25 Ocak 2007

SAKIZ HANIM


Sene 1998.

Bornova Manavkuyu'da muyenehanem var.Yeni evliyiz , ev ve muayenehane aynı dairede.
Kayınpederin çok sevdiği bir kedisi var.Ankara kedisi,adı Sakız.Adı gibi bembeyaz.İpek benzeri bembeyaz uzun tüyleri, alımlı bir kuyruğu ve kabarık bir yelesi var.Çok da nazlı bir dişi.Ne yemek beğendirebilirsiniz ,ne oyun oynayabilirsiniz.Güzeller güzeli ve güzelliğinin de farkında olan tüm dişiler gibi kendini beğenmiş, burnu havada bir aristokrat gibi geziniyor.Kahvaltısı gecikti mi uyandırıyor.Süper pahalı maması olmazsa açlıktan bayılacak hale de gelse yemiyor.İstediği gibi okşanmazsa sinirleniyor.Akşamları ayak ucunda uyuyor ama eğer uyku arasında sağa sola dönüp rahatını bozarsanız basıyor pençeyi.

Şimdi emanet kedi dikkat etmek gerekiyor.Kedininde tam kızışma dönemine denk geldik hayvan rahat durmuyor.Aristokrasi güzellik falan umrunda değil.Miyavvv miyavv evin içinde geziniyor yuvarlanıyor.Cilveler nazlar edalar gırla .Huysuzluğu da üstüne cabası.Ben içeride hasta bakarken arka odadan canhıraş miyavlamalar ve inleme sesleri yükseliyor.Kızgınlık dönemindeki tüm kediler gibi karnı yere yapışmış poposu havada dolanıp duruyor.Sokak kapısını açık bulursa fırlayıp gidiyor.

Eşim arkadaşlarından duymuş ve ağrı kesici iyi gelir diye gitmiş analjezik,antienflamatuar tantum drajeyi hayvana yutturmuş.(1)Gece saat 11.30 kedinin gözleri kaymaya başladı,kusuyor,garip sesler çıkartıyor,ağzı köpürüyor.

Benim elim ayağıma dolaştı.Hemen rehberden veteriner aramaya başladım.İki üç veterinere ulaşma çabasından sonra en sonunda birine ulaştık.Narlıdere'den bir veteriner hekimi gecenin saat 12:00 sularında aradım.Adam uykulu bir sesle alakadar olup derdimi dinledi ve durumun ciddi olduğunu,hemen bir eczaneden 10'luk enjektor ile serum fizyolojik alıp 10 cc bir kabadan,10 cc diğer kabadan, subkutan(deri altı)enjeksiyon yapmamı tavsiye etti. Hangi akla uyarak bu işi yaptığımızıda sormadan edemedi.(2)

Hemen nöbetci eczaneden malzemeyi alıp koca bir serum şişesi ve dev gibi bir iğne ile eve döndüm ve işlemi uyguladım.Kedinin butlarının iki yanı torba gibi oldu şişti.Bu sefer inlemeleri acıdan garibin.Bir de şaşılığının üstüne arka bacaklarının iki yanı şişmiş yürüyemeyen bir kedicik oldu.Bütün gece boyunca, kedinin benim gözlerimin içine şaşı şaşı bakışını hala unutamıyorum.
Oturma odasının orasına burasına işedi ama sabah olduğunda turp gibiydi bizimkisi.O uykusuz geceyi ve stresimi unutamam.

(1) Güya dişi kedilerin çiftleşme dönemlerinde göğüslerinde süt birikirmiş ve çiftleşme olmazsa bu hayvanda çok ağrıya yol açarmış.
(2) Veteriner hekimden de bir güzel fırça yedik bu arada. Eşim yattı uyudu bu arada endişelenip uykusuz kalan ben oldum

24 Ocak 2007

İSMAİL CEM

İSMAİL CEM İ KAYBETTİK.HRANT DİNK İN ACISI HENÜZ GEÇMEMİŞKEN. NE KADAR UGURSUZ BİR AYMIŞ OCAK AYI.BUGÜN 24 OCAK UĞUR MUMCU'NUN KATLİNİN YIL DÖNÜMÜ DİYE DÜŞÜNÜRKEN GELEN HABERLE SARSILDIM.

NE KADAR KÖTÜ BAŞLADI 2007 YILI.LÜTFEN BU KADARLA KALSIN.ACILARIMIZIN KÜLLENMESİNE İZİN VER KADER.

