilmeden kaçacağıma sıkıcı bir evde ama sağlıklı ve sakin bir hayat sürüyor olurdum” diye düşünüyorum.Bu düşünceler beni rahatlatıp gevşememi sağlıyor sanki saatler geçti aradan oysa saniyeler sürmedi …&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Dışarı çıkıyoruz. Elimden tutuyor ve koşmaya başlıyoruz. Ay gökyüzünde asılı bir fener gibi yolumuz aydınlatıyor. Işığı tüm sokakları, kaldırım taşlarını ve tabelaları boyamış. Gündüz ışıl ışıl rengarenk olan bu yer şimdi bir mezar kadar sessiz. Bazen yan yana bazen de ben  vampirin sırtında kaçmaya devam ediyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Peşimizdeler ve epey kalabalıklar ayak seslerini duymuyorum ama ensemde hissediyorum varlıklarını. Vücudum ateş gibi tüm giysilerim terden üzerime yapıştı. Bacaklarım, kalbim çığlık atmaya başladılar bile yorgunluktan. Eğer durursam, eğer durursam bir daha asla koşamam. Devam etmeliyim. Kaçmalı kurtulmalıyım. Dinleme kendini. Yorgunluğuna aldırma sadece koş. Koş tüm gücünle. Yoksa bitecek. Ahh tanrım böylesini hiç düşünememiştim. Ben bile. Üstelik geleli iki gün oldu. Daha çok erken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda yakalanıyoruz. Beni önemsemiyorlar bile aralarında tartışıyorlar. Kendilerince  bir hiyerarşileri var. Dışarıdan bakan sıradan biri genç kız ve erkeklerin biraz sertçe tartıştığını düşünür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrım korkudan ölmek üzereyim ve onlar da bu korkunun gayet farkındalar. Korkmaktan başka şey düşünemiyorum ki…Buram buram korku kokuyor olmalıyım. Sanki film izler gibi izliyorum onları kaçmanın faydasız olduğunun farkındayım.İnanılmayacak kadar hızlılar ve oldukça da sakinler.Üstelik sabaha çok var daha.&lt;br /&gt;Vampir dostum bana dönerek &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-üzgünüm, yapmak zorundayım.&lt;br /&gt;-YOOO!!!&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;yanıma yaklaşıp kolumu çeviriyor ister istemez arkaya eğiliyorum. Kan koktuğunu fark ediyorum. Midem bulanıyor. Ağzındaki sapsarı dişleri ve parlayan gözleri ile bana bakıyorve hırlıyor. Pes ediyorum teslim oluyorum. Bitti artık. Yapacak bir şey kaçacak delik yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;_Evet haklısın deliklere sıçanlar kaçar zaten. Sıçana benzer bir halin yok oysa. Bir saat önce fena görünmüyordun ama şimdi daha lezzetli kokuyorsun sanırım tatlıyı alacağım&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşamıyorum. Sadece duyduğum takırtının dişlerimden geldiğini farkediyorum. Üzerime eğilerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-&lt;em&gt;Korkma ,sonra görüşeceğiz&lt;/em&gt;  diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce kedi gibi koklayıp ardından köpek dişlerini boğazıma saplıyor. Acıdan ağzımdan fırlayan  sesim boğuluyor zafer ulumalarının arasında. İştahla duyduğum yutkunma sesinin arasında Eiffel’in silüetinin arkasından aya doğru bakıyorum  “ne kadar da sarı bu akşam” diye düşünürken yavaş yavaş  her şey siliniyor ve karanlık boşluğa yuvarlanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OYLUM ÖZMEN 09.05.2008 &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8949165999455126897?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8949165999455126897/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/05/ay-iiinda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8949165999455126897'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8949165999455126897'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/05/ay-iiinda.html' title='AY IŞIĞINDA'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SCRJWJizUuI/AAAAAAAAAzY/Pol1U1gUeP0/s72-c/Boris_Vallejo_vampirepower.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-9145707002507676309</id><published>2008-05-09T15:59:00.001+03:00</published><updated>2008-05-09T16:28:03.004+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><title type='text'>ANNELER GÜNÜ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SCRMq5izUvI/AAAAAAAAAzg/wYd6RCJdbY8/s1600-h/shapebride.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198364169777402610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SCRMq5izUvI/AAAAAAAAAzg/wYd6RCJdbY8/s400/shapebride.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:130%;"&gt;Yaşamı var eden tüm dostlarım, anneler gününüz kutlu olsun.Bir sene önceki dileklerimi aynen tekrarlıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;***********************************************************&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;DİLERİM Kİ; DÜNYA ÜZERİNDEKİ TÜM ANNELER AÇLIK, SAVAŞ, HASTALIK KORKUSU OLMADAN YAVRUSU İLE BUGÜNÜ DOYASIYA YAŞARLAR.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;DİLERİM Kİ ; DÜNYA ÜZERİNDEKİ TÜM ANNELER YAVRULARINA DOYASIYA KORKUSUZ SARILABİLİRLER.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;DİLERİM Kİ ; HİÇ BİR ANNE EVLAT ACISI YAŞAMASIN .&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;BU GÜNDE NE ANNELER NE DE ÇOCUKLAR AĞLAMASIN.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;ARTIK ANNELER DE ÇOCUKLAR DA ÖLDÜRÜLMESİN.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;DÜNYADA YAŞAYAN HERKESİN BİR ZAMANLAR BEBEK OLDUĞUNU VE ONU CANI KADAR ÇOK SEVEN BİR ANNESİ OLDUĞUNU HERKES HATIRLASIN&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sevgilerimle&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Oylum Özmen&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-9145707002507676309?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/9145707002507676309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/05/hayat-yaratan-tm-dostlarm-anneler-gnnz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/9145707002507676309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/9145707002507676309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/05/hayat-yaratan-tm-dostlarm-anneler-gnnz.html' title='ANNELER GÜNÜ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SCRMq5izUvI/AAAAAAAAAzg/wYd6RCJdbY8/s72-c/shapebride.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-681131186346228175</id><published>2008-04-25T13:03:00.000+03:00</published><updated>2008-04-25T14:02:43.455+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>OLMALI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SBGtP3aO1rI/AAAAAAAAAzQ/WWNqZVcGq-g/s1600-h/dream.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5193122333418510002" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SBGtP3aO1rI/AAAAAAAAAzQ/WWNqZVcGq-g/s400/dream.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Öyle çok uykum var ki. Bazen bu dünyaya uyumaya geldiğimi sanıyorum. Tembellik insana bu kadar haz verir mi? Bütün gün boş boş gezinsem. Hiç çalışmasam ama para derdim de olmasa, canımın istediklerini alabilsem. Yok, öyle lüks bir hayat istemiyorum. Olursa hayır demem elbette ama ben canım istediği zaman uyumak, iş yapmamak, keyif çayları içmek, sadece canım istiyor diye fincanda pişen kahve içmeye kemeraltına inmek, kestane pazarında turlamak Güneş’in altına uzanıp doyasıya kitap okumak istiyorum. Eh bunlar olurken canımın istediğini alabilecek ,fazla strese girmeden alışveriş yapacak param da olsa güzel olur. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Cüzdanım olmalı sihirli; hep 100 lük banknot olmalı içinde. Ne kadar alırsam alayım, hep o yüzlük orda standart durmalı. Tabii günün para değerine göre. Ya da yukardan bir torba dolusu karşılığı olan 1.000.000 çek yürürken kafama düşmeli. