09 Kasım 2006

ÇİKOLATA KAPLAMALI MUZ

İşte size çocukların bayılacağı bir tarif.Üstelik kolay mı kolay. Yapımı ise gayet basit.
MALZEMELER

-2 adet muz
-2 paket 80 gr.lık sütlü çikolata
-4 adet dondurma çubuğu
-1 yemek kaşığı kırık fındık
-1 yemek kaşığı hindistan cevizi
-1 yemek kaşığı renkli pasta süsü şekerleri

HAZIRLANMASI

1-Muzları soyun ve tam ortasından ikiye kesin.
2-Altlarından dondurma çubuklarını muzları parçalamadan dikkatlice sokun.
3-Muzları biraz soğumaları için dolaba yerleştirin.
4-Çikolataları parçalayın ve benmari usulü iyice sıvı hale geçinceye kadar eritin.
5-Muzları dolaptan çıkartın ve çikolataya daldırın.Bir kaşık yardımıyla da muzun her tarafına eşit olarak dağıtıp her bir muz parçasını ayrı ayrı fındık kırığına, hindistan cevizine ve renkli şekerlemeye bulayın.

Bıdıkları çağırın ve dağıtın.Bir tanesinide kendinize ayırın.
Afiyet olsun

Oylum Özmen

08 Kasım 2006

Lohusa Lokumu


Bu tarifi çocuklar çok sever tabii bende.İkindi yada sabah kahvaltılarında ister reçelle ister peynirle birlikte tüketilebilen ve çaya çok yakışan bir tür pişide diyebiliriz buna.Ben artık ölçü kullanmıyorum aslında.Çünkü çok sık yapılır bizim evde.


MALZEMESİ


1 su bardağı yoğurt


1 çay bardağından bir parmak az sıvı yağ


1 paket kabartma tozu


Aldığı kadar un


2 su bardağı sıvı yağ (kızartmak için)


HAZIRLANMASI


Un kabartma tozu ile birlikte elenir ve ortası havuz gibi açılarak yoğurt ve sıvı yağ konduktan sonra yoğurulur.Bu tarifteki yoğurtve un miktarını artırarak hamurunuzun miktarınıda artırabilirsiniz.Kulak memesi kıvamına gelen hamur 10-15 dakika buzdolabında dinlendirilir.Vaktiniz yoksa bu kısmını atlayabilirsiniz.Hamurumuz dinlendikten sonra merdane ile açılır istenilen şekilde kesilir (metal kalıp veya bıçak kullanmanızı tavsiye ederim) ve kızgın yağda kızartılarak kağıt havlu üzerine alınır.Kızartma aşamasında maşayla hamurları hareket ettirirseniz puf puf lokumlarınız olur. Ilık olarak servis yapılır.Bu hamurun özelliği buzdolabında saklanabilmesidir.Özellikle bir gece önceden hazırlarsanız oldukça lezzetli lokumlar elde edersiniz.Hatta ben fazla hazırlıyor ve derin dondurucuda dondurup bir gece önceden buzdolabının rafına alıp ertesi güne kızartıyorum.


BADEMİYE



Ayrıca bu hamuru mekik şeklinde (yada bir çay bardağı ile keserek yuvarlak ) hazırlayıp kızarttıktan sonra soğuk şuruba atarsanız anneannemin deyişiyle bademiye tatlısı elde ederseniz .Bu da nefis bir tatlıdır.Tadı tulumba tatlısına benzer.Özellikle canı aniden tatlı isteyenlere tavsiye edilir.

Afiyet olsun
OYLUM ÖZMEN

05 Kasım 2006

Masum Degiliz

Tüm Türkiye çalkalandı beklenmedik çocuk hayır bebek taciziyle.Hepimiz lanetler okuduk kahrolduk.Bu güzel bu masum yüreğin bu kadar hoyrat harcanmasına inanamadık.Yavrularımıza daha sıkı sarıldık.Nasıl koruyacağız paranoyası herhalde her annenin her babanın rüyalarına girmiştir.

