09 Nisan 2009

RÜZGARIN YIRTIK YERİ


//Sezen Aksu//Kavaklar(Metin Altýoka) - Beçigula

Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı,
Sen kimin yetimisin,
Kimi bekliyorsun durduğun yerde?
Sağır bir günün sonunda dilsiz bir gece
Sarıp sarmalıyor seni,
Gökyüzü gıcırtıyla kapanıyor üstüne.
Bak ömrün yarılandı,
Karanlığı kullanmayı öğrenmelisin.
Yazısı akmış ıslak bir sayfa elinde,
Yara bere içinde morarıyor şiirlerin.


Artık tutunacak kimsen kalmadı,
Nasıl biliyorsan öyle düğümle zamanı.
Bütün ölümleri gör,
Birini evlat edin kendine.
Oysa sen, boş bir kabın taş darası.
Yine de denkleştirip gidiyorsun hayatı.
Tuzağa yem, hançere bağ oluyorsun.
Zehire katıyorlar seni, şair ne duruyorsun
Gemilere bin, trenlere atla.
Kimsenin umursamadığı, hiçbir işe yaramayan
Kaldır şu gereksiz tanıklığı ortadan.



Ne kadar tıkasan kulaklarını,
Duymamaya çalışsan
Göğsünde bir titreşimdir konuşmaları.
Görmesen seslerden anlıyorsun.
Kazdıkları çukuru, ördükleri duvarı.
Çakılısın buzdan çivilerle
Boynu bükük bir haçın üstünde.
Yerde buluyorsun kendini her sabah,
Yeniden gerilmek üzere,
Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı
Daha ne bekliyorsun durduğun yerde?



Katmerli yalanı gördün, yalınkat gerçeği,
Bilicinin ürpererek söylediği
Sevgi gereksinimlerini gördün kimilerinin,
Tırnaklarını denemek için
Yılanın deri değiştirmesini,
Gülüşün kurdunu, sineğini gözün;
Yüreğinde bir ağaç gürültüyle devrilirken,
Aksayarak yürüyen umudun arkasından
Gülün kanayan hüznünü gördün.



İşte tanıksın ölümün pazarlık ettiğine
Toptan ve perakende,
Pantolon ütüsünün keskinliğine,
Bozulup bütünlenmesine paranın,
Mevsimsiz bir çocuğun kekre yüzüne,
Yabancı işçiliğine martının
Deniz olmayan bir uzak ülkede,
Daha binlerce, binlerce şeye.
Yaz bunları ve imzala sana yetecekse.



Bana delik deşik bir yürekle
Pası küflü, çürümeyi söyle.
Yangın yerlerinin katran gözyaşlarını,
Bana göçüğün kırık kemiklerini,
Sancısını suyun, rüzgarın yırtık yerini
Ve bunlardan payına düşeni söyle.
Ne kadarı kaldı babandan,
Sen ne ekledin üstüne,
Acının sana getirdiği ürem ne?
Şair bana mutluluktan söz etme,
Beyaz baston kullanan bir dille.



İşte tanıksın daha nelere?
Testi gömüyorlar göğsüne eskisin diye,
Keçe gibi kimi zaman, parlatmak için
Bakır kaplara sürüyorlar seni
Şair hiçbir tansık bekleme,
Dolaş yıkıntılar, çöplükler içinde,
Sen ey gülünç ve deli mesih;
Ölmeyi bilmediğine göre,
Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı
Pelteleşmiş yapışkan haçını
Islık çalarak sokaklarda sürükle.

Metin Altıok

29 Mart 2009

ŞEKERPARE


28- 30 adet için

½ paket sana
2 su bardağı un
3 çorba kaşığı irmik
1 yumurta
1 çay bardağı pudra şekeri
1 limon kabuğu rendesi
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı kadar fındık

ŞERBETİ İÇİN

2,5 su bardağı şeker
3,5 su bardağı su
½ limonun suyu

Önce şerbeti hazırlayın ve soğuması için bir kenara bırakın.

