26 Nisan 2012

Roma Tatili


Roma’ya aşık olmamak mümkün değil. Çok güzel ve gezilmesi çok kolay bir şehir. Öyle ki doyamıyorsunuz. Benim gözüm hala Roma otellerinde uçak biletlerinde diyebilirim. İnsanları sıcakkanlı , yemekleri nefis. Sebze, et, hamur işi ne tercih ederseniz artık. Roma; tarihi ve güzel sanatlarla birlikte bol bol gezerek nefis iklimde tatil yapmak için uygun bir yer. Ancak Kasım başında yağmurlar başlıyor ve Nisan ayına kadar devam ediyor. Yazın ise oldukça sıcak bir şehir. İklimi İzmir’e benziyor. Gezi planınızı oluştururken buna dikkat edin.

Ben gezileri turla yapmayı sevmiyorum. Tur ile 5 günde 6 şehir gezmeyi  kitabın kapağına bakmaya benzetiyorum. Oysa kitabı okumayı tercih ediyorum. Bir şehri tanımak için şehrin içinde kalmalı ve en az 3 gün ayırmalısınız. Bu nedenle kendi başıma ve kendi kafama göre geziyorum. Elbette turla gidilmesini tavsiye edebileceğim şehirler ve çok özellikli turlarda bulunmakta.

Roma konaklamak için olsun yemek yemek ve gezmek için olsun fiyat olarak bir çok baş kentle karşılaştırıldığında  uygun bir şehir. Üstelik vatandaşları burnu büyük değil. Eşimle ilk gidişimizdi ve kendimizi gaza getirmek için kısa napolitenler dinleyip Roma Tatili filmini seyrettik. Uçak biletlerini Pegasus tan alıp www.booking.com  dan otelimiz seçtik.
St. Maria Maggiore Kilisesi’nin karşısında bulunan Bed&Breakfast Maggiore
 otelde (BED AND BREAKFAST MAGGIORE - Piazza S. Maria Maggiore 12 - 00185 Rome )'da
 kaldık.  Kalacağımız yer için çok fazla huylanmadık açıkçası. Kendi içinde banyosu ve 24 saat sıcak suyu olması bizim için yeterliydi. Böylece seçimimizi Termini yakınında (aman ne iyi yapmışız. Roma’nın her yerine düzenli otobüs seferleri ve otele 5 dk uzaklıkta.) Panteon Colloseum İspanyol Merdivenleri’ne ve Trevi’ye hep yürüyerek gidebilirsiniz. Bu sayede kaldığımız sürece her geceyi İspanyol merdivenlerinde veya Trevi’de tamamladık. Önemli bir ayrıntı bence şehri yürüyerek ya da otobüsle gezmeyi tercih ettik.Özellikle metro kullanmadık.


Oteli kısaca anlatmam gerekirse çok güzel eski bir apartmanın 2 katında evden cevirme bir pansiyon diyebiliriz. Apartman kapısının anahtarı otelin anahtarı ve odanın anahtarı elinizde. Otelin sahibi ilk geldiğiniz gün sizi karşılıyor. Bir Roma haritası verip görmeniz gereken yerleri anlatıyır. Neşeli ve sıcakkanlı bir bey. Her şeyi sorabilirsiniz ona. Zaten başka zaman kolay kolay göremeyeceksiniz. Bu fırsatı iyi değerlendirin.Çıkışta biz anahtarı odaya bırakıp çıktık.Kahvaltı isteğe bağlıydı biz almadık.
Ancak kahvaltı işkence haline gelebiliyor.Bu kadar muhteşem mutfağı olan bir ülkenin kahvaltı gibi bir olayının olmaması gerçekten sıkıntı verici. Yanınıza minik bir kahve makinası ve poşet çaylardan alıp civardaki marketlerden alacağınız kahvaltılıklarla otel odasınızda bir şeyler atıştırmayı deneyebilirsiniz. Elektrik şebekesi Tr.ile uyumlu olduğundan içiniz rahat etsin. Kahvatlıda şekerli çörekler ile birlikte soğuk kahve içmek hoşunuza gidiyorsa yada zamanınız kısıtlıysa bu italyan kahvaltılarını tercih edebilirsiniz.Ancak eğer yüreyerek gezecekseniz ki benim tavsiyem budur fazla enerji depolamanın da hiç bir sakıncası yok.
St.Maria Maggiore Kilisesi gezmek ilk işimiz oldu.Yakınlarda iseniz uğramanızı tavsiye ederim. Muhteşem altın kaplama tavanları sizi hayran bırakacaktır.

