04 Ağustos 2009

İLAHİ MISIR


Bence Amerika’dan gelmiş en güzel en nefis sebzelerden biride Mısır. Her türlüsünü çok seviyorum. Turşusunu, tanelenmiş konservesini, salatanın üstünde pilavın içinde rus salatasında nerede olursa olsun. Salata için alıp da artan konserve tanelere kaşıkla saldırdığım çok olmuştur. Patlamış mısır olmayan bir sinema düşünemiyorum bile. Sinema dediğin içeriye adım attığında patlamış mısır ve gazoz kokmalı. Yani hangi kılığa girerse girsin tadı güzel ve aranan bir gıda…İşte bu nedenle yazımın adı "ilahi mısır". Eğer olimpos tanrıları bu sebzeyi bilselerdi onuda ambrosa gibi tanrılaştırırlardı:)

Şimdi çok da uygun fiyata pazarlarda bulmak mümkün. 6-7 tanesini pazarda 1 tl.ye satın alabilirsiniz.

Haşlamak problem değil. Kabuklarını çıkarın püsküllerini ayıklayıp güzelce yıkayıp uzun kalan saplarını koparıp attıktan sonra ister tencerede ister düdüklüde yapmak mümkün. Düdüklüde ben ½ saat tutuyorum. Ancak ister düdüklü tencerede ister sıradan tencerede yapılsın öncelikle mutlaka suyun kaynamasını bekleyin. Sonra mısırları ilave edin. Tencerede yapacaksanız; kaynayan suya mısır koçanlarını koyduktan üzerlerini başakların yaprakları ile kapatıp tencerenin kapağını yerleştirmenizi tavsiye ederim..

Fakat eğer bana en çok hangisini seviyorsanız diye sorarsanız ben közlenmiş kebap mısıra bayılırım. Şimdi tam mevsimi sağda solda mısır satıcıları turluyor. İş dönüşü evden dönerken müşteri çekmek için yaptıkları hilebazlık her seferinde başımı döndürüyor ve nefsimle mücadele etmemi gerektiriyor. Kilo mu bu mücadeleyi gerektiren asla değil. Közde mısırı çok sevmeme ve kokusunun beni fena halde baştan çıkarmasına rağmen yemeğe çalışmak bende her seferinde hayal kırıklığına neden olur.Taneler ya kömürleşmiştir yada çiğ kalmıştır; Kurumuştur ve dişlere yapışır. Bütün o güzelim aroması dumanıyla birlikte uçup gitmiştir. Ancak geçenlerde üye olduğum yabancı sitelerden birinden aldığım bir mail beni öyle mutlu etti ki…Sanırım bu dertten muzdarip olan bir tek ben değilmişim…Hemen denedim ve sonuç mükemmeldi…Yapımı çok basit ama temelde çok büyük bir farklılık var. Bu yöntemle taneler kurumuyor kavrulmuyor yanmıyor ve buram buram mis gibi kokan tüm tadı üzerinde nefis bir közlenmiş mısır yiyebiliyorsunuz.

Nasıl mı yapılıyor?

1-Mısır koçanlarını aldıktan sonra dış yapraklarını kesinlikle ayıklamayın.
2-İster elektrikli ister kömürlü isterseniz gaz ocağında ama mutlaka kapalı halde açılmamış koçanları yaprakları üzerinde iken yerleştirin. Tüm yaprakları kömürleşip kararana dek sık sık çevirerek 15-20 dakika kadar pişirin. (Eğer evde alüminyum folyonuz varsa alüminyum folyoyada sarabilirsiniz ama gene yapraklar üzerinde kalacak.)
3-Kararan koçanlarınızı ateşten alın ve 5-6 dakika kadar bekletip elinize sardığınız bir mutfak havlusuyla yapraklarını ve püsküllerini ayıklayın. Dikkat edin çok sıcak oluyor.
4-İster tereyağıyla ister sadece tuzla kendi buharında pişmiş nefis mısırlar ile tanışın. İnanın tadına doyamayacaksınız.

Afiyet olsun

07 Temmuz 2009

KİM ONLAR ? (ALINTIDIR)








6. Mijn Held - Liesbeth List.mp3 -









Canını acıta acıta acıtmayı öğretiyorlar.Dişlerini kenetlemeyi, avuçlarını sıkmayı. Gülümsemeyi öğretiyorlar, aslında ağlıyorken. Dimdik duruyorsun ruhun iki büklümken. Birini incitmenin yükünün hafif olduğunu öğretiyorlar aslında taşıyamazken. Gözü kara olmayı öğretiyorlar, cesaret koyuyorlar ceplerine.


Zamanların bedelsiz, bedava olduğunu söylüyorlar hesapsız harca diye. Ruhu esir alırken dili serbest bırakıyorlar, silahın belletiyorlar dilini. Düşlerini alıyorlar, masa sandalye veriyorlar yerine.


Seni kaybediyorlar kendi şehrinin sokaklarında. Bütün kapıları aynı renge boyuyorlar, çaldığında açmıyorlar. Arkandan taşlar atıyorlar, saklanıyorlar dönünce.


Gölgen bırakıyor peşini. Bütün aynaları kaldırıyorlar. Sana seni tarif ediyorlar, olman gereken.



Kim onlar? Seni nerden tanıyorlar?

