13 Aralık 2006

BEZE-İÇİ BOŞ-MERENG


Çocukluğumdan beri en çok sevdiğim şeylerin başında gelir.Yapımı kolay mı kolay.Üstelik yaparken hayal gücünüzü istediğiniz kadar çoşturabilirsiniz. Çeşit çeşit aromalar kullanın. Damla çikolata fıstık ilave edin. Gıda boyaları ile renklendirin.Keyfinize kalmış.Çeşit çeşit tarifi var. Ben aşağıda Şafak bey için devamlı yaptığım her seferinde de başarılı olduğum yapımı kolay hatırlanması daha da kolay tarifi veriyorum.


MALZEMELERİ

Her bir yumurta akına karşılık bir çay bardağı şeker esasına dayanır.2 yumurta akı kullanırsanız 2 çay bardağı şeker kullanacaksınız.Mutlaka ve mutlaka yumurtalar 4-5 saat önceden oda sıcaklığına getirilmek üzere buzdolabından çıkartılmış olacak.

1. 4 adet yumurta akı
2. 4 çay bardağı toz şeker
3. bir fiske tuz
4. çay kaşığının ucuyla gıda renklendiricisi-istenirse
5. şekerli vanilin-istenirse


HAZIRLANMASI

1. Fırınınızı 200 dereceye ayarlayın.
2. Yumurta aklarını şekeri vanilya tuz ve gıda boyasını çırpma kabına koyun.
3. Mikserle karışım iyice kabarıp sertleşinceye kadar en az 15 dakika çırpın.Krema kaşık baş aşağı çevrilince damlamayacak kadar sertleşmeli ve kabarmalı.
4. Fırın kağıdı serilmiş tepsilere kahve kaşığı ile bezeleri sıralayın.
5. Fırına koyun ve tam 3 dakika pişirin.Fırını kapatın ancak ağzını hiç açmayın.Ne pişme sırasında nede soğurken.4-5 saat bırakın bezeleriniz fırında kalsın.Ben akşam yatmadan önce yaparım bezeleri.Böylece hem meraklı parmaklardan korunur hem de iyice soğuyup kendini toparlaması sağlanır..

Afiyet olsun
Oylum ÖZMEN
kaynak:ANNE BEN ACIKTIM-SAHRAP SOYSAL

LİMON DOLGULU BADEM AROMALI PASTACIKLAR




The Baker’s Catalogue’dan bir tarif.Yapımı oldukça zahmetli. İlk yaptığım gün keklerin görüntüsü ve tadının bu kadar uğraşmaya deymeyeceğini düşünmüş ve bloguma yazmamaya karar vermiştim. Ancak pastalar bir günü buzdolabında dinlenerek geçirdikten sonra fikrim tamamen değişti.Oldukça lezzetli bu gurme pastaları denemeye hazırsanız buyrun.Bu arada kremada kullanılmayan yumurta beyazlarını atmayın.Onlarla çocuklara nefis bezeler hazırlayacağız.Bu arada annesi elinde kamera ile yemek resimleri çekerde oğlum durur mu.İşte ikinci fotoğraf Şafak Bey’e ait.

LİMONLU DOLGU

MALZEMELERİ

1. 4 büyük yumurta sarısı
2. 3 limonunu taze sıkılmış suyu (bir bardaktan 2 parmak az oluyor)-1,5 yemek kaşığını nişastayı ezmek için ayırın
3. 3 limonun kabuğu
4. Minik bir fiske tuz.
5. 2 bardak toz şeker
6. 6 yemek kaşığı erimiş tereyağı
7. 3 yemek kaşığı kaşığı nişasta (silme)

HAZIRLANMASI

1. Kremeyı ben mari usulü hazırlayacağız.bunun için önce kalın tabanlı bir çelik tencere alın.Krema kabı olarak bunu kullanacağız.
2. Yumurta sarılarını yumurta tali ile çırpın.içine limon suyunu , limon kabuğunu,tuz, şeker, ve tereyağını ilave edin.
3. karışımın içinde çok fazla şeker ve limon olduğundan ağdalaşmaması ve tencere dibine yapışma olmaması için azami dikkat sarfetmemiz gerekiyor.Bu nedenle kabınızı içinde su kaynayan büyükçe bir kabın içine oturtun.
4. Yumurta teli ile karıştırmaya devam edin.15 dakika içinde şeker eriyecek ve karışım çok hafifçe koyulaşacaktır.
5. Ayrı bir yerde nişastayı limon suyuyla ezin ve karışıma ilave edin.
6. Kremanızı bu aşamada kahve ocağının üzerine alabilrsiniz ama içindeki şekerin ağdalaşmaması için azami dikkat göstererek devamlı ama yavaşça karıştırın.İlk kaynama belirtileri gösterildiği andan itibaren hızlıca 1 dakika daha karıştırın ve tencereyi ateşten alıp soğuk mermere koyun.
7. Ağzını naylon filmle kapatıp buzdolabında 1-2 saat dinlendirin.Kremanızı 1 gece önceden hazırlamanızı tavsiye ederim.

