26 Mayıs 2010

EKMEK DOLMASI


Malzemeler

· 2 adet dolmalık ekmek
· ½ az yağlı kıyma
· 1 demet maydonoz
· 1 çay fincanı dolmalık fıstık
· 1 büyük kuru soğan
· 1 kahve kaşığı karabiber
· 1 kahve kaşığı tarçın
· 3-4 adet domates
· 150-200 gr kadar tereyağı
· Yemek kaşığı salça
· 4-5 bardak su


Hazırlanması

Dolmalık ekmeklerinizi bir beze sararak 3 gün kadar bayatlatın.İyice bayatlamış ve sertleşmiş ekmeklerin altından minik bir kapak açarak ekmeğin kabugunu zedelemeden içini çıkartın ve elinizle ovarak iyice inceltin.

Domatesleri rendeleyin ateşe koyarak öldürün.Üzerine salçayı suyu ve tereyağını ekleyerek kaynamaya bırakın

Soğan ve kıymayı kavurun.Dolmalık fıstıkları ilave ederek rengi sararana kadar çevirin. Fıstıklar altın rengini alınca ekmek içini ince kıyılmış maydonozu ekleyin.Biraz çevirdikten sonra kıymaya karabiber , tuz ve tarçını ekleyin.Karıştırıp ocağın altını kapatın.

İçini boşaltmış olduğunuz ekmeklere bu karışımı sıkı sıkı doldurun.Ekmeklerin altına bolca tereyağı sürüp yanmaz tencereye oturun.Ocağın altını hafife alarak kaynamakta olan sudan 1 kepçe alarak dolmanın üzerinde gezdirin tencerenin ağzını kapatıp suyunu çekmesini bekleyin.Bu işleme ekmek hazır sosun tamamını çekip yumuşayıncaya kadar devam edin.

Ekmek dolmasını servis tabağına alıp sıcak olarak dilimleyerek servis yapın.Yanında bir klasik olarak serin hoşaf tavsiye olunur.

Afiyet olsun.

27 Nisan 2010

Hızır ve İlyas=HIDRELLEZ (hıdır , hızır benim yapacagım budur)






Doyasıya aşk, ev, araba ,yazlık, yat, kat,  çantalar, bebişler, evlilik ,para, en son çıkan parfümler,ayakkabılar, fitness  ne dilerseniz hızır görsün duysun inşallah:)
*****
Malum Hıdrellez yaklaşıyor, cok isimiz var...Gul agacı bulunacak , altına dilekler konacak ,dalına kırmızı kurdelerle paralar asılacak  ertesi gun o dilekler gidilip denize atılacak filan filann.. .Zaten yoğun ve de yorgunuz aman atlanacak dilek olmasın diyee, size yılın dev hizmetini sunmak isterim

Yukarıda hazırladığım istekleri cd ye çekin (umarım Hızır Peygamber teknolojiye uyum göstermiştir.) ve gul agacına asın. Begenmediklerinizi silebilir gonlunuzden gecen baska resimler varsa ekleyebilirsiniz. . Ehh ne diyelim herkesin gonlundeki elinde olsun.. (aminn ve yaz yarabbim)
Ayrıca o gün  ; mumkunse yeni bir parca giysi giymeyi , bol bol yemek yapıp evdeki herkesin yemesini saglamayı "Agiz tadi bozulmasin" dilegiyle tatli,"bütün yil boyunca sevenlerin sarilmasi" dilegiyle sarma, "ambarlarin dolmasi" dilegi ile de dolma yapmayı unutmayın:) "S" harfiyle baslayan yiyeceklerin bolluk ve bereket getirecegine inanilir. Süt, sogan, sarimsak, salep, sarma, simit, sütlaç, sakıızlı muhallebi olmak üzere en az yedi çesit yiyecek eksik edilmez. Yesil sebzelerden de kirk çesit toplanip yendiginde sifa getirecegine inanilir (nerden bulacaksak kırk çeşidi) Yesil sebze ve bitkilerin yenilmesi tabiatin yeniden canlanisiyla paralellik göstermektedir. Geçenlerde bir arkadaş anlattı hatta onlar Tekirdag da 40 cesit yaprak toplarlarmıs. .Seneye ksmetse:) Ama düşünüyorumda vallahide billahide kırk çeşit yaprağı bulamam gibi geliyor şu bizim ikametgah civarında.
Şimdiii neler yapacaksınız bakalım hıdrellezde tekrar üzerinden geçelim.Bir kere mümkünse illaki piknik yapıp salıncakda sallanılacak.Bunu saymıyorum.