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Yolda bazen hayal kuruyorum. Kurduğum uçuk hayallerden bazen kendim de ürküyorum. Hop kızım kendine gel uçtun artık diye uyarmak zorunda kalıyorum fani benliğimi. Zaten kendi kendime yola gelmezsem hayale en kaptırdığım anda son sürat ilerlerken kendimi popo üstü yerde buluyorum. Karizmamın çizildiğine mi yanarsın çoraplarının yırtıldığına mı yoksa. Hayır, hayalimin gerçekleşmeyecegini bende biliyorum, ama kardeşim sen neden karışıyorsun. Allasen hepimiz aklı yerinde, başı önde hanım hanımcık yürümek zorunda mıyız? Bu zavallı kulunda bazen parmak uçları yere değmeden gezinmek istiyor. Zaten çoğumuzun hayal kurmaya bile vakti yokken çok görme kulundan bu kadar zevki. Hor görme garibi yarabbim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Uykuya geleyim. İnsan uyumaktan büyük keyif alıp nasıl uyabileceğinin yada uyuma ortamlarının hayalini kurabilir mi? Var mı böyle bir olay bildiğiniz? Üstelik uyuyamadığım zaman huysuz ve çekilmez de oluyorum. Şimdi şöyle serin bir duş almalı öğlen yemeğinden sonra. Dolaptan büyükçe bir kaseye papaz erikleri doldurup serin serin temiz bir gecelik giyip çarşafları yeni değişmiş yatağıma uzanmalıyım. Açık pencereden üzerime doğru ılık bir rüzgar esmeli hafiften. Erikleri tuzlamayalım lütfen. Tuzlarsak susarız ve su içmek için yataktan kalkmak zorunda kalırız. Su içersek uyanıp tuvalete gitmek zorunda kalırız. Bu da gördüğümüz birbirinden ilginç rüyaların bozulması demek olur ki keyif kaçtı mı geri gelmez maalesef. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bazen de cadı olmak istiyorum. Canım, cadıyım biliyorum ama gerçek bir cadı olmak isterdim. Örneğin kendi klonumu veya maddeleşmiş bir hayalimi işyerine yollamalıyım bazen bütün gün benim yerime çalışsın dursun enayi. Bir el hareketimle şu gıcık olduğum karşı komşum tam önümden geçerken düşüvermeli. Bazen görünmez hale gelmeli arkamdan konuşulanları dinlemeliyim bakalım ne diyorlar, sizi gidi pis dedikoducular ne olacak? Şu gıcık politikacılar gene meydanlarda atıp tutarken elime bir çuval dolusu pislik alıp tam en heyecanlı yerinde konuşmanın boşaltmalıyım kafalarından aşağıya. İnsanlar bak şu Allah’ın işine diye şaşmalı.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir masal vardı çocukken okuduğum kraliçenin kızı dünyalar güzeliydi ve her istediği olurdu. Çok iyi Fransızca konuşayım derdi pat Fransızcayı bir fransızdan iyi bilir hale gelirdi. Matematik sınavında çok başarılı olayım derdi. Matematik sınavını hem çok çabuk bitirirdi hem de en yüksek notu alırdı. Üniversitede iken kendi kendine not alan bir kalemim olsun isterdim ben de mesela. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Müthiş bir fiziğim harika bir sesim olmalı ve klasik gitar çalmalıydım. Üstelik kim ne isterse buyur kardeş diye anında kafadan döktürebilmeliyim. Eğlencelerin en dikkat çeken en popüler bayanı da ben olmalıyım.. Bu müthiş fiziğe de o kadar iyi giyinecek kadar param olmalı. Üstelik iki veya üç çocuğum olmalı. Ama yaramazlıklarıyla bakıcılar uğraşmalı. Bana tatlı ve eğlenceli kısımları kalsın. Geceleri onlar kalksın uyutmaya. Çok ünlüler Sting, Dustın Hoffman falan beni tanımalı ve aniden iş yerime baskına gelmeliler. Bu arada nedense hala daha çalışmayı düşünüyorum. Deli miyim neyim? &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Hem kedim hem de köpeğim olmalı. Ama evim tertemiz bahçem süper olacak. Kimse beni Everest’e filan tırmandırtamaz. Otur oturduğun yerde ne işim var dağda bayırda.Yükseklerde gözüm yok, ben konformistim. Tembelim Türkçesi. Ama kahvaltıyı Londra’da , kahvemi Paris’te, akşam yemeğimi Venedik’te almalıyım. Herkes bana hizmet etmeli. Ev işi olarak sadece canımın istediği yemeği yapmalıyım. En azından şu uykularımı keyfimce uyumalıyım. Rüyalarımı istediğim kadar uzun görebilmeliyim. Çünkü ben hayal kurmaz ve  rüya görmezsem yaşayamam. Ben olamam ki! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Oylum&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-681131186346228175?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/681131186346228175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/04/olmali.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/681131186346228175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/681131186346228175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/04/olmali.html' title='OLMALI'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SBGtP3aO1rI/AAAAAAAAAzQ/WWNqZVcGq-g/s72-c/dream.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8128363842345045005</id><published>2008-04-01T12:18:00.000+03:00</published><updated>2008-04-01T10:45:17.898+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>Creme Brulée</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Krem brulee nefis bir lezzet. Yapımı hem çok kolay hem de sıra dışı. Eğer krem karameli seviyorsanız denemenizi ve bu seçkin tat ile tanışmanızı özellikle tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R-jHwAZtSxI/AAAAAAAAAzA/ucbHr3jvve4/s1600-h/IMG_6152-1.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184177937589291810" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R_HmXgZtSyI/AAAAAAAAAzI/dTp_t-13sbY/s400/IMG_6152-1.jpg" border="0" /&gt; &lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;4 yumurtanın sarısı&lt;br /&gt;1\3 cup bardağı toz şeker&lt;br /&gt;1 1\3 cup bardağı krema&lt;br /&gt;2\3 cup bardağı süt&lt;br /&gt;1 portakalın kabuğunun rendesi&lt;br /&gt;2 adet şekerli vanilin ya da 1 adet çubuk vanilin&lt;br /&gt;Yakmak için şeker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Fırınımızı önceden 150 dereceye ayarlıyoruz.&lt;br /&gt;2-Yumurta sarıları ve toz şekeri çırpıyoruz. Crem brulee yaparken dikkat etmeniz gereken noktalardan biri asla elektrikli mikser kullanmamak.Yumurta çırpacağı ya da en kötü ihtimal çatal kullanın. Şeker eriyip karışımın rengi iyice açılıp hardal kıvamına gelene kadar çırpmaya devam edin..&lt;br /&gt;3-Krema, süt ,vanilya (yada ikiye kesilmiş içi sıyrılarak alınmış iç ve kabuğu ile birlikte vanilya çubuğunu) ve portakal kabuğunu çelik tencerede karıştırarak kaynatın.&lt;br /&gt;4-Hazırladığınız kremalı karışımı yumurta sarılarına yavaş yavaş yumurta çırpacağı ile homojen hale getirecek şekilde karıştırarak ekliyoruz. Tıpkı mayonez yapar gibi.&lt;br /&gt;5-Ayrı bir kap içine (mümkünse büyükçe bir ölçü kabı kullanırsanız kaselere paylaştırmanız daha kolay olur.) tel süzgeçten geçirerek süzün. Süzdüğünüz karışımı fırına dayanaklı porselen sufle kaplarına paylaştırarak önceden ısıtılmış fırında ben mari (en az yarısına kadar su doldurun) yöntemiyle pişirin.Tepsiye suyu sufle kaplarını yerleştirdikten sonra ekleyin.&lt;br /&gt;Krem brulee düşük ısıda pişer. Önemli noktalardan biri de üzerinin fazla koyulaşmadan kalmasıdır. Pişip pişmediğini sallayarak anlayabilirsiniz. Fırından çıkardığınız ve hafifçe salladığınız da kap içindeki sıvı pişmiş krema krem karamel kıvamında olmalıdır. Yani fazla sallanması tavsiye edilmez.&lt;br /&gt;Frırn tepsisini alın. Sufle kaplarını hemen sudan çıkarın ki pişme dursun. Çıkarttığınız kapları mutfak tezgahının üzerinde soğuttuktan sonra buzdolabında 1 gece dinlendirmenizi tavsiye ederim.&lt;br /&gt;Servis yapmadan önce krem brulenin üzerine bolca toz şeker serpin. Kap içindeki kremanın üzerini şekerle kapladıktan sonra fazla şekeri döküm. Kabın kenarlarının yanarak koyulaşmaması için kenara bulaşmış şekeri temizleyin.Varsa ascı meşalesiyle yoksa mutfak çakmağı ile yada bulanilirseniz kızdırılmış metal levha ile üstteki şekeri yakarak karamelize edin.Eğer hiçbirini bulamazsanız fırın ızgarasını kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;Böylece krema üzerindeki şeker nefis bir kahverengiye dönüşecek karamelize olarak sertleşecektir.&lt;br /&gt;Bu aşamada tatlınızı bekletmeden hemen servis yapın. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun&lt;br /&gt;Oylum Özmen &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8128363842345045005?