PANDİSPANYALAR

MALZEMELER

1. 125 gr tuzsuz tereyağı-yumuşamış
2. 1,5 su bardağı toz şeker
3. 1 adet vanilya çubuğu yada 1 paket şekerli vanilin (isteğe bağlı)
4. 2 adet yumurta
5. 1 yemek kaşığı vanilya esansı
6. 1 kahve kaşığı badem esansı (acı badem yağı-yenilebilir olanı elbette)
7. ½ kahve kaşığı tuz
8. 2 su bardağı un
9. ½ su bardağı nişasta
10. 1,5 su bardağı tam yağlı süt.

HAZIRLANMASI

1. Fırınınızı 175 dereceye ayarlayın.
2. Minik kek kalıplarını güzelce yağlayın (büyüklüğüne göre değişmekle birlikte orta boy kalıplardan 12 adet çıkmakta)
3. Toz şekeri ve vanilyayı mutfak robotuna koyun ve çekin.
4. Mikser kabında çekmiş olduğunuz şeker ve yumuşamış tereyağını pürüzsüz bir krema kıvamına gelinceye ve yumuşayıncaya dek çırpın.
5. Yumurtaları vanilya ve badem aromasını tuzu kabartma tozunu ilave ederek yaklaşık beş dakika iyice pürüzsüz bir karışım oluncaya kadar çırpın.
6. Başka bir kapta un ve nişastayı tel süzgüden eleyin ve birbirlerine karıştırın.
7. Yumurtalı karışıma önce 1/3 ünü ilave edin.Tamamen karışınca un ve nişasta karışımın 1/3 ünü ilave edin tamamen karışmasını sağlayın.Tüm süt ve un karışımını bu şekilde kek hamuruna yedirin.
8. Bir keğçe yardımıyla karışımı kek kalıplarına paylaştırın.
9. Her bir kalıbın üzerine birer tutam toz şeker serpin.
10. Önceden ısıtılmış fırına koyun.
11. Tam 24 dakika fırınlayın.Sonra keklerin üzerini alüminyum folyo örtüp bir dört dakika daha pişirin.
12. Fırını kapatıp kekleri dışarı alın.

PASTACIKLARIN HAZIRLANMASI

1. Soğuyan keklerinizin üzerinden keskin bir bıçakla bir kapak açın.
2. Her bir kekin içini bir kehve kaşığı birza boşaltın.
3. Keklerin içine limonlu kremayı doldurun.
4. Tercihen bir gece buzdolabında beklettikten sonra servis edin.

Afiyet olsun
Oylum ÖZMEN

11 Aralık 2006

ÇİPOHORTA (BAHÇE OTU)


İzmir’de havalar çok iyi gidiyor.Pazar ise alabildiğine otlarla dolu. Arapsaçı , şevket-i bostan, turp otu vs. Merak etmeyin hepsinin tarifini sırayla vereceğim.Ama şimdi ilk olarak bu besleyici ve lezzetli yemek var sırada.Bu tarif için Osman Cengiz ve Tülay Cengiz e çok teşekkür ederim.

MALZEMELER
Pazarda satılan karışık ot dan 1,5 kilo .Bu karışık ot un içine şunlar ilave edilmeli
-sirken otu
-kabak filizi ve çiçeği
-maydonoz
-kereviz sapı
-arap saçı
-bahçe otu
-şevket-i bostan
-pırasa
ayrıca
-1 büyük patates
-1 kabak
-1 patlıcan
-en az 1 kilogram domates
-zeytinyağı
-tuz

HAZIRLANMASI

Otlarınızı güzelce ayıklayın ve kumu gidene kadar yıkayın.
Sebzelerinizi yıkayın soyun ve küp küp kesin.
Zeytinyağında ince çentilmiş soğanı kavurun.
Otları ve sebzeleri üzerine koyun
Üzerini tamamen örtecek kadar domates hazırlayın.Domatesi ne kadar bol olursa o kadar lezzetli olur.
Hafif ateşte kaynatın.gerekirse su ilave edebilirsiniz.

AFİYET OLSUN
OYLUM ÖZMEN

08 Aralık 2006

İŞTE BU!!!