Otelin hemen yakınında turizm bürosu var. Oradan hemen kişi başı 50 Euro civarı olan bir Roma Pass alın. Bu Roma Pass ilk kullandığınız andan itibaren (satın aldığınız değil) 3 gün boyunca toplu taşım araçları ücretsiz ama kontrol eden falan yok. Yani biletsiz atlayabilirsiniz otobüse. Ancak bu bir tavsiye değil çünkü eğer kontrolde süresi geçmiş biletle veya biletsiz yakalanırsanız 200 euro cezası var. Ama belki turist falan deyip affedebilirler. Denemesi size kalmış. Ayrıca, Roma pass ile ilk iki müze ücretsiz daha sonrakilerde ise belli miktarlarda indirim uygulanıyor. Öncelikle en pahalı müzelerden olan Colleseum’ a girin. Millet uzun kuyruklarda bekleyip sabır çekerken siz onlara elinizi sallayıp 2 dakikada roma pasınızla içeri girin.

Roma Forumu ve Colleseum birlikte düşünülebilir. Pass’ı veya Colloseum biletinizi sadece gösterip girebilirsiniz. İkinci müzeden sayılmıyor yani. Colloseum biletine Forum da dahil. Bu nedenle gezmeyi ihmal etmeyin.Bence eğer seviyorsanız bu iki müze en az yarım gününüzü alacaktır. İkinci müzeniz ise Villa Borges olsun. Orasıda mutlaka görülmesi gereken ve pahalı bir müze. Böylece Roma Pass ücretini bu iki müze ile zaten çıkarmış oldunuz ve hatta kara geçtiniz bile.

colloseum

Bu arada elinize mutlaka bir harita alın. Her ne kadar navigator olsa da bence bu aletler yürüyüş için uygun değil. Güncel haritaları kullanmak çok daha mantıklı geliyor bana. Zaten roma pass kutusunun içinde broşürler roma pass ve harita çıkıyor.Tüm sokak isimleri köşe başlarında yazıyor ve herkes size yardımcı oluyor.Bu nedenle adres bulmak çok kolay.

Romalıların takma diş dediği zafer anıtını görün. Panteon a gidin mutlaka. İspanyol merdivenlerinin civarı bayanları delirtebilir. Dior, Gucci Armani her şey var.

Turistik bölgelerin civarında özellikle Trevi çeşmesi ve İspanyol merdivenlerinde Hintli ,Pakistanlı ve Çingene çok var. Kesinlikle gül almayın fotoğraf çektirmeyin. Çok para istiyorlar. Elinizi verseniz kolunuzu alamıyorsunuz. Colleseum civarında gladyatör ve Romalı askerler gibi giyinmiş kişiler var. Uyanık olun. Hallederiz deyip sizin makinanızla çektiğiniz fotolar için 10-20 allah ne verdiyse istiyorlar.



Vatikan Müzesi giriş kuyruğu


Sistine şapeline giriş çok eziyetli . Ancak Roma’ya kadar gidip Rafael ve Michelangelo’yu görmemek büyük bir kayıp. Benim tavsiyem önce Vatikan’a gidin. Vatikan da Sn Pietro Bazilikası’na girmek için biriniz sıra beklerken diğeriniz hemen yakındaki (bazilakayı arkanıza verdiğinizde meydanın solunda çıkışa yakın ) büroya gidip sistine şapeline giriş için rezervasyon yaptırsın. Yoksa bizim gibi yağmur altında 4-5 saat beklersiniz. Aynı gün hem bazilikayı hem müzeyi gezmeniz mümkün değil. Müze nerdeyse bir gün alır .Bu nedenle, Vatikan müzesini ertesi güne bırakabilirsiniz. Bazilikaya girişte mutlaka çatıya çıkın ama sakın asansörle çıkarak 10 euro fazladan vermeyin çünkü asıl yorucu olan kısım asansörden sonra. Tepeye tırmanırken bir ara sinirleriniz bozulacak gittikçe daralan eğimli kulede yürümekte zorlanacaksınız. Hatta gereksiz kıkrdamalara başlayabilirsiniz dar ve eğimli bu labirent de yol alırken.Geriye dönme şansınızda yok üstelik. Ama tepeye çıkınca muhteşem bir Roma manzarası sizi bekliyor olacak . Kalp ve tansiyon probleminiz varsa bu yorucu tırmanışı tavsiye etmem bu da aklınızda olsun.