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8128363842345045005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/creme-brule.html#comment-form' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8128363842345045005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8128363842345045005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/creme-brule.html' title='Creme Brulée'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R_HmXgZtSyI/AAAAAAAAAzI/dTp_t-13sbY/s72-c/IMG_6152-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6160138306520552581</id><published>2008-03-19T21:32:00.000+02:00</published><updated>2008-03-24T14:19:17.081+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekmekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><title type='text'>WAFFLE</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R-IfhAZtSuI/AAAAAAAAAyo/kNrWqrXcU6Q/s1600-h/collage14.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5179737173333461730" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R-IfhAZtSuI/AAAAAAAAAyo/kNrWqrXcU6Q/s400/collage14.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Oğlum hasta olduğu zaman, yemek yemek yerine oyun oynamayı tercih ettiğinde, arkadaşlarla bir yaz akşam üstünde bahçede çayla demlenirken ya da sıcak bir akşam üstü nefis bir dondurmayla birlikte bizim evin vazgeçilmezi olan,; pazar kahvaltılarımızı şenlendiren besinlerimizden biride waffledır.İki türlüsüde nefistir. Eğer çikolata reçel veya dondurma ile tüketilecekse klasik tarif eğer sadece waffle yenecekse veya oyun oynayan çocukların ellerine tutuşturulacaksa Belçika usulu waffle yaparım.Her ikiside inanılmaz lezzetlidir.Hayat kurtarıcıdır.Oğlumun hastayken bile itiraz etmediği yegane gıdamız.Hem sıcak hem soğuk tüketilebilen  avrupa usulü kahvaltılık ekmekçikler ya da nefis gofretler. Buyrun tariflerimi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KLASİK WAFFLE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 cups un,&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu,&lt;br /&gt;1 paket şekerli vanilin (isteğe bağlı)&lt;br /&gt;1 çay kaşığı tuz&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı şeker&lt;br /&gt;4 yumurta (sarısı ve beyazları ayrılmış)&lt;br /&gt;1+1/4 cup süt&lt;br /&gt;½ cup bitkisel yağ ya da erimiş tereyağı veya margarin&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1 tutam tarçın (isteğe bağlı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Un,tuz,şeker,kabartma tazu ve vanilyayı genişçe bir kaba eleyin. Ortasını açın.&lt;br /&gt;2-Ayrı bir kapta 4 yumurtanın sarısı ,süt ve yağı birlikte çırpın.Unlu karışıma ilave ederek güzelce karıştırın&lt;br /&gt;3-Yine başka bir kapta 4 yumurta beyazını kabarıp kar haline gelene kadar karıştırın.&lt;br /&gt;4-Kabaran beyazıda hazırladığınız hamura ilave edin.&lt;br /&gt;6-Waffle kalıplarını kızdırın gerekiyorsa yağlayın ve birer kepçe (dikkat kalıpların büyükleri değişmektedir.İlk defa kullanıyorsanız bir yemek kaşığı ile başlayın ve miktarı yavaşça artırarak kalıplarınızn ölçüsüne göre ayarlayın) kızgın kalıplara dökerek renkleri altın sarısı ve karamel rengi arası bir renk alana kadar pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reçelle birlikte veya yazın dondurma ve vişne şerbeti yada limonata eşliğinde servis yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hamura bir miktar tarçın da ilave ederseniz nefis bir lezzet alırsınız.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Diğer tarifimiz biraz daha farklı.Belçikalıların waffle, parmak patatesi, midyeleri ve butik mağazalarında sattıkları çikolataları çok ünlü.Kendileri müthiş yemek yapmakla övünürlervki pek de haksız sayılmazlar. Bu waffle de çok lezzetli bir tarif. Diğerlerinden farkı ise kabartma tozu yerine maya kullanılmasından geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELÇİKA USULÜ WAFFLE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-3+1/4 cup un&lt;br /&gt;-7 gr instant kuru maya (1 paket)&lt;br /&gt;-4 yumurta-oda sıcaklığında&lt;br /&gt;-Tam yağlı süt-(eğer biraz daha kabaran puf puf bir waffle isterseniz içine bir miktar maden suyu koyabilirsiniz.)&lt;br /&gt;-250 gr tereyağı&lt;br /&gt;-Şekerli vanilin&lt;br /&gt;-Bir tutam tuz &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-3 yemek kaşığı toz şeker (şeker miktarını keyfinize göre ayarlayın.Biz reçelle yemeği sevdiğimiz için bu miktyar bize yeterli)&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;1-Sütü ılıtın.İçine mayayı ve bir kaşık kadar şekeri ilave ederek kabartın.&lt;br /&gt;2-Bu arada tereyağının eritin ama kenarlarının koyulaşmamasına dikkat edin.Waffle ın tadında farkedilebilir bir değişikliğe neden oluyor.&lt;br /&gt;3-Yumurta sarılarını ve beyazlarını ayırın.Beyazlarını kar haline gelinceye kadar çırpın.&lt;br /&gt;4-Süt miktarını özellikle belirtmedim.hamurunuzun pan cake hamuru gibi koyu kalın bir hamur olması gerekiyor.yani kalıpta rahat yayılmalı ama akmamalıdır.Sütünüzü bu kıvamı elde edecek şekilde ekleyin.&lt;br /&gt;5-Büyük bir kaba yumurta sarılarını sütü margarini vanilya ve bir tutam tuzu ekleyerek güzelce çırpın.&lt;br /&gt;6-Hamura kar haline gelmiş yumurta aklarını ilave edin.&lt;br /&gt;7-Oda sıcaklığında hamur iki yada üç katına ulaşana kadar dinlendirin.İsterseniz ertesi gün için akşamdan hazırlayarak gece boyunca dinlendirebilirsiniz.&lt;br /&gt;8-Yağlanmış waffle kalıbında pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun&lt;br /&gt;Oylum Özmen&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6160138306520552581?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6160138306520552581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/waffle.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6160138306520552581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6160138306520552581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/waffle.html' title='WAFFLE'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R-IfhAZtSuI/AAAAAAAAAyo/kNrWqrXcU6Q/s72-c/collage14.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-3570169310331482283</id><published>2008-03-14T15:49:00.000+02:00</published><updated>2008-06-11T15:52:10.127+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Misafir sanatçılar'/><title type='text'>NEYE DAHİL (ALINTIDIR)</title><content type='html'>Sevgili Leyla'nın bir yazısı:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R9qC1oMhzfI/AAAAAAAAAx4/ALh8dldlfpo/s1600-h/a%C4%9Flamak.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177594579450449394" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R9qC1oMhzfI/AAAAAAAAAx4/ALh8dldlfpo/s400/a%C4%9Flamak.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ne kalabalıklar, ne kahkahalar, durdurmuyor mu bu hüznü ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hiçbir şey yokken, içinden geçen bir şiirle bükülüyor mu boynun yana doğru? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neye dahilsin tam olarak? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kalabalıklara? Kahkahalara? Hüzne?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neye Dahil? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İçine çevir yüzünü, ne o daha mı karanlık, bulamadın mı yolunu…?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne sokaklara, ne kaldırımlara , ne büyük caddelere sığmıyor mu yüreğin o kadar mı büyük sadece? Taşıyamıyor musun çok mu ağır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün Batımları; sadece dünyanın döndüğünü mü hatırlatıyor ? Ya yakamozlar, sadece ışık yansımaları mı sendeki en derin anlamı? Yıldız kaydığında tutacak bir dileğinde mi yok ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne acı…!