VEDA

Çok ileri bir tarihte
Çok yaşlı olarak
Sessizce ayrılmalıyım
Kimseye pek gözükmeden
Ve kimseyi rahatsız etmeden.
Masamın üzerinde
Dünden kalan işler
Tamamlanmamış yazılar
Okunmayı bekleyen kitaplar
Ve anılar ve umutlar.
Filleri kuyruğundan çekerek
Tepeleri aşırtmaktı görevim
Günler bitti filler tükenmedi
Ben elimden geleni yaptım
Gerisini siz tamamlayın.
Boşa geçmedi hayatım
Daha fazlası olabilirdi ama
'Buna da şükür' demeliyim
İşte sevgili dostlar
Ben böyle veda etmeliyim.

YOĞURTLU KEK

Dikkat ettimde uzun zamandır yemek tarifi göndermeyi bırakmışım.

Elbette hayattan kopuk bir ot gibi yaşamıyoruz. Düşünüyorum öyleyse varım. Düşünmediğin an zaten sen yoksundur. Aslında ot gibi yaşanıp toplanmayı beklemektense ya da koyun gibi güdülmektense (en kötüsü de aslında ot ya da koyun olduğunu anlamamaktır) olmasanda olur.

Bu günlerde bana arkadaşlar amann Oylum sende çok entel oldun dediler. Eee bende bir yemek tarifi göndereyim de ruhları şad olsun dedim.

Yaşadığımız için beslenmeye dikkat ediyoruz ama hem beynimizi hem bedenimizi hem de ruhumuza beslemeye dikkat ediyoruz ki yaşamamızın bir anlamı olsun ve ölürken hiç olmazsa çocuk doğurup karnını doyurmaktan başka işler de yaptık ohh ya anasını satayım dibine kadar insan gibi yaşadık diyebilelim.

Göçerken arkandan vah vah iyi kadındı deyip helvamı yiyip unutmalarındansa ilginç hatundu böyle düşünür şöyle yapardı üstelik bir marifetliydi.Yani hem kafası hem de bedeni çalışırdı diyebilsinler.

Gerçi iş yerinde yeni akım tüm güzel kızlarımıza renk renk atkılar örüyorum.En azından bana bir atkı bırakmıştı bu hatun bir fatiha okuyalım bari diyecekler:))) (herhalde)


Neyse gelelim keke.Aslında uyduruk bir kek bu.Ama bu sefer afili bir isim bulamadım.Onu da prezantasyonu geniş reklamasyonu meslek edinmiş arkadaşlara havale ediyorum.
Aniden misafir gelince hiç aklımda olmayan bu keki denemeye başardım.Saat yediden sonra uydurulmuş bir tarif bu.

MALZEMELER

· 4 yumurta
· 2 bardak un
· ½ bardak nişasta
· 1 limonun kabuğu
· 1,5 bardak şeker
· 1 bardak yoğurt
· 1 paket şekerli vanilin
· 1 paket kabartma tozu
· 1 paket tereyağı yada margarin


HAZIRLANMASI

· Tüm malzemelerinizi en ½ saat önceden buzdolabından çıkartın ve oda sıcaklığına gelmesini sağlayın.tereyağınızın iyice yumuşaması lazım.
· Yumuşamış tereyağı ile birlikte şekerinizi krema kıvamına gelene kadar çırpın.
· Teker teker yumurtaları ilave edin.Bir yumurtayı ekleyin iyice karışına kadar çırpın.
· Yoğurdu,unu,kabartma tozu ve vanilyayı koyarak karıştırmaya devam edin.
· Kek kalıbınızı yağlayın ve unlayın.
· Önceden 175 dereceye ısıtılmış fırında pişirin.kekiniz kokmaya başlayınca temiz ve kuru bir bıçakla pişip pişmediğini kontrol edin.

Afiyet olsun
Oylum ÖZMEN

23 Ocak 2007

MARİFET

Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse
Güzel kokmak
Kekik misali
Lavanta çiçeği misali
Fesleğen misali
Itır misali
İsâ misali
Yunus misali
Tonguç misali
Nâzım misali


Bedri Rahmi Eyüboğlu

22 Ocak 2007

KÜÇÜK KAHRAMAN


Orjinal adı :Everyone's hero
Yönetmen:Christopher Reeve
İnsanın küçük bir oğlu olursa bol bol çizgi film izler. Asla şikayetçi değilim. En az onun kadar zevk alıyorum çizgi film izlemekten. Demek ki içimdeki çocuk hala daha büyümemiş.
Film bıdıklar için çok eğlenceli. Her ne kadar bize çok yabancı olan bir spor dalı üzerinde hikaye kurulmuş ise de konuşan bir top "çatlak" ve kendini beğenmiş bir beyzbol sopası olan "sevgili " var filmde. Kesinlikle çok dikkatlerini çekiyor.
Filmin yönetmeninin Christopher Reeve olması ise daha bir anlamlı . Bize şöyle sesleniyor sevgili Supermen " pes etmeyin, kendinize inanın ve mücadeleye devam edin başarılı olan ve topa vuran insandır.Şans bunun sadece minik bir kısmıdır":))