Vatikan çok renkli bir meydan. Tam ortadaki ikiz çeşmelerin orada durun ve insanları izleyin. Dünya’nın her yerinden binlerce insan çok renkli manzaralar sunuyor.




 Vatikan Müzesi'nden Tanrıça Athena


Bazilikadan çıktıktan sonra Castel Angelo’ya geçin. Burası Tiber’in yanında birbirinden güzel iki köprüyle Roma'ya bağlanan bir yer. O köprülerden geçerek birbirinden güzel melekleri mutlaka görün. Campa Fiore, Piazza Navona ve Trestevere’de kurulan bit pazarına gidebilirsiniz. Bit pazarı keyfinize kalmış çok önemli değil. Ama Piazza Navona’yı ihmal etmeyin.

Piazza Navona çok keyifli bir yer kahve ve şarap içmek için ideal. Kozmopolit ve eğlenceli bir mekan. Ben Bar Pace’yi tavsiye ederim. Birde oradayken hemen köşede dondurmacının yanındaki Al Sogno (www.alsogno.com) mağazasını mutlaka gezin. İnanılmaz bir oyuncak evi. O bebeklerin güzelliği büyülüyor.

Dondurma olarak kestane (Roma’nın kestaneside ünlü) ve panna cotta lı olanlar çok güzel ama mümkün olduğunca hepsinin tadına bakın.

Ayrıca, bu meydana giden yolda nefis cam eşyalar satan dükkanlar var. Fiyatlar uçuyor ama görmeden geçmeyin.

Panteon yakınlarında dondurmacı Giolitti var. Gidin mutlaka.Yemek yerine dondurma yiyin. Bulduğunuz her yerde dondurmacılara dalın kesinlikle affetmeyin.

Bu arada gezerken yanınıza bir su şişesi alın. Roma’da gördüğünüz her çeşmeden içilebilir su akıyor. Çekinmeden suyunuzu içebilirsiniz. Her köşe başı her meydanda nefis çeşmeler ve akan suları ile güzel ışıklı bir şehir Roma.Sistine Şapeli içindeki çeşme hariç.Buradaki sudan içilemiyor.

Her gördüğünüz yerden dondurma alın. Şarapları çok ucuz . Ev şarabı lokantalarda yaklaşık 10 euro. Marketlerden yanınızda götürmek için alacaksanız eğer Est Est Est adlı şarap ve Chianti gayet güzel ve fiyatları 2 euro kadar. Limoncello bence o kadar büyük bir lezzet değil ama alınıp denenebilir. Yanınıza balonlu naylonlar gazete kağıdı ve koli bandı aldı iseniz yolculuk öncesi şişeleri önce gazete kağıdına ardında naylona sarıp koli bandı ile sağlama alırsanız şişeleri kırmadan eve getirebilirsiniz. Bu yöntemle her bir valize beşer şişe şarap ve çeşitli şarküteri peynir ürünleri koyarak geri döndük.

Hazır marketlerden söz açılmış iken kesinlikle pecorini peynirini alın. Ne kadar eski olursa o kadar lezzetli oluyor. Parmesan elbette çok ucuz. Lokantalarda önüne kocaman kaselerle getiriyorlar. Bıkıyosunuz. Parmesan ayağa düşmüş buralarda.Gerçek manda sütünden imal edilmiş mozzeralla ve sadece baharattan üretilmiş karışımlardan tercihleriniz arasında yerinizi alabilir.

Roma’da 3 lokanta tavsiye edeceğim. Buralar İtalyanların tercih ettiği hatta oturabilmek için ayakta beklediği yerler. Daha ucuza yemek isterseniz bakkal ve marketlerden alışveriş edebileceğiniz gibi dolmuş benzeri yerlerde satılan panini denen tostlarıda tercih edebilirsiniz.Ama lütfen hamburger yemeyin.