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leyla &lt;/div&gt;&lt;div&gt;19.04.2007&lt;br /&gt;23.47&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-3570169310331482283?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/3570169310331482283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/neye-dahil.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3570169310331482283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/3570169310331482283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/neye-dahil.html' title='NEYE DAHİL (ALINTIDIR)'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R9qC1oMhzfI/AAAAAAAAAx4/ALh8dldlfpo/s72-c/a%C4%9Flamak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8199940264186124786</id><published>2008-03-11T09:48:00.000+02:00</published><updated>2008-03-11T17:11:21.909+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>RÜYA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R8u8kIerGkI/AAAAAAAAAxQ/lt2akF8zeKM/s1600-h/025yk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173435925902596674" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R8u8kIerGkI/AAAAAAAAAxQ/lt2akF8zeKM/s400/025yk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Avusturya 18 Ekim 1647 Salı akşamı. Hava çoktan kararmış. Mumlar yanıyor şamdanlarda. İki katlı ve büyükçe bir ev burası. Hakli vakti epeyce yerinde. Evde temiz kendimi de temiz hissediyorum. Mum alevinden sarıya boyanmış eşyalar duvarlar ve tahta kokuyor merdiven korkulukları ama hiç mumların kokusunu almıyorum. Gölgeler haddinden büyük ama garipsemiyorum çocukluğumdan beri görmeye alıştığım bir manzara bu karanlıktan hiç korkmadım. Bu devirde başka şansımda yoktu sanırım. Sıkıca tutuyorum korkuluğu eğiliyorum aşağıya doğru. İçeri girdiklerini görüyorum ve şapkalarını çıkarıp girişteki mermerli aynaya koyuyorlar. Kapıyı açan kişide hazırlıklı. Kim o bilmiyorum uşak belki de kayboluyor zaten ortadan. Gelenler üç kişiler ve biri kocam. Biliyorum beni öldürmeye geldi. Onları bekliyordum zaten . Yapamazsa diye arkadaşları yanında. Beni görmediler ama biliyorlar orda olduğumu. Oldukça sakinler. Sanki uzun zaman düşünüp tartışmış gibiler. Merdivenden çıkmasını beklemeden koşturmaya başlıyorum. Eteklerim bacaklarıma dolanıyor hışırtısını duyuyorum kumaşın. Elbisem gibi ayakkabılarımda beyaz ya da krem rengi. Girdiğim odada beyaz mermer bir şömine ve büyük bir ayna var ama tek ışık dışarıdaki aydan geliyor. Nefes nefese bakıyorum kapıya. Ne yaptım hatırlayamıyorum şu anda ama her ne yaptıysam öldürülmeyi bekliyordum. Aslında çok korkmuyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çünkü korkan o kaçan beyaz elbiseli genç kadın değil rüyayı gören ben çok korkuyorum. Hem o anda o karanlık ayışığının vurduğu odada bekleyen hemde rüyayı gören benim. İkisininde farkındayım. Kalp atışlarını duyuyorum uyumakta olan bedenimin ve ay ışıklı odada beklemekte olanın. Aynı anda atmıyorlar oysa. Uyuyan bedenim daha tedirgin. Hazırlıklı değil bu kadar gerçek bir rüyaya. Oysa o hazırlıklı ve ölmek üzere olan biri için epey sakin. Sanki inanmıyormuş gibi gene tam ucundan kurtaracakmış gibi hissediyor. Pencereden atlamak gibi yada başka bir odaya kaçmak gibi bir şansı yok Denemiyor bile. Başka çare olmadığını biliyor. İçeriye kocasının yalnız girmesini istiyor sadece. Ancak yalnız olursa şansı var biliyor. O bekliyor ve ben çok korkuyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;OYLUM OZMEN&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8199940264186124786?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8199940264186124786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/rya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8199940264186124786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8199940264186124786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/rya.html' title='RÜYA'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R8u8kIerGkI/AAAAAAAAAxQ/lt2akF8zeKM/s72-c/025yk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-7266331555427256777</id><published>2008-03-05T17:08:00.000+02:00</published><updated>2008-03-05T17:24:01.939+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>BİR AKŞAM ÜZERİ  (deneme)</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R866OMIsW4I/AAAAAAAAAxY/OEBZjjlm5Bc/s1600-h/Resim+413.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174277774833900418" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R866OMIsW4I/AAAAAAAAAxY/OEBZjjlm5Bc/s400/Resim+413.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bahar geldi mi nedir? Dün aksam işten çıktıktan sonra İzmir’in o güzel grubuyla karşılaştım. Mor dağların arkasında Güneş batmış kızıla boyanmış gökyüzü. Şavkının vurduğu gemiler yaklaşıyor iskeleye. Telaşsız yürüdüm tadını çıkararak. Denizde martılar, sumrular ve pelikanlar yüzüyordu. Pelikanlardan biri havalandı, ağır vücudu sudan sıyrılırken sular damlayarak geri dondu denize. Hava daha güzel kokuyor çimleri mi biçmişler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya bu mis gibi kıvrılarak imbatla dans eden deniz kokusu. Hani denizden uzak bir yerde yürürken bir kavşaktan dönüverince aniden kokusunu alırsın ya denizin bazen. İşte bazı akşamlar öyle yoğunlaşır iner aşağıya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle huzurlu bir aksamdı ki kimseyle muhabbet etmek istemedim. Kulağımda güzel bir müzikle oturdum kenarda. Denizi yaran geminin pruvasından sıçrayan balıkları seyrettim şıpır şıpır kaçıştılar, ellerim pul pul oldu. Hiç eve giresim yok. Ağır ağır adımladım sokakları.Tek tek gözledim tüm kuşları, kedileri ve tembel, uyuklayan köpekleri. Annesinin elinden tutmuş küçük bir kız çocuğu kalbimi çaldı. Önce sakar adımlarına vuruldum sonra içi gülen gözlerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayal kuruyorum öte yandan. Dışarı çıkmalı bu akşam yürümeli doyasıya, kulağımda müzikle adımlamalıyım sahili. Terler damlayıp yüzüme akmalı. Tuzunu hissetmeliyim bedenimin. Sonra yorulduğum yerde kalıp ince bellide bir çay yuvarlamalı. Hiç bir şeyin önemi yokmuş gibi ondan daha önemli; Koklamalı, dinlemeli, hissetmeli ve ağır ağır yudumlamalıyım. Çın çın ötmeli kaşık ince cama vurdukça. Tadını çıkarmalıyım baharın ve getirdiği mutluluğun. Evet mutluluğun. Melankoliyi ne kadar sevsem de mutluluk da o kadar şaşırtıyor heyecanlandırıyor beni. Belki güzel bir filme gitmeliyim. Bir aşk filmi olmalı ağlatan gülen ama sonu mutlaka mutlu biten. Gözüm filme karnım patlamış mısıra doymuş çıkmalıyım sinemadan. Yorgun atmalıyım kendimi yatağa dudaklarımda eski bir aşk şarkısıyla. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174277955222526866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R866YsIsW5I/AAAAAAAAAxg/Rdy8krOy6Mc/s400/DSCN1710.