Bereket - Bolluk isteyenlere ;

- Evdeki yiyecek çuvallarinin agzi açilir. (Cuval eskilerdendi siz tupperwarelerinizin veya kiler dolaplarınızın kavanozların ağzını açın)
- Evlere yesil dallar asilir.

- Kapi, pencere, yiyecek kaplarinin agzi açik birakilir. Bunu da gece degil gunduz yapın bence ki milli hırsızlık gunu ilan edilmesin. Ya da olmadı cüzdanın ağzını açık bırakın balkona koyun. İçini boşaltmayı unutmayın önceden. Hem belki hızır acır, hemde olan sadece cüzdana olur.Ağlamazınız gitti kredi kartlarım diye.

Sifa - Saglik isteyene ;

- Çocuk sahibi olmak isteyenler gül dalina bez besik yapip içine oyuncak bebek birakirlar.

- 5 Mayis gecesinin en yaygin uygulamalarindan birisi de atesin üzerinden atlamadir. Atesten atlama yaz mevsimine çikilmasini kolaylastirdigi gibi insanlarin günahlarindan arinarak hafiflik kazanmasini saglamaktadir. Bu uygulama arinmadir. Canliligi, tehlikeye düsürecek kötülüklerden temizleyip kurtarmak. Tabii aslında bu ateşten atlamak özellikle çocuklar için büyük eğlence.Şu sokak aralarında yada parklarda yakılan ateşlerin başında genelde çocukta olsa mutlaka büyüklerde ateşten atlamyı ihmal etmez.Deniz kıyıları dolarda taşar.İmkanı olan sandalına atlayıp şöyle bir açılır yanında bir kaç şişe yakut ve sonrada patlatır bir tane biz heybelide her gecceeeee...

Aslında Hıdrellez bahane eğlence şahane Hıdrellez i İzmir de eğlenerek geçirmek ise vazgeçilmez bir paradoks. Hem akın akın gelen kalabalıktan çekinir hemde içine dalmak için pır pır eder yüreğiniz.Ben şimdiden heyecanlanmaya başladım.

Kismet - Sans isteyene ;

- 5 Mayis gecesi dilegi olanlar için taze soganin iki yapragini uçlarindan esit olarak kesilir. Uçlardan birisine iplik baglanip dilek tutulur. Ertesi gün iplik baglanan yaprak uzamissa tutulan dilegin gerçeklesecegine inanilir.

- "Niyet Çömlegi" hazirlanir. 5 Mayis günü bir çömlegin içine bekar kizlardan toplanan yüzük, kolye, boncuklar vb. konur. Çömlegin içerisi su ile doldurulur. Çömlegin agzina yesillik konur, üzeri kirmizi yemeni ile örtülüp, bir kilit ile kilitlenir ve bir gül agacinin dibine saklanir. Ertesi sabah kizlar toplanirlar. Çömlegin basina genç bir kiz oturtulur. Kismetinin açilmasi dilegi ile kilit kizin basinda açildiktan sonra sira ile maniler söylenerek çömlekten esyalar çikarilir.
-Balkona kırmızı bir bez parçası asılır.Çok uzun olmasın.Ne kadar kısa olursa dileğiniz o kadar çabuk olur.Dilek gerçekleşene kadar balkonda asılı tutulur.Tanıdığım bir kaç kişinin bu yöntemi denediğini ve sonucun başarılı olduğunu söylediğini biliyorum.Ancak hepside aman bezi uzun tutma diye tembih etti bilgilerinize. (Bez uzadıkça dileğin gerçekleşmeside uzuyormuş)