Roma yemekleri harika bizimTürk Mutfağına benziyor. Tekrar tekrar belirtiyorum bunu farkındayım.Bir farkla Roma halkı bol miktarda sakatat tüketiyor. Bizim gittiğimiz ay , mevsimiydi herhalde herkes uykuluk kızartıyordu. 
Sakatat meselesi ise şöyle açıklanıyor ; Roma’da etin iyi yerleri hep zengin ve aristokratlara gittiğinden kalan kısımlar kasaplara ücret olarak verilirmiş. Kasaplarda ya kendi tüketir ya da halka uygun fiyata satarmış. Bu yüzden Roma mutfağı korkunç sakatat zenginliği üzerine kurulu. Bu kadar sakatat yiyip kolesterol alan bir şehirdede çaktırmasalarda akıllarında tek bir düşünce olurmuş elbette romalıların.(SEKS)

Bence, occa buca , mine storm ,uykuluk kızartmaları ve ızgara porçini mantarını es geçmeyin. Kokoreç de tabii giriş yemeklerinde yerini alıyor. Kabak çiçeğinin peynirle doldurulmuş ızgarası sizi şaşırtabilir. Ege adalarında ve Ayvalık’ta tadabileceğiniz bir lezzet aslında. Enginarı ile gurur duyan Romalıları kırmayın mevsimi ise enginarlı yemeklerinden deneyin. Et istediğiniz zaman domuz eti yemek istemiyorsanız mutlaka tercih belirtin. Kuzu, dana, domuz, tavuk, horoz her şey var.

Bu şehirde 3 lokanta tavsiye edeceğim. Buralar İtalyanların tercih ettiği hatta ayakta beklediği yerler.

1-(www.otelloallaconcordia.it/1/galleria_foto_1587489.html)


Romada tavsiye edeceğim restaurantlardan birisinin linki yukarıda arkadaşlar. Sphagetti amatriciana ve Sphagetti alla carbonara güzel. Birde nefis kuzu tandır gibi bir şey yapıyorlar. Fiyatları çok uygun. 60 Euro’ya 2 kişi ,bir litre ev şarabı (beyaz tercih edin) et yemeği salata ve tatlı alabilirsiniz. Garson Massimo’ya sevgilerimizi iletin gidecek olursanız.

Biz tesadüfen gezerken bulduk bu küçük lokantayı. Baktık bir apartman girişinden tabak çatal sesleri geliyor ve İtalyan dostlarımız oturmak için ayakta bekliyor. Hemen sıraya geçtik. Turist yoktu ama bu şehrin yerlisi işi biliyorduk dedik. Haklıymışız. Gidin oturun yiyin. İspanyol Merdivenleri’ne çok yakın olduğundan çıkışta merdivenlerde oturabilirsiniz ama gürültücü ve kaba Amerikalılar maalesef her yerde.

2-Veee muhteşem Matricanelle.

Ristorante Matricianella

Via del Leone 4-roma

06 683 21 00

Sakın burada öyle özel bir hizmet falan beklemeyin. Devasa ölçülerdeki garsonun aralarda zorlukla hareket ettiği bu romano yemekleri yapan yerde ingilizce bilen yok. Ama mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

Şarapları daha önce dediğim gibi inanılmaz bir miktarda. Nefis bir koleksiyonu var. Michel’in 3 yıldızlı lokantalarında bile böyle bir koleksiyon bulamazsınız. Genellikle İtalyanların tercih ettiği bir yer. Uykuluk kızartmasını kağıdın üzerinde getiriyor falan ama seçimi tombişe bırakın mutlu olacaksınız. Fendi mağazasının arka taraflarına düşüyor ve İspanyol merdivenlerine yakın. Bir uyarı; oralar piyasa yeri olduğundan içeride oturmayı tercih edin sonra beyler geçen kızları seyrederken sinirler bozulmasın. Gerçi bu küçük cuccina romana lokantası o kadar kalabalık ki bulduğunuz yere oturun keyfini çıkarın. Genellikle diğer restaurantlarda ev şarabı denen litrelik şaraplar buradada 10 avro. Ama seçimi garsonlara bırakıp nefis şaraplarıda deneyebilirsiniz.

3-Ayrıca, mezbahaların olduğu yerde zorlukla bulduğumuz Perilli var…Çok komik fiyatlar.Çok güzel yemekler. Daha ne olsun. Burada (Trippa Roma usulü işkembe çorbası) deneyin.

Perilli

• Address: Via Marmorata 39, Testaccio, Rome, 00153
Map It

• Phone: 06/5742415

• Cuisine: Italian

• Location: Testaccio


Sonra restaurantlarda mevsimindeyseniz fritto misto da denenebilir. Bu karışık sebze kızartması ama çok güzel yapıyorlar.