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah gri bir gökyüzü karşılıyor çalışanları. Hava kapalı ve kurşun gibi ağır şairin dediği gibi. Dalgalanmıyor bile su. Geminin kuyruğundaki beyaz köpükler bile sinmiş bu havada. Ama renkler öyle güzel ki, tam fotoğraflık. Bu havada resimler ne güzel çıkar. Ah, işe gitmek olmasa da turlasam sevdiğim şehirde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah erken kalkmalı telaş başlamadan caddelerde ve denizde. Seyretsem huzurlu yeni uyunmakta olan şehri. Herkes işine yollandıktan sonra geç bir kahvaltının ardından kendimi yatağa atıp gözlerimden uykunun, beynimden rüyalarımın eksikliğini silsem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki yanımda neşeli bir köpek olsa daha mı tatlı olur hayatın tadı. Sevdiğim insanlar ölmemiş de yaşıyor gibi hissedersem daha güvenli olur muyum hırsız gibi hissettiğim yıllara karşı. Ne çabuk akıp gidiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynalarda eskimiş, bu yüz benim değil. Ben hala dipdiri ve canlıyım yapmak istediğim öyle çok şey, gitmek istediğim öyle çok yer ve yazmak istediğim öyle çok şey var ki. Kitabımı bitirmeliyim. Kimse okumayacak olsa da bitirmeliyim. Kendim için. Hep sabırsız ve tez canlı oldum hayatta. Yazdığım yazıları bile ikinci kez kontrol edemedim. Bir an önce bitsin olsun hadi çabucak diyerek. Acaba yıllarda o yüzden hızlı mı akıyor su gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemi ağır ağır yol alırken gri denizde, göçmen kuşlar geçiyor önünden dalga dalga. Uzaklaştıkça bir v sekli alıyorlar ve gözden kayboluyorlar Çatalkaya’nın ardında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Guzel bir gün daha beni bekliyor. İş yerinde teneke kutu ya da kavanoz kapağı hesaplayacak olsam da güzel bir gün. Çünkü hayat her şeye rağmen yaşamaya değer. Yaptıklarımı gene yapardım yeniden doğsam. Ama tembellik hakkımı kullanırdım farklı olarak. Öyle bol vaktim olurdu ki bütün yapmak istediklerimi hayata dair aşkla yapardım. Aşkla yaşar ve aşkla ölürdüm. Daha çok hayvan besler kedisiz köpeksiz kalmaz ve bir sürü çocuk doğururdum. Acele etmezdim hep yavaş yürürdüm kaçırmamak için hiçbir ayrıntısını yaşamın. Böceklerden de daha az nefret etmeye çalışırdım. Gençlikte başarılı olma sevdasını elimin tersiyle ittirir mutluluğu ve özgürlüğü tercih ederdim işimde. Neler yapardım neler; Bu tecrübeyle bu bakış açısıyla yaşama yeniden başlasaydım eğer. Ama biliyorum ki artık yolumun yarısını geçtim hızla gidiyorum ölüme. En azından uzun uzun tadını çıkarmalı yaşlılığın. Uzattıkça uzatmalıyım hikayelerimi. Torunlarıma birbirinden ilginç hikayeler uydurmalıyım örneğin. Hepsini yazmalıyım babaannemin anlattığı ürkütücü gece öykülerinin ve ilk gençlik yıllarına ait anılarının. Unutturmamalıyım ailemin kadınlarını, sihir dolu periler gibi yansıtmalıyım çocukların gözüne. Yıllar sonra ben akıllarına geldiğimde gülümseyerek hatırlasınlar ve bir dudak kıvrılışı, bir göz pırıltısı olayım diye zihinlerinde…. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174278058301741986" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R866esIsW6I/AAAAAAAAAxo/uMsG7QRYFMM/s400/DSCN1696.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oylum Özmen&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-7266331555427256777?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/7266331555427256777/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/bir-akam-zeri-deneme.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7266331555427256777'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/7266331555427256777'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/bir-akam-zeri-deneme.html' title='BİR AKŞAM ÜZERİ  (deneme)'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R866OMIsW4I/AAAAAAAAAxY/OEBZjjlm5Bc/s72-c/Resim+413.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-8564157365136759462</id><published>2008-03-04T22:33:00.000+02:00</published><updated>2008-06-11T15:53:37.445+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Misafir sanatçılar'/><title type='text'>HAYATA DAİR(Alıntıdır)</title><content type='html'>Yosun Kilit'e ait bir yazıdır:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R8u5X4erGjI/AAAAAAAAAxI/kg30jV7q90c/s1600-h/sci_ill_mirror.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173432416914315826" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R8u5X4erGjI/AAAAAAAAAxI/kg30jV7q90c/s400/sci_ill_mirror.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sabah işyerine yeni gelmiştim. Elime sıcak çayımı aldım. Bilgisayarımı açtım. Günlük haberlerin bir kısmını okudum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşyerindeki çaycımız karşımdaki odaya çay getirdi. Birdenbire onu düşündüm. Cahil, hiçbir şeyin farkında olmayan biriydi. Futbol konuşmaktan başka bir şey bilmezdi. Kendimi onun yerine koydum. Aslında ne kadar şanslı, mutlu olduğunu düşündüm. Bu çocuğun hayattan beklentisi ne olabilirdi ki? İlkokulu zar zor bitirmişti. Hayatında Fanatik’ ten başka gazetenin başlıklarına bakmamış, eline bir şey alıp okumamıştı. Bütün gün çay siparişlerini dağıtıyordu. Tek bildiği futbol konuşmaktı. Dünyadan bihaberdi Günlük karnını doyursun, onun için yeterdi. Hayattan bir beklentisi yoktu. Bulgur yemeği yese kendini şanslı sayardı. Ne ilginç değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de kendimi düşündüm. Sabah yataktan kalkar kalkmaz koşturmacayla başlayan hayat. Çayı koy, oğlanı uyandır, kahvaltısını ver. Koşturarak giyin, vakit bulabilirsen hafif makyaj yap. İşyerine gel. Sıkıntılarla, sevimsizliklerle geçen bir gün. Patronunla kavga etme aşamasına gel, işyerindeki arkadaşlarınla aranda problemler çıksın. İşyerinde oğlunun geleceği nasıl olacak diye düşün, dur! Bu günün ardından koşturarak eve gel, yemek hazırla. Oğlanın dersleriyle ilgilen. Yarının yemeğini hazırla. Vakit kalırsa sevdiğin bir filmi seyret. Yatağına uzan, kitabını okurken uyuyakal! Ha bu arada ülkenin durumundaki günlük değişikliklerin sana etkisi de cabası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh be kardeşim! Biz stresli, düşünceli, tasalı olmayalım da kim olsun? Bu durumda tekrar tekrar düşünüp çaycıya özenmedim değil yani....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A. Yosun KİLİT&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-8564157365136759462?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/8564157365136759462/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/sabah-iyerine-yeni-gelmitim.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8564157365136759462'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/8564157365136759462'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/sabah-iyerine-yeni-gelmitim.html' title='HAYATA DAİR(Alıntıdır)'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R8u5X4erGjI/AAAAAAAAAxI/kg30jV7q90c/s72-c/sci_ill_mirror.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6492386936291394032</id><published>2008-03-04T15:01:00.000+02:00</published><updated>2008-03-03T10:33:13.175+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurabiyeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>NİŞASTALI KURABİYE</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R49SHkEbEII/AAAAAAAAAts/pjcFiboF-3M/s1600-h/da%C4%9F%C4%B1t%C4%B1lacak+017.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156430388257296514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R49SHkEbEII/AAAAAAAAAts/pjcFiboF-3M/s400/da%C4%9F%C4%B1t%C4%B1lacak+017.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;MALZEMELER&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;150 gr erimiş margarin&lt;br /&gt;3 yumurta&lt;br /&gt;1,5 su bardağı pudra şekeri&lt;br /&gt;4 yemek kaşığı un&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;Aldığı kadar nişasta &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1 su bardağı kadar fındık veya ceviz&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Margarini eritip, 1.5 su bardağı pudra şekeri ile çırpıyoruz. Sonra yumurtaları ilave edip iyice yediriyoruz. 4 yemek kaşığı un, 1 paket kabartma tozu ve alabildiği kadar nişastayı ekleyip kurabiye hamuru kıvamına getireceğiz. Yağlı kağıda güzelce şekillendirip üzerlerini ceviz veya fındıkla süsledikten sonra orta hararetli fırına veriyoruz ve fazla pembeleşmeden çıkarıp soğuduktan sonra servis yapıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Afiyetler Olsun&lt;br /&gt;Özlem Yalçınkaya &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6492386936291394032?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6492386936291394032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/niastali-kurabiye.