Leyla
08.06.2007
00:47

28 Haziran 2009

KÖR OLASIN DEMİYORUM KÖR OLMADA GÖR BENİ



//Milva//Aranjuez(Carina Cuannaya) - Beçigula


· Muhibe Akarsu - 35 yaşında, Muhlis Akarsu'nun eşi
· Muhlis Akarsu - 45 yaşında, sanatçı
· Gülender Akça - 25 yaşında
· Metin Altıok - 52 yaşında, şair, yazar
· Ahmet Alan - 22 yaşında
· Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci
· Sehergül Ateş - 30 yaşında
· Behçet Aysan - 44 yaşında, şair
· Erdal Ayrancı - 35 yaşında
· Asım Bezirci - 66 yaşında araştırmacı, yazar
· Belkıs Çakır- 18 yaşında
· Serpil Canik - 19 yaşında
· Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör
· Nesimi Çimen - 67 yaşında, şair, sanatçı, üç telli curanın son ustası
·Carina Cuanna - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
· Serkan Doğan - 19 yaşında
· Hasret Gültekin - 23 yaşında şair, sanatçı, şelpe tekniğinin önderi
· Murat Güneş, Murat Gündüz - 22 yaşında
· Gülsüm Karababa -22 yaşında
· Uğur Kaynar - 37 yaşında, şair
· Asaf Koçak - 35 yaşında, karikatürist
· Koray Kaya - 12 yaşında
· Menekşe Kaya - 17 yaşında
· Handan Metin - 20 yaşında
· Sait Metin - 23 yaşında
· Huriye Özkan - 22 yaşında
· Yeşim Özkan - 20 yaşında
· Ahmet Öztürk - 21 yaşında
· Ahmet Özyurt - 21 yaşında
· Nurcan Şahin - 18 yaşında
· Özlem Şahin - 17 yaşında
· Asuman Sivri - 16 yaşında
· Yasemin Sivri - 19 yaşında
· Edibe Sulari - 40 yaşında, sanatçı
· İnci Türk - 22 yaşında
· Kenan Yılmaz - 21 yaşında,

24 Haziran 2009

ÜZÜMLÜ KEK




½ paket oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı veya margarin
3 kahve fincanı şeker
1 paket vanilya
1/2 su bardağı kuru üzüm
1 paket kabartma tozu
4 yumurta
1 kahve fincanı süt
1 yemek kaşığı kakao
3 fincan un

1-Üzümleri ılık suya ıslatın. İyice kabarmasını bekleyip suyunu süzün ve kağıt havlu üzerine alın.
2- Margarin şeker ve vanilyayı krema haline gelene kadar çırpın. Her bir yumurtayı karışıma iyice yedirerek teker teker kırın.
3- Bir kahve fincanı sütü ekleyin.
5-Kabartma tozu ve unu eleyerek karışıma ilave edin.
6-Un, kakao ve kabartma tozunu ekleyerek çırpmaya devam edin.
7-Hamurun birkaç kaşığını çırpma kabında bırakın ve kalanını yağlanmış unlanmış kalıbınıza aktarın.
8- Ayırdığınız hamur ve üzümleri bir kaşıkla karıştırarak kalıptaki hamurun üzerine eşit şekilde dökün.
9-175 derecelik fırında pişirin.

Afiyet Olsun.

08 Haziran 2009

DENİZ FASULYESİ VE KAYA KORUĞU


Ti se meli esenane - Ka Pipina



Ege kıyılarında denize yakın tuzlu suyla yakın temasta olan yerlerde yetişen aromatik bitkilerden biri de deniz fasulyesidir. Genellikle deniz börülcesi ile yakın alanlarda görülürler. Bilmeyenler için çalı diye geçilecek bu bitkiyi iyi tanımazı tavsiye ederim.

Deniz börülcesi ve kaya koruğundan daha farklıdır. Deniz börülcesi özellikle balık yanında meze; kaya koruğu ise özellikle turşu halinde ve yoğun aromasından dolayı salatalarda aroma artırıcı veya rakı mezesi olmak için bire bir biçilmiş kaftandırlar. Oysa deniz fasulyesi daha diri yapısı, hafif ve farklı aroması ile yemeklerin yanında salata olarak tüketilmek için süper bir bitki. İster makarna isterseniz de et yanında zevkle tüketebilirsiniz. Kaynar suya atarak haşlayın ve sarımsak limon ve zeytinyağı ile sosunuzu üzerinde gezdirerek servis yapın. Renklendirmek için üzerine domates ekleyebilirsiniz.Ama sadece klasik soslada zevkle tüketilebilir.Bu lezzeti tanımadan geçmemenizi tavsiye ederim.Turşusunuda hazırlayabilirsiniz ancak bu bitkide içerisinde tuz içerdiğinden salamurasını tuz ya hiçkullanmadan yada çok az ilave ederek sirke limon tuzu ve sarımsak ile hazırlamanızı tavsiye ederim turşunuzu.Böylece bu lezzetten kışında mahrum kalmazsınız.Ayrıca Cunda’da haşlanmış deniz fasulyesi ile yapılan mücverleride fırsat bulursanız tatmadan geçmeyiniz.






Kaya koruğu ise denize bakan kayalıklarda yetişen bir bitki. Gene deniz suyu ile içli dışlı topraklardan geldiği için tuza fazla ihtiyaç duyulmuyor yapılırken.Bence kaya koruğu klasik ege usulü ot salatası yapılmaya uygun değil. Turşusunu tavsiye ederim.


O kadar farklı ve yoğun bir aroması var ki hayalgücünüzü istediğiniz kadar zorlayabilir ve yeni denemeler yapabilirsiniz. Bence yemeklerin yanında tüketilebilir ancak, özellikle salatalarda bir kaç yaprağı ile aroma artırıcı veya içki ve balık mezesi olarak tüketilmesi daha uygun geliyor.

Afiyet olsun.