Chianti şarapları çok güzel içimi çok kolay. Es geçmeyin.

Fileto di baccala denenebilir. Güzel bir balık yemeği.

Patlıcandan yapılan, arasına domates sosunda patlıcan aralarına mozzeralla peyniri koydukları ve üzerine parmesan serpip fırınladıkları bir yemek var ki ufff ekmeğini ban ban ye nefis bir yemek.

Ne demişler tüm yollar Roma’ya çıkar. Gidin bu muhteşem şehiri gezin. İnanın pişman olmayacaksınız.

02 Haziran 2011

PANNA COTTA

Ne kadar uzun bir ara verdim . Tariflerim var biriken ama bunları yazacak vakti nerdeyse bir senedir bulamadım. Bu da gittikçe rahata alışıp tembelleştiğimi gösteriyor sanırım. Bu kadar arayı uzatmamaya azami dikkat edeceğim artık.

Bu tatlı için nefis bir lezzet derim de başka bir şey diyemem. Hem hafif hem sütlü hem soğuk ve meyveli. Muhallebi ve dondurmacılar kesin sever sevmesine ama yapımının bu kadar kolay sunumunun bu kadar şık olduğunu bilince de vazgeçemiyorsunuz. Üstelik yaz akşamlarında misafir ağırlarken serin serin yanında böğürtlenli ve çilekli yada hangi dondurmadan hoşlanıyorsanız onunla ikram edebilir yada klasik olarak meyve sosuyla sunabilirsiniz.Nasıl sunarsanız sunun ister fincanda ister krem karamel gibi kalıbından çıkarılmış halde sonuç mükemmel..

İçindekiler

• 200 ml süt kreması

• 1/2 su bardağı süt (125 ml)

• ½ tatlı kaşığı lavanta –istenirse tatlandırıcı olarak 2 tane damla sakızı (sütü ilave etmeden önce tencerede havanla ezin) damla sakızı-2 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi ve 1 paket vanilya yada ½ çubuk taze vanilyada kullanılabilir. Ancak lavantanın aksine bunlar için bir gece önceden beklemenize gerek yok. Direkt tatlıyı kullanım aşamasında ilave edebilirsiniz.

• 1/2 su bardağı toz şeker (112.5 gr)

• 2 tatlı kaşığı toz jelatin yada 1 adet yaprak jelatin.(Eğer yaprak jelatin kullanacaksanız tatlıyı pişirmeye başlamadan önce bir bardak suyun içine jelatini koyun. Jelatini ilave aşamasında suyunu sıkın ve tatlıya öyle ilave edin.İlk başta kullanımı zor olabilir bu nedenle toz jelatini deneyimi olmayanlara tavsiye ediyorum)

• 2 yemek kaşığı su

• 3/4 su bardağı süzme yoğurt (190 gr)

Sosu İçin

• 1 yemek kaşığı toz şeker

• 1 yemek kaşığı su

• 1/2 su bardağı dondurulmuş böğürtlen (bu oranlara sadık kalmak kaydıyla ahududu, likapa, kara dut, çilek ,hurma mürdüm eriği de kullanılabilir.Ancak taze meyve ile yapacaksanız şekeri biraz daha fazla ilave edebilirsiniz.Değişik bir sunum isterseniz kuru erik, badem veya hurma karışımını karamelize ederek kullanabilirsiniz.)

Hazırlanması

• Oda sıcaklığındaki sütünüze bir tülbente sarıp bağladığınız lavantayı koyun ve bir gece buzdolabında bekletin.

• Küçük bir sos tenceresinin içine bir gece önceden hazırladığınız sütü ve kremayı koyun. Ateşe oturtmadan önce iyice çırpın ve homojenize olmasını sağlayın. Bu arada süt ve kremayı en az yarım saat önce buzdolabından alarak oda sıcaklığına getirmenizi tavsiye ederim. Ardından bu karışımı orta ateşte, tel çırpıcıyla karıştırarak ısınana kadar pişirin.Buharları yoğunlaşacak ama kaynamayacak.Yani kaynamak üzereyken ocaktan alın.

• Sıcak karışıma toz şekeri ekleyin ve şeker eriyene kadar karıştırın.

• Küçük bir bardağın içine 2 yemek kaşığı suyu ve 2 tatlı kaşığı toz jelatini koyun. Jöle tamamen eriyene kadar karıştırın. Dikkat edin topaklanmasın. Eğer yaprak jelatin kullanıyorsanız su eklemeden fazla suyunu elinizle sıkarak direkt olarak karışıma ilave edebilirsiniz.