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6492386936291394032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6492386936291394032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/03/niastali-kurabiye.html' title='NİŞASTALI KURABİYE'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R49SHkEbEII/AAAAAAAAAts/pjcFiboF-3M/s72-c/da%C4%9F%C4%B1t%C4%B1lacak+017.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-948826691713564860</id><published>2008-02-26T19:54:00.000+02:00</published><updated>2008-02-26T09:50:54.139+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>GAMSIZ KAZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R6HIHYy3WII/AAAAAAAAAuA/_hzuC_gHpR4/s1600-h/New%2520Goose%2520neck.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5161626677183731842" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R6HIHYy3WII/AAAAAAAAAuA/_hzuC_gHpR4/s400/New%2520Goose%2520neck.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hayatta bir şeylere tutunmaya çalışmak mı daha kolay, yoksa savrulan yaprak gibi kendini rüzgara bırakmak mı? İkisi de zor bence. Edindiğin amaç, gözünü diktiğin hedef uğruna yaşananlar ve fedakarlıklar kum saatini daha hızlı akıtmaktan başka bir işe yaramıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Savrulmak kolay gibi gözükse de rüzgarın seni hangi köşeye atacağını önemsememek daldaki yaprağa özenmemek için epey bir gönlü geniş olmak gerekiyor ki bana göre zor iş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İnternet tantralarında olduğu gibi herkesi sev, her günü mutlulukla karşıla, gül kokla ,nergis topla kolay değil. Hatta diyorum ki yok öyle bir şey. Hayat senin burnuna her sabah gül kokusu getirip yollarına menekşe sermiyor ki sevgi böceği gibi mucuk mucuk herkesi öpüp, gülümseyesin. Ahh kelebekler papatyalar çok hoş lafı çok boş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlunun duygularını pozitif tutması her gün için mümkün mü? Depresyonu bizler keşfetmedik ki? Gençken çok yüzeysel sıkıntılar bile seni üzerken, olgunlaştıkça günlük hayatın sıradanlığı, politikalar, 3.sayfa haberleri, büroda olanlar biraz daha törpülediği yetmezmiş gibi ömrü dar gelen pantolonlar beğendiğin çizmenin fiyatı göz altındaki kırışıklar ve her gün keşfedilen mucize kremlerden hangisini seçmen gerektiğini bilememen tuz biber ekmiyor mu acı sosun üzerine.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5161626874752227474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R6HIS4y3WJI/AAAAAAAAAuI/6-EQn_fbYLE/s400/0906-goose.jpg" border="0" /&gt; Yaşlandıkça sabrın artıyor ve (ben hala 15 dakikada yazdığım yazıyı iki defa kontrol etme sabrını gösterememişken ) tecrübende artıyor ama bu sefer bedenin ve ortam izin vermiyor sana. Çalışmadan geçireceğin birkaç yılı da tansiyon, şeker,kalple uğraşarak geçiriyorsun.Gençken kilo almamak için yemezken yaşlandıkça sağlık nedenleriyle yiyemiyorsun gene aynı kapıya çıkıyor yol : “can sıkıntısına”&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Eeee ne yapmalı o zaman. Hiç bir şey. CEHALET ERDEM’ dir. Gamsız kaz olmak da sağlığa çok faydalıdır. İnsanları dinleme, dinler gibi yap. Kafanı takma. Haberleri izleme. Örgünü ör, Lost dizisinin yeni sezonu için heyecanlan akşam çayını demleyip Hatırla Sevgili’ yi izlemek sana yetsin. Fazla kurcalama orayı burayı şu dedi bu koduyu. Eğer gamsız kaz lafının hakkını verirsen eminim ki herkesten daha rahat uyku çekilip daha güzel renkli rüyalar görmek mümkün. Göreceksin ki bu dünyada senden mutlusu yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Şu bir gerçek ki arkadaş biz önemliyiz. Tekiz. Bu dünyada senden de benden de bir tane daha yok. Ama yapabilene aşk , becerebilene helal olsun. Alkışlar sizler için geliyor. Şap şap şap.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Neyse fazla uzatmayalım. Bu haftaki tarifimiz aşağıda herkese afiyetler olsun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Oylum Özmen&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;(FOTO:&lt;a href="http://www.vanessaarbuthnott.co.uk/"&gt;http://www.vanessaarbuthnott.co.uk/&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.arivacawildlife.com/"&gt;http://www.arivacawildlife.com/&lt;/a&gt;)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-948826691713564860?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/948826691713564860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/02/gamsiz-kaz.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/948826691713564860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/948826691713564860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/02/gamsiz-kaz.html' title='GAMSIZ KAZ'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R6HIHYy3WII/AAAAAAAAAuA/_hzuC_gHpR4/s72-c/New%2520Goose%2520neck.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6976007045790703370</id><published>2008-02-26T19:52:00.000+02:00</published><updated>2008-02-26T09:47:23.745+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>FISTIK AROMALI MOZAİK PASTA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R57uoYy3WHI/AAAAAAAAAt4/iBq9ahCHDrA/s1600-h/243671519_f7622d0c81_b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160824600631138418" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R57uoYy3WHI/AAAAAAAAAt4/iBq9ahCHDrA/s400/243671519_f7622d0c81_b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;1-BARDAK SÜT&lt;br /&gt;½ BARDAK ŞEKER&lt;br /&gt;½ PAKET MARGARİN&lt;br /&gt;1PAKET PETİBÖR BİSKÜVİ&lt;br /&gt;1 BARDAK KURU ÜZÜM&lt;br /&gt;1 PAKET FISTIK AROMALI DONDURMA TOZU&lt;br /&gt;1 PAKET HAZIR ÇİKOLATA SOS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MARGARİNİ ERİTİN. BİSKÜVİLER VE KURU ÜZÜM HARİÇ TÜM MALZEMELERİ KARIŞTIRIP ŞEKER ERİYENE KADAR KARIŞTIRIN. İRİCE PARÇALADIĞINIZ BİSKÜVİLERİ VE KURU ÜZÜMÜ KARIŞIMA İLAVE EDİP KAŞIKLA İYİCE KARIŞTARALIM. ORTA BOY KEK KALIBININ İÇİNDE STRECH FİLME SARIP BUZDOLABINDA EN AZ YARIM GÜN BEKLETELİM. MÜMKÜNSE MOZİK PASTANIZI BİR GÜN ÖNCEDEN HAZIRLAYIN. DİLİMLEYEREK VE ÜZERİNE TARİFİNE GÖRE HAZIRLADIĞINIZ ÇİKOLATA SOSU GEZDİREREK SOĞUK SERVİS EDELİM.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AFİYET OLSUN&lt;br /&gt;OYLUM ÖZMEN&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6976007045790703370?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6976007045790703370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/02/fistik-aromali-mozaik-pasta.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6976007045790703370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6976007045790703370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/02/fistik-aromali-mozaik-pasta.html' title='FISTIK AROMALI MOZAİK PASTA'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R57uoYy3WHI/AAAAAAAAAt4/iBq9ahCHDrA/s72-c/243671519_f7622d0c81_b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-5258958613224190304</id><published>2008-02-18T16:34:00.000+02:00</published><updated>2008-02-18T11:47:55.158+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlılar'/><title type='text'>ŞARLOT</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R3zy2UEbD5I/AAAAAAAAAr0/uJf3P0EaO84/s1600-h/M%C4%B0SAF%C4%B0R+008-1.