Gazeteler ve t.v.kanalları ise bu histeriyi sonuna kadar kullandılar aslında. Biraz daha reyting adına bebişin resimleri her yerde boy boy yayımlandı. Sanki kurtaracakmış gibi ayıplarından gözlerini bantlayarak.İlk çıkan bir kaç haberden sonra haberler yön değiştirdi.Artık hangi haberin neyin doğru olduğunu bilemiyorum.Reyting uğruna insanların göz yaşları kullanıldı.
Halbuki bu ilk değil kimbilir daha nice çocuk bu acı , bu olmaz olsun deneyimi yaşadı ve hala daha yaşamakta. Bu ülkemiz için bir ilk değil.Malatya çocuk yuvası Barbaros çocuk yuvası şimdi bu bebek.

12-13 yaşındaki kızlarını evlendiren bir zihniyet den çok da farklı değil aslında.12 yaşında evlenen çocuk çok ülkemizde.Ya da gazetelerde oldukça sık rastlanan 13 yaşında ki kızla bilmem kaç kişi birlikte oldu.Ya da yolda gördüğü modern görünümlü genç kıza saldırıpda ırzına geçmeye kalkan akıla ne demeli.Bunu nasıl kendine hak görüyor.Bu cesareti nerden bulabiliyor ki.Çocuk pornolarını çekenler elbette bir pazar buluyorlar ki bu işi yapıyorlar.Yeni bir haber değil tecavüze uğrayan gencecik bedenlerin aile meclisinin kararıyla karnındaki masum bebeklerle birlikte ölüme mahkum edilmeleri.

Yada bir bilinmeyen değil kocasından dayak yiyen bir kadına kimsenin karışmaması. Ne derler bilirsiniz.Karı koca arası ipek araya giren .....Çocuğunu döven bir anneye yada tehdit eden bir babaya hangimiz müdahale etme cesaretini bulabiliyoruz ki.
Sokakta yaşayan çocukların başına gelenleri düşünmek bile istemiyorum.Hayal bile edemiyorum zaten.

Toplum olarak biz masumiyetimizi kaybettik.Şapkayı önümüze koyup düşünmeliyiz.Hep dediğim gibi her dahi , her parlak bilim adamı, her yazar toplumun bir ürünü ise canilerde toplumun bir ürünüdür.Bu insanlar bilinmeyen uzayın ıssız bir gezegeninden gelmediler.Bu insanlar bu toplumda beslendiler.Bu cesareti bizim aramızda buldular.Bizim yanı başımızda yaptılar eylemlerini.Bizimle aynı gazeteleri okudular belkide sınıf arkadaşlarımızdı okulda.

Hangi anne çocuğunun bir gün bir katil bir sapık olacağı düşüncesiyle büyütür ki. Hangi kadın kocasının gün gelip kendisini öldüreceğini bilerek evlenir.Ya da hangi çocuk tahmin eder en büyük koruyucuları olan anne ve babasının kendisinin öldürülmesine karar vereceğini.

Üstelik taciz sadece şiddet gösterilerek olmaz.çocuğun bilinçli seçim yapamayacağı her durumda çocukları kullanmak çocuk tacizidir.Çocuğa seçim hakkı tanınmadan yapılan her öğreti çocuğa uygulanan şiddettir.

Nedenini nasılını anlatmaya çalışmak sayfalar sürer ama sonuçta bizler artık masum değiliz.Biz toplum olarak ideallerimi kaybettik.Artık hiç bir işe yaramıyor aile yapımız çok güçlü,bizim geleneklerimiz törelerimiz en iyisi demek.Çocukları bile kandıramıyoruz ki bu çocuklar döner bıçaklarını alıp okullara gidiyorlar.Öğretmenlerine saldırıyorlar.Ülkenin şakülü kaydı.Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.

03 Kasım 2006

Patates Salatasi


Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim.Tadına baktıktan sonra başka patates salatasını tercih etmezsiniz.


MALZEMESİ

· 1 kg sarı patates
· 1,1½ kahve fincanı sirke
· ½ limonun suyu
· 2-3 kahve fincanı zeytinyağı
· 1 büyük baş kuru soğan (istenirse)
· 1 demet taze soğan
· 4 tatlı kaşığı hardal
· tuz
· karabiber
· 1 kahve kaşığı kimyon
· ½ demet maydanoz-ince kıyılmış
· ½ demet dereotu-ince kıyılmış


HAZIRLANMASI

1. Patatesler yıkanır ve kabukları ile birlikte bol suda haşlanır.(kesinlikle kabuklarını soyup küp, küp doğrayıp haşlamayın.Patates hem lezzetini hem de tüm besin değerini kaybeder)

2. Zeytinyağı,sirke,hardal,tuz ve diğer baharatlar ile çok incecik çentilircesine kıyılmış kuru soğan geniş bir kapta iyice karıştırılır.