Şekerpare hamurunu hazırlayın. Hamuru biraz dinlendirdikten sonra kalınca bir rulo hazırlayın ve tam ortadan ikiye bölün. Bir yarısını alın , ruloyu elinizle yuvarlayarak daha da inceltin ve bıçakla yaklaşık olarak iki parmak kalınlığında parçalara ayırın. Yuvarlayın ve şekerpare şeklini verin.Böylece tüm hazırladığınız şekerpareler aynı boy ve şekilde olacaktır. Ardından her bir fındığı önce yumurta akına batırın ardından şekerparelerin ortasına yerleştirin. Bu yöntemle fındıklarınız hamura yapışacak ve yerinden çıkmayacaktır. Orta hararetli fırında pişirin.Kızgın halde iken soğuk şerbeti tepsiye dökün ve soğumaya bırakın
Afiyet olsun

16 Mart 2009

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR DOLMASI



3. To Tragoudi Tou Kavalari - Maria Farandouri.mp3 -






Malzemeler
- 6 tane enginar,
-5 kahve fincanı pirinç
-1 çay bardağı sızma zeytinyağı,
-1/2 tatlı kaşığı tuz,
-2 çay kaşığı şeker,
-1 adet limon
-½ su bardağı un
-5-6 bardak su
-4-5 adet taze soğan (yoksa kuru soğan)
-½ demet dereotu
-½ demet maydonoz
-½ demet nane

Hazırlanması:

1-Bir sebze yıkama leğenine su doldurun ve un ekleyip bir limonun yarısını sıkın ve unu suyun içine güzelce homojenize edin. Diğer yarım limonu enginarda kullanacağız bir kenara ayırın.

2-Enginarların yapraklarının uç kısmını kesin limonlayın. Dış yapraklarının ilk sırasını veya kart olanları kopartın, arkasını düzgünce kesin ve tekrar limonlayın.İç kısmını elinizle esneterek açın ve bir kaşık yardımıyla tüylü kısmını iyice alın. Enginar derince bir çanak halini alacaktır.Enginarı hazırlamış olduğunuz unlu limonlu suya atın. Bu aşamada isterseniz saplarını atmayıp dış kabuklarını alıp, bir parmak boyutunda kesip unlu limonlu suya da atabilirsiniz.

3-Tüm enginarları bu şekilde hazırladıktan sonra, pirinç, tuz, şeker, ince kıyılmış yeşillikler soğan ve zeytinyağı ile hazırladığınız dolma içini enginarlara teker teker doldurun. Arada açılan yapraklarada bir miktar bu içten koyabilirsiniz. Doldurulan enginarları ağzı yukarı bakacak şekilde tencereye düzgünce yerleştirin..Ayıkladığınız enginar saplarınıda tencereye koyduktan sonra enginarların yarı boyuna kadar unlu limonlu sudan .ilave edin ve üzerlerini yağlı kağıtla kapatın.Yağlı kağıdın üzerinede porselen bir tabak yerleştirin ve çok hafif ateşte pişmeye bırakın.

4-Pirincini ve yaprağını kontrol ederek ateşten alın. Bu aşamada gerekirse ılık su ilave edebilirsiniz.

5-Piştikten sonra demlenmeye bırakın ve soğuk olarak ikram edin.

Afiyet Olsun
OYLUM




Not: Dolmalık enginar alırken geniş çanaklı olanlarını seçin.Sapından tutup salladığınız zaman enginarın gevrekçe sallanması renginin parlak olması gerekir.Elinizle başını yokladığınızda o tazeliğide hissetmelisiniz ama içi biraz boş olursa doldurması kolay olur.



Ben genellikle dolma hazırlarken enginar sayısından 1 fincan eksik pirinç kullanırım ancak elbette enginarın boyutlarıyla ilgili ufak tefek farklılıklar olabilir. Aslında zeytinyağlı dolmalara tarçın çok büyük lezzet verir ama enginarı kararttığı için ben tercih etmiyorum.Ama ne olursa olsun illa lezzet derseniz ½ kahve kaşığı ilave edebilirsiniz harcınıza.

09 Mart 2009

SİNKONTA









Levent Yüksel (((-_-))) Selluka - Ezginin Günlüðü (((-_-)))

Bu yemeğin etli tarifini bir süre önce sevgili Zeynep vermişti. Evde bahsettiğimde ise babam çok sevinmiş “annem yapardı tarifini bulduysan pişir ama etsiz yap” demişti. Bizimkiler İzmir’ de etsiz yerlermiş bu zamanında çok meşhur ama bugün unutulmuş lezzetler arasına girmiş kaybolmak üzere olan yemeği. Yaptığım araştırmalarda özellikle Manisa ve Ödemiş de çok sevilerek yapıldığını öğrendim.Genellikle etsiz olarak pişirildiğini de gördüm. Bir rivayete göre de yemeğin esas kaynağı olarak Arnavut göçmenleri gösterilmiş. Ne olursa olsun oldukça değişik bir lezzet yenmesi ve tadılması gerekir.Ben özellikle Gri kabağı tercih ettim ama yaz aylarında koyu yeşil kabakla ile yapılabiliyor bu yemek.Ancak aslen balkabağından yapılır.