-Hep gidilecek bir yer varmış ve oraya tıpkı bir rüyadaki gibi bir türlü gidemiyormuşum duygusundan kurtulmak için yazıyorum. Bir türlü mutlu olamadığım için yazıyorum. Mutlu olmak için yazıyorum.
Orhan Pamuk un babasının bavuluyla ilgili yaptığı konuşmadan aldım bunları.Devamlı hissettiğim bir şeylerin eksikliği duygusu yerine dolduramama duygumun nedenini öyle güzel özetliyor ki. Bunu okuduğum ana kadar bu eksikliği bir şeylere takılarak doldurmaya çalıştım hep.Ama aniden gözümün önünde ışıl ışıl cascavlak beliriverdi karşımda. İyi mi yazarım kötü mü yazarım onu bilemem ama işte budur. Yapmak istediğim bu bir şeyler yazmak yaratmak. Çünkü o zaman hayal kuruyorum ve içinde yarattığım dünyada bende yaşıyorum. Eksiklik duygusu yerini büyük bir tatmine bırakıyor. Yaratmak üretmek bunun kadar güzel olan bir şey var mı? Kendine ait özgür bir dünya. Bu dünyada mutlu olmak da romantik olmak da hayallere kapılmak senin elinde. İşte ben buyum ben bunu yapmak istiyorum. Bir odaya kapanıp hayal kurmak. Parmağım klavyenin üzerinde uçuşmalı. Beynimden geçenlerin hızına yetişebilmek için daha hızlı yazmaya çalışmalıyım. Sevdiğim anların fotğraflarını çekmeliyim aklımda. Oynamalı evirmeli çevirmeli yapıp bozmalıyım. Sonunda yeni şeklinin gerçeğin birebir aynısı olduğuna inandığım anda da bunu kağıda dökebilmenin huzurunu yaşamalıyım. Unutulmamalı kurulanlar, yalancı anılar. Çünkü insanoğlu birazda hayal ettiği kadar yaşar.Umut ettiği kadar vardır. Umutta aslında hepsi hepsi bir hayaldir başlangıçta.

06 Aralık 2006

ÖYLESİNE BİR DENEME


Bugün kemeraltinda yürürken küçük bir kiz çocuğu kesti önümü. Heyecandan al al olmuş yanaklariyla sigaraya uyuşturucuya alkole hayir kampanyasina imza vermemi istedi. Elbette katilirim dedim. Sigaraya karşiyim doğru. Ama asil sebeb oydu, onun heyecani o kadar tatli o kadar kipirtiliydi ki işiklar saçiyordu
İnsan sadece çok gençken bu kadar masum ışıl ışıl mutluluğa,böyle yürek titreyişine sahip olur. Oysa zaman geçtikçe mutlulukta kaniksaniyor. Hayata alişiyor insan; onun beklenmedik çelmelerine yada kucaklamalarina. Rutinler huzur vermeye başliyor. Ama bu rutinlerde bitiriyor adami. Amansiz bir döngü bu.
Aslinda hayat da kaos denen ama hep ayni girdaplarla dönerek akan bir nehir. Başliyor coşuyor duruluyor ve sonunda bitiyor.Ama hep ayni. Bizlerse nehirin kenarinda durmuş akan suyun binlerce değişik şekilde her seferinde farkli bir su damlasi ile ayni kaya parçasina çarpmasini izliyoruz,heyecanlanmiyoruz. Su damlalari farkli da olsa kayayi farkli tokatlasa da ayni işte.
Belkide budur insani rahatlatan. Aidiyet ,teslimiyet ve huzur. Cebelleşebildiğin kadar boğuşabildiğin kadar boğuş. Kaç kişi çemberin dişina çikmaya cesaret eder.Ya da kim orada tutunup geri dönmeyecek kadar delidir. Yürekli misiniz o kadar o bildiğiniz nehrin bildiğiniz akişini izlemek yerine atlayip suya saman çöpü misali savrulmaya. Tevekküllü müsünüz o kadar dibe batmayi da denize ulaşip orada kaybolmayida baştan kabullenecek hiç bir kiyiya ait olmadan.
Evlilik gibi bir şey bu. Rutinden kisir döngüden bikarsin yüreğin haykirir yeter artik kaç kurtul at kendini suya diye ama atamazsin. Seversin çünkü. Onlar olmadan yoksundur sen. Etindir, kemiğindir, evladindir, eşindir, işindir, anandir, babandir ve şehrindir sevdiklerin. Akşamlari özlersin kokularini tenlerini renklerini. Kaybedeceğim diye titrer yüreğin ama gene de atlamayi hayal edersin.
Sonra aniden farkedersin ki senin nehrinde bu yanda akmakta. Yatağı farkli da olsa tüm nehirler ayni. Çarptiğin kayalar bile ayni. Senin kaosun girdabin bu yanda. Oysa oturmuş diğer nehirlere atlamaya öykünürsün.
Akşam kizil gri güneş batişina karşi bir sigara yakarsin keşfine şaşirarak dudağinda şaşkin minik bir gülümsemeyle. Buldum dersin işte huzuru buldum. Hangisidir gerçek hayalin mi yoksa gerçek sandığın mı. Önemi de yok aslında önemli olan inandığındır.Kalemini bırakır akşama ne yemek istediğini düşünürsün geniş bir sırıtmayla birlikte.

Oylum Özmen