• Bu jöleli karışımı; süt, krema ve şekerden oluşan karışımın içine dökün. Yine karıştırın. Son olarak süzme yoğurdu ekleyin ve çırpmaya devam edin pürüzsüz ılık krema kıvamında bir karışım önünüzde hazır olacak.

• Ben krem karamel kalıplarını kullanıyorum ikram için.Böylece krem karamel kalıplarından bıçakla sıyırıp servis tabağına alıyorum ve bu şekilde ikram ediyorum.Ancak şık kadehler dondurmalıklar hatta renkli çay fincanlarını dahi kullanabilirsiniz.Tatlı ılıyıncaya kadar bekleyin ve bir tepsiye yerleştirerek buzdolabına kaldırın mümkünse bir gece bekletin.Böylece sıvı kıvamdaki tatlınız katılaşacaktır.

Sosun Hazırlanması

• Küçük bir sos tenceresinin içine 1 yemek kaşığı suyu ve 1 yemek kaşığı şekeri koyun.

• Kısık ateşte şeker eriyene kadar fokurdatın. Böğürtlenleri koyarak. 2-3 dakika daha pişirin. Böğürtlenler çok yumuşayıp dağılmasın ki sunum güzel olsun.

• Bir kenarda soğuması için bekletin.

 Ardından krem karamel kalıplarındaki tatlınızı bıçakla çevirip servis tabağına alın ve arzu ettiğiniz miktarda sosu tatlının üzerinde gezdirin ve nane yaprağı ile süsleyin.Gözleriniz ve ardından mideniz bayram edecektir.Eğer lavanta ile aromalandırılmış süt kullanacaksanız karadut veya böğürtlen sosunu kullanmanızı tavsiye ediyorum.Mükemmel bir uyum ve ferahlatıcı ,şaşkınlık uyandırıcı bir lezzet elde edeceksiniz.

Afiyet Olsun

05 Ocak 2011

SOBA




 
Yapayanlızdı Kavurmacılar

Bir başına üşüyordu,buz kesmişti elleri

Sıcacık bir sobanın hayalini kuruyordu,

ve sık sık burnunu çekiyordu.


Küçükçük bir odada,gürül gürül yanan odun kokusunda düşlere düşmenin hayali...

Yazı ve foto  :Tolga Özmen





26 Mayıs 2010

EKMEK DOLMASI


Malzemeler

· 2 adet dolmalık ekmek
· ½ az yağlı kıyma
· 1 demet maydonoz
· 1 çay fincanı dolmalık fıstık
· 1 büyük kuru soğan
· 1 kahve kaşığı karabiber
· 1 kahve kaşığı tarçın
· 3-4 adet domates
· 150-200 gr kadar tereyağı
· Yemek kaşığı salça
· 4-5 bardak su


Hazırlanması

Dolmalık ekmeklerinizi bir beze sararak 3 gün kadar bayatlatın.İyice bayatlamış ve sertleşmiş ekmeklerin altından minik bir kapak açarak ekmeğin kabugunu zedelemeden içini çıkartın ve elinizle ovarak iyice inceltin.

Domatesleri rendeleyin ateşe koyarak öldürün.Üzerine salçayı suyu ve tereyağını ekleyerek kaynamaya bırakın

Soğan ve kıymayı kavurun.Dolmalık fıstıkları ilave ederek rengi sararana kadar çevirin. Fıstıklar altın rengini alınca ekmek içini ince kıyılmış maydonozu ekleyin.Biraz çevirdikten sonra kıymaya karabiber , tuz ve tarçını ekleyin.Karıştırıp ocağın altını kapatın.

İçini boşaltmış olduğunuz ekmeklere bu karışımı sıkı sıkı doldurun.Ekmeklerin altına bolca tereyağı sürüp yanmaz tencereye oturun.Ocağın altını hafife alarak kaynamakta olan sudan 1 kepçe alarak dolmanın üzerinde gezdirin tencerenin ağzını kapatıp suyunu çekmesini bekleyin.Bu işleme ekmek hazır sosun tamamını çekip yumuşayıncaya kadar devam edin.

Ekmek dolmasını servis tabağına alıp sıcak olarak dilimleyerek servis yapın.Yanında bir klasik olarak serin hoşaf tavsiye olunur.