-Kısmeti açılması istenen bekar kızın başında gün doğarken 3 defa kilit açılır.Kilit kapatılmadan dilek gerçekleşene kadar saklanır.Sonra denize atılır.Bunu deneyeni biliyorum ama sonunda kilidi denize attılarmı bilemiyorum.Şimdi iyilik yao denize at oldu Hızır peygamberin işi. Bu da anında sonuç vermeyenlerden ama mutlu nihayete ulaştıran yöntemlerden:)

Mal - Mülk isteyene ;

- Ev sahibi olmak isteyenler gül dalinin altina ev maketi yaparlar. Resmini çizerler.

- Parasahibi olmak isteyenler gül dalina para baglarlar. Araba isteyenler araba resmi yaparlar.

Evi çizerken küçük çizmeyin yeminle kaç odalı çizerseniz öyle veriyor valla billa.Sonra ev küçüktü sığamıyoruz demeyin.Ne kadar isterseniz o kadar verir.Siz yüzsüzlük yapın. Olmazsa kalan sağlar bizimdir ama ya tutarsa!

Hidrellez günü halk tarafindan Hidrellez gününe özgü bazi davranis kaliplari ve uygulamalar da bulunmaktadir,

- Hidrellez sabahi gün dogmadan kalkilmasi gerekir. Geç kalkanlarin kismetlerinin o sene boyunca kapali olacagina inanilir. Sokak kapilarina pasli teneke asilarak geç kalkanlar kinanir. Hiç bana göre değil yemişn ederim.Hele ki 5 mayısı 6 mayısa bağlayan gece bol bol eğlenip ateşlerden atladıysanız.Bırakın uyuyayım.

- Bugün is yapilmaz. Bence 6 Mayıs da resmi tatil olsun:) Bunu da dileklerime ekledim.

- Sabah erkenden çimenlerin üzerinden yuvarlanilir, böylece saglikli olunacagina inanilir. Hangi çimen nerde yuvarlanacağız.Hayır çimeni bulduk köpek pisliği olmayanı nerden bulacağız.Allah korusun nasıl işe gidilir sonra misler gibi koka koka.Bu da olmadı geçiniz efendim.
- Bugün salincakta sallanilirsa hastaliklardan arinildigina, günahlarin döküldügüne inanilir. Hah buda bahanem oldu.Geçerken parka uğrar şöyle bir silkinirim.

Tabii bu arada hıdrellez ile ilgili hazırlıklarınızı yaparken aman adresini verdiğim bu siteyi atlamayın. http://www.hidrellez.org/
A.Kavadarlı

19 Nisan 2010

ISIRGAN OTU SALATASI


Isırgan otu veya diğer adıyla dalagan otunun faydalarını saymakla bitmez. Isırgan otlu şampuanlardan  tohumunu bal ile karıştırarak tüketmelerden çayını yapıp içmeye kadar çok şey tavsiye edilir.  Boğaz ile ilgili kısmında  biz ne yaparız zeytinyağında taze soğan ile kavurur üzerine yumurta kırarız yada böreğini yaparız ki uffff nefis olur. Mutlaka tadılması gerekir. Çorbası da mısır unuyla yapılabilir ama salatasıda mevsiminde hem şık hem de besleyici bir öğün önerisidir.

Malzemeler

2-demet ısırgan otu

2-3 demet tere

Bolca tulum peniri rendesi

2-3 adet domates

1 demet maydonoz

Limon suyu ve zeytinyağı

Tane mısır

Hazırlanması

1-Öncelikle elinize plastik eldivenleri geçirin bakalım hanımlar. Kendiniz toplayamamış olsanız dahi pazardan demeti 50 kuruşa aldığınız ısırgan otlarını güzelce yıkadıktan sonra yapraklarını ve taze dallarını ayıklayın. Dalları minik minik parçalamayı unutmayın. Ama bıçak kullanmıyoruz. Elimiz tazeliği hisseder ve nerede durulması gerektiğini bilir.