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151259088719122322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R3zy2UEbD5I/AAAAAAAAAr0/uJf3P0EaO84/s400/M%C4%B0SAF%C4%B0R+008-1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir yemek sitesinden bulmuştum bu tarifi. Adı da aynen böyle geçiyordu. Ama üzgünüm hangi site olduğunu hatırlıyamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam kıvamı için bu oran korunarak miktarlar istenildiği ölçüde azaltılabilir, artırılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;400 gr’lık bebe bisküvisini çok ufalamadan ama çok da iri bırakmadan kırıyoruz ikramı yapacağımız servis tabağına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 poşet krem şantiyi üzerinde yazan ölçülerle ama mutlaka soğuk sütle hazırlıyoruz. Krem şantiyi belki biraz da dolapta bekleterek iyice kıvam alması sağlanabilir. Bisküvilerle krem şanti servise çıkarılacak tabakta karıştıracağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerine istenirse evde sos hazırlanabilir ama ben en çok Dr. Oetker’in çikolata sosunu yakıştırıyorum. Ama sosun yapılışından sonra onu da soğutmak gerek. Sıcak sıcak dökmek ayrı bir görüntü oluşturuyor :( . Denenmiştir..:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Streç ile üzerini sosa değmeyecek şekilde kapatıp en azından 2-3 saat bekletmek faydalı olur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten çok hafif ve çok lezzetli ve bir o kadar da kolay hazırlanabilir bir tatlı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyetler&lt;br /&gt;Özlem Yalçınkaya&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-5258958613224190304?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/5258958613224190304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/01/arlot.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5258958613224190304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/5258958613224190304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/01/arlot.html' title='ŞARLOT'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R3zy2UEbD5I/AAAAAAAAAr0/uJf3P0EaO84/s72-c/M%C4%B0SAF%C4%B0R+008-1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-6580888696216248296</id><published>2008-02-14T11:06:00.000+02:00</published><updated>2008-02-14T14:12:46.198+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>BE MY VALENTİNE</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R7QF4EAEdMI/AAAAAAAAAwo/Y-sET5xT2FM/s1600-h/With%2520Love___%2520(pencil%2520drawing,%2520A4)_small.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5166761133205648578" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R7QF4EAEdMI/AAAAAAAAAwo/Y-sET5xT2FM/s400/With%2520Love___%2520(pencil%2520drawing,%2520A4)_small.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aman da neler olmuş neler sonunda sevgililer günü gelmiş. Ben bu sene tembel işi gidip hazırdan alınmış sevgililer günü hediyesi istemiyorum. Yüzyıllardır Hıristiyan aleminde olduğu şekilde sevgili eş, müstakbel eş yada sevgili ama er kişi hanımına şiirler yazmalı romantik notlar yollamalı. Belki kalbiyle birlikte bir parçada çikolata ve çiçek hediye etmeli. Evet sevgiliyi beslemek taa ilkel zamanlarımıza dayansa da genelde hatunları çikolata ve şeker mest eder.Konuyu dağıtarak kökenine inmek istemiyorum. O başka bir yazı konusu olsun. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İyi de ne demek “be my valentine” nedir sevgililer günü lafları. Ben 1980 sonrası şu Amerikan hayranlığımızın tavana vurduğu yıllarda tanıştım onunla. Hikayesinin beni çok etkilemesinin yanı sıra eğer acımasız kapitalizmin kölesi olmayıp yaratıcı olabiliyor ve insanları mutlu edebiliyorsak neden olmasın…Dibine kadar kutlayın derim.Sevmek sevilmek kadar güzel aşk kadar masum ve yaratıcı bir duygu var mı şu dünya üzerinde."Yaşasın aşk" hatta abartayım "savaşma seviş".&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5166761343659046098" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R7QGEUAEdNI/AAAAAAAAAww/wQnpuO-mzBA/s400/love-much.jpg" border="0" /&gt; &lt;div align="justify"&gt;Evet gelelim sevgililer günü ya da Aziz Valentine gününün hikayesine. Konuyla ilgili bir çok tevatür var. Bunları sırasıyla anlatmaya başlayayım.İlki şu: İmparator Cladius bekar erkeklerin evli ve çocuklu erkeklerden daha iyi askerlik yapacağına karar vererek askerlerin ve doğal olarak genç erkeklerin evlenmesini yasaklar. Ancak, Valentine bu kararın acımasızca ve haksız olduğunu düşünerek sevenleri evlendirmeye devam eder. Tabii bunun öğrenen İmparator rahibimizi ölüm cezasına çarptırır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;İkinci hikaye ise daha romantik ve ortaçağın havasına uygun olarak da daha iç karartıcı. Valentine kutlamalarda adı geçen kişinin kendisidir. Suçludur ve hapise atılır.Bu arada gardiyanın güzel kızına aşık olur. Ölümünden önce genç kıza “senin Valentin’in” imzalı notu gönderir. Bir tevatüre göre delikanlı bundan sonra idam edilir diğerinde ise hastalıktan ölür. Ne olursa olsun Fransa ve İngiltere de en çok sevilen hikaye budur. “Be my Valentine” sözcüğünün esin kaynağı da bu hikayedir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5166761493982901490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R7QGNEAEdPI/AAAAAAAAAxA/O4OI2BrDrRI/s400/shewolf.jpg" border="0" /&gt; &lt;div align="justify"&gt;Gelelim gerçeklere. Sevgililer günü esasen antik Roma da tanrı Faunus’a adanarak 15 Şubat tarihinde kutlamaları yapılan Lupercalia gününe dayanmaktadır. Günün esin kaynağı Romanın kurucuları olan Romulus ve Remus kardeşlerin Lupa isimli dişi kurt tarafından beslenmelerini ve korunarak bakılmaları kültüne dayanır.Rahipler bugünü verimliliğin ve üremenin ve arınmanın günü olarak kabul ederlerdi.Üreme için tanrılara keçi arınma içinde bir köpek kurban edilirdi.Roma kentinin delikanlıları incecik şeritler halinde kesilmiş keçi etini alırlar ve şehrin sokaklarında ve tarlalarında bağırarak gürültüyle koştururlarken rastladıkları genç kız ve kadınlara bu şeritlerle hafifçe vururlardı.Çok barbarca görünmesine rağmen kadınlar bugün için yollarını değiştirir ve işlerini ona göre ayarlarlardı.Böylece bu hafif dokunuşa nail olan bayanlar kısırlıklarının önlendiğini ve bu sene içinde sağlıkla doğum yapabilmek için kutsandıklarını düşünürlerdi. Daha sonraki gün tüm bekar genç kızların isimleri kilden bir tablete yazılarak bir testinin içine doldurulurdu. Şehirden seçilmiş bekar ve genç bir delikanlı bu testi içinde çıkacak genç kızla yılın çifti kabul edilerek kutsanır ve bir yıl boyunca birlikte olmalarına hoş görüyle bakılırdı. Bu birliktelik zaten evlilikle tamamlanmış olurdu. Ayrıca 15 şubat öncesi kadınlar evlerini temizler ve arınma için köşelere tuz serper bereket içinde kapı önlerine buğday demetleri asarlardı.Bugün hala Batı Anadoluda bazı evlerde kapılarda veya giriş duvarlarında asılı buğday demetlerini görebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer anlatılan kutlama şekli ise ise yeni Antik Roma da soylu ve öğrenci delikanlılar öğretmenleri ile birlikte sokaklarda çırılçıplak gürültü yaparak koşturarak rastladıkla ellerindeki ince tüylü deri sicimlerle vurduklarına dair.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ama elbette bu tür bir kutlama Hıristiyanlık için uygun olamazdı. Üstelik kura ile yapılan zoraki bir evlilik ise asla kabul edilemezdi. Bu nedenle İ.S.498 yılında Papa Gelasius bu günü aforoz etti. Ama 14 şubat yüzyıllardır hala yılın en romantik günü olarak kutlanmaya devam etti.İnsanlarda bugün için çeşit çeşit hikayeler uydurdu. Neymiş zorbalık hafızaları silmeye yetmiyormuş.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Hikayesi günün kısaca böyle. Geleneksel olarak sevdiğiniz size hediye aldı güzel şiirler yazdı sizde ona pasta ve yemek ikram edip belki sıcak bir öpücük verdiyseniz her şey yolunda da, bu hayat şartlarında yada çeşitli bahanelerle bu günü unutanlara ne ikram edilecek. “ASIK SURAT ÇORBASI”. Asık surat çorbası bir kase dolusu çeşme suyudur ve unutkan sevgiliye ikram edilir.Asık ve mutsuz bir yüzle birlikte tabi.:)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5166761420968457442" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R7QGI0AEdOI/AAAAAAAAAw4/fQF1t6lnfJY/s400/il%2520bacio%2520oro%2520su%2520tavola%252050x80.