Afiyet olsun.

27 Nisan 2010

Hızır ve İlyas=HIDRELLEZ (hıdır , hızır benim yapacagım budur)






Doyasıya aşk, ev, araba ,yazlık, yat, kat,  çantalar, bebişler, evlilik ,para, en son çıkan parfümler,ayakkabılar, fitness  ne dilerseniz hızır görsün duysun inşallah:)
*****
Malum Hıdrellez yaklaşıyor, cok isimiz var...Gul agacı bulunacak , altına dilekler konacak ,dalına kırmızı kurdelerle paralar asılacak  ertesi gun o dilekler gidilip denize atılacak filan filann.. .Zaten yoğun ve de yorgunuz aman atlanacak dilek olmasın diyee, size yılın dev hizmetini sunmak isterim

Yukarıda hazırladığım istekleri cd ye çekin (umarım Hızır Peygamber teknolojiye uyum göstermiştir.) ve gul agacına asın. Begenmediklerinizi silebilir gonlunuzden gecen baska resimler varsa ekleyebilirsiniz. . Ehh ne diyelim herkesin gonlundeki elinde olsun.. (aminn ve yaz yarabbim)
Ayrıca o gün  ; mumkunse yeni bir parca giysi giymeyi , bol bol yemek yapıp evdeki herkesin yemesini saglamayı "Agiz tadi bozulmasin" dilegiyle tatli,"bütün yil boyunca sevenlerin sarilmasi" dilegiyle sarma, "ambarlarin dolmasi" dilegi ile de dolma yapmayı unutmayın:) "S" harfiyle baslayan yiyeceklerin bolluk ve bereket getirecegine inanilir. Süt, sogan, sarimsak, salep, sarma, simit, sütlaç, sakıızlı muhallebi olmak üzere en az yedi çesit yiyecek eksik edilmez. Yesil sebzelerden de kirk çesit toplanip yendiginde sifa getirecegine inanilir (nerden bulacaksak kırk çeşidi) Yesil sebze ve bitkilerin yenilmesi tabiatin yeniden canlanisiyla paralellik göstermektedir. Geçenlerde bir arkadaş anlattı hatta onlar Tekirdag da 40 cesit yaprak toplarlarmıs. .Seneye ksmetse:) Ama düşünüyorumda vallahide billahide kırk çeşit yaprağı bulamam gibi geliyor şu bizim ikametgah civarında.
Şimdiii neler yapacaksınız bakalım hıdrellezde tekrar üzerinden geçelim.Bir kere mümkünse illaki piknik yapıp salıncakda sallanılacak.Bunu saymıyorum.

Bereket - Bolluk isteyenlere ;

- Evdeki yiyecek çuvallarinin agzi açilir. (Cuval eskilerdendi siz tupperwarelerinizin veya kiler dolaplarınızın kavanozların ağzını açın)
- Evlere yesil dallar asilir.

- Kapi, pencere, yiyecek kaplarinin agzi açik birakilir. Bunu da gece degil gunduz yapın bence ki milli hırsızlık gunu ilan edilmesin. Ya da olmadı cüzdanın ağzını açık bırakın balkona koyun. İçini boşaltmayı unutmayın önceden. Hem belki hızır acır, hemde olan sadece cüzdana olur.Ağlamazınız gitti kredi kartlarım diye.

Sifa - Saglik isteyene ;

- Çocuk sahibi olmak isteyenler gül dalina bez besik yapip içine oyuncak bebek birakirlar.

- 5 Mayis gecesinin en yaygin uygulamalarindan birisi de atesin üzerinden atlamadir. Atesten atlama yaz mevsimine çikilmasini kolaylastirdigi gibi insanlarin günahlarindan arinarak hafiflik kazanmasini saglamaktadir. Bu uygulama arinmadir. Canliligi, tehlikeye düsürecek kötülüklerden temizleyip kurtarmak. Tabii aslında bu ateşten atlamak özellikle çocuklar için büyük eğlence.Şu sokak aralarında yada parklarda yakılan ateşlerin başında genelde çocukta olsa mutlaka büyüklerde ateşten atlamyı ihmal etmez.Deniz kıyıları dolarda taşar.İmkanı olan sandalına atlayıp şöyle bir açılır yanında bir kaç şişe yakut ve sonrada patlatır bir tane biz heybelide her gecceeeee...