2-Isırgan otlarını yıkadıktan sonra biraz tuz ile ovalım. Bu aşamadan sonra ısırgan otu yıkanmayacak bu nedenle eklediğiniz tuza dikkat edin. Tuz ile ovulunca ısırganın yakan özelliği de kaybolacaktır. Öte yandan yıkayıp kuruttuğumuz tere ( çok önemli çünkü ısırgan otunun keskin ve metalik tadını dengeleyip nefis bir aroma veriyor) ve maydonozlarıda incecik kıyarak ısırgan otu ile karıştaralım.

3-Salata kasesine aktardığımız malzememizin üzerine sırasıyla tatlı mısır (istenirse) bolca rendelenmiş tulum peyniri (tercihen İzmir teneke tulumu ) kabuğu alınıp küp küp kesilmiş domates yerleştirdikten sonra istediğiniz , sevdiğiniz miktarda zeytinyağı ve limonu gezdirip servis edebilirsiniz. Tuz eklemiyoruz unutmayınız zaten ısırgan otları tuzlu.

Afiyet olsun.

14 Nisan 2010

RÜZGAR BİZİ SÜRÜKLEYECEK



 

Zamanında defalarca dinlemekten bıkmadığım hala içimde kelebekleri uçuşturan melodisi nefis bir şarkı


 korkmuyorum yoldan
görmek lazım, tadına varmak
dalgalar belimizin oyuklarında
güzel olacak her şey burda
taşıyacak bizi rüzgâr

mesajın büyük ayıya
ve yarışın güzergâhı
kadife bir an
hiçbir işe yaramasa da
alıp götürecek rüzgâr

 
yok olacak her şey ama
taşıyacak bizi rüzgâr

sarılmalar ve kurşunlamalar
ve bizi delik deşik eden şu yara
sarayı başka günlerin
dünün ve yarının
taşıyacak onları da rüzgâr


genetik omuzlarda
kromozomlar atmosferde
galaksilere giden taksiler
ve uçan halımı
alıp götürecek rüzgâr

yok olacak her şey ama
taşıyacak bizi rüzgâr


ölü yıllarımızın şu hoş kokusu
şu kapını çalabilecek olan
sonsuz kaderler
birini tutuyoruz ve elimizde ne kalıyor?
alıp götürecek rüzgâr

deniz yine yükselirken
ve herkes hesaplarını yeniden yaparken
ben senin tozlarını götürüyorum
gölgemin kuytularına


taşıyacak onları da rüzgâr
yok olacak her şey ama

taşıyacak bizi rüzgâr

13 Nisan 2010

ALAÇATI OT FESTİVALİ


Bu Pazar günü yani 11.04.2010 da Alaçatı ot festivali eski camii meydanında yapıldı. Arada orta şiddette serin rüzgarın estiği ama güneşe geçince bu defa terlediğiniz tipik bir ilkbahar günüydü. Bence bir dahaki festivali leylek fırtınasının ortasına getirmemeye dikkat etmek gerekiyor. Cami restarasyonunun devam etmesinin yanısıra  ilk festival düzenlemesi olduğundan ufak tefek acemilikler görülmesine rağmen orijinal ve devamının gelmesini istediğim bir olay. Mutlaka meraklısının gidip görmesi gerekiyordu. Alaçatı belediyesini ve festivalin destekçilerini gerçekten gönülden tebrik ediyorum özgün ve güzel düşüncelerinden dolayı.

Ayrıca belirtmek gerekir ki  camii restarasyonu gayet başarılı olmuş.Taş ustaları tek tek her taşı ayarlayıp yerlerine yerleştirmişler ve şimdi Alaçatı'ya yakışır bir hale gelmiş Pazaryeri Camii.