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Sevgililer gününüz kutlu olsun..Ama sizi hatırlayan sevgiliye de aşağıdaki kolay pastamızı da yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oylum Özmen&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;strong&gt;Fotolar&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.pjsroom.com/yahoo_site_admin/assets/images/020_204.9680753_std.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;http://www.pjsroom.com/yahoo_site_admin/assets/images/020_204.9680753_std.jpg&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.artnmurals.com/Images/love-much.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;www.artnmurals.com/Images/love-much.jpg&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt; love much&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.karincomunian.it/IMG/Klimt%20ok/il%20baci"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;www.karincomunian.it/IMG/Klimt%20ok/il%20baci&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;...sevgililier&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.cahlil.com/images/With%20Love...%20(pencil%20drawing,%20A4)_small.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;http://www.cahlil.com/images/With%20Love...%20(pencil%20drawing,%20A4)_small.jpg&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-6580888696216248296?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/6580888696216248296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/02/be-my-valentine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6580888696216248296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/6580888696216248296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/02/be-my-valentine.html' title='BE MY VALENTİNE'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R7QF4EAEdMI/AAAAAAAAAwo/Y-sET5xT2FM/s72-c/With%2520Love___%2520(pencil%2520drawing,%2520A4)_small.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-404908941816910615</id><published>2008-02-12T14:07:00.000+02:00</published><updated>2008-02-14T09:57:13.711+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kekler ve pastalar'/><title type='text'>DAMLA SAKIZLI VE MUZLU PASTA</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R7GTE0AEdKI/AAAAAAAAAwY/P71a5oOi5HA/s1600-h/194563.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5166071958458365090" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R7GTE0AEdKI/AAAAAAAAAwY/P71a5oOi5HA/s400/194563.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  &lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Pandispanya için&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;3 fincan un&lt;br /&gt;3 fincan şeker&lt;br /&gt;3 yumurta&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;1 paket şekerli vanilin&lt;br /&gt;2 yemek kaşığı kakao&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Keki ıslatmak için&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;1 bardak süt&lt;br /&gt;3-4 küp şeker&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı acı badem aroması-istenirse&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Krema için&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 paket hazır sakızlı muhallebi (ben Tukaş marka kullandım)&lt;br /&gt;4 bardak süt&lt;br /&gt;1 paket margarin&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı kakao&lt;br /&gt;3 adet muz&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Hazırlanması&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1-Yumurtaları şeker ve vanilya ile birlikte çırpın.&lt;br /&gt;2-Un, kakao, kabartma tozunu eleyin ve elektrikli mikserle çırpın.&lt;br /&gt;3-Yağlanmış unlanmış ama ortası delik olmayan bir kek kalıbında 175 derecede pişirin.&lt;br /&gt;4-Pandispanya pişerken sakızlı muhallebinizi paket üzerindeki tarife göre hazırlayın. Muhallebiniz ılıkken içine bir paket margarini ekleyerek mikserle çırpın. Muhallebiyi ikiye ayırın ve yarısına kakaoyu ekleyin.Rengini daha koyu isterseniz bir kaşık daha kakao ilave edebilirsiniz.&lt;br /&gt;5-Pişmiş ve ılımış kekinizi alın. 2 parçaya ayırın. Kekin alt kısmını servis tabağına koyup şekerli ve badem aromalı sütle ıslatın. Beyaz kremayı kaşıkla sürün.Boylamasına ikiye ayırdığınız muzları kremanın üzerine yerleştirin.Artan kremanız varsa muzların üzerine bu kremayı dikkatli bir şekilde dökün. Kekin diğer parçasını üstüne kapatın.&lt;br /&gt;6-Üstteki parçayı kalan sütün diğer yarısıyla ıslatın ve kakaolu kremayı kaşıkla kekin üzerine yavaşça yayın. Kremanın kendi halinde kenarlardan akmasını sağlayın.&lt;br /&gt;7-Bir kaç saat buzdolabında soğuttuktan sonra dilerseniz üzerini şam fıstığı rendesiyle ya da sade olarak servis yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afiyet Olsun&lt;br /&gt;Oylum Özmen&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37345450-404908941816910615?l=sicakmutfaklar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/feeds/404908941816910615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/02/damla-sakizli-ve-muzlu-pasta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/404908941816910615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37345450/posts/default/404908941816910615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sicakmutfaklar.blogspot.com/2008/02/damla-sakizli-ve-muzlu-pasta.html' title='DAMLA SAKIZLI VE MUZLU PASTA'/><author><name>Sıcak Mutfaklar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01537648803280042154</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/SQ8CHFWSyII/AAAAAAAAA4E/IzTciDzdljc/S220/mulher8.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1D6MIAeQUWM/R7GTE0AEdKI/AAAAAAAAAwY/P71a5oOi5HA/s72-c/194563.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37345450.post-7465185189279046809</id><published>2008-01-31T16:16:00.000+02:00</published><updated>2008-02-01T15:29:46.952+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitaplar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayattan anektodlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>BEN BİR KURDUM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Evet yanlış okumadınız ben bir kurdum. Ben bir kitap kurduyum. Öyle böyle değil. Sadece işime yarayacak kitapları seçip onları okumam. Roman, araştırma, öykü, biyografi ilgimi çeken ne olursa dalarım cumburlop kitabın içine ki daha benim kadar çok kitap okuyan kişi olarak annem ve babamdan sonra sevgili can dostum Yosun’u gördüm. Hayır efendim sinirlenmeyin. Eski dostlarımın bağırsaklarının dönüşünü ve neler okuduklarını biliyorum. Çoğu iyi kitap okur, ama hiç biri kitap kurdu değildir. Alınmak falan yok. Kitap okumak iptiladır müptelalara selam. İşte o kadar. Hayır duydum seni ben üniversite kitap okurken senin dediklerini hatırlıyorum. Hehehehehe ne kadar burunları büyük olsa da bana bulaşamazlar. Ağızlarının payını alacaklarını iyi bilirler. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;************************************************************************************&lt;br /&gt;Elbette bu alışkanlığı kazanmama en çok ebeveynlerim yardımcı oldu. Benimkiler gibi bir anne babanız varsa ve çarşıda yapılan en tatlı alışverişi kitapçıları dolaşmak olarak görüyorlarsa , hafta sonları elleri kitap paketleri dolu o mis gibi yeni kitap kokusu ile dönüyorlarsa eve benimki gibi bir bağımlılığınızın olması çok zor değil.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;************************************************************************************&lt;br /&gt;Ama itiraf ediyorum arkadaşlar ilkokulda okumayı en son söken çocuk bendim. Çooook tembeldim ben. Sınıfta okumayı beceremeyince utancımdan ne yapacağı şaşırıp, anneannemin kucağında otobüs ile yol alırken yoldaki tabe