3. Patatesler haşlanınca hemen suyunu süzün sıcak iken kabuğunu soyup elinizle parçalara ayırdıktan sonra hazırladığınız sosun içine atın.

4. Patateslerin hepsi sosa atıldıktan sonra birkaç defa kaşıkla karıştırın ve iyice soğuyup tüm sos patatesler tarafından emilinceye kadar bekleyin.(ben sabahtan hazırlıyorum)

5. Diğer yeşillikler incecik kıyılıp siyah zeytin ile süslenmiş salatanız servise hazırdır.

Afiyet olsun

OYLUM ÖZMEN


02 Kasım 2006

Ara Sokaklar













-Gittiğim yerlerde en çok ara sokakları gezmeyi severim. Şehirlerin kasabaların gerçek yüzünü yansıtırlar. Kimi hüzünlü kimi neşeli ama hep görmüş geçirmiş . Hiç beklemediğiniz anda en beklenmeyeni sunarlar. Yalnız bir ağaç yada nefis bir manzara gibi. Yalnız bunlar mıdır kerameti . Benim için hayır. İşte öyle bir sokakta bir sandalyeye kurulup anıları seyretmeyi severim. O sokakta o kapı ağzında hayal gücüm şelale olup akar sel suları gibi çağlar. Bir sokak ağzından dönüverince kısa pantolonlu oğlanlar koşturmaya başlayıverir. Sokağın uzak köşesindeki yeni yetmelerin gizli çapkın bakışmalarını farkedersin. Yan sokaktan bir cenaze kalkmaktadır belki. Ötedeki evde ise hayatın ilk gözyaşı akmakta. Kadınlar kapının önünde kahve içip fal bakarak gevezelik yaparlar kocalarını çekiştirirler. O sokaklar her türlü süprize hazır görmüş geçirmiş ne yapacağını bildiğinizi sandığınız ama ummadığınız anda yeninden bir büyü çıkarıverecekmiş gibi mahremi hem aleni hemde gizli olan yaşlı kadınlara benzerler.

-İşte tam o anda o davetkar kapı eşiğinden burnumu uzatınca mis gibi kolalı divan örtüleri kaynamakta olan tencereler akan çeşmenin sesi dolanmaya başlar. Orda burda koşuştururlar. Kapı aralarından yastık altlarından utangaç utangaç gülümserler. Önce kokuları yoklar hafifçe burnunuzu. Öyle ya görebilmek herkese mahsus değil. Kör müsün değil misin kalp gözün açık mı anlamak lazım. Sonra ılık ılık yavaşca gözlerin ve kulaklarından girip hınzırca yüreğine sokulurlar.Titrer önce eski dostunu bulmuş gibi eski anılarına kavuşmuş gibi yürek.


-Bazende karşılaşmalar böyle tatlı şakalaşmalarla olmazda bir dostun kaybıyla misafir oluverirler bellek denen dipsiz kuyuya. İçinden neler çıkar neler. Kimi taa dipte karanlıkta kimi ise attığın kovaya hemen doluverecekmiş gibi yakında. Daha çok kaybettiğin bir şeylere sarılmanın telaşı titretir bu defa yüreğini zalimce. Bunlar kendi anılarındır artık. Çocukluğun zorlar seni en çok sonra ilk gençliğin. Sevdiklerin göçüp giderken anıların can çekişircesine doluşuverirler beynine. Nerde nasıl oynadığın nasıl düştüğün yada kapı arkalarında annen görmeden yaptığın yaramazlıklar gelir aklına. Bir sobanın külleri gibi tozu dumana katarak dökülüverirler eteklerine. Gülsen mi ağlasan mı bilemezsin. Gidene mi ağlarsın kendine mi bilemezsin.Yapman gerekenleri yapmadığın için kendine kızar yeminler eder bir haftada unutur hayat kumunu ince belliden akıtmaya devam edersin .