Etkinlikler arasında en çok ot çesidini toplayabilme ve yöresel otlardan yapılmış yemek yarışmasıda vardı. Pazar yeri Camii alanında kurulan masalarda ise şarap tadımı (eyvah eyvah nasıl olur gavur İzmir'li gene yaptı yapacağını kimseninde umurunda değildi ) limonata ve butik kurabiye satışları organik ürünler bence en dikkat çekicilerindendi.Bizler dolanırken güzelim Ege Türküleri eşlik ediyordu ki  olayı yakalamanızı sağlayan taşı gediğine koyan türkülerdi onlar.

Limonata satan ablamız  ise süperdi. İzlemek de diyalog kurmakda çok eğlenceliydi. Oğlum 3. bardağı satın almayı kalkınca o kendine özgü tavrıyla "n'aapalım abla ben çok güzel yapıyorum ondan çocuklar doyamıyor" deyip son noktayı koydu.

Ama konu itibarı ile en çok ilgilendiğim yemek yarışmasıydı elbette. Juri adaylarının arasında Yunanistan’dan Elena Mavridi , Süreyya Üzmez, Hakkı Akbaykal, Ayhan Sicimoğlu ve Gökçen Adar'ın yaptığı yarışmada katılımcılar, şevketibostan, etli enginar, otlu bakla, Boşnak börekleri, zeytinyağlı sarmalar pırasa dolması  gibi tam 46 çeşit yemek ile  puan alabilmek için yarıştı. Sakız adasından festivali izlemek için gelen Danimarkalı Conny Traekaer ise dikkati çeken isimlerden biriydi.





Yemekler Jüri tarafından değerlendirilmesinin ardından halkın tadımına da sunuldu.

Ot Festivali'nde; Binbir Ot ' kategorisinde birinciliği 101 çeşit ot toplayan Semra Aktaş Erden , ikinciliği Azimez Naz , üçüncülüğü ise Recep Subaşı kazandı . ' Ot Aşı ' kategorisinde birinciliği Aysen Kadıbeşegil ' in hazırladığı " Kırk ot Salatası " , İkinciliği Şehnaz Uludağ ' ın " Güveçte Kuzu Etli Şevketibostan " yemeği , Üçüncülüğü ise Özlem Koç ' un " Enginar Çanağında Turpotu Salatası " elde etti.




Yemek yarışmasına katılan hanımlarda  bir heyecan bir heyecan yerlerinde duramıyorlar yıllardır evlerinde yemek yapa yapa ustalaşmış olan bu kadınlar yarışma heyecanı ile titriyorlardı. Biz yarışmacılardan Vesile hanım ve Yıldız hanım’la muhabbet etmeye doyamadık. Yıldız hanım’ ın nar ekşili ve çiprikalı (ege ve marmara yöresinde bulunan ve kekikgiller familyasından olan muhteşem kokulu bir bitkidir.) taze asma yaprağı ile yaptığı  zeytinyağlı sarmalar parmaklarınızı yedirtmekle kalmayıp offf daha yok mu dedirten türdendi. Vesile hanım ise ebegümeci sarması yapmıştı. Bildiğiniz ebe gümecinin iri yapraklarına yabani pırasa ve gelincik otu kullanarak yaptığı zeytinyağlı sarmada çok farklı bir lezzetti. Elimizde olsa yarışmadan sonra onu hiç tadım masasına göndermeyecektik. Hakikaten yemekler çok ilginçti. Bir çoğu aslında Egeli olanların öyle veya böyle tadıp duyduklarıydı ama kişisel deneyimlerden ve damak tadından kaynaklanan farkların yarışması çok özeldir her zaman. Bir müjde vereyim ilgilenenlere yarışmaya katılan tüm yemekler tarifleri ile birlikte kitap olarak kısa sprede yayınlacakmış.
Yemek tadımından sonra (tadımı biraz yanlış oldu çünkü biz yemekleri mideye indirdik) Camii meydanında oturup sakızlı kahvelerimiz yudumladık.Güzel ve çok keyifli bir gündü. Gelecek festivalde ben gene buradayım ve imkanı olan herkese kaçırmamalarını tavsiye ediyorum.