Bu şarkıda özellikle "Selluka" yı seçtim.Çünkü İzmir'liler için selluka sadece bir zincir market adı. İzmir'e özgü bu güzelim çiçeği de hatırlayan yok maalesef.

Malzemeler

1 kilo balkabağı
3 adet soğan
3-4 adet domates
1 yemek kaşığı domates salçası
½ yemek kaşığı tatlı biber salçası
1 yemek kaşığı un
1 kahve kaşığı nane
1 çay bardağı zeytinyağı
Tuz, karabiber

Hazırlanması


1-Kabağın ince uzun dilimleyin.
2-Soğanları yuvarlak yada hilal şeklinde doğrayın fırın tepsisine koyup ovalayın
3-Domateslerin kabuklarını alıp küp küp kesin. Tepside soğanlarla birlikte ovun. Domateslerin suyu çıktıktan sonra eşit şekilde tepsiye soğan ve domates karışımını yayın.Bu karışımın üzerine kabakları sıralayın.
4-salça,un zeytinyağı bir bardak su ve karabiberi homojen bir hale gelene kadar ezip.Kabakların üzerinde gezdirin..Tepsideki sıvı yüksekliği kabaklarla aynı hizada olsun gerekirse su ilave edin.Ardından naneyi serpeleyin ve orta hararetli fırında pişirin.
5-Ilık yada soğuk olarak istenirse sarımsaklı yoğurt ile servis yapabilirsiniz.


AFİYET OLSUN

20 Şubat 2009

MANTARLI BONFİLE


AÐIR KAPI - TEOMAN


Nasıl olduysa derin dondurucuya hazırlattığım bonfileleri ayırmadan atmışım.Çözdürmek zorunda kalınca hepsini çıkartmam gerekti. Nasıl tüketeceğimde bende sıkıntı yarattı. Bir yemekli misafiri fırsat kabul edip bu yemeği pişirdim. Tarifi yemek ve biz grubunda bir arkadaşımdan aldım. Ufak tefek değişikliklerle de size sunuyorum. Sağolsun o kadar çok sevildi ki tarifimi aldığımdan beri bir kaç defa pişirdim .


MALZEMELER

12-13 Adet bonfile dövülmeden olduğu gibi bırakılmış

2 diş sarımsak

1 yemek kaşığı domates salçası

3-4 adet taze yeşil sivri biber

1 adet kuru soğan

tereyağı

sıvıyağ

250-300 gr kadar mantar

tuz, karabiber,kekik

HAZIRLANMASI

1-Mantarları yıkayın ince kıyın ve limonlu suya alın.

2-Tavanızı iyice kızdırın.Tereyağında bonfileleri rengi dönünceye kadar tutarak mühürleyin (1 dakika kadar)

3-Sıvı yağda ince yemeklik kıyılmış soğanı kavurun salçayı çevirip bonfileleri ekleyin.

4-Sivri biberleri önce boydan ikiye ardından enden ikiye yada üçe bölerek bonfilenin üzerine ekleyin.

5-Tuz ,karabiber,kekik ve 2 su bardağı kadar suyunuzu ekleyip bonfileleri pişirin.Bu aşamada düdüklü tencereyide tercih edebilirsiniz.Düdüklü tencerede daha az su kullanabilirsiniz.

6-Bir tavada 1 fincan sıvı yağda ince dilimlediğiniz 2 diş sarımsağı altın rengi alana kadar çevirin ve sonra çıkartıp atın.

7-Limonlu suda beklemekte olan mantarları suyunu fazla süzdürmeden elinizle tavaya aktarın.Yumuşayana kadar pişirin.

8-Etlerinizi fırına dayanıklı bir kaba sıralayın. Mantarları etlerin üzerine yayın ve etin salçalı suyundan et hizasını geçmeyecek şekilde gezdirin.

9-Dilediğiniz bir zamanda yemek vaktinden biraz önce fırına vererek ısıtın.Bu aşamada isterseniz çok az miktarda rendelenmiş kaşar peyniri serpebilirsiniz.

Afiyet Olsun