Aslında Hıdrellez bahane eğlence şahane Hıdrellez i İzmir de eğlenerek geçirmek ise vazgeçilmez bir paradoks. Hem akın akın gelen kalabalıktan çekinir hemde içine dalmak için pır pır eder yüreğiniz.Ben şimdiden heyecanlanmaya başladım.

Kismet - Sans isteyene ;

- 5 Mayis gecesi dilegi olanlar için taze soganin iki yapragini uçlarindan esit olarak kesilir. Uçlardan birisine iplik baglanip dilek tutulur. Ertesi gün iplik baglanan yaprak uzamissa tutulan dilegin gerçeklesecegine inanilir.

- "Niyet Çömlegi" hazirlanir. 5 Mayis günü bir çömlegin içine bekar kizlardan toplanan yüzük, kolye, boncuklar vb. konur. Çömlegin içerisi su ile doldurulur. Çömlegin agzina yesillik konur, üzeri kirmizi yemeni ile örtülüp, bir kilit ile kilitlenir ve bir gül agacinin dibine saklanir. Ertesi sabah kizlar toplanirlar. Çömlegin basina genç bir kiz oturtulur. Kismetinin açilmasi dilegi ile kilit kizin basinda açildiktan sonra sira ile maniler söylenerek çömlekten esyalar çikarilir.
-Balkona kırmızı bir bez parçası asılır.Çok uzun olmasın.Ne kadar kısa olursa dileğiniz o kadar çabuk olur.Dilek gerçekleşene kadar balkonda asılı tutulur.Tanıdığım bir kaç kişinin bu yöntemi denediğini ve sonucun başarılı olduğunu söylediğini biliyorum.Ancak hepside aman bezi uzun tutma diye tembih etti bilgilerinize. (Bez uzadıkça dileğin gerçekleşmeside uzuyormuş)

-Kısmeti açılması istenen bekar kızın başında gün doğarken 3 defa kilit açılır.Kilit kapatılmadan dilek gerçekleşene kadar saklanır.Sonra denize atılır.Bunu deneyeni biliyorum ama sonunda kilidi denize attılarmı bilemiyorum.Şimdi iyilik yao denize at oldu Hızır peygamberin işi. Bu da anında sonuç vermeyenlerden ama mutlu nihayete ulaştıran yöntemlerden:)

Mal - Mülk isteyene ;

- Ev sahibi olmak isteyenler gül dalinin altina ev maketi yaparlar. Resmini çizerler.

- Parasahibi olmak isteyenler gül dalina para baglarlar. Araba isteyenler araba resmi yaparlar.

Evi çizerken küçük çizmeyin yeminle kaç odalı çizerseniz öyle veriyor valla billa.Sonra ev küçüktü sığamıyoruz demeyin.Ne kadar isterseniz o kadar verir.Siz yüzsüzlük yapın. Olmazsa kalan sağlar bizimdir ama ya tutarsa!

Hidrellez günü halk tarafindan Hidrellez gününe özgü bazi davranis kaliplari ve uygulamalar da bulunmaktadir,

- Hidrellez sabahi gün dogmadan kalkilmasi gerekir. Geç kalkanlarin kismetlerinin o sene boyunca kapali olacagina inanilir. Sokak kapilarina pasli teneke asilarak geç kalkanlar kinanir. Hiç bana göre değil yemişn ederim.Hele ki 5 mayısı 6 mayısa bağlayan gece bol bol eğlenip ateşlerden atladıysanız.Bırakın uyuyayım.

- Bugün is yapilmaz. Bence 6 Mayıs da resmi tatil olsun:) Bunu da dileklerime ekledim.

- Sabah erkenden çimenlerin üzerinden yuvarlanilir, böylece saglikli olunacagina inanilir. Hangi çimen nerde yuvarlanacağız.Hayır çimeni bulduk köpek pisliği olmayanı nerden bulacağız.Allah korusun nasıl işe gidilir sonra misler gibi koka koka.Bu da olmadı geçiniz efendim.
- Bugün salincakta sallanilirsa hastaliklardan arinildigina, günahlarin döküldügüne inanilir. Hah buda bahanem oldu.Geçerken parka uğrar şöyle bir silkinirim.

Tabii bu arada hıdrellez ile ilgili hazırlıklarınızı yaparken aman adresini verdiğim bu siteyi atlamayın. http://www.hidrellez.org/
A.Kavadarlı