22 Aralık 2006

İZMİR ÜSTÜNE

Bu sabah hava harika. Güneş pırıl pırıl . Kim demiş İzmir'in havasina güven olmaz diye. Dünkü fırtınadan sonra çikti işte. Dayanamaz İzmir’de Güneş gülümseyiverir güzelim şehrime tüm ihtişamıyla. İnadına güven İzmir’in havasina Güneş hep burada, hiç nazlanmaz. Evden çıkmadan once Çatalkaya ya doğru bakman yeterli. Orası yağmurlu ise bil ki yağmur yağacak. Gene de unutma yağmurdan sonra Güneş uğrayacak şehrime, kaldırımlar kuruyuverecek gençler, çocuklar sokaklara dökülecek..Herodot’un dediği gibi dünyanın en güzel ikliminde yaşıyoruz.Güneş ve İzmir aşık ile maşuk gibidir burda.

Bu şehri çok seviyorum. Tuz kokusunu, rahatliğini, Kemeralti'ni, vapurlarini, Güneş’in batişini (bu kadar güzel güneş batişi bir de Rio De Janerio da varmiş, öyle der büyüklerimiz.), konuşkan güler yüzlü kadinlarini.
Bir gün hiç unutmam Ankara'da belediye otobüsündeyim.Bir hanim yaklaşti yanima ve sordu :
-pardon İzmir’li misiniz acaba ?
şaşirdim tabii nerden anladiğini sordum.
--Bir kere çok konuşuyorsunuz dedi ve ilave etti
-ayni zamanda da renkli giyinmişsiniz.

Eeee birde dillere destan güzelliğimiz var hemen farkediliyoruz demek ki daha ne olsun.

Yaz akşamlari balkonu yikadiktan sonra ıslak ayaklarla şöyle bir sigara yakilip kahveler höpürdetildi mi deymeyin keyfe. Hele bir de körfeze bakan bir terasta iseniz hanim hanima yapilan azicik fal azicik dedikodu ve açik saçik fikralar ;Bazende gevrekyeşil biber domates ve tulum peyniriyle yapılır akşam üstü sohbetleri. Güneş uykuya yatarken bundan tatlısı var mi? Akşamları ise mangallar yakılıp çupralar ateşle dansa başladı mı yudumlamaya başla rakını.Tarator soslu deniz börülcesi , beyaz peynir ile demlenir once kafalar balık , deniz ve yıldız eşliğinde.
Buzlu badem le birlikte Kordon’da içtiğin buz gibi biranın tadını unutmaya imkan var mı?

Canın sıkıldı mı atla arabana ver elini Çeşme, Foça, Kuşadası, Teos, Kalamaki,Seferihisar ve Urla.

İzmir in kadini rahattir, korkusuzdur, azicikda ağzi bozuktur. Bende severim argo konuşup ağzi dolu dolu küfretmeyi.Yeri geldi mi ne rahatlatir insani. Sayfalarca yazacağin duygularini iki kelimede özetlersin "çok konuşmada almayalım paçani aşaği" .

Bu kadar dobra, laf ebesi efelik damari kabardi mi gözlerinden kivilcimlar fişkiran konuşurken adamın gözünün içine korkmadan bakan kadinlari ancak bizim gibi kor ateşler söndürdüğünden olsa gerek ataerkil kafayla büyümüş kendine olan güven eksikliğini örtmek için feodal takılan “sert erkekler” bizim şehrin kadınlarını sevmezler pek. Her adamın harcı değil efe olmak.

Biz İzmir’liler flört etmeyi de severiz. Havasında var ne yapacaksin hormonlarını bozuyor adamin. İlkbaharda buram buram ıhlamurlarin kokusu denizin kokusuyla ebrulanirken insanin aklina aşktan başka ne gelir ki. Bu şehir buram buram aşk kokuyor.Bu şehirde aşk her şeye rağmen hala var.
Ah ne güzeldir yaz akşamlari şortlari ayağa geçirip sırtta askılı bluzlar ayakta terlik ile sahil boyunda çiğdem çitleyip dedikodu yapmak. Yarı rumca yarı türkçe izmirce konuşup sicaktan yanan enseleri ödünç paramanalarla rahatlatip kimsenin asfalyasini attirmadan şakalaşip gülüşmek. Kumrulari boyozlari halletmek.

Ankara da çok güzel günlerim oldu. Evliliğimin ve gençliğimin en güzel yillari bu şehirde geçti. Ara sira açar bakarim kutusunu belleğimin. İstanbul ise hep beni büyüler.Taşrali gibi hissederim ihtişami karşisinda kendimi. Oysa İzmir aklima geldi mi burnumun direği bir sizlar ki gözlerim yaşarir. Ne yapayim içime işlemiş işte İzmir’liyim seviyorum ben güzel İzmir’imi gavur İzmir’imi..

Oylum Özmen

2 yorum:

hesna dedi ki...

merhaba
bizde yazın izmire geliyoruz tatile.seferihisara. izmire hayranım ben. çok güzel bir şehir.kızlarıda denildiği kadar güzel dermişim.resimler harika çıkmış.

hesna
www.mordeniz.blogspot.com

OYLUM dedi ki...

NE KADAR GÜZEL.AMA ŞANSINIZA HAVA ÇOK SOĞUDU.UMARIM SİZ GELENE KADAR BÖYLE DEVAM ETMEZ.BENDE FIRSAT BULURSAK GÖRÜŞELİM DERMİŞİM.LİNKLERİME EKLİYORUM SENİ.
OYLUM